Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Müzik (Genel) > Koro ve Türk Halk Müziği Koroları...
CEVAP YAZ
pink_eyelash

Üyelik Derecesi:
  


Anlaşılır bi dil ! kendin söylüyosun ben gidipte artık dörtlü aralıklardan Türk Müziği kadanslarından ve ölçülerinden alakasız bi biçimde dügah makamından ve bu makamın gamından ve korolarda nasıl şekillerde kullanıldığından bahsetseydim ve açıklamaya çalısydm bu pek de anlaşılır bi dil olmazdı önceki msjlarımda bu hatayı yaptığımı söyledim bu arada seviyesiz bir dil demişsin gayet seviyeli bir dil kullndığımı düşünyorum konuyu açan sensin fakat bu müzikle ilgili herhangi bir eleştride bulunduğunu ya da herkesin bildiği dışında farklı söylediğin bişeylere rastlamadım bu da son msjımdır bu konuya eee herkes seviyesine göre değil mi???

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Ocak 2007 11:21 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
SKUDAS

Üyelik Derecesi:
  


Söylediklerinde haklısındır ama bu sitede yüzlerce müzisyen var bunu sende çok iyi biliyorsun. Biz müzik açıklamalarını basit ve anlamsız kavramlarla anlatmaya devam ettikçe müziğimiz hep kısır kalmak zorunda kalacak. Biz müzisyenlere düşen görev müziği ( bu fark etmez halk, rock..vs ) daha seviyeli ve anlaşılabilir duruma getirmek olmalıdır.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Ocak 2007 3:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
pink_eyelash

Üyelik Derecesi:
  


söylediklerimin doğru olup olmadığını Türk müziğiyle yakından ilgilenenlerden öğrenebilirsin.Bilimsel açıklama konusunda da bi çok mesajımda bilimsel ve matematiksel açıklamalar yaptım müzikle ilgili fakat anlayan olmadı sonra da onlara hak verdim eğer bilimsel konuşmaya başlarsam bu sitede müzik bölümünde okuyanların dışında kimse anlamayacak zaten kimsede okadar derinlemesine bilmek zorunda değil ben sadece basit ve herkesin anlayabileceği bi biçimde anlattım gidipte armoniden anlamayan bi insana matematik gibi müzik anlatıp örnekler vermem saçma olurdu ki önceki msjalarımda böyle bi hata da yaptım bakabilirsin bi grubun formuna yazdıklarıma sanırsam ne demek istediğimi anlarsın o zaman arkadaşım bu konuya daha bişey yazmak istemiyorum sevgiler....

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Ocak 2007 8:46 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
SKUDAS

Üyelik Derecesi:
  


Alıntı ( Pink_eyelash ) : Dünyanın her yerinde ama her yerinde karar ses la dır bebek bile ilk doğduğunda ağladığı zaman la sesi verir ama  Türklerde karar ses mi ve bazı notalar 1 tam ses yukardan okunur bazı parçalarda mesela parça mi fa sol gidiyo o parça re re mi la okunuyo bana bu olay saçma geldi...

  Birçok konuda hemfikiriz sanırım bundan şüphen olmasın, ama bir gerçek varki müzik konusu ve nota hakkında yukarda açıkladığın gibi birşey olmasa gerek. Müziği ne kadar bildiğimi sorabilirsin bu konuda haklısındır tanımıyorsundur sanırım.  Sana bir dost ve arkadaş tavsiyesi müzik hakkında yapacağın açıklamaları daha bilimsel, bilimsel olmasada biraz daha anlaşılır yazarsan, hem yorum yapma olanağım artmış olacak hemde insanlar anlayabilecek.
 Beni samimiyetle anladığını sanıyorum sevgiler.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Ocak 2007 6:06 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
pink_eyelash

Üyelik Derecesi:
  


Sadece kendi müzikleri evrensel oldu çünkü evrensel öğeleri taşıyan sadece kendi müzikleri acı ama gerçek dünyanın her yerinde ama her yerinde karar ses la dır bebek bile ilk doğduğunda ağladığı zaman la sesi verir ama  Türklerde karar ses mi ve bazı notalar 1 tam ses yukardan okunur bazı parçalarda mesela parça mi fa sol gidiyo o parça re re mi la okunuyo bana bu olay saçma geldi işin içinde olduğum içinde biliyorum ayşeye sağdan bakarsan ayşe soldan bakarsan fadime değildir ayşe ayşedir.Çalışan işçileri ele almışsın evet düşünmemiştim mantıklı geldi çünkü blues tarzının çıkması da Amerikada çalışan zenciler sayesinde olmuştur kendi kültürlerini korumak amacıyla çalışırken söylemişlerdir Amerikalılar da buna kendi armonilerini katarak jazz müzik diye bi tür çıkarmışlardır zencilerden çaldıkları müzikle...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Ocak 2007 9:46 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
jerfimJiyan

Üyelik Derecesi:
  


Gençlerin ve özellikle bizim kuşağımızın türkülerden uzak kalışınn bir nedeni olarak işaret etmişimdir hep TRT Türk Halk Müziği Korosunun.

Koro anlayışına getirilen yorum oldukça güzel olmuş.TRT yi saymazsak.

Koro zihniyeti kendi doğallığında ve kendi kurmacasında emeğinde güzel. Oysaki biz tv lerde takım elbiseli adamlar ve abuk kıyafetli saçları fönlü kadınlar görmek istemiyoruz.

Sanatın doğuşuna dair anlatımlardan ve yorumlardan biliyoruz ki müzik ve insan sesi dini ayinlerde kullanılmış ve koro zihniyeti toplu ibadet,toplu şükran gösterisi olurmuş.

Köylerdeki yaşam ve doğa ile müziğin içiçe oluşu duyguların ortak olması bir sürü etken aslında bu anlayışın.

Metropol yaşamları bireylere indirgedi tüm faaliyetleri,ortak saydığımız olguları.

Belki Türkü koroları çok farklı tasarlansa idi durum şimdikinden daha farklı olurdu .
Ne yazık ki şimdi yalnızca kendi müziğimizden soğutulduk.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Ocak 2007 9:39 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
SKUDAS

Üyelik Derecesi:
  


Evet haklısın ama buna zaman, mekan ve gerçekleşen yere göre bakmak lazım. Birde koro çok sesli olmalıdır mevzusu tartışılacak bir durum tabi, yazıda bahsettiğim gibi tarlada çalışan köylüler yada işçiler de bir korodur bence, yöneten olmadan, illede çok sesli olması gerekmiyor. Ama sen batı olarak bakıyorsan orası başka tabi... İlerleyen Emperyalist düşünce ile birlikte bir evrensellik kavramıdır süregeldi ve sadece kendi yaptıklarını evrensel denen salak kelimeye sıkıştırdılar bundada gayet başarılı oldularda. Sadece kendi müzikleri evrensel oldu, sadece kendi müzikleri bilimsel oldu. Yani lafın kısası çok da batılı düşünmemek gerekiyor...

(SKUDAS tarafından 11 Ocak 2007 6:23 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Ocak 2007 1:17 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
pink_eyelash

Üyelik Derecesi:
  


Türk Halk müziği korolarını bi türlü sevemedim ve anlam veremedim hepsi tek bi sesten söylüyolasrsa koro olmanın anlamı ne biri solo söylesin daha iyi. Benim koro diyince aklıma direk çok seslilik gelir ki bunun örneklerine ortaçağ gibi baskıcı bi dönemde bile rastlanmıştır fakat kadın sesi kullanılmamıştır kadın sesi yerine hadım edilen erkek sesleri kullanılmıştır.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Ocak 2007 11:11 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
SKUDAS

Üyelik Derecesi:
  


           KORO VE TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROLARI

   Koro kelimesin çıkışını araştırmaya kalkmamız demek M. Ö 5000 yıllarına kadar inmemiz demektir. Yinede fazla detaya inmeden açıklamaya çalışalım ; Aslı M. Ö 500 yıllarda Yunan kültürüne ait olduğu söylenen koro anlayışı aslında Sümerler tarafından çok çok  eskiden kullanıldığı birçok kaynakta gösterilmiştir. İnsanların tarihi gelişim süreci içerisinde koni halinde yaşama, birlikte hareket etme anlayışı ve yaşam kültürleri o an yaşadıklarını ezgilere dökme ( bu doğadan bir sesle yada herhangibir araçla taş, demir, sopa vs. ) ya da bu duygularını ifade etmelerini sağlamıştır. Çok iyi bilinmektedirki teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte insanların birbirleriyle görüşmeleri veya sohpetleri gün geçtikçe azalmaya mahküm olmuştur. Ama biz bunu M. Ö ya da M. S gibi tarihler için söyleyemeyiz. O yıllarda insanların kendilerini savunmaları için birlikte aynı topluluktan uzaklaşmamaları gerekiyordu. Örneğin bir çocuk dünyaya geldiği zaman bunu herkez bir araya gelerek belki bağırarak belki avlanarak duygularını ifade etmişlerdir. Kısacası Sümerler kurdukları bu medeniyeti kendilerinden sonra yaşayacak olan yada yaşamık kavimlerede devretmişlerdir. Koro kelimesini birlikte şarkı yada türkü söylemek olarak değilde birlikte hareket etme olgusu olarak düşünürsek daha doğru olacaktır. Mesela Karadenizde bulunan bir köyde insanların ıslık çalarak haberleşmesi yüzyıllardır süregelen bir gelenek halidir. Yani koro kelimesinin anlamını müzikten ve insanlık yaşamından ayrı bir katagoride değerlendirmek doğru olmayacaktır.

  Dünyadaki yerleşim birimleri ve coğrafi yapısına göre değerlendirmek de koro anlayışını anlamamıza büyük neden sağlayacaktır. Bunu küçük örneklerle ele almaya çalışalım ; Hayvancılık ve tarımın çok geniş bir yer tuuttuğu bölgelerde insanlar kıştan çıktıktan sonra yaylalara hayvanları otlatmaya giderken yada tarımla uğraşan bir bölgede hasat mevsimi geldiğinde, hasatın yada hayvancılığın daha kolay ve eğlenceli olarak geçmesi için aileler bir araya gelerek yaylaya çıkmaya, tarlaya hasata gidilir. Bu yaşam tarzının şimdiki kelime anlam İmece olarak bilinmektedir. Tarlada yapılan hasatın daha zevkli geçmesi için yapılan işin ritmine uygun şekilde ( kazma, tırpan yada yürüyüş ) atışmalı veya koro halinde türküler söylenerek zamanın daha eğlenceli geçmesi sağlanmıştır. Bu değişik yaşam tarzları oluştuktan sonra bununla birlikte müzik kültürleride gelişmiştir. Bu müzik kültürleri ritmiyle, konusuyla, ezgileriyle, makamsal yapısıyla yöreden yöreye bütünlük gösterir. Mesela yayla göçünde yaylaya çıkarken söylenen bir ezgiyle düz bir arazide yapılan hasat sırasında söylenen bir imece türküsünün konusu yada ezgisi bir olmayacaktır. Bu yaşam tarzları yöreden yöreye, ilçeden ilçeye değişiklik gösterdiği içinde müzik kültürünün zenginliiği doğmuş olmaktadır. Türkiyede gelişen bu müzik kültürünü araştırma gereği ( derleme ) 1937-1951 yıllarında Muzaffer SARISÖZEN, Nida TÜFEKÇİ, Ahmet YAMACI gibi değerli isimlerin bir araya gelerek düşünülmüş, tasarlanmış vede gerçekleştirilmiştir. Her bölgeye gidilerek, gerekirse köy köy kişilerin ve ozanların, Almanyadan getirtilen bir cihaz ile ses kayıtları alınarak türküler derlenip, dikkatle ve özveriyle notaya alınmıştır. Derlemelerin yapıldığı ilk yıllarda bir toplıluk gereksinimi duyulmuş ve M. SARISÖZEN tarafından 1940 yılında Ankara Radyosuna bağlı YURTTAN SESLER TOPLULUĞU kurularak derlenen bu türküler seçilmiş çeşitli sanatçılar tarafından seslendirilmeye başlamıştır. Daha sonraları geliştirilerek İzmir ve İstanbulda da kurularak geliştirilmiştir. Bu topluluklar günümüzde halen çalışmalarını türkiyenin çeşitli illerinde sürdürmektedir.

  Koro zihniyetinin aslında birlikte hareket etme anlamına geldiğini söylemiştik. Kurulan bu koroların birçok güzel yanı olduğu gibi, anlaşılması güç, bir o kadarda anlanmsız yönlerini de görmezlikten gelmemek gerekiyor. Örneğin tek başına söylenmesi gerekirken Türküyü Koro olarak söylemek, Koro halinde söylenmesi gereken türküyü tek başına söylemek, birde en önemlisi bu topluluğu, olmazsa olmaz gibi düşünülen ve onsuz çalışma yapılamayacağını düşünen  Koro Şefi zihniyeti... İlerleyen teknolojiyle birlikte insanlığın yozlaşması, Devlet kavramının, yöneten ve yönetilen zihniyetinin çok ağır bastığı ülkemizde ve dünya ülkelerinde nedense koronun başına bir şef, okulda sınıf başkanı, yönetimde ise takım elbiseli bürokrat olması kaçınılmaz olmuştur. Koro çalışmalarında şef olmadığı zaman gürültü, şef varken dilini yutmuş bülbül kesilme, Devletin başında biri varken ( yöneten ) sessizlik ama bürakrasi yıkıldığında ise talan ve yağmacılık... Mesela polisin olmadığını düşünebilirmiyiz : düşünmesi bile hayal kırıklığı. Yada bir koro düşünelim başında bir şef bulunmasın ama ne kadar başarılı ? Neden yüzyıllar önce insanlık bu tip bir gereksinim duymamıştır ? Çünkü insanların yaşamak ve ayakta durmak için savaşları vardı, şimdiki gibi ’’ Ne kadar çok param olursa o kadar iyi’’ zihniyeti değil tabi. Hasat sırasında herkes birlikte imece türküleri söylemişti ilk cümlelerimde, onları da yöneten birileri varmıydı? Yoksa vardı da biz mi bilmiyorduk. Düşünsenize çalışan topluluğun başında, tarlanın bir ucunda bir şef hadi çalışın ve söyleyin mi demişti ? Lafın kısası gelişen Ekonomi ve teknoloji insanlığı o kadar yozlaştırdı ve bilinçsizleştirdiki artık bir araya gelip bir konu hakkında sakince tartışma bile yapamaz duruma geldik. Buna böyle alışmak mı gerekiyor yoksa bu düzene karşı çıkıp şefsiz koro oluşturmak mı gerekiyor bilmiyorum... Bence insanlık önce birlikte yaşamayı, birlikte hareket etmeyi, geçmişteki gibi yaşamayı öğrenmelidir. Bizler başımızda bir şef yada yönetici olmadan çalışmayı beceremedikçe sahnelerde ellerini sallayan, hadi burda girin diyen, üç mezur sonra ritm girecek diyen, birde o muhteşem takım elbisesi ve traşı ile koroya komut veren birileri olacatır.


     Oktay ÜST                

(SKUDAS tarafından 11 Ocak 2007 6:20 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Ocak 2007 7:40 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com