Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Müzik (Genel) > Ruhi Su
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
solo_pilot

Üyelik Derecesi:
  


"Bir oba kalkıp da yola koyuldu mu  
hayvanların çanları başlarmış konuşmaya!  
Önde giden devenin çanı:  
"Benim ağam zenginnndir! Benim ağam zenginnndir!"  
diye ötermiş.  
Ortada giden devenin çanı: "Neden neden neden neden ? "  
diye ötermiş.  
Arkadan gelen devenin çanı da: "Ondan bundan  
ondan bundan ondan bundan ondan bundan"  
diye ötermiş...  
Bizim bu ozan dilimiz, doğru gören doğru söyleyen  
sazımız, dertlilere derman arayan Şaman dualarından beri  
böyle yargılayıp geliyor...  
Aldı Alaca dağın, kara dağın akan suların ayincisi.  
Hem ayincisi, hem de oyuncusu olan Şaman kocası.  
Bakalım ne dedi:  
" Allah, Bismillah! Ey Tanrım yanıldığımda bana yardım  
et! Ey kopuzum! Doğru gör, doğru söyle!  
Üyengi ağacının kökünden oyarak aldığım kopuzum!  
Kızıl çalı tobulgadan perdelerini yaptığım kopuzum!  
Yürük atın kuyruğundan tel yaptığım kopuzum!  
Doğru gör, doğru söyle!  
Söylenene uymazsan kulaklarını burarım!  
Seni yere çalarım! Oynayıp durduğum andır bu an!  
Çam kopuzumu elime aldım. Su yılanı gibi dolandım  
döndüm..." Deyip kesti.  
At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur derler.  
Biz gelelim Kara Hoca’nın oğlu Dedem Korkut’a.  
Dedem Korkut’tan bir yiğit damar sürüp getirelim  
Köroğlu’na. Aldı Çardaklı Çamlıbel’in kırk delisinden biri,  
Yusuf’un oğlu Koç Köroğlu.  
Bakalım o da nasıl bir öğüt verdi, ne söyledi...."

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Kasım 2005 3:17 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


BOŞA DİDİNMEK FAYDA VERMEZ  

Boşa didinmek fayda vermez  
Her geçen gün daha beter dünden  
Böyle gelmiş böyle gitmez  
Sömürü zulüm devam etmez  
Kaldırmadıkça başlarımızı  
Sefaletimiz bitmez  

Elindeki bu boş tencere  
Dolar mı kendi kendine  
Eğer razı olursan sen  
Kendi kötü kaderine  
Kaldırmadıkça başlarımızı  
Sefaletimiz bitmez  

                            "Ana" oyunundan  
          Söz: Bertolt Brecht Müzik: Sarper Özsan

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 8 Haziran 2005 1:20 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
asi_dely

Üyelik Derecesi:
  


ALMANYA’DA ÇÖPÇÜLERİMİZ  
                 
                  Nasıl geçtin de boz bulanık sellerden?  
                  Haberim mi aldın esen yellerden?  
                  Yadigar mı da geldin bizim ellerden?  
                  Gül-ü reyhan gibi koktun birader  
                  Gül-ü reyhan misali koktun birader  

Gün ışır ışımaz, alın yazımız parlar,  
Ne alın yazısı,  el yazısı be!  
Sökemeyiz ki biz, ilkokul aydınlığı bile gösterilmeyenler  
Biz, pis yöneticilerin mutsuz kişileri,  
Süpürürüz yaban ellerin sokaklarını;
pis el,pis yürek!  

Sığmazken atalarımız güne,yarına,  
Düşmüşüm ben, düşmüşüm ben el kapılarına  

Daha  üçyüz yıl önce,
omuzlarımızda gök yarısı bayraklar  
Eğilirdi bu ülkenin burçları uygarlığımıza,  
Şimdi  ta Bünyan’daki üç çocuk,
ağızları açlıkla büyümüş  

Şimdi ta Ereğli’deki dört çocuk, gözleri açlıkla iri iri  
Alır karanlıklar ardından göderdiğim kara lokmasını  

Sığmazken atalarımız güne,yarına,  
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına  

Ne duruyoruz be kardeş, aylık bin yeşil mark  
Varalım dağılalım kartal Anadolu’dan yeryüzüne  
Beyler altın uykularından uyanmak üzere, haydi  
                                       yollarını temizliyelim  
Al güneşten bile utanmadan; pis el, pis yürek  

Sığmazken atalarımız güne, yarına,  
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına  

                                                    Söz:Fazıl Hüsnü Dağlarca  
                                                             Ezgi: RUHİ SU  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 3 Haziran 2005 6:36 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
siyasiyabend

Üyelik Derecesi:
  


Ruhi Su’nun burçak tarlası ve çanakkale içinde parçalarını dinleyenlere ordaki Ruhi Su’nun ses tonunu yakalayabilenlere...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Mayıs 2005 5:28 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


EKİN İDİM OLDUM HARMAN

Düşürdün aşkın narına
Karıştırdın küle beni
Atın yolun kenarına
Yar geçtikçe göre beni

Kırda meleşir kuzular
Derdim çok yarem sızılar
Gönül sevdiğin arzular
Götürsünler yare beni

Ecel gelir Hak’tan ferman
Can çekilir kalmaz derman
Ekin idim oldum harman
Savursunlar yele beni

Ali Rıza’m sızlar yara
Gülistandım döndüm hara
Çekiverin Zülfikar’a
Kılsın pare pare beni

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Mayıs 2005 3:05 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


AĞIT

Karalı bir haber düşmüş geliyor
Bakır antenlere kardeş gümüş tellere
Ne bir ezan sesi ne çan çalıyor
Sabahın seheri kardeş, çıkmış yollara
Sabahın seheri Nazım Kardeş, çıkmış yollara

Her hali aklımda, aklımdan gitmez
Sol yanım unutsa kardeş sağım unutmaz
Böylesi bir cana ölüm kar etmez
Sürer tazelenir kardeş, gelir dallara
Sürer tazelenir Nazım Kardeş, gelir dallara

Dedim ki bozkırda bir sarı ota
Ateşin sönmeye kardeş, dumanın tüte
Ola ki bir sabah bir horoz öte
Bu bizim türkümüz kardeş, düşer dillere
Bu bizim türkümüz Nazım Kardeş, düşer dillere
 
                                                 RUHİ SU

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Mayıs 2005 2:47 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
asi_dely

Üyelik Derecesi:
  


AĞIT  

Zaloğlu bu zulmü görseydi,  
ecel bu feryadı duysaydı  
celladın yüreği olsaydı;  
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,  
ecel bakardı kendine ağlardı,  
cellat, yüreği taş olsa, ağlardı.  

Diken içindeler,  
ama gül gibiler.  
Hapisteler,  
Ama şarap gibiler.  
Balçık içindeler,  
ama gönül gibiler.  
Gece içindeler,  
ama sabah gibiler.  

Her gün bir yerden göçmek ne iyi  
Her gün bir yere konmak ne güzel.  
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.  
Dünle beraber gitti, canlarım,  
ne kadar söz varsa düne ait.  
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Ruhi Su "Şiirler Türküler"

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Mayıs 2005 6:21 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


ALMANYA’DA ÇÖPÇÜLERİMİZ  
               
                Nasıl geçtin de boz bulanık sellerden?  
                Haberim mi aldın esen yellerden?  
                Yadigar mı da geldin bizim ellerden?  
                Gül-ü Reyhan gibi koktun birader  
                Gül-ü Reyhan misali koktun birader  

Gün ışır ışımaz, alın yazımız parlar,  
Ne alın yazısı,  el yazısı be!  
Sökemeyiz ki biz, ilkokul aydınlığı bile gösterilmeyenler  
Biz, pis yöneticilerin mutsuz kişileri,  
Süpürürüz yaban ellerin sokaklarını; pis el, pis yürek!  
Sığmazken atalarımız güne,yarına,  
Düşmüşüm ben, düşmüşüm ben el kapılarına  
Daha  üçyüz yıl önce, omuzlarımızda gök yarısı bayraklar  
Eğilirdi bu ülkenin burçları uygarlığımıza,  
Şimdi  ta Bünyan’daki üç çocuk, ağızları açlıkla büyümüş  
Şimdi ta Ereğli’deki dört çocuk, gözleri açlıkla iri iri  
Alır karanlıklar ardından göderdiğim kara lokmasını  
Sığmazken atalarımız güne,yarına,  
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına  
Ne duruyoruz be kardeş, aylık bin yeşil mark  
Varalım dağılalım kartal Anadolu’dan yeryüzüne  
Beyler altın uykularından uyanmak üzere, haydi  yollarını temizliyelim  
Al güneşten bile utanmadan; pis el, pis yürek  
Sığmazken atalarımız güne, yarına,  
Düşmüşüm vay, düşmüşüm ben el kapılarına  

                                Söz: Fazıl Hüsnü Dağlarca  
                                Ezgi: RUHİ SU  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Mayıs 2005 12:37 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


Köroğlu yavaş yavaş yoruldu,ihtiyar oldu çürüdü,
başladı yakınmaya;

Felek aldı devranımı demimi
Ya ben kime gidem imdada bilmem
Aşkın deryasına saldı gemimi
Çalkanıp çıkmaya bir ada bilmem

Kement attım dala ben
Düştüm haldan hala ben
Çöp deşirdim yuva yaptım
Uçamadım bala ben

Ben feleği dost bilirdim
Bağladı kollarım benim
Eser iken esmez oldu
Serimde tellerim benim

Pünhanım çağırır hazır ve nazır
Yetiş imdadıma boz atlı Hızır
Kefenim dikildi tabutum hazır
Kabirim kazıldı nerede bilmem

Güven gez güven gez
Dağda olur güven gez
Ne devlete bel bağla
Ne varlığa güven gez

Dedi, Köroğlu hikayesi burada bitti. İşte böylece, Şaman dualarından Dedem Korkut’a, Dedem Korkut’tan Köroğlu’na, Yunus Emre’ye, Pir Sultan Abdal’a, Karacaoğlan’a, Dadaloğlu’na, ondan ona ondan ona, ondan da çağımızın büyük ozanlarına sürüp geldi bu güzel dil. Hep doğru gördü, doğru söyledi bu telli Kur’an.Onlar yalnız bize bu dünyayı sevdirmekle kalmadılar, daha mutlu ve daha adil bir dünyanın geleceğini de söylediler.
Belki o dünyayı görmediler ama, görmüşçesine söylediler...


 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Mayıs 2005 12:29 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CiRKiN_ADAM

Üyelik Derecesi:
  


MERT DAYANIR NAMERT KAÇAR  

Mert dayanır namert kaçar  
Meydan gümbür gümbürlenir  
Şahlar şahı divan açar  
Divan gümbür gümbürlenir.  

Yiğit kendini öğende  
Oklar menzilin döğende  
Şeşper kalkana değende  
Kalkan gümbür gümbürlenir  

Ok atılır kal’asından  
Hak saklasın belasından  
Köroğlu’nun narasından  
Her yan gümbür gümbürlenir  

                       Köroğlu Türküleri \ Ruhi Su

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Mayıs 2005 12:21 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com