|
CEVAP YAZ |
| _AVA_ |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Şöyle olur o genellikle; biri en yakın dostuna "sana bir sır vericem" diyerek sırrını açar, o en yakın dostu gider başka bir dostuna "sana bir şey sölicem ama sır" diyerek bu "sırrı" anlatır, bu da gider bir arkadaşına "sana bişi sölicem ama kimseye söleme" der, ve bu zincir uzar gider. Ortada herkesin bildiği bir "sır" vardır artık.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 29 Ağustos 2008 9:30 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| onsec |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
aklımızın bi köşesinde bırakmasını biz de beceremiyorsak dağıtanın kabahati ne.asgari iki kişilik sır olmaz zor iş..
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 29 Ağustos 2008 6:21 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| _manyakgirl_ |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Efsaneye göre Marsyas adındaki bir satiros bir gün kırlarda dolaşırken Athena’nın icat ettiği, ancak çalarken yüzü çirkinleştiğinden fırlatıp attığı flütü bulmuş. Bir tanrıçanın eseri olduğu için çok güzel sesler çıkaran flütü çalmaya başladı ve bir süre sonra marifetin kendisinde olduğuna inanmaya başlayarak kendini Apollon’a rakip görmeye başladı. Bunun üzerine apollon kazananın kaybedene istediğini yapabilmesi şartıyla Marsyas ile bir yarış yapmaya karar verdi.
Apollon’un arkadaşları olan Musalar ve Phrygia kralı Midas yarışmada hakem oldular. Apollon gitarı ile çok güzel şarkılar çalarak ortalığı inletti. Marsyas’da flütü ile ondan geri kalmayarak çok güzel şarkılar çaldı. Hakemler tereddüt ediyorlardı. Bunun üzerine Apollon lirini eline aldı. O kadar güzel, o kadar hoş şarkılar çaldı ki dağlar taşlar heyecandan titrediler. Marsyas Apollon gibi çalamayacağını itiraf etmek zorunda kaldı. Apollon anlaşma gereği Marsyas’ı ölümle cezalandırdı. Yarışma sırasında Marsyas’ın tarafını tutarak onun daha iyi çaldığını iddia eden Midas’a da ceza verdi. Onun kulaklarının iyi işitmediğini söyleyerek insanlara özgü kulakları ona uygun görmedi ve Midas’ın kulaklarını uzatarak eşek kulaklarına çevirdi. Midas kulaklarından öyle utanıyordu ki, sürekli başında bir kalpakla dolaşmaya başladı; fakat berberi saçlarını keserken kulaklarını farketmişti. Midas hiç kimseye anlatmama şartıyla berberine yaşamını bağışladı, fakat berber bu sırrı içinde saklamakta çok zorlandı. Birilerine söylemezse patlayacağını düşünüyordu, diğer yandan söylediği taktirde kralın kendisini öldürmesinden korkuyordu. Sonunda bir gün daha fazla dayanamayarak ıssız bir yerde bir çukur açtı, ve oraya eğilerek yavaşça "haberiniz varmı, kral midas eşek kulaklıdır" diye fısıldadı. Bunu söyleyince üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi oldu ve rahatladı. Fakat kazdığı çukurun yanındaki kamışları hesaba katmamıştı. Kamışlar rüzgarla sallandıkları zaman "midasın kulakları eşek kulakları, midasın kulakları eşek kulakları" diye sırrı her tarafa yaydılar.
Alıntı*
Bu bir efsane olabilir belki, ama insanın içinde bir şeyler tutmakta zorlandığının güzel bir örneğidir...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 28 Ağustos 2008 7:30 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| zenchi |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
insanların hepsi aynı mı hepsi mi sır tutmuyo bence böyle düsünen arkadaslar sırlarını yanlıs kişilere anlatıyolar:)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 27 Ağustos 2008 10:16 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| KithKanan |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
önce o yetenei geliştirmek lazım sanırsam ama geliştikten sora olabilceine inanıorm ben :)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 27 Ağustos 2008 1:23 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
|
|
|
|