Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Bilim / Teknoloji > Piramitlerin Esrarı
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
Lui_

Üyelik Derecesi:
  


Bunların hepsi entresan bulgular..Bilgi için teşekkürler arkadaşlar..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Ağustos 2010 2:48 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


  "utkuberkay" arkadaşımızın anlattıklarının yanında bir de piramitin ruhsal yönleri var, yani yapılırken sadece maddi dünya göz önüne alınmadı. Örneğin astroloji ve Güneş sisteminin evreleri ile de bağlantıları var piramitlerin. Eğer bunu o insanlar yaptıysa medeniyetleri nerede? O kadar çok bilgi söz konusu ki o bilgiyi koruyan insanlar nerede? Neden dünyada piramitler var birbirinden yer ve zaman olarak kopuk yerlerde? Bu insanlar deli mi Çin’de Güney e Orta Amerika’da, Mısır’da piramitler yapıyor? Nedense hep çözülemeyen yanları oluyor. Bizim bugün bilmediğimiz veya anlamadığımız bazı bilgiler var ve bunun dünya insanları ve dünyadışı canlıların temas halinde bulunmasıyla ilgisi var. Dünyadaki yönetim biçimleri ile daha eski olan Firavunlardan, dünyadaki değişik kimi bulgu ve izlerden dünya ve uzay arasında ciddi bir etkileşim olduğu gerçeğini anlıyoruz. Örneğin Dogon mağarası binlerce yıldır var. Neden hiç kimse Dogon Mağarası’ndaki semboller ve bu mağaradaki sembollerin benzerlerinin Güney Amerika’da görülmesiyle ilgili bir şey bilmiyor? Çünkü bilindiği halde açıklama yok, yapsalar da hep saptırmaya çalışacaklardır.


   İnsanlar uzayla ilgili geniş düşünmesin, hayal kurmasın, gerçeklerin peşinden gitmesin, gerçekler örtülsün ve insanlık kontrol edilsin. İnsanlar hep maddeci, somut düşünen, beynini hep somut olgularla çalıştıran canlılar olsun, daha fazlası zararlı. Hep aynı batı, insanlığı kandırmaktan onu her yönden sömürmekten vazgeçmedi; ama nedense doğu uyumaya devam ediyor.


 

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Ağustos 2010 1:34 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
utkuberkay

Üyelik Derecesi:
  


ayrıca şu piramitleri kim yapmış sorusu asıl soru tabı

"Eskilerin bizim şu an bilmediğimiz bazı sırlara vakıf olduklarını kabul etmek zorundayız." diyen Einstein’ı da burada bir kez daha anarak, ’’Antik Mısır Sırları"nın derinliklerine doğru ellerimizi uzatmaya başlayalım.

Birçok tarihçi Atlantis ve onun da öncesindeki Mu Uygarlığı nı efsanevi kıtalar olarak nitelendirmişlerdir

TUFAN
Güneş iki defa battığı yerden doğdu...
Tarihin babası olarak anılan ünlü tarihçi Heredot, Mısır’a
yaptığı bir gezi sırasında bir rahipten duyduklarını kitabında
şöyle anlatır:
Bir Mısırlı Rahip bana: "Bilmiş ol ki, atalarımız zamaınnda Güneş
iki defa battığı yerden doğdu, sonra aynı olay tekrar tersine
meydana geldi" dedi
Kur’an-ı Kerim’deki bir ayet ise, sanki Mısırlı rahiplerle
söz birliği etmişçesine şöyle der:
O, iki Doğu’nun Rabbi’dir, iki Batı’nın Rabbi’dir."
(Rahman Suresi: 55/17)
büyük felâketler zinciri henüz daha başlamadan önce
Mu ve Atlantisli rahipler yaşanacaklardan haberdardılar ve bu
konuda halklarını çok önceden uyarmışlardı.
Beklenen Tufan’dan en az etkilenecek olan bölgeler tespit
edildikten sonra buralara yoğun göçler düzenlemeye başlamışlardı.
İşte bu bölgelerden biri de Mısır topraklarıydı.


Bu gizemli yapıları gerçekten de alnından ter damlayan
ve kırbaç altında zorla çalıştırılan binlerce köle mi inşa etmiştir?
Tek parça tonlarca ağırlığındaki dev taş blokları sadece
kas kuvvetiyle mi üst üste yerleştirildiler?!...
Bu nasıl bir kas kuvvetıydi?!...
Gerçekte bu üç büyük piramit Tufan Öncesi teknolojisi
kullanılarak Osiris Rahipleri’nin gözetiminde inşa edilmiştir.Büyük Piramit’in yapımında kullanılan devasa taş blokların kullanımı
ancak ve ancak, daha sonraları insanlığın yitirdiği belirli
Doğa Bilgisi’nin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğa’nın
gizemiyle ilgili bu bilgilerin sahipleri, ağır cisimlerin mevcut
ağırlıklarını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin
çekimini kontrol edebilmekteydiler. Dev yapılar mimarisinin harikaları
ancak işte böyle açıklanabilir... Piramitlerin yapımını yönetenler
kullanılan taşları kısmen levite etmek suretiyle bu işlemi
kolaylaştırmışlardır. Bunun için majik asalarını kullanmış olabilirler.
Bilgelere eski çağlarda doğanın kudretini açığa çıkartan
anahtarlar teslim edilirdi. Gizli sihiri sözcükler ve sihirli asalar...
Manyetik alan yayan bir çeşit motor... Dalga boyları ve dev granit
blokların levitasyonu... Bu teori bilimkurgu sayfalarından çıkmış
fikirler gibi gelmektedir. Peki ama bu teoride bir gerçeklik
olamaz mı?

Eldeki bazı eski tarihi kayıtlar da, yukarıda dile getirilen
sıra dışı iddialara benzer bilgiler vermektedir. Örneğin iinlii
Tarihçi Herodot’un o dönemle ilgili anlattıkları, Teozofist A.P.
Sinnctt’in ileri sürdüğü teorinin, yabana atılamayacağını göstermektedir.
Herodot da, Mısır’da ağır bir kayanın, üzerine
konulan bir papirüs sayesinde levite edilerek taşındığına kendisinin
bizzat şahit olduğunu tuttuğu tarihi kayıtlarına geçirmiştir.
Dev taş bloklar bir çeşit papirüse sarmalanıp bir rahip tarafından
bir asayla dokunulduktan sonra ağırlığını tamamen yitirmekte ve
kolayca hareket ettirilerek tam istenilen noktaya yerleştirilmekteydi
Mısır’daki taşlar, ne sırf kas gücüyle ne de modern teknolojiyi
aşan hünerli cihazlar kullanılmak suretiyle dikilmiştir. Bu taşlar,
dünyasal mıknatisiyetin güçlerini kontrol edebilen kişilerce dikilmiştir.
Neticede taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın
temasıyla yönetilmek suretiyle havada süzülerek, belirlenen
yerlerine oturtuluyorlardı.
Musa Peygamber’in Sihirli Asası
Bu ifadelere sadece efsanelerde değil, kutsal kitaplarda
da rastlamaktayız. Buna en güzel örneklerden biri Musa Peygamber’in
asasıyla gerçekleştirdiği mucizevi olaylardır. Bu
olaylar Kur’an-ı Kerim’in çeşitli Süreleri’ndeki ayetlerde ayrıntılarıyla
dile getirilmiştir.
Mısır’da bir Osiris Rahibi olarak eğitilen Musa Peygamber’in
bu asayı da, yine Mısır’daki mabetlerden edindiği tahmin
edilmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de konunun başlangıcı, Firavun’un Musa
Peygamber’e söylediği şu sözlerle başlar:
Firavun Musa’ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik
mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankör birisin" dedi.Firavun: "Alemler’in Rabbin de nedir?" dedi. Musa: Kesin olarak
inanacaksınız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların
Rabbidir" dedi. Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?"
dedi. O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da
Rabbidir" dedi, Firavun çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz
şüphesiz delidir" dedi. Musa: "Eğer akledebilen kimselerseniz
bilin ki O, Doğu’nun, Batı’nın ve ikisinin arasında bulunanların
Rabbidir" dedi. Firavun: "Benden başkasını Tanrı edinirsen,
and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi. Musa: "Sana
apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi. Firavun: "Doğru sözlülerden
isen haydi getir" dedi. Bunun üzerine Musa değneğini
attı, besbelli bir yılan oluverdi.
(Şuarâ Suresi: 26/18,19,23-32)
Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına
düştüler, iki topluluk birbirini gördüğünde, Musa’nın adamları:
"işte yakalandık" dediler. Musa: "Hayır, Rabbim benimle beraberdir,
bana elbette yol gösterecektir" dedi. Bunun üzerine Biz
Musa’ya "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz
deniz ikiye ayrildi, her parçasi yüce bir dağ gibiydi. İşte
oraya geridekileri de yaklaştırdık. Musa ve beraberinde bulunanlann
lıepsini kurtardık. Öbürlerini suda boğduk. Bunda şüphesiz
ders vardır ama çoğu inanmamıştır.
(Şuarâ Suresi: 26/60-67)

yeterınce açıklayabildimmi acaba daha bunlara eş deger aynı kapıya çıkan varsayımlar var hangisi gerçekçi siz karar verin saygılarımla

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Ağustos 2010 12:46 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
utkuberkay

Üyelik Derecesi:
  


BÜYÜK PİRAMİT (KEOPS)
İlk önce, bu ünlü piramidin boyutlarıyla ilgili verileri hatırlayalım...
Keops’la ilgili bulgular, bu piramidin çok özel bir yapı olduğunu
ve bulunduğu noktaya özellikle yerleştirilmiş olduğunu
gösteriyor.
Temelinin her bir köşesi 51 derece, 51 dakika, 14 saniye-
Pi Sayısı
Temel çevresinin yüksekliğine oranı Pi sayısının iki
katma eşittir: 2 X 3.1415. ,
Piramit Kübiti
Bu eserin yapımmda kullanılan temel ölçüm birimi
636.66 ram’ye denk gelen "Piramit Kübiti"dir.
Dünyanın merkezinden Kutba u/atılan yarı çap
Dünyanın merkezinden Kutba uzatılan yarıçap 6357
km’dİr Bu da "Piramit Kübitii"n\n 10 milyon katına eşittir.
Dünya ile Güneş arasnıdaki mesafe
Dünya ile Güneş arasındaki mesafe ortalama 149.5 milyon
kilometredir. Piramidin yüksekliğinin ise tahmini olarak
147- 149 metredir. Tahmin ediliyor dememizin sebebi (epe
noktasının zaman içinde erozyano uğramış olmasından dolayı
bu gün için kırık olmasıdır. Bu oranlara baktığımızda, piramidin
yüksekliğinin I milyarla çarpımının dünyamızın Güneşe
olan uzaklığını vermekte olduğu görülmektedir.
Tonlarca ağırlığındaki Piramit ve Kireç Taşı blokları
Yapımında yaklaşık 2.600.000 blok granit ve kireçtaşı
kullanılmıştır. Bu taş bloklarının her birinin ağırlığı 2 tondan
70 lona kadar değişmektedir. Milimetrelik bir orandaki titizlikle
özel boyutlarda kesilen tüm bu bloklar, birbirleri ile o
denli hassa bir şekilde birleştirilmişlerdir ki, bloklar arasından
saç teli bile geçemeyecek derecede, hiçbir boşluk bırakılmamıştır.
Bu birleştirilme işleminde harç kullanılmamıştır.
Yüzeylerindeki çıkıntıları basamak gibi kullanarak yaklaşık
yarım saatte piramidin tepesine tırmanmak mümkün olabilmektedir
İlk yapıldığında üzeri cilalanmış kireçtaşı levhaları
ile kaplıydı. Dolayısıyla yüzeyi bugünkü gibi basamaklı
değil, dümdüzdü. Hem depremler, hem de insanoğlunun tahripkâr
davranışları nedeniyle, bu tabaka artık tümüyle yok olmuştur.
 BUNLARI OKUDUKTAN SONRA SİZE HALA GİZEMLİ GELİMİYORMU ?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Ağustos 2010 12:15 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


  Piramitlere dair her şeyi bildiğimizi düşünmüyorum, bu yüzden bütün varlığı dünyaya bağlamakla politika yapıp bilimi baltalayan batı dünyasının çalışmalarının samimiyetine inanmıyorum. İnanmamak için de pek çok sebep bulunabilir. İnanmak için bulabileceğimiz sebeplerden daha fazla...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2010 9:50 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dr__nurdan

Üyelik Derecesi:
  


ciddiye alma!!!
nasil denir isin esprisi:))

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2010 1:03 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
utkuberkay

Üyelik Derecesi:
  


mistik bilim ile alakalı o 2. dunya savası hitlerin toplatılarında bulunan fotografı çekilen hıntlı budalarra benzeyen adamlar uzaylıya benzemıyordu bence herşey ilim kitap üzerine

acaba bu adamların hitlerin arasında ne işi vardı merak ediyorsan antik mısır sırları adlı kıtaba bak herşety açıkve net

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Temmuz 2010 11:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dr__nurdan

Üyelik Derecesi:
  


uzaylilar:))
yk baska acilamasi:))
ben almanya ya 2.dunya savasindan sonra da uzaylilarin yardim ettigini dusunuyorumm:))

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Temmuz 2010 9:51 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Lui_

Üyelik Derecesi:
  


tonlarca ağırlıktaki taşlar kmlerce uzaklıktan nasıl getirilmiş ve kusursuzca yerleştirilmiştir acaba..En garip olanı bu birde firavunun odasına yılda 2 defa güneş girmesi doğduğu ve tahta çıktığı zamanlar.Entrasan bir yapıt gerçekten o dönemde olupta görmek isterdim..Keşke bir zaman makinası olsa :D:D

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 24 Temmuz 2010 2:46 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
_whisper

Üyelik Derecesi:
  


national geographic ’ in konu ile ilgili belgesellerinde bi çok cevabı gözlerinizle göreceğinizden eminim...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Temmuz 2010 10:34 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com