|
CEVAP YAZ |
| Lunai |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Bazen insan gitmek ister ama içi ayrıldığı yerde kalır..
Bazen insan olmak istediği yerdedir ama olmak istemediği bi kimliktedir..
Bazen insan sever ama sevmeyi istemez bir şeyi aslında..
Bazen insan nefret eder görünür ama aslında sever o şeyi ya da o kimseyi...
Bazen yanlış olduğunu düşündüğün bir olayın içinde bulmuşsundur kendini (hem de en önce gideni.. duyguların seni öyle bir yere sürükler ki, anlamazsın neyin ne olduğunu..)
Bazen yanlış bir şey yaparsın ama pişman olmazsın bu yanlışlıktan..
Bazen de yaptığın doğrular pişman etmiştir seni..
İnanılan doğrular seni sarsar ama sen buna şaşırmazsın bile (sanki böyle bir şeyi bekliyormuşsun gibi...)
Bazen öyle bir çelişirsin ki kendinle, çelişkilerin bile çelişiksiz kalır kendinin yanında...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 22 Eylül 2007 9:22 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| eda |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
isteklerim inancımın her zman arkasından gelir..
O yüzden ne istediğim değil istediğimin olma olasılıgı önemlidir!!
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 25 Temmuz 2007 2:35 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| yusell |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
çelişkiler varki benim için bende varım
çelişkilerim olmasa ben koyunmuyum
yaşamın tadı burada var olduğunu vegerilimi
hissediyorsun
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 25 Temmuz 2007 1:04 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| fadingaway_9 |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
hayatımı çekilmez yapan da o çelişkiler, içimdeki çatışmalar ya zaten.
olmak istediğim ben
olmam gerek ben
olmamı istedikleri ben
olduğum ben.....
hepsi birbirinden çok farklı. bu da beni boğuyo. burda da kurban’ın ben şarkısı devreye giriyo :)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 25 Temmuz 2007 12:44 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| jirm |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
çelişkiler zaman zaman insanın önünü tıkıyor zaman zaman da gerek duyuyorsun.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Ekim 2006 12:07 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| morfiin |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
kanıtlanamamış bir çok olgu var...bu yüzden çelişkiler çok normal...her insan çelişir...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 23 Ekim 2006 10:13 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| hep_mesgul |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
"İnsanın en büyük gerçeği çelişkileridir.Çelişki olmadan düşünce olmaz.Çoğu zaman iki zıt düşünce beynimizde yan yana yer alır.Bu zıtlık, diğerinin yanlışlığı ya da çirkinliği manasına gelmez.İkisinin de kabul gördüğünün ve aynı zamanda reddedildiğinin ifadesidir.Kişi, düşüncelerini zıt olan diğer yanı ile çarpıştırmadan duramaz,hatta koca bir ömrü bu iki zıt nokta arasında gidip gelmekle geçirir...Günün geceye dönmesi bile zıtlığın varlığını ve yanyanalığını ortaya koymaz mı?"*
(hep_mesgul tarafından 16 Ağustos 2006 3:24 ÖS tarihinde degiştirildi.)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Ağustos 2006 3:19 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| tEntesiz |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
aslında kötü etkiliyo çelişkiliyimdir bi çok konuda ama öyle görünmem çok emin gibiyimdir hep...yani görünüşümle aslım bile başlıbaşına bir çelişkii :)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Ağustos 2006 2:03 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| Dagor |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
"Çelişki" adını verdiğiniz aslında yaşamdaki büyük zıtlıktan dolayı değil midir?
Tamirci iseniz, eğer size getirilen malları çok iyi tamir ederseniz, işiniz giderek azalır ve kazancınızda.
Eğer üretici iseniz, ürettiğiniz malları çok iyi ve çok dayanıklı yaparsanız, bir ürünü bir kişiye bir kere satabilirsiniz. Evladiyelik olur ve gene satışlarınız düşer.
Bir yerde çalışırken işinizi en iyi şekilde yapmanız demek, işleri en iyi şekilde otomatize etmeniz/programlamanız/planlamanız demektir. Öyle ki, işler siz olmadan da yürür. Yani kendinizi gereksizleştirirsiniz.
Kimsenin hasta olmaması doktorların işine gelmez. Kimsenin kavga etmeyip, birbirlerinden davacı olmamaları avukatların işine gelmez. Savaşların bitmesi askerlerin işine gelmez. Enerjinin bedava olması enerji üreticilerinin işine gelmez. Herkesin kendi kendine çok iyi öğrenebilmesi öğretmenlerin işine gelmez. Toplumdaki tüm işlerin sahipleri vardır, ve işlerin gereksizleşmesi sahiplerini de gereksizleştirir. Aslında tüm toplum bir yandan iyiyi istediğini söyleyen öbür yandan peynir parçasını kendi tarafına çekmeye çalışan karıncalar gibidir. Gizli bir, ’daha iyiye karşı direnç’ gömülüdür sistemin içinde. Herkes birşeylerden şikayet eder ama ’değiştirebilme gücü’ kendine geçtiğinde tek yapabildiği, gene bu sefer başkalarının kendisinden şikayet etmesini sağlamaktır.
Fakirler zengin olmak ister, emekçiler sermaye sahibi olmak ister; ama olunca da hiçbirşey değişmez, sadece kişiler yer değiştirmiştir, sistem/senaryo ve oyun aynı oyundur. Birinden alıp öbürüne vererek bu çözülemez. Kontrol ederek de çözülemez. Bu sadece bilinç gelişimiyle ilgilidir ve bu zorlanabilir bir şey değildir. Zorlamanın olduğu heryerde ’özgürlük’ adına özgürlükler ayaklar altına alınır, ’cennet’ adına ’cehennemler’ yaratılır. Çünkü bilinç gelişimi ’zorlanabilir’ birşey değildir. Hiçbirşey yapamazsınız. ’Yapmak’tan çok ’anlamak’ gereklidir. Herkes anlarsa ’yapılacak’ hiçbirşeye gerek kalmaz.
İddia o ki, varoluştaki tüm sistemlerin nihai amacı kendini gereksizleştirmektir; sistemin içine gömmektir.
Yaşamda büyük bir zıtlık vardır. Ben buna " çelişki" yerine akıl (tezahür etmemiş olan) ve beden (tezahür etmiş olanlar) zıtlığı diyorum.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2006 4:43 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| zazure |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
isteklerin ininçla çelişkiye düşmesi...sonuç:baskı
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 8 Ağustos 2006 4:18 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|