Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Tamam o zaman. Ama ben sana yalancı demedim onu düzelteyim. Çünkü bu olayı ortaya atan sen değilsin... Bir olay olmuşsa bu olayın muhatabı benim dedem değil diyorsa ona "hayır o senin deden" demek pek de mantıklı gelmiyor. İsterse 70 milyon kişi dedesi desin. Benim de fikrim budur. Saygılarımla
DARK SOUL Ergun Poyraz’ın tutuklanma gerekçesi "Devletin gizli belgelerini elinde bulundurmak, aynı zamanda da ümraniyedeki bomba olayları ile ilgli ve yasa dışı örgüte üye olmaktan... Bu katliamı gerçekleştiren kişinin Arınç’ın dedesi olduğunu iddia eden kişiler memurmuş. Arınç bu olayın üzerine gitmiş ve bu memurları bilgisayar kayıtlarından yakalatmış. Yani bu olay internet sitelerinde elden ele dolaşan (hani var ya işte bu maili beş kişiye gönder falan gibi işte) maillerden...Mail yoluyla dolanmış durmuş...Kitaplara bile konu olmuş. Yani delinin biri bir element uydurmuş herkes de o elemente inanmış. İnanmak istemiş desek daha iyi olur. Tamamen yalan olduğu için de Genelkurmay isim vermez. (haa bu arada yalan olan mevzu Kubilay’ı kesen kişinin dedesi olmadığı yine esrarkeş mevzusuna girmeyelim) Bülent Arınç’ı sevmeyebilirsin. O’nu Cumhuriyet düşmanı olarak görebilirsin. Karşı propaganda da yapabilirsin. Hatta hatta küfür de edebilirsin..Karışmam. Saygı duyulması gerekirse duyarım. Ama karşı propaganda yaparken yalana başvurmak benim garibime giden.
(AnTiKoLpA tarafından 28 Aralık 2007 11:28 ÖS tarihinde degiştirildi.)
TBMM bu konuda Bülent Arınç’ın dedesi değildir diyor, Genelkurmay ise - her ne kadar isim vermese de- TBMM’nin görüşüne ters bir açıklama yapıyor. Ben tercih hakkımı Genelkurmay’dan yana kullanmayı tercih ediyorum. Sen TBMM’nin açıklamasına inanıyor olabilirsin. Cumhuriyetin altını sinsice oymak isteyenlerin hangi gelenekten geldiklerini gayet iyi biliyoruz. Bana Genelkurmay’ın açıklamaları "akla ve bilime" daha yatkın geldi. Zira ben bu konuya birkaç kitapta daha rastladım. Verdiğim site linki bu konudaki sitelerden sadece bir tanesiydi, site ismine takılma. Böyle onlarca site var internette. Konuyla ilgili kimlere dava açılmış ben bilmiyorum yazarsan bilgi sahibi olmuş oluruz. Lakin en son Ergün Poyraz’ın tutuklandığını biliyorum. Gerekçe: "Devletin gizli belgelerini elinde bulundurmak" mış.... En başta dediğim gibi sen TBMM’nin açıklamasına inanıyor olabilirsin ama ben Genelkurmay’ın açıklamalarına inanıyorum.
Bilim ve akıldan yana olduğumuz için araştırıyoruz öğreniyoruz sen rahat ol. Hükümetin çanak yalayıcısı gazeteler ve TBMM’nin AKP yanlısı yayın organları herşeyin üzerini örtmekte birebir. Sen bir de buradan bak; http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6197 Manisa’da, Menemen’de ve daha bir çok yerde işgalcilere karşı bir örgütlenme içerisinde yer almayanlar, cumhuriyetin ilanından sonra “din elden gidiyor” söylemi ile Hüsnüyadis namlı, Manisa Mutasarrıf Nakşibendi tarikatı mensubu Giritli Hüsnü Bey’in kardeş çocuğu olan sözde Giritli mehdi Derviş Mehmet önderliğinde çoğu cahil insanlar bir araya geldiler… Bu grup 23 Aralık 1930 günü Menemen’de yaptıkları isyan girişimi sırasında kendilerine engellemeye çalışan 43. Piyade Alayı’ndan Piyade Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile karşı karşıya geldiler. Kubilay ve beraberindeki askerler gruba uyarı ateş açtı. Fakat, “silahlarında manevra mermisi bulunduğundan dolayı etkili” olamadılar… Bunu fırsat bilen Giritli mehdi Derviş Mehmet ise, “bakın bana mermi işlemiyor” diyerek kendince kutsallık zırhına büründü. Olaylar sırasında ağır bir şekilde yaralanan Kubilay, yaralı olarak meydandaki hükümet binasına girmek istedi. Ama binanın giriş kapısı kapalı olduğu için giremedi… Bu nedenle, hükümet binasının hemen yanındaki Kazez Camii bahçesine yöneldi. Giritli mehdi Derviş Mehmet, Giritli Şamdan Mehmet ile birlikte Kazez Camii bahçesinde bitkin bir vaziyette bulunan Kubilay’ın başını bağ testeresi ile canlı canlı gövdesinden ayırdılar. Sonrada, asteğmen Kubilay’ın başını yeşil bir bayrağın tepesine takarak Menemen sokaklarında dolaştırmaya başladılar. Bu sırada, kendilerine müdahale eden Şevki ve Hasan adlı kahraman iki bekçiyi de öldürdüler. Olay yerinde toplanan 250 – 300 kişilik ahali ise Kubilay’ın şehit edilmesi esnasında olaylara hissiz ve seyirci kaldı. Hatta bir kısmı, olayı tasvip edercesine alkış tuttu. O sırada sözde mehdi Giritli Derviş Mehmet, Yüzbaşı Fahri’ye “ben mehdiyim, şeriatı ilan ediyorum. Bana kimse mukavemet edemez. Karşımdan çekil!” dedi… Sonunda isyan bastırıldı. Kurşun işlemeyen sözde Giritli mehdi Derviş Mehmet’e ateş açıldı. Ve bu ateş esnasında Kubilay’ı şehit eden sözde Giritli mehdi Derviş Mehmet ile birlikte Giritli Sütçü Mehmet ve Giritli Şamdan Mehmet öldürüldü. Aralarında önceden Şeyh Sükuti’nin Menemen belediye başkanlığı yaptığı sırada yönetimde birlikte olduğu bilinen Hayımoğlu Yahudi Jozef, Erbilli Şeyh Esad’ın oğlu Mehmet Ali ve 37 kişinin idamına karar verildi. Nakşibendi Şeyhi Esad Efendi ise ilerlemiş yaşından dolayı 24 yıla hapis oldu. Fakat tutuklu bulunduğu sırada hastalığından dolayı öldü. Şeyh Esat ve tarikatının amacı Cumhuriyet kayıtlarına, “Hükümeti yıkmak, ATATÜRK ilke ve inkılaplarına aykırı olarak saltanat ve şeriatı getirmek, tekke ve zaviyeleri açmak, şapkayı yasaklayıp yeniden fesin kullanılmasını” sağlamak olarak geçti. Menemen olayının hazırlayıcılarından olan Nakşibendi tarikatı lideri Şeyh Esat’ın yurt dışı bağlantısı ile ilgili olarak Askeri Mahkeme Başkanı General Mustafa MUĞLALI, verdiği beyanatta (Cumhuriyet Gazetesi; 01 Şubat 1931 Tarihli nüshası), “Şeyh Esat, hilafet komitesiyle alakasına dair bir itirafname hazırlıyordu. Bu münasebetle İngiliz casusu Lavrens ile münasebette bulunduğunu da doğrulamaktaydı. Fakat, hastalığı bunu yazıp bitirmesine mani” olduğunu belirmiştir. İşte size, “bir - iki sarhoş ve esrarkeşin gerçekleştirdiği olayların insafsızca inançlı bir kesime mal edilmek” istendi denilen Menemen isyanı. Bu isyanın gerçeklerini yıllar sonra Nedim ÇAKMAK’ın yazdığı “İşgal Günlerinin İşbirlikçileri Hüsnüyadis Hortladı” isimli kitabı (Kumsaati Yayınları [Kitabın 5. baskısı yayına hazırlanıyor!]) sayesinde öğrendik… Kitapta, Menemen isyanını Giritli Hüsnü Bey’in Türk Milletine ve Cumhuriyete karşı düşmanlığı sonucu Yunanistan’a gittikten sonra buradan idare ettiği yazılıydı!!! Olayların tertipleyicileri ise Nakşibendi tarikatı lider Erbilli Şeyh Esat, işgal dönemin Manisa Valisi Giritli Hüsnüyadis (1922’de Yunanistan’a yerleşti ve Hristiyan oldu) ve onun kardeş çocuğu Giritli Derviş Mehmet, Menemen Belediye Başkanı Şeyh Sükuti ve akın akın Manisa’dan Menemene gelen diğerleri… Hüsnüyadis namlı Manisa Mutasarrıfı, Nakşibendi tarikatı mensubu Menemen isyanının tertipleyicisi, Nakşibendi tarikatı lideri Erbilli Şeyh Esat ve Derviş Mehmet, işgal yıllarında yurdunu savunmak için çete kurmadı, işgal güçlerine karşı kurşun sıkmadı!… Fakat, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı çete kurarak, asker ve iki bekçisine kurşun sıkmakta ve kurşun sıktığı asteğmen Kubilay’ın başını bağ testeresi ile kesme konusunda hiç tereddüt etmedi. “Menemen isyancısı Derviş Mehmet’in (Menemen-Sümbüller Köyü) ikinci eşinden torunu, babadan Girit Rum’u, anadan Mısırlı Arap olan zat şimdi Meclis başkanlığı yapan (Bülent ARINÇ) ın dedesidir… Ayrıca haberi iyi oku, TBMM iddiaları reddetmiş ama Genelkurmay olayı esrarkeşlerin değil Nakşibendi tarıkatı üyelerinin yaptığını belgeliyor. Bülent Arınç’ın dedelerinin ve kendisinin hangi tarikata mensup olduğunu ve hangi gelenekten geldiğini bildiğimiz için araştırmalarımız mantığa pek uygun düşüyor. "Kubilay’ı esrarkeşler öldürdü" diyen gazetelere bak; Zaman, Yeni Asya, Yeni Şafak... Bu gazetelerin hangi görüş yanlısı olduğu malumumuz. Bu ve buna benzer bilgileri içeren onlarca internet sitesi ve yazılmış kitap var, araştırma zahmetine katlan artık. Sitelerde ve kitaplarda tüm yazılanlar yalan. Hı hıı... Ha bir de o kadar yazının içinden kendi işine geleni kopyala/yapıştır yapmışsın. O da bir yetenek tabii. Takdir ettim.
(_DarK_SouL_ tarafından 28 Aralık 2007 1:29 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
Hala bu alışkanlıklarından kurtulamadı bazıları. Yalanları iftiraları "doğru" olarak kabul etmek artık gelenek oldu. Üstelik de ""Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki amaçlara bütünüyle eremediğimizi, fakat kesinlikle ödün vermediğimizi, akıl ve bilimi yol gösterici saydığımızı onaylayacaklardır. Zaman hızla ilerliyor, ulusların, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, kesinlikle değişmeyecek yargılar getirdiğini savlamak, aklın ve bilimin gelişimini yadsımak olur." sözünü profiline alan arkadaşımız hiç de araştırma gereği duymadan bir iftirayı buraya taşımış... Atatürk bilim bilim bilim demiş. Yani iki internet sitesinde gelen maillleri hemen doğru olarak kabul edip balıklama atlayabilirsin dememiş. Bülent Arınç’ın dedesi söz konusu kişi değil. bununla ilgili açıklama yapılmıştır. Bu yalan ve iftira haberi mail yoluyla kandırılmaya müsait insanları kandırmaya çalışanlar hakkında da dava bile açılmış..Ama araştırmak gerek. ***** TBMM: Arınç’ın dedesi değil TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın dedesinin Menemen Olayı’nda rol aldığı yönündeki iddiaları TBMM Başkanlığı yalanladı. Açıklamada, Arınç’ın dedesinin Giritli Mehmet değil Sarıhüseyin oğlu Ahmet Efendi olduğu bildirildi. 1800’lü yıllarda Horasan’dan Manisa’ya göç eden bir Yörük ailesinin oğlu olan Sarıhüseyin oğlu Ahmet Efendi’nin, Çanakkale Savaşı’na katılıp gazi olduğu kaydedildi. http://www.milliyet.com.tr/2007/01/17/guncel/agun.html
dedesinin bugünkü versiyonu...
ilk defa onu anarken benim başım önümdeydi bu yıl. . .O inandığı gerçek uğruna kahramanca öldü. Öldürüldü..Kubilay Öğretmen bu yılda özlemle,saygıyla, fikirlerini ve duygularını anlamakla anıldı.İçimizde yaşayan tüm kubilay’lar daha ne kadar susup bekleyeceğiz. . Daha ne kadar sessiz çığlıklar atıp bunu yapmaya çalıştık, en azından denedik diyeceğiz. .
Dedesi kılıklı.
Kubilay öğretmenin Menemen’de şehit edilişinin 77. yıldönümü bugün... Vatan için, cumhuriyet için, bağımsızlık için, Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi için canını vermiş tüm şehitlere Allah rahmet eylesin, ruhları şad olsun. Konu ile ilgili bir not: Menemen’de halkı "din elden gidiyor, şeriat isteriz" diye ayaklandıran, Kubilay öğretmenin başını yaralı halde iken testere ile gövdesinden ayıran ve Menemen sokaklarında dolaştıran Giritli Mehmet ( Derviş Mehmet ) adlı gerici yobaz, eski meclis başkanı Bülent Arınç’ın öz dedesidir.
Güncel bölümümüz belli bir süreliğine kapatılmış ve üyelik sözleşmesi ve forum kurallarına aykırı mesajlardan arındırılarak tekrar açılmıştır. Nezaketinizi koruyarak fikirlerinizi belirtmeniz, karşı tarafa saygı için değil, karşı tarafında size aynı üslubu göstererek saygı göstermesi için gereklidir. Bu nedenle Türkiye şartlarının sizi olmak zorunda bıraktığı fanatik tutumdan kurtulmanızın, kendi fikrinizi topluma daha iyi anlatmak ve yaymak için şart olduğunu hatırlayınız. Empati kurarak, öncelikle sizin sevdiğiniz saydığınız kişi, görüş ya da düşüncelere nasıl davranılmasını istiyorsanız bunu karşı fikir yada kişilere uygulamalarınızla gösteriniz; örnek olunuz. Örneğiniz karşı taraf için uygulamaya dönüştürülecektir. Bu açıklamalarımızın aksinde davranış gösteren üyelerimiz mesajlarının silinmesinden rahatsız olmayacaklarını da göstermiş sayılırlar. Eğer herkesin okuması gerektiğini düşündüğünüz bir yazı yazıyorsanız o yazının forumlarımızda sonsuza kadar muhafaza edilmesini istiyorsanız açıklamalarımızı dikkate alınız. Bu açıklamalarımıza uymayan üyelerimize ise aynı üslupla cevap vermek yerine nezaketle, üyelik sözleşmesi ve forum kurallarımıza aykırı davranışlar sergilediğini bildirmekle yetindikten sonra "bu mesaj rahatsız edici" linkine tıklayarak üyelik sözleşmesi ve forum kurallarına aykırı olduğuna inandığınız mesajları bize bildiriniz. Anatolianrock.com Ekibi
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com