Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Herakleitos birliğin olduğu kadar, çokluğun da hakkını veren bir filozoftur. Başka bir deyişle, o monist bir filozof olduğu kadar, aynı zamanda bir çokluk filozofudur. Onun çokluk filozofu olmasını mümkün kılan şey ise, oluşu ön plana çıkartmış olmasıdır. Herakleitos’a göre, çokluk ya da karşıtlar olmaksızın, varlık ya da oluş olamaz. O, bir yandan da çokluğun birliğe dayandığını söylemiştir. Bundan dolayı, çokluk olmadan birlik, birlik olmadan da çokluk olamaz.
Herakleitos’ta Logos : Logos, Us değişmeyendir, tam olarak akışın kendisinde varlığını koruyandır. (Çatışma).Yaşadığımız görüngü dünyası bir yitiş, bir geçicilik dünyasıdır. Gerçeklik geçici olamayacağına göre, gerçek varlık yitici olamayacağına göre, görüngü dünyası Platon’un söylemiyle “doxa (sanı)” dünyasıdır (hem varlık hem de yokluk dünyasıdır). Değişim kategorisini, bu genel ve yalın kavramı abartan doğal bilinç Herakletios’un Logos’a verdiği birincilliği göz ardı eder ve kendini her şeyin değiştiğine ve her şeyin göreli olduğuna inandırır. " x = x" yoktur. Bu dinginlik bir soyutlamadır, A’nın o denli de A-olmayana, bir şeyin o denli de bir başkasına dönüşmekte olduğudur. Diyalektik kavramın zorunlu devinimidir.İnsan da, Doğa ile karşıtlık içinde Tin olarak gelişim süreci içindedir, çünkü kendindedir, bir gizilliktir, ve en eksiksiz ve en tam anlatımına özgürlüğünde varacaktır. Olan her olayın bir nedeni vardır. Bu nedensellik bağıntısı saltıktır, ne olursa olsun her etki için geçerlidir. Bu konu gerçi yeterince bozuntuya uğrasada fikirlerimi belirtmiş oldum. Geri dönmeyeceğim.Bad_seed e katılıyorum ben bunları sanki söylemiştim.
bad_seed1919; Evet seninde söylediğin gibi soru; ’’Değişmeyen tek şey;değişimdir.Sizce bu söz ne kadar doğru,ne kadar yanlış’’ dı. Ve hala öle... Bunu bir atasözü gibi düşün; mesela ’’sakla zamanı gelir zamanı’’ gibi... Samanı 10 senede saklasan 20 senede saklasan bişey değişmez.. Önemli olan burda ne anlatıldıgını anlamak,ki ’’değişmeyen telşey değişimdir’’ sözüde bunun gibi diye düşünüyorum... Herneyse sen burda ne anlatmak istedigimi anladın,boşuna harf çöplüğü yapmayalım... Şimdi en baştan burdan başlarsak daha iyi olur diye düşünüyorum...
by_sheitan: Anlamak kelimesini ne kadar çok üzerime monte ediyorsunuz! Eğer siz yazdıklarımı"anlayarak okusaydınız", sadece kendi varsayımlarımdan söz ettiğimi kavrardınız. Evrenin içine insan da girer by_sheitan-evet Herakleitos’un evren dediği şey insan ve insanların düşünceleri ve Herakleitos’un düşünceleri değildi, fakat bu kadar geniş bir konuyu tartışmak için mutlaka varsayımlar gerekiyordu. Sorduğunuz soru; "Değişmeyen tek şey;değişimdir. Sizce bu söz ne kadar doğru,ne kadar yanlış,"tı. Ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu soruyorsunuz ve bir tür tartışma sahasına dönüştürüyorsunuz. Bir karşı varsayımda da "yok yanlış anlamışsınız "diyorsunuz. Pardon amacımız zaten bir yerden tutup eleştirmeye çalışmak. Varsayımların doğruluğu ya da yanlışlığı zaten kişilerin kendi fikirleri, -doğru ya da yanlış fikirler-, bu anlamama durumu değildir zaten konuyu/yazılanları anlayabilmiş biri fikir üretimini yapabilir. Benim kimseye cevap yetiştirmek gibi bir derdim/gayretim yok-o zaman şu anda ne için yazıyorum? Yazmamın nedeni yanlış anlamalar ve düşüncelerdeki çetrefillikler. Lütfen, -kendi deyiminizle-"boşu boşuna göbeğinizin çatlayacağını" düşündüğünüz yazılara cevap vermeyiniz. Bu kadar basit, tartışma olamayacak tartışmalarda da göbeğiniz çatlıyorsa, ben sizin sağlık durumunuzdan şüphe ederim. Ve yazdıklarınızın altına , "Saygılarımla" unsurunu ekleyebilmek için, önce bunu yazdıklarınızın arasına katınız ki, hitap etmeler, sen ve siz arasında dengesizlikler göstermesin.
bad_seed1919; Herakleitos’tan önceki filozoflar boşu boşuna evrende kalıcılık aradıklarını ama evrende kalıcılık bulunmadığını,mutlak bir değişmenin söz konusu olduğunu söylüyorum sen bu adamın düşüncesi neden değişmemiş diyorsun... Ben sana bu adam evren hakkında konuşmuş diyorum,sen bu adam bunu söyleyip fikrinide değiştirseydi teorisini güçlendirmiş olmaz mıydı diyorsun! Birkez daha söylüyorum bu amcamız evren hakkında konuşmuş! Ayrıca bir öceki yazım daha önce yazdıgımın içerik olarak aynısı olabilir,bunun nedeni de ilk verdigim cevap sizin ikinci yazdıgınız yazıyada cevap niteliği taşımasıdır! Eğer yazdıklarımı bana cevap yetiştirmek için değilde anlamak için okusaydınız şimdi boşuna burda göbeğim çatlamazdı... Saygılarımla
by_sheitan: Evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir özelligi yoktur ki, değişmeden aynı kalsın. Herşey bir başka şeyin yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup gitmektedir. Evrendeki tüm ögeler arasında sürekli bir çatışma ve savaş hali vardır ve değişmeyen tek şey, bu değişme halinin sonucu olan kozmik denge durumudur. Herakleitos’un metafiziğinin en önemli tezi, hiç kuşku yok ki, çatışma ve savaşın herşeyin babası olduğu düşüncesidir. Ona göre, karşıtların savaşı, varlık ya da oluşun tek ve en önemli koşuludur. Zira bu savaş olmasaydı, hiçbir şey varolmayacaktı. Bundan dolayı, varlıkların doğuş ya da varlığa gelişi, birbirlerine karşıt olan ve dolayısıyla birbirlerini varlıkta tutan karşıtların çatışmasına bağlıdır. Herakleitos’un düşüncelerini anlamış vaziyetteyim. Senin yorumlarını beklerken tekrar aynı şeyleri yazdığın için sağ olasın!Pek katkısı olmadı. Teşekkürler.. Elbette, "anlamayacak bir şey yok"öyle değil mi? O’na ait olan düşüncelerle diyalektik yapmaya çalışmak, fikir katkısız,izbe bir yerin varlığını tecelli ettirdi.
Sevgili bad_seed1919; Bunda anlamıyacak bişi yok! Çünkü Herakleitos kendisinden önceki filozofların boşu boşuna evrende kalıcılık ve süreklilik aradıklarını söylemiş,evrende kalıcılık bulunmayıp,mutlak bir değişmenin söz konusu olduğunu öne sürmüş. Yani senin dediğin gibi konu herşeyin değişimi değil,sadece evren üzrenine... Ayrıca Herakleitos’un anlatmak istedigi dönüşüm değil bir şeylerin,diğer bi şeyin yıkımı ve ölümü sonucu ortaya çıkmasıdır...Ve ortaya çıkan şeyin tekrar yıkıma veya ölüme ugrayıp diğer bir canlıya ortam hazırladıgıdır Herakleitos’un anlatmak istedigi!Yani kısır döngü...
Sevgili by_sheitan; lakin benim aklıma takılan bir soru var.. "Evrende herşey değişmektedir". Peki insanların kafasındaki bu; "evrendeki herşey değişir" düşüncesi neden değişmemiştir? Ya da Herakleitos’un, teorisinin doğruluğunu kanıtlaması için, daha sonra bu fikrini değiştirip tam tersini düşünmeye başlaması, teorinin doğruluğunun asıl kanıtı olmazmıydı? Çünkü konu"herşey", herşey değişir; bu düşünceyi oluşturan düşünce bile!.. Bana kalırsa burada Herakleitos’un anlatmak istediği bir çeşit "dönüşüm" sanırım, herşey değişmez ama mutlaka dönüşür- bunun doğruluğu ise tereddütsüz kabul edilir.
(bad_seed1919 tarafından 15 Haziran 2005 12:51 ÖS tarihinde degiştirildi.)
Sevgili bad_seed1919; Seninde söyledigin gibi Aristo ve Eflatun gibi filozoflar durgunluk,durulma ve istikrarı esas almışlardır! Ancak Herakleitos kendisinden önceki filozofların boşu boşuna evrende kalıcılık ve süreklilik aradıklarını,evrende kalıcılık bulunmayıp,mutlak bir değişmenin söz konusu olduğunu öne sürmüştür. Ki bu banada mantıklı geliyor! Devam edecek olursak;Herakleitos nehir akıp gittiği için,o aynı nehre iki kez giremeyeceğimizi belirtir. Ayrıca bana göre;evrende hiçbir nesne nesnelerin hiçbir özelligi yoktur ki değişmeden kalsın.Herşey bir başka şeyin yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup gitmektedir.Yani Eflatun’un dedigi gibi değişim ve dönüşümle ortaya çıkmamıştır... Evrendeki tüm ögeler arasında sürekli bir çatisma ve savaş vardır ve değişmeyen tek şey,bu değişme halinin sonucu olan denge durumudur. Saygılarımla by_sheitan
Eflatun ve Aristo gibi filozoflara göre; esas olan durgunluk, durulma ve istikrardır. Onlar, değişimi bir bozulma olarak algılamışlardır. Eflatun’a göre bir şeyin uğrayabileceği en kötü şey değişimdir. Durulma ise tanrılaşma ve tanrılıktır. Bana göre felsefe de bu kadar genel bir (değişim herşeyin üzerinde uygulanabilir)konuyu tartışmak için bununla ilgili pek çok örnek verebilecek bir bilgi kapasitene sahip olmak gerekir.. Ya da sadece varsayımlar.. Eflatun, türlerin kaynağı ve oluşumu üzerine yaptığı yorumda, en yüksek varlığın erkek olduğunu ve onun doğrudan ’insan tanrılar’ tarafından yaratıldığını belirtmiştir. Erkeğin değişmesi -yani bozulması- sonucunda kadınlar ve diğer canlılar meydana gelmiştir. Meselâ kuşlar, zararsız ama duygusal insanların dönüşümüyle oluşmuş, kara hayvanları ise, felsefeyle hiç ilgilenmeyen insanlardan gelmiştir. Balıklar ve diğer deniz hayvanları da insanların en aptal ve değersiz olanlarının soysuzlaşmasıyla -yani değişimi ve dönüşümüyle- ortaya çıkmıştır.
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com