|
Üyelik Derecesi:

|
MEDYA NEREYE GİDİYOR?
Medyayı eleştirmek çok basit olsa gerek… İzleyenlere yapılan saygısızlıklar, raiting uğruna yapılan saçma sapan yarışma vb. programlar, raiting uğruna programlara konuk olarak çağırılan saçma sapan kişiler(PopStar Ajdar, Şebnem Scheffer vs.) ve en önemlisi ise izleyiciyi olumsuz yönde etkileyecek bir sürü programlar…
Gelin kaynanasından tutunda benimle evlenirmisine, pop stardan oryantal stara ve hatta arabesk stara, bu tür programları sunmaları için de çağırılan üstadlara (Orhan Gencebay, Bülent Ersoy vs.), sabah programlarını kaliteli köşe yazarları ve “adam gibi adam” denilebilecek kişilerin sunması (Şenay Düdek vb.) gibi birçok polemik konusu…
Burada aranılacak kusurlar yazmakla bitmez… En başını ise medya patronları çeker, hele ki Aydın Doğan gibi en büyük medya patronunun tvlerinin raitingi uğruna bu tür saçmalıklara izin vermesi insanlık dışı bir olay. Gerçi kendisinin de pek farkı yok ama… Neyse… Geçen Emin Çölaşan abimizin hatıralarını yazmış olduğu bir kitabı okuma fırsatım oldu, diyor ki:
“Zamanında köşe yazılarım çok sevildiği için Aydın Doğan bana maddî açıdan zannımca çok yüksek bir iş teklifi yaptı. Fakat eski gazetemi(Milliyet) evim gibi gördüğüm için bu teklifini reddettim.”
Bize Emin Çölaşan gibi araştırmacı adamlar lazım, bize Uğur Mumcu gibi haber yapan adamlar lazım, bize müzik programlarını sunabilecek profesyonel insanlar lazım, bize kaliteli diziler lazım…
Dizilerden konu açılmışken gelelim teması “aşiret”, “töreler”, “popüler kişilerin” oynadığı saçma dizilere…
Bu tür dizilerin hala yayında olmasının nedeni halkımızın büyük bir çoğunluğunun kalite kavramını bilmemesinden dolayı olsa gerek, ”kimin eli kimin cebinde” veya “bir sonraki dizide acaba ne olacak” kıvamında insanların merak güdüsünü uyandırarak kendilerine aşılamalarından olsa gerek… Bu tür dizilerin tedavülden kaldırılması büyük bir kaos yaratır galiba… Fakat şu bir gerçektir ki, bu tür dizilerin bir yenisi çıkmadan gündemden düşmedikleri…
Büyük bir hayranlıkla dinlediğim Funda Arar’ın Kıraç ile yapmış olduğu “Gölgeler” adında bir programı var. Her hafta bir üstadı, bir sanatçıyı anıp, eserlerini seslendirip yorumluyorlar… Bu program neden fazla izlenilmiyor peki? Ya da şu an bir tv programında amatör gruplara ve profesyonel grupların daha çok tanınmasını sağlayan “GençRock” ve “Bağırarock” programını veya Yüxexes’i kaç kişi izliyor?
Bu tür programlar daima belli kitlelere hitap eder fakat şu bir gerçektir ki televizyonun başında en fazla duran çoğunluk ev kadınlarıdır(sabahtan akşama kadar). Ev kadınlarına hitaben yapılmış programların başında “Kadının Sesi”, bilmem ne ile sizin sesiniz, bilmem aileler buluşuyor vs. bu tür programlar geliyor. Faydaları ile zararları kıyaslandığında ortaya büyük bir facia çıkacaklarının farkında değil midir RTÜK yetkilileri ve denetmenler?
Kıssadan hisse sözüm meclisten dışarı, televizyon kültürünüz varsa eğer, izlediğiniz programları, dizileri vb. yayınları iyi seçin, size faydası var mı yada zararı var mı iyi düşünün. Ya da vakit geçirmekten ibaret olduğunu düşünüyorsanız sizde girin meclisin içine ve sözüm size…
İbrahim Burçin Bülbül (lbaneZ)
Not: Amatör ve eleştirel bir yazıdır. Yukarıda bulunan yazıların tamamı şahsî görüşlerimdir…!
|