Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Kapitalizm ve Maymunlar!...
CEVAP YAZ
THeoCRaCY

Üyelik Derecesi:
  


Değerli Arkadaşlar,

mevcut konu incelenip düzenlenmiştir.

İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır.

Sizlerden isteğimiz; forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek, incelenmek üzere ’Bu mesaj rahatsız edici’ butonunu tıklamanızdır.

Barış dolu günler dileğiyle,

Saygılarımızla
Anatolianrock.com Ekibi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 29 Ekim 2007 2:02 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
d_RajejinN

Üyelik Derecesi:
  


Kapitalizmi maymunlara insanlar aşılamış. Yani maymunlar bunu kendileri oluşturmamıştır. Doğal olarak yaşamlarında kapitalizm var gözüyle bakamayız. Yaşasın kapitalist devrim=) azuahapuha

(d_RajejinN tarafından 8 Temmuz 2007 1:13 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 8 Temmuz 2007 12:07 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
_NydriaN

Üyelik Derecesi:
  


İnsanlar düşünce güçleri ile hareket ederler ve hayvandan ayrılan en büyük noktamızda budur sevgili baba_ruhi ;)

Yaşasın kapitalist devrimimiz muha :ç

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 3 Temmuz 2007 1:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
megadeath

Üyelik Derecesi:
  


kapitalizm veya ucundan faydacılık temel amaç belli, öyleyse etik onlar için düşünülemez sonuç olarak kurtarılacak birşey yok.çünkü onlar yönetici.yani kurtarma iradesi onlarda.kim kurduğu oyunu bozar.oyundan zarar gören.peki oyun zarar mı veriyor hayır.öyleyse mahkumuz.
bir düşünce var aslında, bliyorum amam dilim varmıyor.ütopikti bir zamanlar ama artık gerçek oluyor...zamanla...göreceğiz...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 3 Temmuz 2007 12:23 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
goran

Üyelik Derecesi:
  


Her kapitalist, bir maymun olamaz ...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Mayıs 2007 12:03 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
jakoben

Üyelik Derecesi:
  


Kapitalist sistem etikten azade bir yapıdadır.
Birincil hedefi etiği yoketmektir ki bir süre sonra (örnekteki deneklerin ve bu konu özelinde) kapitalist sömürü altındaki insanlığın etik açıdan irdelenmesi gündeme gelmesin.

Kapitalist sistem insanda güdelendirmeler oluşturur..
Önce (bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler )şiarı ile başlar yavaş yavaş ödüllendirir insanı.Yeni fırsatlar yeni hayatlar sunar. Pavlov köpeğine dönen sermaye şişkoları yer yer de doymaz.
Haksız kazanç ve haksız rekabeti getiren güzel hayat masalları değişim değeri olan şeye değerleri satmakla ulaşılacağını sanan insanlarla dolar etraf.

Gelelim şimdi kim dur! diyecek kısmına..
Bu sistemin üzerinde hala birileri kalmışsa şalteri belki indirirde bizde kurtuluruz.(Ki bunu beklemek ancak denek maymunlarına has bir durum)

İnsani değer yargılarını yeniden bulmadan,bireysel anlamda kurtuluşa ulaşmadan,erdem leri sistemin çıkardığı yerden içimize yeniden almadan kimse gelip buna dur demeyecek!

Tüm deneklere sevgilerimle...

(jakoben tarafından 7 Temmuz 2006 5:53 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Temmuz 2006 5:52 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
TYLER763

Üyelik Derecesi:
  


Amerikan üniversitelerinin çok sevdiğim bir adeti var.
Her yıl, her üniversite kendi alanında çok sivrilmiş ama mutlaka
akademik hayattan gelmesi de gerekmeyen bir önemli ismi
mezuniyet konuşması yapmak,
yeni mezunlara çeşitli öğütler vermek üzere davet ediyor.
Aşağıda 2000 yılı, ünlü Yale Üniversitesi’nde
yapılan mezuniyet töreninde konuşmak üzere davet edilen Oracle bilgisayar
sirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison’un şaşırtıcı, hatta şok
edici konuşması var.

"Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle
bir giriş görmediğiniz için
özür dilerim ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum.
Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın.
Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra
sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın.
Ve şimdi şunu aklınıza koyun:
Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz
yıl sonra, solunuzdaki kişi
hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi
de aslında hiçbir şey başaramamış olacak.
Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de
başaramayacaksınız.
Başaramayacaksınız.
Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda
parlak gelecek için yüzlerce
umut ışığı göremiyorum. Yüzlerce değişik
endüstride liderliği
ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim
tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce
insan. O kadar. Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey.
Ben, Lawrence ’Larry’ Ellison üniversite terk,
kim oluyorum ve bu yetkiyi
nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli
yükseköğrenim kurumunun bu yılki
mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum?
Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim:
Çünkü ben, Lawrence ’Larry’ Ellison, üniversite
terk ve dünyanın en zengin
ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.
Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve
dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz.
Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve
dünyanın en zengin üçüncü adamı.
Siz değilsiniz.
Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o
listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve
siz o listede hâlâ yoksunuz.
Hımmm... Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir.
O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin.
Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim
gördünüz. Önünüzdeki yıllar
için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok
şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları
edindiniz. Burada size o
önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir
sürü insan tanıdınız, onlarla
bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca yanınızdan
ayrılmayacak bir kelimeyle
güçlü bir ilişkiniz oldu burada:
Terapi.
Bunların hepsi güzel şeyler. Ama gerçekte, o
kurduğunuz arkadaşlık
bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. O
çalışma alışkanlığına ve
’terapi’ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu.
İhtiyacınız olacak, çünkü
üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla
dünyanın en zengin insanları
arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de
listeye 10 ya da 11. sıradan,
Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi,
girebilirsiniz. Ama herhalde onun
kimin için çalıştığını söylememe gerek yok,
değil mi? Sadece kayda geçsin
diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından
terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız.
Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu
konuşmadan sonra çoğunuz
kendi kendinize soruyorsunuz: ’Yapabileceğim bir
şey var mı? Bir umudum var mı?’
Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok
şey dolduruldu, siz onlara
bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19
yaşında değilsiniz.
Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bu
anlaşılabilir bir şey. Belki de
şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu
göstermenin tam zamanıdır.
Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz
kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin
dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa
bırakıyorum. Üstelik o maaş
çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu
terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek.
Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara.
Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem:
Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve
fikirlerinizi ve bir daha geri
dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden başlayın.
Size söyleyebileceğim
tek şey, o başınızdaki kepler ve kıyafetin sizi
aynen şu güvenlik görevlilerinin
beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı
çektiği..."


konuyla doğrudan alakalı olmayabilir fakat yeri gelmişken belirteyim dedim..
(TYLER763 tarafından 2 Temmuz 2006 12:48 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)

(TYLER763 tarafından 2 Temmuz 2006 12:49 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 2 Temmuz 2006 12:46 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
lordan_bebe

Üyelik Derecesi:
  


Güzel bir forum konusu,şunu belirtmek isterim; bir durumu en iyi, somutlayarak anlatabiliriz ve bunun canlı örneği, alt yazıdadır.

Maymunlara kademe kademe birşeyler öğretmek amaçlanırken, her kademede bir ön safhaya geçiliyor ve bu geçişlerin hepsi başarıyla sağlanır.İşin garip tarafı, her geçiş noktasında maymunlar biraz daha insanımsı oluyor.Maymunun  temel ihtiyaç maddesi olarak gördüğü besin maddelerine ulaşabilmek için izledikleri yollar tıpkı insanlarınki gibi.İşin garip yani da bu zaten.Burada paranın maymun yaşamındaki değerini anlıyoruz.:)

Bilimadamları ise, metodlarının bu sonuca varmayacağı kanısını taşırken, bir anda bu sonuca varılmasından şaşkınlık duyuyorlar ve bu seferde tam tersi bir yol izleniyor.İşin bir diğer garip yanı da burası.

Evrim aslında sonuca giden yolun temel ana kaynağı.Detayların varolduğu bilinirse ve görülürse ve uygulamaya dökülürse, veriler bir bir canlanıyor gözümüzde.

Bilimadamlarının bu deneyi durdurmalarının en büyük nedeni, bence insanın maymundan türediği iddasının ispatlanmasıdır.

Bunun yanı sıra kapitalizmin herşeyden üstün görüldüğü ve yaptırım gücünün katı olduğunu anlıyoruz.Kapital sistemde, nelerin var olacağı ve nelerin yaşanacağı bu örnekte ap açıktır.

İnsanları değerlendirirsek şayet bu konu üzerinde, kapitalizm insan doğasını bozmaya yöneliktir.Ahlakın değerlerini belirleyen kapitalizmdir.Bu olgu sürecinde kapital sistemin neyi doğru neyi yanlış kılan yapacağı da bu süreçte belirli olur.Örneğin; Davranışların yanlış olduğu mantıksal açıdan ispatlanmışken, kapital bir sistemde bunu ön görüyor ise, bu belirli bir süre sonra etiğe uygunmuş gibi yansır ve toplumi için artık o davranış normal bir davranış olarak kılan yapılır.Etiğe uygun olan bazen kanunlarla çakışabildiği gibi.Ayrıca kapital sistem, insanlarda bencillik duygusunu ortaya çıkarır.Hep bencilik söz konusu iken, hoşgörü, düzen, kurallardan bahsetmek yanlış olur.

(lordan_bebe tarafından 1 Temmuz 2006 11:57 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Temmuz 2006 11:50 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
baba_ruhi

Üyelik Derecesi:
  


En çok satan kitaplar listesinde haftalarca birinci sırada yer alan Freakonomics kitabının yazarı Steven Levitt, yaklaşık bir yıl önce New York Times’da, Yale Üniversitesinde yapılan çok ilginç bir araştırma hakkında ses getiren bir yazı yazdı. Yazının ve araştırmanın ilginç olmasının nedeni, bu araştırma para ve maymunlarla ilgili. Keith Chen, Yale Üniversitesinde ekonomi bölümünde görev yapan bir profesör.

Keith Chen’in araştırması;

Maymunlara, para kullanmayı öğretmek ve bunun sayesinde topladığı bilgileri, bizlerin yani insanların, para ile olan ilişkisini karsılaştırıp, çeşitli sonuçlar çıkarmak. Araştırma, Yale Üniversitesinin maymun laboratuarında başlıyor.

Bu laboratuarda 7 adet capuchin maymunları, bir ana ve birçok küçük deney kafeslerinde, para kullanmayı öğreniyorlar. Para olarak, gümüş renkli, somun kullanılıyor. Süreç gayet basit. Ana kafesten bir maymun alınıp, deney kafesine koyuluyor. Bu maymuna para adını verdikleri somun veriliyor. Maymun öncellikle bu somunu kokluyor, ağzına götürüyor. Bu aşamada bir tepsi içinde çeşitli yiyecekler getiriliyor: elma, üzüm ve jell-o. Amaç, bu 7 maymunun her birinin sevdiği yiyecek türünü bulmak ve bu yiyeceği elde etmek için parayı kullanmalarını sağlamak. Deney kafesindeki maymun elmayı seçiyor. Araştırmacılar, maymuna elmayı vermeden önce, elinden parayı alıp, maymuna yiyeceği veriyorlar.

Bu süreç haftalarca sürüyor ve maymunlar birkaç hafta sonra, ellerindeki somunun yani paranın gücünü anlamaya başlıyorlar. Maymunlar paranın kullanımını; araştırmacılar, en çok tercih edilen yiyeceği  öğrendikten sonra, yeni bir süreç başlıyor: fiyatlandırma. Bu yeni süreçteki amaç, maymunların, biz insanlar gibi rasyonel kararlar verip vermediğini bulabilmek. Böylece araştırmacılar, birçok maymunun tercihi olan jell-o’nun fiyatını iki somun, elmanın fiyatını yarım somun ve üzümün fiyatını ise bir somun yapıyorlar. Buldukları sonuç ise gerçekten ilginç. Maymunlar, deney sırasında, biz insanlar gibi para harcama konusunda çoğu zaman rasyonel davranıyorlar. Parasını, en çok yiyecek alabileceği şekilde harcamaya başlıyorlar. Maymunlar, 1 somun verip, 2 dilim elma almayı, fiyatı 2 somun olan bir adet jell-o’ya tercih etmeye başlıyor.

Buraya kadar her şey güzel! Günlerden bir gün, yine ana kafesten, deney kafesine alınan maymun, deney kafesindeki bir tepsi içinde bulunan 12 somunu  görüp, aniden çılgına dönüyor. Paraların bulunduğu tepsiyi kapıp, ana kafese  fırlatıyor ve kendisini de ana kafese atıyor. Ana kafesteki bütün maymunlar bir anda gökten para yağdığını görüp, yere düşen paraları kapışmaya başlıyorlar. Levitt, bunu yazısında maymun tarihinde gerçeklesen ilk "banka soygunu"(maymunun tepsiyi çalması) ve "hapishane kaçışı" (maymunun deney kafesinden, ana kafese kaçışı) olarak tanımlıyor.Bütün bu kaos içinde araştırmacılar, ana kafesteki maymunlardan parayı geri almaya çalışıyor. Olay biraz yatıştığı bir anda Keith Chen, hiç görmemeyi tercih ettiğini söylediği bir olaya şahit oluyor: Erkek maymunlardan biri, dişi maymunlardan birine yaklaşıp, ona elinde bulunan somunlardan birini veriyor ve bunun karşılığında dişi maymun, erkek maymunun seks teklifini kabul ediyor! İşin ilginç yanı bu iki maymunun "işi" bittikten sonra, dişi maymun "kazandığı" parayı araştırmacıya getirip, bununla üzüm almaya çalışıyor. Chen, bu olayı maymun tarihindeki ilk "fuhuş" olarak tanımlıyor. Üniversitenin araştırma etik bölümü, maymunlar üzerinde yapılan para araştırmasının, maymunların yaşam koşulunu, değerlerini ve gündelik yaşamlarını tamamen değiştirdiği ve zedelediği gerekçesiyle, araştırmayı iptal edip, maymunlara para verilmesini yasaklıyor...

***

Üniversitenin etiği maymunları kapitalizm belasından kurtarmak için kolları sıvıyor. Ancak her nedense bu etik, insanlar söz konusu olunca kimsenin umrunda olmuyor.

Bu konu hakkındaki analitik fikirlerinizi bu bulguların eşliğinde ortaya koyunuz...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Temmuz 2006 9:54 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com