Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Mitolojik Efsaneler
 1   2   3   4  İleri>>
CEVAP YAZ
zapazista

Üyelik Derecesi:
  


Hermaphrodite, Aphrodite ile Hermes’in oğluydu. Aphrodite, bu
oğlunu herkesten gizlemek için onu İda dağının perilerine emanet etti.
Periler onu ormanda büyüttüler, vahşi huylu olan bu çocuk dağlarda
dolaşmaktan, ormanın ücra köşelerini keşfe çıkmaktan hoşlanırdı. Bir
gün Kariol’de dolaşırken duru tertemiz bir gölün kıyısına geldi. Hava
çok sıcaktı ve gölün serin suyu çok baştan çıkarıcıydı. Hemaphrodite
üzerindekileri çıkarıp hemen suya girdi. Oysa bu göl hiç de göründüğü
gibi tehlikesiz değildi. Bu gölün Salmikis adında bir perisi vardı.
Peri kendi gölünde yüzen yakışıklı delikanlıyı görünce ona aşık oldu.
Hemen Hermaphrodite’in karşısına çıktıve ona duyduğu sevgiyi dile
getirdi ama delikanlı onu ciddiye almadı.
Salmakis onun kendini
ciddiye almamasına aldırmadı ve tekrar denedi..ona sımsıkı sarılıp
ondan kendisiyle kalmasını istedi. Ancak Hermaphrodite böyle bir şey
yapmayacağını söyleyerek onun kollarından kolayca sıyrıldı. Bunun
üzerine Salmakis tanrılara yakardı.

" Ey tanrılar, emir veriniz.. ne ben ondan ayrılabileyim, nede o benden..hiç kimse bizi birbirimizden ayıramasın"

Tanrılar
Salmakis’in yakarışına cevap verdiler ve ikisini tek vücut haline
getirdiler ve o günden sonra hem erkek hemde kadın olarak tek bir vücut
içinde yaşamaya başladılar.
Bir açıklama ekle
Hermaphrodite uyurken ....
Hermaphrodite, Aphrodite ile Hermes’in oğluydu. Aphrodite, bu
oğlunu herkesten gizlemek için onu İda dağının perilerine emanet etti.
Periler onu ormanda büyüttüler, vahşi huylu olan bu çocuk dağlarda
dolaşmaktan, ormanın ücra köşelerini keşfe çıkmaktan hoşlanırdı. Bir
gün Kariol’de dolaşırken duru tertemiz bir gölün kıyısına geldi. Hava
çok sıcaktı ve gölün serin suyu çok baştan çıkarıcıydı. Hemaphrodite
üzerindekileri çıkarıp hemen suya girdi. Oysa bu göl hiç de göründüğü
gibi tehlikesiz değildi. Bu gölün Salmikis adında bir perisi vardı.
Peri kendi gölünde yüzen yakışıklı delikanlıyı görünce ona aşık oldu.
Hemen Hermaphrodite’in karşısına çıktıve ona duyduğu sevgiyi dile
getirdi ama delikanlı onu ciddiye almadı.
Salmakis onun kendini
ciddiye almamasına aldırmadı ve tekrar denedi..ona sımsıkı sarılıp
ondan kendisiyle kalmasını istedi. Ancak Hermaphrodite böyle bir şey
yapmayacağını söyleyerek onun kollarından kolayca sıyrıldı. Bunun
üzerine Salmakis tanrılara yakardı.

" Ey tanrılar, emir veriniz.. ne ben ondan ayrılabileyim, nede o benden..hiç kimse bizi birbirimizden ayıramasın"

Tanrılar
Salmakis’in yakarışına cevap verdiler ve ikisini tek vücut haline
getirdiler ve o günden sonra hem erkek hemde kadın olarak tek bir vücut
içinde yaşamaya başladılar.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Mart 2010 8:00 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
rijidite

Üyelik Derecesi:
  


2 Tanrı gökyüzünden okyanusa olta atarak balık tutmak isterler fakat oltalarına hep taş parcaları gelir ve o taşlar onlar japon adalarını olusturur..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Şubat 2009 3:35 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
delusions

Üyelik Derecesi:
  


KADER AĞACI: YGGDRASILArdından Asgardı, tanrıların krallığını inşa ederler. Snorri diğer versiyonlarda kader ağacı Yggdrasilin nasıl dünyanın merkezinden filizlenip büyüdüğünü anlatır. Ağacın altındaki dişi olarak tarif edilen kader kuyusunda insan yaşamının yönü tayin edilir. Bir diğer versiyonda, tanrılar meclisi ağacın etrafında toplanır. Ağaç iki kökten destek almaktadır; köklerden biri yeraltı dünyasına uzanır (Hel), diğeri buz devlerinin dünyasına ve sonuncusu insan varlıklarının dünyasına Tüm dünyanın refahı Yggdrasil adlı bu ilkel ağaçla ilişkilidir.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Ocak 2009 12:31 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


"Söylence ya da Efsane yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öyküler. Söylencelerde anlatılan olaylar bazen gerçeküstü olabilir; ama çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir. Eski Yunanlı şair Homeros, İlyada ve Odysseia adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin söylencelerden yararlanmıştır. Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı söylencelerdir. Gerçek bir kişinin yaşamına dayanan Köroğlu adlı halk öyküsü de çeşitli söylencelere karışmıştır. Söylenceler bir bölge ya da halkın kültüründe önemli yer tutar bunun yanı sıra mitolojiyle de yakından ilişkilidir.




İnsanlar; yaşadığı coğrafyaya ait önemli gördükleri kişileri, nesneleri ve mekânları kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlarlar. Bunlara, yaşanmış bazı olayları da katıp nesilden nesile aktarırlar. Kutsallaştırma, yorumlama ve aktarmaların pek çoğu sözlü olarak yayılır. Bu, sonuçta bir sözlü kültür oluşturur. Efsaneler, insan ile insanı, insan ile coğrafyayı, insan ile diğer varlıkları, insan ile maneviyatı bir birine gönül bağı ile bağlayan unsurlardır. Efsanelerin konuları çoğunlukla çocuk, genç ve orta yaşlıların eğitimi ile ilgilidir. Güzel ahlâklı olmanın faydalarını ve nasıl güzel ahlâklı olunacağını işlemektedir. Onlar hilenin, düzenbazlığın, nankörlüğün, cimriliğin, kötülüğünü; dürüstlüğün, sağlam karakterli olmanın, cömertliğin güzelliklerini en iyi bir biçimde anlatmıştır."


                            Kaynak:  Vikipedi


      Arkeolojik bulguların varlığında mitoloji daha da anlamlı hale geliyor.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 28 Ocak 2009 11:13 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


Tüm bunlar bana hikayeleşmiş gerçekleri anlatıyor. Hepsinin mutlaka gerçeklik payı var, filolog olabilsem keşke.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 28 Ocak 2009 11:07 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
_RajejinN

Üyelik Derecesi:
  


Yunan mitolojisi;
Oidipus: Falında babasını öldüreceğini söyler kahin.Babasını öldürür ve öz annesiyle evlenir.

Oidipus aptal ve aşağılık bir kahraman.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 28 Ocak 2009 10:56 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
guattari

Üyelik Derecesi:
  


Tarihteki ilk güzellik yarışması

Tanrılar bir gün Olimpos dağında bir ziyafet sofrasındalarmış. Ares’in arkadaşı olan Eris ( Nifak) uzlaşmama, sorun çıkarmanın timsaliymiş. Herkesin gülüp eğlenmesini fırsat bilerek, dikkatlerin dağıldığı bir anda, göz önünde bulunmayan Eris , ortalığa nifak tohumlarını saçmak için planını yürürlüğe koymaya karar vermiş. Bir elma alarak, üzerine “en güzel tanrıçaya” şeklinde bir yazı yazarak ortaya atmış. Tabii ki sonuç felaket. Birbirinden güzel üç kadın bu payeye sahip olmak istemiş ve bunu belirlemek için tarafsız bir hakeme gereksinim duyulmuş. Zeus bu durumda karısı Hera , kızı Athena ve denizdeki bembeyaz dalgalardan doğmuş olan Afrodit arasında kalmış. Yani tipik bir aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık vakasıymış durum. Bu nazik durum karşısında Zeus akıllıca hamleyle ateş topunu başkasına atmış. “Gidin, Ida dağında ( Edremit körfezinde bulunan Kazdağları) yaşayıp, sürülerini otlatan çoban Paris’in yanına. O bu soruna bir çözüm bulacaktır.” Çoban Paris Truva kralı Priamos’un oğluymuş (dikkatinizi çekerim kralın oğlu yani prens çobanlık yaparak sorumluluk üstlenmeye hayatın neresinden başlıyor) . Paris çok zorlanarak da olsa kararını vermiş. İlk güzellik yarışmasının birincisini Afrodit olarak ilan ederek, elmayı ona vermiş. Diğer birbirinden güzel iki rakip bu duruma hiç haset etmemiş. Birbirlerine saygı ve sevgi ile sarılıp, Afrodit’i kutlamışlar. Afrodit’in gülümseyen sevgi dolu bir bakışı ile sadece Olimpos’taki tanrılar değil, insanlar ve hatta tüm doğa bile sıcaklık ve neşe hissetmiş, çiçekler açmış, insanlar onun gülümsemesini sevip, taklit ederek birbirleriyle selamlaşmışlar

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Ocak 2009 9:19 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
delusions

Üyelik Derecesi:
  


İskandinav Mitolojisi bilinen pekçok inanç sistemlerinin aksine, iyi ve kötü, cennet ve cehennem gibi karşıtlıkların bulunmadığı; kaotik ve pragmatik mitoloji.

insanlar günah ve sevaplarına göre değil, ne kadar iyi savaşçı olduklarına, savaşta ne kadar işe yarayacaklarına göre sınıflandırılırlar*. savaşta ölenler* ve denizde boğulanlar* cennete değil, mahşer gününde* yapılacak büyük savaşa hazırlanmak için valhalla’ya giderler*. bunun dışındaki herkes iyi kötü bakılmaksızın sonsuz karanlık ve soğuğun hüküm sürdüğü niflheim’a gider.


 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Ocak 2009 2:41 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
delusions

Üyelik Derecesi:
  


iskandinav mitolojisi tanrıları
woden) tanrılar’ın tanrısı, aynı zamanda rüzgar ve bilgelik tanrısı.
frigg: ana tanrıça, odin’in e$i. herkesin kaderini bilir fakat açıklamaz.
thor: odin’in oğlu, odin’den sonra 2. önemli tanrı. tüm tanrıların ve ölümlülerin en güçlüsü, gök gürültüsü tanrısı. (thunder (ingilizce "gök gürültüsü" adı thor’dan gelmektedir.)
balder: odin ve frigg’in oğlu, en sevilen tanrı.
hoder: odin ve frigg’in oğlu, kör.
hermod: odin ve frigg’in oğlu, cesaretli.
bragi: odin ve frigg’in oğlu, idun’un e$i, zeka ve $iir tanrısı.
idun: bragi’nin e$i, sonsuz gençliğin kaynağı olan altın elmaların koruyucusu.
njord: rüzgar ve deniz tanrısı.
frey: njord’un oğlu, dünyanın ve ölümlülerin bereket tanrısı, güne$in ve yağmurun hükmedicisi, 3. en önemli tanrı.
freya: 2. önemli tanrıça, a$k tanrıçası.
heimdall: ate$ tanrısı, diğer tanrıların gözetmeni.
hoenir: odin’in karde$i, ragnarok’tan sonra hayatta kalan tanrıların yöneticisi.
loki: iki buz devinin oğlu, kötü hareketlerde bulunsa da bir tanrı olarak kabul edilir.
hel: loki’nin korkunç kızı; niflheim’daki ölülerin yöneticisi.

* kuzey mitleri

- yaradılı$, dünyanın ölümü ve yeniden doğumu
- idun’un elmaları’nın çalınması
- balder’ın ölümü
- thor’un çekici’nin çalınması
- sigurd the volsung (volsunga saga)

kuzey mitleri, iyiyle kötünün sürekli bir sava$ olduğu sagalardır. mitlerin geçtiği bölgenin iskandinavya olduğu düşünülürse, mitlerde bolca bulunan (özellikle "yaradılış destanı"nda) buz, kar, soğuk, erime, donma gibi konseptlerin doğal kar$ılanması gerekir.

* mitlerde önemli yerler

valhalla: odin’in bizzat ilgilendiği, sava$larda ölen askerlerin ruhlarının onurlandırıldığı yer.
jotunheim: buz devlerinin ya$adığı yer.
niflheim: ölülerin ruhlarının gittiği yer.
midgard: orta dünya
asgard: üst dünya, tanrıların yaşadığı yer
muspelheim: ate$ krallığı

* terim açıklamaları
ginnungagap: dünya olu$madan önceki bo$luk
ymir: ilk yaratılan canlı , bir dev
audhumla: ymir’le birlikte yaratılan inek.
urd: geçmi$
verdandi: $imdiki zaman
skuld: gelecek
ragnarok: devlerle tanrılar arasındaki son sava$, dünya üzerindeki herkes ölüyor. 2. nesil doğuyor.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Ocak 2009 1:27 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
cennetebilet

Üyelik Derecesi:
  


medusa

Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar.


Medusa hayata çok güzel bir kız olarak başladığında, Athena onu çok kıskanmıştı. Poseidon’un Medusa’nın güzelliğinden başı öylesine dönmüştü ki, ona Athena’nın tapınaklarından birinde sahip oldu. Bu Athena için son derece aşağılayıcı bir davranıştı, o da Medusa’yı bir Gorgon yaparak cezalandırdı. Medusa, bir insan olarak doğduğu için ölümlüydü.

Bu cezayla yetinmeyen Athena, daha sonra,Perseus’a onu yakalayıp öldürmesi için yardım etti. Perseus, Medusa’nın başını kestiğinde, Poseidon’dan olan çocukları Pegasus ve Chrysaor dışarı fırladı. Kan damlaları Libya çöllerinde birer yılana dönüştüler. Daha sonraları bu yılanlardan biri Mopsus’u öldürmüştür.

Perseus Medusa’nın kestiği kafasını alıp gittikten sonra, Athena olay yerine geldi. Medusa’dan geriye ne kaldıysa inceledi. Derisini yüzüp Aegis’in markası yaptı. İki damla kanını da Kral Erichthonius’a biri hastalıklara deva, diğeri öldürücü bir zehir olarak hediye etti.Bir gün döneceğini dair and içen tek gorgondur!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Ocak 2009 5:04 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2   3   4  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com