|
CEVAP YAZ |
| karanlik_yol |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bence hoş ya duman-müslümüs dayımız sesi saten aynı seviye manyak bi tını olmuş bence harika ama boğuk bi arabesk ve bi rcok müzik olcak
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 7 Aralık 2006 3:45 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| aistnova |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
kültür seviyesi ile ilgili
az okumus az egitimlilerin cogu efkardan kafa dagitmak icin arabesk
okumus egitimli olanlardan rock dinler
genel bir dusunce bu
istisnalara lafim yok
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 11 Ekim 2006 12:26 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| clotildeth |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
yahu ben anlamıyorum..uyuşturucu kullananları müzikle bağdaştırmak ne kadar doğru...kullanan adam her türlü kullanır zaten yok rakırlar çok kullanır yada arabeskçiler şöle çeker demek bence çok yanlış..
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 10 Ekim 2006 1:24 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
|
|
| KErmitBilge_ |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Müzik tarzları ile bu tarzlarda üretilen eserleri dinleyenler arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken asıl nokta şu olsa gerek: hangi müzik tarzının hangi değerlilik tasarımını içerdiği doğru bir biçimde saptanmalı ve ancak bundan sonra bu eserlerde dile getirilenlerin neden olumlanmakta olduğu kurcalanmalı. Ne var ki rock müzik ve arabesk müzik tarzı ile bu tarzlarda üretilen eserleri dinleyenler arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalarda bunlar çoğu zaman gözden kaçıyor. Müzik tarzlarına içerdikleri değerlilik tasarımları üzerinden değil de eğlenme biçimi olarak bakmak müziğin salt eğlence vâsıtası olduğu ve onun insan dünyâsı için bir şey ifâde etmediği yollu sayıltıları da haklı çıkartabiliyor. Hâl böyle olunca bu tasarımlar hakkında değil; bu tarzlarda üretilen eserler ve bunları icrâ edenler hakkında birtakım hesaplaşmalar yürütülür. Çoğu zaman da yasakçı zihniyet küçük zaferler kazanarak büyük felâketleri önleyeceği sayıltısına kapılır; tıpkı bir zamanlar TRT’nin arabesk müzik tarzında üretilen eserlere ve bunları icrâ edenlere koyduğu vetoda olduğu gibi. Rock müziğin kökleri 50’lerin ortalarında Amerika’da yaygın olan ragtime, blues, country gibi alt müzik tarzlarının sentezlenmesine dayanır. Bunların sentezlenmesindeki son adım Rhtyhm and Blues (R&B) olarak adlandırıldı. Robert Johnson’un yaptığı çalışmalar R&B’nin doğuşunu hızlandırdı. Me and the Devil Blues ile Hellhound on My Trail isimli şarkıları da Johnson isminin duyulmasını sağladı. Onun elinde şekillenen bu müzik tarzı daha sonraları Rock’n Roll olarak anılmaya başlandı; bu adı da beyazlar koydu. Hedef kitlesi ergenlik dönemi Amerikan gençliği ve ana teması da ergenliğe adım atan gençlerin sorunları olan bu müzik tarzına popülerliği de yine beyazlar kazandırdı. Arabesk müzik tarzı için realiteye baktığımızda karşılaştığımız tablo ise şu: başlangıçta Mısır’dan gelen sinema filmlerinde Türkçe versiyonu seslendirilen şarkılar için kullanılırdı arabesk. Ancak arabesk müzik daha sonraları ana vatanı Türkiye olan bir müzik tarzını anlatmak için kullanılır oldu. Arabesk müzikle 50’lerin sonlarına doğru Nuri Sesigüzel’le tanıştık; ancak bu bir ilk adımdı: bu müzik tazı Orhan Gencebay’la birlikte anılır oldu. Daha sonraları bu kervâna Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Hakkı Bulut ve Gökhan Güney de katıldı; günümüzde ise Hâkan Taşıyan arabesk müziğin önde gelen isimlerinden.
(Alıntıdır)
(KErmitBilge_ tarafından 18 Haziran 2006 4:51 ÖS tarihinde degiştirildi.)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 18 Haziran 2006 4:50 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| inka73 |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Her ikisinin de alt kültüre ait olmalarından kaynaklanıyor olabilir. Fakat, bir akademisyen olarak, her araştırmanın da bilimsel olmadığını söyleyebilirim. Bir takım tezler atılıyor ortaya ve akademik tezler, bilimselmiş gibi değerlendirilebiliyor.
Ya da Adorno’ nun müzik eleştirilerini hatırlarsanız, Blues jazz ve türevleri için sahte bir haykırış diyordu. Fakat ne kadar önemli bir şahsiyet olursa olsun dikkate almamız gereken Adorno 1-Avrupalı 2-Yahudi 3-Karamsar bir kişilik; ve o yıllarda bulunduğu çevre içerisinde sağlıklı bir karar verebilmesi imkansız (yine de yüzyılın en ciddi müzik eleştirilerini yapmıştır) Adorno’nun 100 yıl önceki eleştirileri günümüze şöyle yansımıştır; müzik bilgisinen uzak bir çok akademisyen Blues Jazz ve türevlerini "Sahte Çığlık" olarak nitelemektedir.
Ne alakası var derseniz; alt kültür müzikleri dinleyen bazı dibe vurmuş kişilerin hayatı, dinledikleri müzikten dolayı dibe vurmuş değildir. Zaten dibe vurdukları için seçtikleri yada kendilerini ait hissettikleri tarzları dinlemektedirler. Hatta ait hissetmezlerse, kendilerini daha iyi ifade edebilecek müzikler bile yaratabilirler. Özenti şahıslar ise zaman içerisinde bu sistemin dışında kalır veya kendi doğal kişilik hakları olarak ısrarla kendilerini dibe vurdururlar. Dolayısıyla her farklı durumda da uyuşturucu gibi sosyal problemlerin sebebi müzik değil, sistemin kendisidir. Diğer bir deyişle klasik müzik dinlemekle uyuşturucu kullanımı azalmaz. Sevgilerle
(inka73 tarafından 5 Nisan 2005 3:01 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 5 Nisan 2005 2:58 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| firatyigit |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
arabesk için bir şey diyemem ama rock ta dibe götüren de var neşelendiren de var. yani my dying bride-sear me yi dinlerken, ölüme yaklaştığımı düşünüyorum ama başka bir yönden haluk levent-kaçış ı dinlediğimde ruh halimde bir coşma meydana geliyo ve hüzün yok oluyo. müzik tarzı içinde çok farklı türde şarkılar var; o yüzden geneeleme yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 4 Nisan 2005 4:32 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| orodyn |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bence dinledikleri için kullanmıyorlar zaten kullanan ve o ruh halini yaşayan insanlar dinliyor. tabi ortamlara filan girince özentiliğinden başlayanlarda var. neyse kullanmayalım arkadaşlar. biraz anne uyarılarına benzedi benimki ama idare edin ve uzak durun.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 3 Nisan 2005 8:30 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| KIYIDAKiADAM |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Ve bu tazr müzik yapan sanatçıların yaşam tarzına baktığımızda alkol ve uyuşturucu maddelerinde hayatlarında var olduğunu görüyoruz. Çıkan sonuçlarla belki genelleme yapılmaz. Lakin gençliğin koptuğu bu günlerde gidşat bunu gösteriyor..
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 3 Nisan 2005 4:00 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|