Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Hippinin tanımını okuyunca aklıma babamın gençliği gelir :)
hippiler.. canlarım beniiimm:) çok sewerim ben hippileri..
Saf ve iyi değerleri temsil eden son insanlar mıydı? Yoksa sadece uyuşturucuyu yücelten, eğlence düşkünü tipler miydi? Ne saFı yaf oNNarda saFsa beN meLaiqeiM :D:D 2. seCeNeq beNje.. haTTa büTün köTü huyLArıN biR aRaya topLANdıqı tipLEre biS haLq aRasInda hiPpi diOruS :D:D taBe 70Li yıLLarda faLn biLemem aMA qüNümüSde bu böLeee :D %99.9 u böLe :D
70lerin sonlarına doğru hippilik bir akım haline geldi. hippiler her şeyi severler. ancak hippilik belli bir dönemden sonra moda olmaya başlayınca bununda sonu geldi.
hipi ler 70 li 80 li yıllardan günümüze kdr gelen rock dinleyicileridir
anarşikler :pp
cartman şöyle der::"hippies, hippies... they want to save the world but all they do is smoke pot and play frisbee!!!" muhaha
Bir Hippinin Hikayesi... Bir başka şansı yaver gitmeyen bir hippi, Jacques Leara du Marria idi. 30 yaşlarında nazik ve mutlu bir hippiydi. Diğer hippiler saçı başı dağınık dolaşırken, o saçını devamlı tarar ve yağ sürerdi. Tek farkı, üstünde hiç bir elbise yoktu. Nepalliler onu evinde, pansiyonunda kalması için uyardılar ama böyle olmadığını görünce, geçerli Hindistan vizesi taşıyan Jacques polis zoruyla sınır dışı edildi. Bir şekilde Delhi’ye kadar gelmeyi beceren Jacqyes, arkadaşları tarafından başında çiçekler, çıplak şekilde Connaught Place’de (Delhi’nin turistlik merkezi) mutlu mutlu dolaşırken görüldü. "Tanrı insanları üstünde elbise ile yaratmadı ki.Elbise Tanrı’ya karşı iki yüzlülük, ben gerçek bir insan olmak istiyorum. Tanrı’nın beni yarattığı gibi olmak istiyorum" diyordu. İki kere tutuklanan ve 10 gün kadar hapis yiyen Jacques, üçüncü kere tutuklandığında hapiste üstüne bir şey giymeyi reddetti. Kensine yatak örtüsü verildi. Örtüsünü parçaladı ve kendini asarak, öldü. 1974 yılında yayınlanan, F. Colaabavala’nın yazdığı "Hippe Drahma" (Hippi Öğreticisi) adlı bir kitaptan.
Mistisizm, özgür ruhçuluk, dünya nimetleri ve maksimum keyif alma çabası... Hippiler, Amerika’dan, İngiltere’den, Hollanda’dan kalkıp Allen Ginsberg, Jack Kerouac, Aldous Huxley okuyup, Pink Floyd, Genesis, Uriah Heep dinleyerek, esrar çekip ruhlarını arındıran uzun saçlı adamlar... 70’lerde... Blucin Türkiye’ye kaçak giriyordu, eskitmek dertli bir işti. Elektro gitar gümrüğe tabiydi. Long Play’ler geç modaya uymak aykırı sanırdı. Şimdi... Türkiye blucin ihraç ediyor, hazır eskitilmiş, kirletilmiş olarak satıyor. Her köşe başında her müzik aleti var. Her cd bulunuyor. Saçlarının uzunluğuna kızanlar ebeveyn oldular. Modaya uymamak aykırılık sanılıyor.
ben 60 lı hatırlıyomm çünkü ozamanlarda duyuyodukk yani gençkenn hatta ülkemizdede onlar gibi olmaya çalışanlar vardıı..Bzen bizim yaşadığımız yerlere de gelirlerdii münibüslerlen içinden bir sürü insan ama az eşya çıkardı bazende otostopla gelirlerdii..Bitli turist derdik biz ozaman çünkü gariban takılırlar ve saç sakal karışık gezerlerdii..Ve çevrelerini hiç iplemezlerdi..Bizlere uzak durmamı z tembihlenirdii..ama onlar gittikten sonra onlar hakkında bir yorumlar yapılırdıkii..Ben acırdım onlara ,yapılan yorumlardan sonraa..
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com