Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Ölünce Hiç Olmak
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
hisbulutu

Üyelik Derecesi:
  


BASİT!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Ağustos 2008 7:22 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
GizEm_01

Üyelik Derecesi:
  


asla ’hiç’ olmuyoruz. şekil değiştiriyoruz yalnızca...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Ağustos 2008 3:04 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
zebina_

Üyelik Derecesi:
  


doğmadan öncesi nasılsa ölümden sonrasıda öyle ama hiçlik diye birşey yok tabi madde olarak varlığını sürdürüyorsun farklı şekillerde:D

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Temmuz 2008 5:19 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
zana61

Üyelik Derecesi:
  


HİÇLİK... YOKLUK... ve ÖTESİ

Birgün gelip de bana, “hiç” olduğunu söyledi: “Ben, ben bir hiçim!”

“Hiç olmak!”

Neyin karşısında hiç olmaktan bahsediyordu ben bilsem de… bu hiçlik ifadesi biraz acımasızca gelmişti bana. Eğer varsak, hiç olduğumuzu söylemek biraz isyan olmuyor muydu! Var oluşumuzun sebebini hiçleştirmekti belki de bu, bilemiyorum.


Ne diyebilirdim ki! Bir hiç olduğunu söyleyen birisine ne diyebilirdim!

Bir zamanlar tartışıyorduk ya, “var olmak çok iyi” diye, eğer var olmasaydık yok olmuş olacaktık. Yok!! Koccaman bir yok… işte asıl hiçlik bu değil miydi!


Görmeyecektim!

Duymayacaktım!

Hissetmeyecektim!

Dokunamayacaktım!

Tadamayacaktım!

Ağlayamayacaktım! Evet, evet ağlayamayacaktım!

Dahası inanmayacaktım!

Yaşadıkca aklımdan ve yüreğimden çıkaramayacağım o büyük insani, annemi öpemeyecektim!

Sevemeyecektim ya! Her güzelin beni alıp gidişini peşisıra ve bu her gidişte beni an be an yok edişini sezemeyecek, acı içinde kıvranamayacaktım.

Yüreğim sızladığında, yüreğimin sızlamadığı o sağlıklı zamanları anlayamayacaktım!

Her günahımın ardından pişmanlığı yaşayamayacak, o pişmanlığın geberten sancısıyla kıvranamayacaktım! “Hatalar insanlar için” cümlesini kendime mal edemeyecektim her günahımın ardından. Çünkü ben bir hiçtim, hiç! Onun bana söylediği buydu işte, hiç olmak, yok olmak!



Sorumlu olmayacaktım! Sorumluluklarım olmayacaktı!

İçimi açabileceğim ne bir dostum olacaktı, ne de bir dost olacaktım!

Hiç koleksiyon yapamayacak, her yeni arkadaşıma bunları gösteremeyecektim!

Mor renge ilgimden dolayı, her yeni aldığım şeye bakıp “keşke mor olsaydı” diyemeyecektim!


Çocukluğumu hatırlayamayacaktım! Oynadığım oyunlarım hiç olmayacaktı, hiç! Oyun arkadaşım hiç olmayacaktı, hiç! Saklanbacın anlamını hiç bilmeyecektim, hiç! İlkokul öğretmenimden yediğim o tokadı hiç yemeyecektim, hiç! Nehir kenarında yürürken dayanamayacak suya atlayıp buz kesene kadar hiç yüzmeyecektim, hiç! Şehir şehir hiç gezmeyecektim türkiyemi, hiç! Otların üzerine uzanıp saatlerce gökyüzünü hiç seyretmeyecektim, hiç! Hiç aşık olmayacaktım, hiç!



Sevinmeyecektim!

Üzülmeyecektim!

Kimseden mektup alamayacaktım. Bir adresim bile olmayacaktı! Adım olmayacaktı! Evim olmayacaktı! Annem olmayacaktı, annem!

Beni sevmeyen insanlar bile olmayacaktı! Değil sevgi duymak, kimse benden nefret bile edemeyecekti!

Dedikodumu yapamayacaktı hiçkimse!

Ölemeyecektim bile!

Yokluktan çıkıp nasıl ölebilirdim ki, nasıl!

Demek ki ben hiçbir şeye değmeyecek bir şey bile değildim!

Bir mezarım bile olmayacaktı!

Çocuğum olmayacaktı!

Torunum olmayacaktı!

Yaşlanıp geçmişte kalan o güzel günlerimi hatırlayamayacaktım!

Özlemeyecektim, özleyemeyecektim!



Parmaklarım olmayacaktı!

Ellerim, kollarım olmayacaktı!

Gözlerim olmayacaktı!

Bağıramayacaktım, dilim olmayacaktı!

Bir fotoğrafım bile olmayacaktı!

En sevdiğim ayakabımı giyemeyecek, en sevdiğim yemeği yiyemeyecek, en sevdiğim türküyü söyleyemeyecek, en sevdiğim kitabı tekrar okuyamayacak, en sevdiğim oyuncağımla oynayamayacak, en sevdiğim çiçeğimi sulayamayacak, en sevdiğim ülkenin hayalini kuramayacak, en sevdiğim çizgifilmi seyredemeyecek, en sevdiğim… en sevdiğim… en sevdiğim diye bir şeyim hiç, hiç, hiç olmayacaktı!



O uçurtmayi hiç yapmayacaktım, yapamayacaktım!

İncir ağacımı kestikleri için küsemeyecektim!

İlk yağan karda ayak izimi bırakamayacaktım, hatta hiçbir yerde, hiçbir zaman iz bırakamayacaktım!

Yazamayacaktım!

Okuyamayacaktım!

Oy veremeyecektim!

Adıma hiç şiir yazan olmayacaktı!

Penceremin önünde kimse beni görmeye çalışmayacaktı!

Bahçemiz’ in bağına gidemeyecektim!

isina’yı tırmanamayacaktım!
Mahalle’ deki azman köpeklerden kaçmaya çalışmayacaktım!

Ve hiç, hiç yağmurda ıslanamayacaktım!



Gözlüğümü takmak zorunda olmayacaktım! Tabağımdaki yemeğın hepsini yemek zorunda olmayacaktım! Gözyaşlarımı saklamak zorunda olmayacaktım! “hayır” demek zorunda olmayacaktım! Her gün başka bir elbise giymek zorunda olmayacaktım! Her sabah odamı toplamak zorunda olmayacaktım! “Zorunluluklarım” diye bir şey de olmayacaktı!

Olmayacaktı!

Olmayacaktı!



Ben kırmızı gülü çok severim, sevemeyecektim!

Yalnızlığı severim, sevemeyecektim!

Mektup yazmayı severim, sevemeyecektim!

Türk kahvesini severim, sevemeyecektim!

Hiçtim, hiç!

Her şey koca bir yalan öyle mi!

Her şey bir rüya öyle mi!

Her şey aslında var, ama yok öyle mi!



Sen bir hiçsin ve ben bir hiç’i dinledim bunca zamandır, öyle mi!

Hani hiçbir şeyi, ruhu, duyguları, düşünceleri, yüreği olmayan bir hiç’i…

Öyle mi! oyle mi!



Yazık!

Oysa ben sonsuzum! ...................

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Temmuz 2008 1:32 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


 Yaşamın saydam yönleri var, duygular, düşünceler, hisler gibi. Eğer bunları alabiliyorsak kısmen de olsa kullanabiliyorsak, bunlardan yararlanabiliyorsak yaşamın saydam kısımları ile varlığımız etkileşim içerinde. Bizim hiç dediğimiz şey somut olmayan şeyleri kapsıyor; oysa somut ve soyut kendi arasında geçişlidir. Yaşamın iniş ve çıkışları bizim anlayışımız gibi köşeli değil, daha estetiktir. Bu geçişler arasında yer almanın tek yolu senin de yaşama uymandır, köşeli değil şekilsiz olmandır. Şekilsizsen safsındır ve saf olan, yaşamda her zaman doğal yolunda ilerler. Yaşamın prensibi ise gelişmektir, yaşamın kendi tarzında gelişimi var, saflığa uyan bir varlığın gelişimi nasıl olabilir? Tabii ki yaşamı kabul ederek. Yaşamı olduğu gibi kabul eden biri, akıl gibi mat bir yönüyle değil zeka gibi saf bir yönüyle hareket eden birinin yaşamda ilerleme olanağı vardır. İçin hiç gelişmediyse bir hiç olarak ölebilirsin, eğer kendini geliştirdiysen yaşama bir hiç olarak katılırsın. Katılımcı bir hiç mi, yeniye yol almaya devam eden bir hiç mi, yoksa sönüp giden bir hiç mi?! Bunu nasıl yaşadığımız belirler.

(FelsefitepkI tarafından 20 Temmuz 2008 6:04 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Temmuz 2008 6:02 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
cizeryazar

Üyelik Derecesi:
  


"Var"ın altında yokluk,yokun altında varlık;
Başını kaldır da bak,boşluk bile mezarlık...
                                           N.F.KISAKÜREK

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Temmuz 2008 7:52 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
mbaykul

Üyelik Derecesi:
  


hiç olmak doğmamak gibi bişi hiç bir şey sizin farkınızda değildir yani siz bir hiçsinizdir.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 17 Temmuz 2008 4:58 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
ayshleyemrem

Üyelik Derecesi:
  


hiç zaten ’’’hiç’’’’ olarak tanımlandıgı ıcın bunu tarıf etmek ımkansızlasır tarıfıde yıne ==hiç== olabılır :))))

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 17 Temmuz 2008 2:01 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
bukowski88

Üyelik Derecesi:
  


yaşarken çok anlamınmı varki ölünce onları kaybetmekten korkuyosun

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 17 Temmuz 2008 1:07 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
dylekk

Üyelik Derecesi:
  


eet bence sorunun cevabı kendi içinde bana göre insanlar öldükten sonra bi bok olmıcak ot bok dışında ekosistem napalım arkadaşlar mukadderat

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Temmuz 2008 6:36 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com