Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Var Yok, Yok da Var Edilemez mi?
 1   2   3   4   5   6  İleri>>
CEVAP YAZ
repent06

Üyelik Derecesi:
  


yasıyorsam varım öldugumde olmayacagım !!!
eger ınanclıysan bu ıkısıde ımkansız degıldır ınanan ıcın ama ınanmıyorsan daha guctur kabullenmek bunu sahsen!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Mayıs 2008 1:02 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
amanosia

Üyelik Derecesi:
  


olabilir..

mesela iki insan arasında aşk yoktan bir anda var olabilirken var olan bir aşk aniden yok ta olabilir.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Mayıs 2008 4:01 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
_AkAn_

Üyelik Derecesi:
  


abi varsa vardır yoksa yok ustlemeye gerek yok

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Aralık 2007 3:32 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
w

Üyelik Derecesi:
  


Fizik ve kimya derslerinde sık sık karşılaştığımız bir söz vardır Var olan şey yok yok olan da var edilemez Maddenin veya kütlenin korunumu kanunu olarak bilinen bu ifade
Sorunun cevabına geçmeden önce bir hususu açıklamakta fayda görüyoruz Bazı kimseler bu kanun üzerinde demagoji yapmakta ve kanunu yanlış yorumlayarak meseleyi ideolojik bir atmosfere çekmek istemektedirler Bunların düşünce yapılarını şöyle bir misalle açıklayabiliriz
Karşımızda sanatkarane yazılmış güzel bir hat bulunsun Bu hattın elbette bir hattatı olacağı az bir düşünce ile hemen anlaşılır O yazının hattatını inkar gayesi güden bir kimse kalkıyor nazarları o hattan ondaki ince sanattan ve ifade ettiği manadan uzaklaştırmak için dikkatleri yazının mürekkebine çekiyor Bu yazı yoktan mı yazıldı yoksa mevcut mürekkepten mi diye bir soru ortaya atıyor Ve mürekkep üzerinde yapılan bu münakaşayı yayarak ve derinleştirerek hattatı bütün nazarlardan gizlemeye çalışıyor
Lavoisier kanununu sık sık gündeme getirenler de buna benzer bir demagoji yapıyorlar Sanki bu kainattaki harika eserlerin yaratıcısı olduğunun kabul edilmesi için o eserin mevcut elementlerden değil de yoktan yaratılmaları şartmış gibi Halbuki kanunun mahiyeti ve kapsamını incelediğimiz zaman bu kanunun hiç de inkara kapı açmadığını bilakis kainattaki düzeni netice veren İlahi kanunlardan birisi olduğunu açıkça görürüz
Hepimiz biliriz ki devletin çıkardığı kanunların uygulandığı ve geçerli olduğu bir saha vardır Muhatabı bazen suç işleyenler bazen vergi mükellefleri bazen de mirasçılar teşkil eder Bunun gibi kütlenin korunumu kanununun da geçerli olduğu ve olmadığı sahalar vardır Özellikle fizik ve kimya deneyleri ile bunların problemlerini çözmede maddenin korunumu kullanılmaktadır Şimdi bunu bir misalle daha anlaşılır hale getirelim
bizi yalnız karbon, oksijen ve karbondioksit ilgilendirir Sadece onların ağırlıkları arasında bir hesaplama yaparız Eğer karbon ve oksijen ağırlıkları uygun oranda ise meydana gelecek olan karbondioksit ağırlığı karbon ve oksijen ağırlıkları toplamına eşit olacaktır Yani kütle korunacaktır Çünkü daha başlangıçta sistemimizi çerçevelemiş başka madde çeşitlerinin giriş ve çıkışını yok farz etmiştik
Şimdi her tarafı kapalı bir kap düşünelim İçinde yüzlerce çeşit bileşik bulunsu Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım Bunun sonucu olarak da kabın içinde çok sayıda reaksiyon olduğunu ve bir çok yeni bileşiklerin de teşekkül ettiğini farz edelim Deney sonunda kabımızı tekrar tarttığımız zaman ağırlığının aynı kaldığını görürüz Çünkü kabımız kapalı olduğundan dışarı madde çıkışı olmamış yani, mevcut kütle kaybolmamıştır Dışarıdan da herhangi bir madde girişi olmadığından yoktan yeni bir kütle meydana gelmemiştir Dışarıdan içeriye bir şey koysaydık veya içinden bir şeyler alsaydık kutunun ağırlığında mutlaka bir değişme olacaktı
Aynen öyle de içinde yaşadığımız ve kapalı bir kutuyu andıran madde aleminde çeşitli değişim ve dönüşümlere ya bizzat şahit oluyor veya ilmen vakıf bulunuyoruz Yine çok iyi biliyoruz ki bu alemin kütlesi ne artıyor ne de azalıyor Çünkü dışarıdan bir müdahale olmadıkça ne varlıktan yokluğa yani kutunun dışına bir kaçış ne de yokluktan bir madde yağışı vuku bulmamaktadır Bu müdahale de ancak ve ancak madde ile kayıtlı olmayan ve mekandan münezzeh olan Cenabı Allah tarafından yapılabilir Kudret ve iradesiyle yaratır ve alemimize sokar veya yok eder ve alemimizi eksiltir
Kısaca, kütlenin korunumu çerçevesi tespit edilmiş bir kapalı sisteme uygulanan ve maddenin dönüşümleri esnasındaki ağırlıkla ilgili münasebetleri gösteren bir kanundur Ansiklopedilerden Lavoisiern biyografisini okuduğumuz zaman Onu kimyada teraziyi ilk kullanan ilim adamı lduğu görülür Buradan da o kimyacının söz konusu ifade ile maksadının ne olduğu açıkça anlaşılmaktadır Yoksa hiç bir zaman Allah kudret ve iradesine ters düşen bir düşünce tarzının başlatıcısı olmamıştır Hatta Avrupa ve Amerika ders kitabı olarak okutulan bazı kimya kitaplarında kütlenin korunumu ifadesinin hemen ardından sözleri yer almaktadır Kısacası ancak Allah  bu hükmün dışındadır denilmektedir Böylece zihinlerde ortaya çıkması muhtemel şüpheler de başlangıçta hemen izale edilmektedir
Sohbetimizin başında kanunların belirli bir alanda geçerli olduğunu söylemiştik Kütlenin korunumu prensibinin geçerli olmadığı bazı gerçek fiziki olaylar da mevcutturMesela bu gün maddenin enerjiye dönüştüğü bilinmektedir Einsteinın en önemli buluşu olan Emc2 formülünden m kütlesi kadar azalmanın enerji karşılığıc ışık hızının karesiyle çarpılması sonucu bulunmaktadır. Bu uygulamaya misal olarak bir atomun çekirdeğini teşkil etmek üzere bir araya gelen nötron ve protonların toplam kütlelerinin azalmasını verebiliriz 35/17 CI şeklinde gösterilen klor atomu çekirdeği kütlesinin, 18 nötron ve 17 protonun toplam kütlesine yani 171007277 18X1008665  35289005 atomik kütle birimine eşit olması gerekir Burada 1007277 bir protunun 1008665 de bir nötronun kütlesidir Fakat çok hassas deneyler sonucunda bir klor atomu çekirdeğinin 349685 atomik kütle birimi olarak yani 03201 daha az bulunmuştur Aradaki kütle farkı enerjiye dönüşmüş madde aleminden yok olmuştur
Maddenin yok olabildiğine dair bir başka gerçek hadiseyi de astronomi alimleri gözlemişlerdir on yıllarda yapılan araştırmalar her birinin kütlesi dünyanınkinden defalarca büyük olan bazı yıldızların kara delik adı verilen ve mahiyeti bilinmeyen yerlere girerek kaybolduğunu göstermiştir
İşte izah etmeye çalıştığımız bu iki hadisenin kütlenin korunumu prensibiyle açıklanması mümkün değildir Yani söz konusu prensip mutlak bir değer taşımamaktadır Uygulandığı belirli şartlar ve durumlar vardır

Sonuç olarak bu kütlenin korunumu prensibinin Allah’ın yaratma ve yok etme fiilleriyle çatışan ve o fiillere ters düşen hiç bir yönü yoktur

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Aralık 2007 1:13 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
uygarbaris

Üyelik Derecesi:
  


var olmak yada yok olmak ikisi de yoktur aslın da sadece madde dönüşümünden ibarettir bunlar, yok olduğunu söylediğimiz ir insan doğada milyonlarca farklı şekilde var olmaya deevam edecektir, yoktan var edilmek buda mümkün değildir yaratılışı bile araştırırken özü aramak derler neden yaratıldığını yani demekki buda bir değişimdir ve yoktan var edilen birşey yoktur...

(var etmek dediği için yaratılıştan örnek veriyorum yoksa bilim çerçevesin de bunların imkansızlığı net bir şekilde açıklanmıştır)

ekılların en uç noktaların da ve en saçma taraflarına hitap eden dinlerde dahi bir yoktan varoluş hikayesi yoktur, bilinç kazanma, kazanma kendini farketmedir ilkeldinlerde var oluşa denk gelen,
ilahi dinler diye kabul edilen ve bu dinlerin kurucusu tanrılar, ki bu tanrılardan herşeye gücü yeten diye bahsedilir, dahi yoktan var etme çabası içinde olmamıştır...

yani felsefeler bile böyle bir konuya girmekten çekinmiştir bir anlamda yada tartışmasız kabullenmiştir böyle bir varoluşun olmadığını veya yok oluş.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Aralık 2007 10:40 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
wirane

Üyelik Derecesi:
  


BELKİDE HEPİMİZ Bİ HAYALİN İÇİNDE YAŞIYORUZ BELKİDE HİÇ BİRİMİZ YOKUZZZZZZZZ

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Aralık 2007 3:31 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
ROSSA

Üyelik Derecesi:
  


bence yoktan var olunmaz vardan da yok olunmaz..var olan bişeyi nası yok ediceksiniz ya da olmayan bişeyi nasıl var ediceksiniz imkansız?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Aralık 2007 12:45 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
elfida_dodo

Üyelik Derecesi:
  


beden var ya da yok edilebilir fakat;ruhu var ya da yok edebilirmiyiz.


 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Aralık 2007 11:23 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
hayalet_fyz

Üyelik Derecesi:
  


farkında mısınız ? biz daha düne kadar yoktuk...bugün varız bigün yine yok olucaz...demek ki var yok,yok da var edilebilinirmiş!!! ama doğrudan insanlarla alakalı değil hatta hiç değil bu bizi yaratanla Allahla alakalı..!!!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Aralık 2007 8:37 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
sevval54_22

Üyelik Derecesi:
  


elbette. var yok yokta var edilemez.  çok doğru.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Haziran 2007 7:44 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2   3   4   5   6  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com