Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Müzik (Genel) > Ruhi Su
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


ELLERİNDE PANKARTLAR  

Ellerinde pankartlar  
Gidiyor bu çocuklar  
Kalkın ayağa, kalkın  
Gidiyor bu çocuklar  

Bu pazar, kanlı pazar  
Dert yazar, derman yazar  
Kalkın ayağa, kalkın  
Gidiyor bu çocuklar  

Bu meydan kanlı meydan  
Ok fırladı çıktı yaydan  
Kalkın ayağa, kalkın  
Biz şehirden, siz köyden  

                    Söz: RUHİ SU  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 24 Mart 2005 12:19 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
asi_dely

Üyelik Derecesi:
  


3 Aralık 2000

RUHİ SU’YU ANARKEN...

Geçen Hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde Ruhi Su’ya bir anma gecesi düzenlendi. Üstelik Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla! (Hayır geceye katılamadım, yurt dışındaydım.) Ama "Üstelik Kültür Bakanlığının katkılarıyla" diye vurgulamam boşuna değil!

Nasıl unutabilirim ki! Bu devlet, RuhiSu’yu ve o güçlü sesini yok etmek için elinden geleni yaptı:

Ruhi Su’yu cezaevlerinde, demir parmaklıklar ardında tuttular. Yetmedi, emniyet gözetiminde sürgüne yolladılar. Yetmedi, konservatuardaki hocalık görevine, Devlet Operasındaki işine son verdiler. Yetmedi, radyoevinden, radyo programlarından kovdular. Yetmedi, plaklarını yasakladılar. Yetmedi, konserlerini yasakladılar. Yetmedi, yurt dışından aldığı konser ve hocalık tekliflerini engellemek için pasaport vermediler. Yetmedi, tedavi için yurt dışına çıkışını önlediler!

Ama nafile! O sesi susturamadılar!

Ölümünün ardından 15 yıl geçmesi gerekti, devletin ondan korkmaması ve onun anıldığı bir geceye katkıda bulunabilmesi için!

Nedendi Devletin Ruhi Su’dan bunca korkması onu yok etmeye çalışması?

O, Anadolu’dan ve halkından, yöreden yöreye araştırıp derlediği türküleri, yürek yürek topladıklarını, damıta damıta biriktirdiklerini, çağalta çoğalta sesiyle , sazıyla ve aklıyla ve yüreğiyle yine halkına verdi.

Halkın ağzındaki sözü, sesiyle sazıyla türküye dönüştürüp, toplumun sesi kıldı.

Bunları gelişigüzel değil, yalnız duygularıyla değil, Tanrı vergisi sesiyle değil, Ankara Müzik Öğretmen Okulu ve Ankara Konservatuarı birikimiyle , bu birikimle bütünlediği dünya görüşüyle, türkü söylemeye getirdiği yeni yorumla yaptı.

Şu yukarıda bir çırpıda söylenmiş gerçeğin nelere mal olduğunu bir bilseniz....

Birinci Dünya Savaşının yetim ve ortada bıraktığı 1912 Van doğumlu bir çocuğun , Van’dan Adana’ya, Adana’dan Toroslar’a, oradan Ankara’ya, İstanbul’a, oradan yine Adana’ya , Konya’ya sürüklenmesi nedir bilir misiniz! Van’dan, Ankara Konservatuarına uzanan tuzaklarla dolu , dar ve engebeli yolu aşabilmesi bile bir mucize! Daha doğrusu azmin zaferi.

"Yeni yorum" dedim... Ruhi Su’ya gelinceye dek, türkücünün eğitimi, "şarkı geçmek"ti. Ses formları, bilgi müzik kültürü gerekmiyordu. Oysa o, hem sesini hem bilgisini katarak türkülerimizi yorumladı ve ondan sonrakilere örnek olacak, onların önünde bir yol açacak kendine özgü bir uslup geliştirdi. Türküye renk ve kişilik kattı.

On yıl boyunca (1942-52) "Madam Butterfly"dan "Figaro’nun Düğünü’ne", "Fidelio"dan, "Maskeli Balo’ya" çeşitli operalarda rol aldıktan sonra klasik Türk Müziğine değil de türküye yönelişinin nedenini şöyle açıklamıştı :

" Müzik eğitimim, müzikteki gelişmem , dünyaya bakış açımdaki gelişmemle bütünleşince türküye eğilmem farklı oldu. Batı’nın Lied’leri gibi, bizim türkülerimiz de çeşitli konulardaydı. Klasik Türk Müzikisinde konu tekti, hep aşktı. Oysa halk, türkülere korkusunu, yangınını, sevincini, pireden rahatsız oluşunu, kısaca dışarıya duyurmak istediği ne varsa, hepsini koymuştu. Türküye eğilişim, gördüğüm eğitim sonucu farklıydı. Her konunun kendine özgü yorumu olduğunu, olması gerektiğini anlıyordum. Hem sesimi kullanıyordum, hem yorumumu...."

Ruhi Su’yla yaşadığım, paylaştığım eşsiz anlar, keyifli, sevinçli anlar , acılı , kahredici anlar, birbirinden değerli anlar    Bir yandan onun sesini dinliyorum bir yandan onun o hüzünlü gülüşü gözümün önünde canlanıyor. Ve içimden şöyle haykırmak geliyor:

Haydi TRT iş başına! Radyo programlarınızda, televizyon kanallarınızda o gürül gürül sese yer açın da kulaklarımızın pası gitsin. Kalite istiyordunuz, işte kalite! Bu değerli hazineden yararlanın!

Zeynep Oral

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 3:48 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


ELE GENİŞ OLAN ŞU YALAN DÜNYA  

Ele geniş gelen şu yalan dünya  
Bilmem ki ya neden dar bana  
Bize hücum etti cahil sürüsü  
Artık kesseler de beni kar bana  

Kendim gibi olmayana yaramam  
Geldi geçti ömrüm sanki bir akşam  
Sağımda solumda kıble aramam  
Hem kıbledir, hem kabedir yar bana  

Tabuttaki ölü gibi ölemem  
Derdim çoktur onun için gülemem  
Ben insanın değerini bölemem  
Doğu batı, gavur müslüm bir bana  

                                 Aşık Mahzuni / RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 2:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


İNSANLIĞA  HİZMET ETSEM  

İnsani görevim, arzum, emelim  
İnsanlığa hizmet etsem ne mutlu  
Yağmur suyuyla toprak temelim  
İnsanlığa hizmet etsem ne mutlu,  
                                 ne mutlu  

Dere akar bu topraklar sulanır  
Günler gelir geçer, dünya donanır  
Fikir sermayedir, hem faydalanır  
İnsanlığa hizmet etsek ne mutlu,  
                                 ne mutlu  

Hangi mahlukta var sendeki kudret  
Keramet diyorlar, işte marifet  
Bırak kinciliği biraz da sabret  
İnsanlığa hizmet etsek ne mutlu,  
                                 ne mutlu  

Gel Metini hakir görme insanı  
Gerçekle yalanı nefsinden tanı  
Sakın kötüye kullanma vicdanı  
İnsanlığa hizmet etsem ne mutlu,  
                                 ne mutlu  
 

                    Aşık Metini /  RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 2:44 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
asi_dely

Üyelik Derecesi:
  


YÜRÜ BRE HIZIR PAŞA  

Yürü bire Hızır Paşa  
Senin de çarkın kırılır  
Güvendiğin padişahın  
O da bir gün devrilir  

Nemrut gibi Anka n’oldu  
Bir sinek havale oldu  
Davamız mahşere kaldı  
Yarın bu senden sorulur  

Şah’ı sevmek suç mu bana  
Kem bildirdin beni Han’a  
Can için yalvarmam sana  
Şehinşah bana darılır  

Hafid-i Pelgamber’im has  
Gel Yezid Hüseyn’imi kes  
Mansur’um beni dara as  
Ben ölünce il durulur  

Ben Musa’yım sen Firavun  
İkrarsız Şeytan-ı lain  
Üçüncü ölmem bu hain  
Pir Sultan ölür, dirilir

(asi_dely tarafından 23 Mart 2005 2:15 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 2:14 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


ŞİŞLİ MEYDANI’NDA ÜÇ KIZ  

Şişli Meydanı’nda üç kız  
Biri Çiğdem, biri Nergis  
Vuruldular güpegündüz  
Sorarlar bir gün, sorarlar  

Sabahın bir sahibi var  
Sorarlar bir gün sorarlar  
Biter bu dertler, acılar  
Sararlar bir gün, sararlar  

Bin dokuz yüz yetmiş yedi  
Unutulmaz yılın adı  
Bir Mayıs bayramı idi  
Sorarlar bir gün, sorarlar  

Sabahın bir sahibi var  
Sorarlar bir gün sorarlar  
Biter bu dertler, acılar  
Sararlar bir gün, sararlar  

Beş yüz bin emekçi vardık  
Taksim Meydanı’na girdik  
Öyle bir İstanbul gördük  
Sorarlar bir gün, sorarlar  

Sabahın bir sahibi var  
Sorarlar bir gün sorarlar  
Biter bu dertler, acılar  
Sararlar bir gün, sararlar  

Al gözlerim seyir eyle  
Birin bırak, birin söyle  
Bu yeryüzü ilk kez böyle  
Bir İstanbul görüyordu  
Kucaklayıp sarıyordu  

                Söz ve Müzik: RUHİ SU  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 1:59 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


MAHSUS MAHAL  

Mahsus mahal derler kaldım zındanda  
Kalırım kalırım dostlar yandadır  
İkelleri kızıl kandadır kanda  
Ölürüm ölürüm aklım sendedir  

Artar eksilmeyiz zındanlarında  
Kolay değil derdin ucu derinde  
Kumhan Irmağı’nda Karaburun’da  
Bulurum bulurum öfkem kındadır  

Dirliğim düzenim dermanım canım  
Solum sol tarafım imanım dinim  
Benim beyaz unum ak güvercinim  
Bilirim bilirim gelen gündedir

                           Söz: RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 1:58 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


DİNLEYİN ARKADAŞLAR  

Dinleyin arkadaşlar  
Bir atasözümüz var  
Biri yer biri bakar  
Kıyamet ondan kopar  

Kıyamet dedikleri  
Ha koptu ha kopacak  
Yoksuldan halktan yana  
Bir dünya kurulacak  

Görmüşler ileriyi  
Atalarımız demek  
Herkese yeter dünya  
Herkese yeter ekmek  

          Söz ve Müzik: RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 1:55 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


BİZİM ELE UĞRADI MI YOLUNUZ  

Bizim ele uğradı mı yolunuz  
Halimiz benziyor hallerinize  
Ne güzel de şirin şirin söylüyor  
Kurban olam tatlı dillerinize  

                                        Söz: RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 1:53 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


BİR SABAH UYKUSUNDA  

Bir sabah uykusunda  
Polisi saldırdılar  
Demircioğlu Vedat’ı  
Coplarla öldürdüler  
Coplarla yumruklarla  
Vurdular öldürdüler  

Gencecik çocuklardı  
Belki sizde gördünüz  
Ellerinde pankartlar  
Yolda gidiyorlardı  
Özgürlük istiyorlardı  
Özgürlük diyorlardı  
Ellerinde pankartlar  
Özgürlük diyorlardı  

Altıncı Filo derler  
Belki siz de gördünüz  
Kıbrıs’ta karşımıza  
Çıktılar, durdurdular  
Boğaz’da karşımıza  
Çıktılar, öldürdüler  

Kurtuluş savaşında  
Belki siz de gördünüz  
Demircioğlu bir değil  
Halkımız gibi çoğul  
Geliyor çağıl çağıl  
Geliyor çağıl çağıl  

     Söz ve Müzik: RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Mart 2005 1:52 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com