Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
les rêveries du promeneur solitaire (yalnız gezenin düşleri) kitabını okumuştum en son diğerleri gibi oldukça iyi hakkında tartışmaya bile gerek olmayan başarılı bir düşünür okunması gereken bir yazar
geçen sene ödevimdi.. bildiğim kadarıyla 66 yaşında ölmüştü, protestanmış. doğarken annesini kaybediyor babası sanatçı ve maceraperestmiş..sorumsuz bi babası olduğu için bi çok meslekte çalışmış, uaşklık bile yapmıştı sanırım.. katolik bi rahibin yanında kalıyomuş, bir ara katolik olmayı düşünmüş, rahip bunu bi adamın yaınna veriyo, takmışlar çünkü mezheb değiştirmesine..bi manastıra gönderiyolar burada büyük bi değişim geçiriyio öğrendikleriyle falan..sonra paris’e taşınıyo baya sıkıntılar yaşıyo..hizmetçi bi kadınla ilişki yaşıyo sonra,çocukları oluyo yetimhaneye falan veriyo... müzikle ilgilenmiş o aralar sonra paris sosyetesine karışınca eserlerde çalışmalar yapıyo müzikle ilgili..sonra bu hizmetçi başına bela oluyo falan :) sosyete dışlıyo zavallımı.. acılaırn çocuğu versiyonlarından işte.. yinede o sosyeteyle ilişkili olduğu dönemlerde ünlü eserleri olduğu için tanınıyo sonuçta.. sonra bunun yine bi ünlü eseri var işte, adını hatırlamadığım, bu eserde bir katolik rahipden söz ediyo, katoliklerden ve katolik kiliselerden tepkiler alıyo fransadan kaçıp isviçre’ye sığınıyo, sonra yine paris’e dönüyo ve orada ölüyo.. ölümü çok esrarengizmiş duyduğum kadarıyla ama bilgim yok.. kendini geliştidği dönemdeki bazı fikirleri günümüzde bile etkili olmuş ve halende etkili..günümüz demokrasilerinde Rousseau fikirleri çok etkin, Rousseau demişki; insanların doğal durumdan ve ilkel yaşamdan kurtulmasıyla halklar toplumları oluşturmuş, bununla beraber bireyler ve devlet arası bir sözleşme olmuş..devlet ve birey sorumluluklar altına girmiştir.. tabi Roussea’nu bahsettiği bu değer tamamen ahlaki boyutta.. yine Rousseau’a göre üstün otorite, insanların haklarının koruyucusu ve sağlayıcısı rolünü üstlenir..
Rousseau ya göre özgürlük ciddi bir insan gereksinimi ve insanlığın en önemli göstergesidir. bu sebeple toplum içinde bir araya geldiğimizde, yaşamımızı sürdürmek için bile olsa başka bir gücün egemenliği altına girmeyi istemeyiz. buna rağmen bi arada yaşamamızın nedeni ise birey olarak kendimize yetememizdir... ona göre özgürlük olmadan yaşamak gerçek bir yaşam olmaz. çok doğru tespit kanımca....
İncelendi.
ve bir söz Küçük İnsanların Büyük Gururları Olur J.J.ROUSSEAU
jan jacques rousseau fransız ihtilalinin baş mimarlarından olan bir insan ve dünyanın en zorlu devrimini yapan insanların başında geliyor çok yüce bir insan zaten bu dava uğruna devrimi göremeden ölen bir insan ve dikkat ederseniz fransız ihtilalinin bütün baş mimarları devrimi görmeden önce ölmüşlerdir bu davalarına ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduklarının kanıtıdır
Jean Jacques Rousseau, 28 Haziran 1712’de Cenevre’de doğdu. Protestan bir aileden gelen babası bir saatçiydi. Annesini erken yaşta kaybedince, bütün eğitimini babasından aldı; Fransız ve eski Yunan edebiyatının klasiklerini öğrendi. Ardından -Protestan bir papaz yardımıyla- Latince’yi söktü. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldıysa da özgür bir ruha sahipti Rousseau; çıraklık yaptığı bütün işleri yarım bıraktı, 1728’de ise -16 yaşındaydı o sıralar- Cenevre’den kaçıp İtalya’ya gitti. Burada Katolik mezhebine geçti ve sonradan sevgilisi olan dul bayan Louise Eleanore Warens’in himayesi altına girdi. Maddi açıdan rahatlamıştı artık. Çeşitli işlerde yine sebat göstermeden çalışırken, bulabildiği bütün zamanını bilgisini arttırmakla geçiriyordu. Sosyal, kültürel ve edebi alanların dışında, müzik konusunda da beste yapabilecek ve bir orkestra yönetebilecek düzeye erişmişti Rousseau. Hatta bir nota sistemi bile geliştirdi. Ancak, Bilimler Akademisi’ne sunduğu bu sistem yeteri kadar gelir temin etmedi ona. Warens’ten ayrılan Rousseau, Paris’e gitti. Kaldığı otelde oda hizmetçisi olan Therese Levasseur’e aşık oldu, evlendi ve çiftin beş çocukları oldu. 1750’de Diderot aracılığıyla Ansiklopediciler’e katıldı, Ansiklopedi için müzik maddeleri hazırladı, yazdığı makaleler ve “Köyün Kahini” adlı operayla ünlendi. Bu yıllarda, Rousseau’nun siyaset, hukuk, ahlak ve felsefe üzerine yazdığı makalelerinin büyük tartışmalar yarattığını gözlüyoruz. Bilim ve sanattaki ilerlemenin ahlaki ilerlemeyi sağlamadığı ve doğal insanın medeni insandan üstün olduğu biçiminde özetlenebilecek düşüncelerini toplumun diğer alanlarına da yayarak bir sistematik kurmaya çalışan Rousseau, giderek toplumsal eşitsizlik üzerine yaptığı vurguyu arttırdı ve miras üzerine vergi getirilmesini de önerdi. 1754 yılından başlayarak, gittiği hemen her yerde, her ülkede muhafazakar kesimler tarafından göz altına alınan, hakkında sık sık soruşturma açılan, kimi eserleri yasaklanan Rousseau, 1757’de Ansiklopediciler’le de bağlarını kopardı. 1761’de yayınlanan ve Richardson’un “Pamela” romanı tarzında duygu yüklü bir eser olan “Yeni Heloise”in yarattığı etkinin ardından, 1762’de tamamladığı “Toplumsal Sözleşme”si Rousseau’nun dünya görüşlerinin yayılmasında büyük rol oynadı. Aynı yıl tamamladığı “Emile” ise dini çevreler tarafından tepkiyle karşılanırken, Paris parlamentosu, kitapta yer alan dini bölümlerin yakılması ve Rousseau’nun tutuklanması kararını verdi. Aynı yasaklar Cenevre’de de geçerliydi. Önce Paris’e, oradan Bern’e sığındı ama her seferinde Rousseau’yu sürgün cezası bekliyordu. Bu kez, David Hume’un daveti üzerine 1766’da İngiltere’ye geçti. Ne var ki tıpkı Diderot ve Voltaire’le olduğu gibi Hume ile de kapışınca bir yıl sonra yeniden Fransa’ya dönmek zorunda kaldı. Bir süre adını gizleyerek yaşadı Rousseau. Hakkındaki kovuşturmalar sona erdiğinde Paris’e dönen bu önemli düşünür yorulmuştu artık. Herkesten kuşkulanıyor ve çok az kişi ile görüşüyordu. Nihayet 1778’de Ermonoville’e yaptığı bir seyahat sırasında öldü. Kemikleri, Fransız İhtilali’nden sonra mezarından çıkarılarak Paris’teki Pantheon’a taşındı.
kant sırf bu emile için günlük ıhlamurla kaplı filozof yolu yürüşünü iptal etmiş. kitap çok etkilemiş. bende bi ara merak saldıydım ama yaşım çok bebecikti aslında şimdi baksam iyi olur:)
İncelendi :)
insalar özgürolarak doğar ama heryerde zincire vurulmuş olarak yaşar demiş katılıom
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com