Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Marx,Hegel ve Diyalektik
 1   2  İleri>>
CEVAP YAZ
FelsefitepkI

Üyelik Derecesi:
  


  Hegel’in diyalektiği bizzat bilim tarafından yapılan araştırmalar ve bu araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlarla Marx’ın tepetaklak edilmesine yol açabilecek düzeydedir. Örneğin insan zihninin makineler üzerindeki etkisinin, temelde nesneler üzerindeki etkisinin varlığının ispat edilmesiyle idea-madde ilişkisi daha anlaşılır olmaya başlamıştır, özellikle de izafiyet teorisi ve quantum fiziğinin somut dediğimiz varlıkların esasında hareketli ve tam olarak göründüğü şekilde olmadığını göstermesi yine farklı bir şekilde idea ve maddeyi orta noktada buluşturur olmuştur.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Ocak 2009 8:19 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
kargoman22

Üyelik Derecesi:
  


Konu incelendi.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 28 Ekim 2007 6:45 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Voyzeck

Üyelik Derecesi:
  


Biraz geç oldu ama.. : )
  En başta dalavega arkadaşım, burda M.De Sade’ı sadece örnek olarak verdim. adamın ne derece sapkın olduğunu ya da kitaplarında neler olduğunu biliyorum ama o kitaplarda tek boyut sadece o sapıklıklar değil, ayrıca içinde yatan düşüncelerdir... Her filozofun sapık olduğu ya da sıra dışı olduğu bir nokta yok mudur? o adamda da bu cinsel sapkınlık olarak görülebilir bu çok abartılacak bişey değil. Bana soracak olursan çok normal. M. De Sade sadece yazar değildi kısacası, veya o zaman her yazar bir filozof mu?
  Karl Marx’ın yaptığı her şey ise , filozoflukla sınırlı değildir. sorgulamaya çalıştığım nokta da aslında en başından beri buydu. Marx zaten filozof olarak kendini tarihe yazmış bir adam. Ama Marx’ın yaptığı araştırmayı, incelemeyi ya da sorgularken somutlaştırmayı yapan filozof öncesinde neredeyse yoktu(varsada direk aristo mantığına bağlıydı ya da ona benzer bir şey işte)... En başta ekonomi üzerine bilgilenmesi, toplumlar tarihini incelemesi ve kişi psikolojilerini incelemesi ve daha birçok şey... Yani Karl Marx’ı Hegel’den ayıran şey aslında Diyalektik düşüncedeki madde-tin zıtlığı değilde sadece, o zaman ne?(Sen zaten cevap verdin demeyin sizin düşünceleriniz önemli arkadaşlar...)
  Yahu biraz daha açıklayıcı şeyler yazın böle olmuyo ama... : )

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Ağustos 2007 12:05 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
guattari

Üyelik Derecesi:
  


evet sade insanın ilkel güdülerini insanın gerçek doğası olarak gösterdi.. bunuda düşüncleerinde felsefesinde görebiliyoruz..hatta kitaplarındada..

bilgiyi işleyen herkes filozofmudura gelince.. marks bir filozof oalrak iyi bir gözlemciydi dedim.. ama tüm filozofların öze dair çıkarımlar yapıyor olsa bile iyi birer gözlemci olması gerekir. tabiki tek özellik buda değildir.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 9:48 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
delavega

Üyelik Derecesi:
  


Bi açıklama yapmak zorundayım sanırım. Fransızlardan çıkan Lacenaire (katildi bu zatta) gibi dengesiz bi zat. Bu adamımız ise bir sapık. Mutfakta fantazilerdir vs. zamanında kitaplkarı toplatılmış. Kadınlarla birlikte olup onları öldürdüğü yadfa kötü dawrandığı için defalarca hapse girmiş. Fransız yazarların çoğunu severim aslında ama. Aman ne biliim libidodur bu dışa medenice wurmuş die düşünmemeli iyi tanımalı ona göre tanıtmalı bazı insanlerı die düşünüorum.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Ağustos 2007 10:16 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Voyzeck

Üyelik Derecesi:
  


 Nasıl yani? Her iyi gözlem yapan ve iyi bir toplum bilimci olan insan filozof mudur ya da her filozof iyi bir gözlemci ve toplum bilimci midir? o zaman içine kapanık olan filozoflar,  özü kendinde arayan filozoflar, psikolojik darbe yiyip bir düşünce yaratan filozoflar(Friedrich Nietzsche gözlem mi yaptı, yoksa aşık olduğu kadından tekme mi yiyerek düşüncesine yön verdi, Marx’ın farkı insanları gözlemlemesi ve hayata sadece kendi penceresinden bakmaması değil miydi?), ve buna benzer daha birçok filozof aslında filozof değil miydi?
  Marx açığa bilgi mi çıkarttı ya da bilgiyi mi işledi asıl tartışma noktası bu filozofluğunun tarışılacağı nokta da bu... Marx çoğu yerde bilgiyi işlemiş gibiydi sanki, yarattığıda zaten var olandı ya da M. De Sade gibi insanın doğasında var olanı ortaya çıkardı ya da Her şeyi aldı ve tek bir düşüncenin içinde topladı(bilimsel sosyalizm). Bilgiyi işleyen insanlar filozof sıfatını hak ediyorlar mı acaba? eğer öyleyse çoğu insan ki öğretmenlerde dahil Filozof sıfatına sahip olmalı(tekrar hatırlatmak istedim her insan filozof olabilir ama bir de filozof olmak vardır).

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Ağustos 2007 1:30 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
guattari

Üyelik Derecesi:
  


marks her filozof gibi iyi bir gözlemci iyi bir toplum bilimciydi..

hegelin tanrısı farklıydı.. ama biçimsel olarak .. ierik olarqak biizm tanrımızdı.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Ağustos 2007 12:38 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
Voyzeck

Üyelik Derecesi:
  


  Bu durumda Marx nedir? Filozof mu yoksa yi bir gözlemci, toplum bilimci ve ekonomist mi? Marx’ın bağladığı her şey aslında toplumlar tarihine mi dayalı? Aslında Marx, yaptığı her analizi tarihten ve gördüğü somut olaylardan yola çıkarak mı yaptı?
  Ayrıca Hegel konusuda var. aşşağıdaki düşünce(benim yazdığım) gerçekten Hegel diyalektikle tanrıyı yok etme hatasına mı düştü yoksa onun kastettiği tanrı çok mu farklıydı?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 12 Ağustos 2007 6:52 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
guattari

Üyelik Derecesi:
  


marks diyalektiğinde tanrıyı yok etmedi.. tanrı kendiliğinden yok oldu.. hatta diyalektik süreçte tanrıyı yok etmedi.. tanrı... din.. bunlar marksın tarihsel evriminde önemli rol oynayan olgulardı..

burjuvazi+proleterya=sosyalizm.... sosyalist toplum düzeni...

ilkel dönem...feodal dönem...kapitalist dönem....

ilk dönemden sonra bir olgu ortaya çıkıyor... DİN...

ve bu toplumu yöneten sınıfın elinde bir güç olarak kullanılıyor..

işte din bu noktada kendi yaradılışına ters düşüyor.. bu noktada din afyondur deniliyor.. yani marksın dinide çürütelim diye özel bir çabası yok..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Ağustos 2007 7:51 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Voyzeck

Üyelik Derecesi:
  


En başta herkese çok teşekkür ederim bu konuyla ilgilendiğiniz ve gerçekten felsefe üzerine yoğunlaştığınız için....

G.W.F. Hegel üzerine,

  Hegel aslında yarattığı düşüncenin bir açığını gerçekten unutmuş olabilir mi? bu durumda Hegelin düşüncesi çürürmü? Aslında Hegel’in yaratmak istediği düşünce yaratıcıyla mı alakalıydı, yoksa tinin değişimi üzerine etkilenen maddeyle mi? tez+antitez kuramını burdan mı yarattı? yani aslında temel aldığı şey tin, tinin değişimi ve maddenin etkileşimi miydi (buradan da açığa çıkan yeni bir şey)?

Karl Marx üzerine,

  Marx yarattığı düşünceyle neyi açıklamak(ya da yapmak) istedi? Toplumun refahını sağlamak mı yoksa tanrının yokluğunu mu?
 Eğer toplumun refahını sağlamaksa neden tanrıyı yok etti, burdan yakalayacağı nokta neydi? ona en zıt olan düşüncede tanrıyı yok ediyordu ve o da yok etti (zıtlığın birliği ve karma sistem oluşumu gibi bir düşüncede oluşturabiliriz kişiye bağlı olarak). Marx’a zıt olan(serbes ekonomi-liberal düşünce) sistemin yaratıcısı maddeci bir yapıya sahipti(Thomas Hobbes).
  Eğer Tanırının yokluğunu ispatlamaksa neden"burjuvazi(tez)+proleterya(antitez)=Sosyalizm(bilimsel)" Gibi bir düşünce yarattı. amaç ezilenlerin ve bütün toplumun birliğiyse tanrıyı neden koydu bunun içine?
  Marx’ın aasıl temel aldığı problem neydi?

  Evet bu iki nokta arasında bağlantı kurulabilir, ayrıca hegel ve marx arasında da... Aslına bakarsanız ilk maddeci Marx değildir, İlk diyalektiği kullananda ve yarattığı düşüncenin pratiğini oluşturmayı deneyende Marx değildir... Madde Herakleitos(hatta diyalektiğede bunu diyebiliriz ama hegel’in yarattığına oturmuyor), Diyalektik Hegel ve Komünal toplum İlk insanlar... buradan varacağımız başka bir tartışma: aslında marx bir filozof değil, iyi bir gözlemci ve ekonomistmidir(her insan filozoftur evet ama bide filozof vardır...)?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Ağustos 2007 5:23 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com