Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Siyaset > Türkiye Gençliği
 1   2   3   4   5  İleri>>
CEVAP YAZ
mehlika_42

Üyelik Derecesi:
  


ben dini bayramımıda neşeyle kutluyorum resmi bayramımıda arkadaş........ kutlamasını bilen kutlar yeterki istesin......

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Mayıs 2008 3:39 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Hep_Sonradan

Üyelik Derecesi:
  


arkadaşlar kimse kimseyi kandırmasın artık milliyetçi bir toplumdan ümmetçi bir topluma doğru gidiyoruz.büyükşehirlerde artık gençler bırakın siyasetten kendi geleceklerinden bileçok uzaklar.üniversiteler -ki bu ülkenin gerçek refleksleridirler- artık sadece aşk ilişkileri, kafe buluşmaları, sınavlar ve "ben"lik içinde dönüyor.
kaç kişi şehit haberlerine üzülüyor?
kaç kişi anıtkabire gittiğinde duygulanıyor?
kaç kişi nutuk’u okudu?
kaç kişi demokrasi ve cumhuriyet uğruna birşey yaptı?

kuru kuruya ölmeye hazır olunmuyor.herkes elbet bir gün ölecek zaten hepimiz ölmeye hazırız.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Mayıs 2008 5:21 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
syhkaranlik

Üyelik Derecesi:
  


bir türk genci olarak bırak vatan uğruna ölmeyi şurdan şuraya bir adım bile atmam.
bu kanıttanda anlaşılacağı gibi genelleme yapmayınız lütfen günahımızı alıyorsunuz

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Mayıs 2008 9:24 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dudaKiz

Üyelik Derecesi:
  


Türk Gençliği, Türk gençleri yani bizler öyle insanlarız ki yeri geldiğinde Vatan uğruna ölürüz, kız erkek demeden.diğer insanlardan bizi ayıran en önemli özelliğimiz. bizim ülkemiz şöyle böyle deriz kendimiz ama başkasına dedirtmeyiz. kanımızdaki asilliğin farkındayız hepimiz ki olmalıyız da zaten. Atatürk gibi bir önderimizin olması bizim en büyük ayrıcalığımızdır. bizim şanlı bir tarihimiz var geleceğimizi köreltmek isteselerde sıkar biraz (:
Ne mutlu Türk’üm diyene.. ;)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Mayıs 2008 5:21 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
gothicsound

Üyelik Derecesi:
  


BİR DOLGU MALZEMESİ OLARAK SÖMÜRÜLEN GENÇLİK

hepimizin bildiği bir gerçektir, emperyalizm ve onunla ilişkili olan egemenler için insanın, insan hayatının kar sağlama aracı olmaktan öte bir anlamı yoktur...
tersanelerde hergün en az iki üç işçi hayatını kaybettiği halde patron yine iş güvenliği için gerekenleri yapmaz.asgari ücretle karın doyurmak bile imkânsızken, insanlar ölümle korkutulup açlığa razı edilir Veya ıraka ölmeye ve öldürmeye gönderilen askerler ABDli egemenler için basit birer makine bile değildirler.dünyanın neresinde olursa olsun egemenlerin insana bakışı böyledir...


onlar için insan, sömürü sistemlerindeki boşluğu doldurmaya yarayan bir dolgu malzemesidir...



söz konusu özellik Türkiyeli egemenler için de geçerlidir.özellikle son süreçte bunu daha yakından gördük kendi sınıfsal çıkarları için insanları sokağa dökmek, linç vakaları örgütlemek, topluluk psikolojisinden yararlanıp insanları hiçleştirmek biçiminde gösterdi bu durum kendini...ellerinde bayraklar, naralar eşliğinde bilincini tümden yitirenlerin esasında gerici oyunlarda bir figüran olduklarından haberleri bile yoktu.söz konusu fotoğraf karelerinde ise objektife en çok takılan gençlik idi...


bu durum tabii ki bir tesadüf değildir ’’12 Eylül sonrası kuşak’’ diye bir ifadenin olması da boşuna değildir. uzun yıllardır ırkçı/kafatasçı söylemler ve dinsel dogmalarla yetiştirilen kuşaklar bugün faşizm için patlatılmaya hazır birer saatli bombaya dönüşmüştür..

popüler, yoz kültürle hiçleştirilen, magazin ve bilim dışılıkla uyuşturulan kuşaklar faşizme potansiyel güç, gerektiğinde kullanılacak araçlar haline getirildiler.

sistemin gençliğe yönelik yatırımı aslında yeni bir olgu değil.özellikle 80li yılların başından beri sistemli bir şekilde gençliği sistem içi sınırlarda tutmak amacıyla birçok araç geliştirildi.teknolojik avantajların (medya, internet vb.) günümüz koşullarıyla kıyaslandığında arka planda olduğu 80li yıllarda ağırlıklı olarak, fiziki zor ve ’’sopa’’ya dayalı bir yöntem benimseniyordu. özellikle 90lı yıllarla başlayan süreçte televizyon ve daha genel anlamda medya olgusunun yaşamda ağırlık kazanmasıyla beraber halklar ve özellikle de gençlik kitlesel olarak uyutulmaya başlandı.gençliğin sınıfsal konumundan kaynaklı taşıdığı kimi nitelikler de egemenlerce iyi değerlendirildi diyebiliriz.

bilindiği gibi gençliğin büyük bir kısmı küçükburjuva zemin üzerinde varlık göstermektedir.bilincin değil, duygu yoğunluklu bir duruşun ağırlıkta olması, çok çabuk heyecanlanıp çok çabuk öfkelenmek, kolay yön verilebilen bir konumda bulunmak, gerçekten neyin doğru olduğunu düşünüp ona göre yerini belirlemek yerine genele uymak, haklının değil güçlünün yanında olmak küçükburjuvazinin en genel nitelikleridir.
tüm bu sınıfsal nitelikler devrimcilerin de kan kaybına uğradığı bir dönemde sistem tarafından iyi değerlendirildi ve bugün sokaklarda görmeye alışık olduğumuz ’’gençlik’’ yaratıldı...

sistemin yeniden üretildiği ve genç beyinlere aşılandığı en önemli alanlardan biri de okullar oldu.1980 öncesinde görece bir özgürlük ortamına ve bilimsel niteliğe sahip olan eğitim kurumlarına 80 sonrasında postalların gölgesi düştü...bugün açısından baktığımızda özellikle liselerin sistem tarafından hazırlanan şablonu üreten birer torna makinesi olduğunu görürüz...

son süreçte ’’teröre lanet’’ adı altında sokağa dökülen güruhun içerisinde üniformalarıyla ön sıralarda olan liseliler eminiz ki hiçbirimizin gözünden kaçmamıştır...




GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKENLER

Faşist/gerici kesimlerin örgütlenirken kullandığı en belirgin yöntemin, insanların hassas olduğu kimi konuları sömürmek, bilinç faktörünü en aza indirgeyerek itaat/sadakat olgusunu öne çıkarmak ve güç gösterisine/şova dayalı bir duruş sergilemek olduğu bilinir.
insanların kılık kıyafetinden, saçından sakalından dolayı taciz edildiğine el ele gezen bir çiftin tekme tokat dövüldüğüne veya özellikle üniversitelerde ramazan aylarında oruç tutmayan öğrencilere satırlarla saldırıldığına hepimiz şu veya bu oranda şahit olmuşuzdur.işte bu baskı ve şiddet bulunduğu her alanda karşıtını da yaratıyor ve bir tepkinin birikmesine neden oluyor.

bugün toplumun büyük bir bölümünün onların yanındaymış gibi gözükmesi (daha doğrusu gösterilmesi) yanıltmamalıdır.faşist ve gerici saldırılardan rahatsız olan kesim tahmin edilenden de fazladır...bugün bu potansiyelin kendini gösterememesinin bir anlamda köşeye çekilmesinin sebebi, devrimci bir iradeyle buluşamamasıdır.
faşizmin günlük yaşamda karşımıza çıkan ve insanı örseleyici uygulamalarına şu veya bu oranda bir karşı-duruş geliştirilebildiği oranda sözünü ettiğimiz potansiyelle buluşmak ve geleceği kazanmak mümkün olacaktır. geleceği kazanmanın olmazsa olmazlarından biri ise gençliği kazanmaktır.


ülkemizde devrimci gençliğin mücadele geleneğinin uzun bir geçmişi ve beyinlerde iz bırakan bir niteliği vardır.dünden bugüne biriktirilen deneyimlerden de yararlanılarak gençlik içerisinde yoğun bir çalışma örgütlenmelidir.mümkün olan tüm araçlar kullanılmalı ve öğrenci gençlik daha üniversiteye adım atmadan devrimci yaşam ile tanıştırılmalıdır.böyle bir çalışma tarzı şüphesiz ki üniversitelerdeki devrimci mücadeleyi de yükseltecektir...



biliyoruz ki halka karşı olan kesimlerin yakaladığı konjonktürel avantaj gelip geçicidir...bugün yedekleyip kendi çıkar denklemlerinde boğmaya çalıştığı gençlik, er ya da geç devrimci bir iradeyle buluşacak ve doğada ’’hâki’’nin dışında çok farklı renkler olduğunu keşfedecektir...

iyi yazılar

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Mayıs 2008 12:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
mrs_rocker

Üyelik Derecesi:
  


:) amin

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Mayıs 2008 6:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
diivane

Üyelik Derecesi:
  


dini bayramlara ayrıcalık mayrıcalıkta tanınmıyo, evet, ayricalik tnaimio, bencede.

Bayramlarimizi daha candan kutlama dileiyle.:)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Mayıs 2008 6:53 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
mrs_rocker

Üyelik Derecesi:
  


küçükler evet bilmeye bilir anlamını bizler kadar ama ben üniversiteli liseli gençleri söylüyorum eğer daha  anlamını bilmiyolarsa bisi demiyorum!

kandillerde ise büyüklerin elleriin öpülmesi,camiye gidip vaaz dinlenmesi....vs ..bile üsenilyo

dini bayramlara  ayrıcalık mayrıcalıkta tanınmıyo milli bayramlara dini bayramlarada gereken ilgi gösterilmiyo hepsi bu!


GERİSİNİ SİZ ANLAYIN ARTIK!!!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Mayıs 2008 6:43 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
diivane

Üyelik Derecesi:
  


istiklal marsini okumaktan bircok ögrenci üsenir, kücüklügümde bende üsenirdim, anlamini bilmezdim ki, kimse bunun anlamini söylemezdi ki, yüreklenip aglayalim.
Hersey mükemmeldir demiyorum da zaten, bircok düzelmesi gereken seyler var elbet, yalniz benim aslinda demek istedigim, dini bayramlara daha cok özen gösterilio deniliyor, konu basliginda. Bense ikisininde bir sekilde burda kutlandigini anlatmak istemistim sadece.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Mayıs 2008 6:36 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
mrs_rocker

Üyelik Derecesi:
  


valla onu onlara sormak lazım.gerçi cevap basit ama ...

kutlamalara bisi demiyorum kutlama yapılıyo mu yapılıyo her ne kadar eskisi kadar olmasada eyvallah.

biz saten tarihimizle ön planayız ne mutlu bize ne mutlu göğsümüzü gere  gere alnımız dik bi sekilde bizleri dolastıran atalarımıza ama artık gençler istiklal marsı okumaya bile üseniyolar marsı okumamak için okuldan kaçan birçok öğrenci gördüm...onlara tesekkür böyle olmamalıydı bence. Her bayramda rahat uyun sizi unutmıcaz gibi fasa fisolar zırvalanıyor ama is icraata gelince ...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Mayıs 2008 6:22 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2   3   4   5  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com