Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Einstein ismiyle özdeşleşen “İzafiyet Teorisi” zaman hakkındaki algımızı kökünden değiştirdi. Zaman; kütle ve hıza bağlı olarak değişiyordu. Eğer bir kişi ışık hızına yakın bir hızla hareket ederse onun için zamanın daha yavaş geçeği matematiksel hesaplarla ortaya kondu. Einstein’ın teorik olarak ortaya koyduğu bu gerçek, deneysel olarak da ispatlandı. Bu deneyi İngiliz Ulusal Fizik Enstitüsü yapmıştır. Araştırmacı John Laverty zamanı mükemmele yakın bir şekilde doğru gösteren (300 bin yılda sadece 1 saniye hata yapan) iki saati senkronize etti. Saatlerden biri Londra’daki laboratuarda tutuldu, diğeri ise Londra’dan Çin’e gidip gelen bir uçağa kondu. Uçak yüksekten uçtuğu için, Dünya’daki çekim gücünden daha düşük bir çekimde hareket etmektedir. Deney sonucunda iki saat arasında fark oluştuğu görüldü. Bu da bizlere zamanın izafiyetinin deneysel ispatı oldu. Kuran’da ise zamanın izafi olduğu açıkça ifade edilmektedir. Farklı durumlarda zamanın da farklı işlediği üç farklı ayette bildirilmektedir. … Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi, 47) Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir. (32 Secde Suresi, 5) Melekler ve Ruh (Cebrail), O’na, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir. (70 Mearic Suresi, 4) Bu ayetteki ifadelerde görüldüğü gibi farklı şekillerde hareket edilen iki ayrı durumda, örneğin meleklerin hareketi esnasında geçen zaman ile yeryüzünde geçen zaman birbirinden farklı olmaktadır. Birisi için bir gün süre geçerken zamanın izafiyetinden dolayı diğerinde elli bin yıl geçebilmektedir. 14 asır önce Kuran’ın ortaya koyduğu bu gerçek ancak 20. yüzyılda bulunan izafiyet teorisiyle anlaşılabilmiştir. saygılarımla...
Açıkcası moralimin bozuk olduğu zamanlarda ben dahi kendime hayret ediyorum=)
Einstein zamanda geriye doğru yolculuğu düşünüyordu ve bunu ünlü €=m.c2 ile açıklamaya çalıştı.Bir cismin ışık hızına yakın değerde hareket ettiğinde zaman büzülmesinin meydana gelebileceğini ve böylece kendi dönemlerine göre zamanı daha yawaş yaşadıkları için geriye gitmiş olabileceklerini öne sürdü.(2007 yılında uzaya fırlatılan roketin ışık hızına yakın bi hızla hareket ettiğini warsayarsak ve roket dünyaya göre 50 yıl sonra tekrar geleceğini düşündüğümüzde dünya 50 yıl ileri gitmesine rağmen pilotlar 10 yıl yaşlanacaktır.)(sayısal değerler resmen sallamasyondur ve gerçekle hiçbir alakası yoktur sadece açıklamak istediğimi daa ii kavranması için kullandım.)Kısaca zamanı daha yawaş yaşayacaklarını söyleyebiliriz.Ama(bu kelime sizlerinde bildiği gibi kendisinden öncekine karşıt bi cümle kurulacağını belirtir:) Aynı denklemde m=m0/ 2. dereceden kök içinde 1-v2/c2 formülüne göre bir cismin ışık hızında ilerleye bilmesi için kütlesinin yok denecek kadar az olması gerekir.ve yine aynı formüle göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin kütlesi artmaktadır. Rölativite=değişken teoreminde ismi değişkenlikten gelir.Uzay araçlarınında hiç küçümsenemeyecek kadar kütleleri olduğu için şu anda zamanda büzülme pek mümkün görünmüyor.
evet Einstein evreni 4 boyut olarak değerlendiriyordu uzunluk genişlik ve yüksekliğe ek olarak zaman dördüncü boyutu oluşturuyor diğer 3 boyutta ileri-geri aşağı-yukarı sağa-sola hareket etmek mümkünken zamanda sadece ileriye doğru hareket mümkün işte Einstein ıspatladığı hareket denklemiyle zamanda geriye yolculuk olabileceğini düşünüyordu ama şuana kadar zamanda geriye dönük herhangi bişey gerçekleşemedi.
Einstein ayrıca sonlu ve eğrisel olduğunu düşündüğü evrenin dört boyutlu olduğunu, dördüncü boyutun zaman olduğunu ileri sürmüştü. Bir bakıma zaman, toplumumuzun onu ölçtüğü gibi doğrusal biçimden çok daha farklı ve karmaşık olan bir şeydir.
İzafiyet Teorisi’ni Albert Einstein ortaya atmıştır. Görelilik kuramı olarak da adlandırılan bu teoriye göre uzay ve zaman bir algıdır. Diğer bir deyişle, mutlak zaman diye birşey yoktur. Uzay ve zamanı algılama biçimimiz, nerede bulunduğumuza ve nasıl hareket ettiğimize bağlıdır. Buna göre bir cismin hızına ve konumuna (çekim merkezine olan uzaklığına) göre, zaman hızlı veya yavaş geçmektedir. Bir cisim hızlandıkça (çekim merkezlerinin yakınında) o cismin üzerinde zaman yavaşlamaktadır. Yani hız arttıkça zaman kısalmakta, sıkışmakta; daha ağır, daha yavaş işleyerek sanki "durma" noktasına yaklaşmaktadır. Einstein’ın vermiş olduğu örnek şöyledir ; aynı yaştaki ikizlerden biri Dünya’da kalırken, diğeri ışık hızına yakın bir hızda uzay yolcuğuna çıkar. Uzaya çıkan kişi, geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulacaktır. Bunun nedeni uzayda hızla seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır. Görelilik Kuramı hıza ve konuma göre uzayda farklı zaman dilimleri olduğu ortaya koyuyor Alıntıdır... bu açıklamalardan sonra zamanın tamamen kişinin algısına bağlı işleyen bi kavram olduğu fikri beliriyo dolayısıyla basitçe bi örnek vermek gerekirse (kişinin algılayışına bağlı olarak ) çok sevdiği biriyle geçirdiği 1 saatin çok kısa sürmesi sevmediği bir derste geçirdiği bi kaç dakikanın saatler sürmüş gibi gelmesi şeklinde açıklanabilir.
(NEFERTITI_86 tarafından 12 Nisan 2008 10:02 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com