Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Değerli Arkadaşlar, mevcut konu incelenip düzenlenmiştir. İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır. Sizlerden isteğimiz;forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek,incelenmek üzere’Bu mesaj rahatsız edici’butonunu tıklamanızdır. Barış dolu günler dileğiyle, Saygılarımızla Anatolianrock.com Ekibi
Çizgilerinde anlam vermediğimiz yaşantıları bir saniye sonrasında yaşayacağımızı bilmediğimiz hazlara teslim ederek geçilen karelerin gözlerinde arıyoruz ve bunu bizde yaratanların yine aynı tanrının ruhları olduğunu görüyoruz. Keşke daha çok ipucu olsaydı...
İncelendi...
Yaşadığına inanıyorsan, affetmeye değeceğini düşünüyorsan ve affedecek kişi olduğunu düşünüyorsan fırtınanın içindeki yağmur damlacıklarına kayıtsız kalma, cevapla onları!
ağlıyor...affedelimmi
Güzel biçimlenmiş bireysel her ayrıntı, belirli bir tanrıya yorulmak ister, her ırmağın kendi su perisi, her korunun kendi orman perisi vardır- ve eski yunanlıların dini böyle doğmuştur. başka bölgeler böyle talihli değildiler; bir halkın inancına temel olamadılar ve kendilerinde saklı dinsel periyi ortaya çıkarması için yalvaracakları bir şiirsel us beklemeleri gerekti. Bingen’deki Drachenfels’te ya da Rochusberg’te durup ren’in asma kokulu koyağına, çevrende yiten uzak mavi dağlara, altın gün ışığı sağnağına tutulmuş yeşil tarlalara ve bağlara, ırmakta yansımış mavi göğe uzun uzun bakarsanız -gök bütün parlaklığı ile yeryüzüne iner ve yansır, tin maddeye geçer, dünya dirilir ve çevremizde yaşaya gider- bu hristiyanlığın ete kemiğe bürünmesidir. Yahudiliğinde, islamiyetinde buna benzer öyküleri olacak. elbegtte tanrılarında... Havada tuzağa düşürüldüğü sanılan tanrılar belkide olmayışlarıyla çoktan tuzağa düşürmüşlerdir bizi... ya da biz çoktan tuzağa düşürmüşüzdür kendimizi...
(phoneix tarafından 18 Ekim 2005 11:53 ÖS tarihinde degiştirildi.)
bir tadı olsaydı felsefenin, kimbilir metalik olurdu. sonra boydan boya dolaşır aklını birileri, kazara filozof edilenler, sorular bezenmiş imgelerden çıkarlardı yola, tanrısal bir iştahtı belki, renksiz diye tarif edilirdi, keşfinden başlayarak anlatmaya, bu donuk yüz ifadelerine yol açan çağda, birileri tekrar "tanrılardan çalarak ateşi" zafer kıvamında kendini kandırmaya. sıradan adamlar ise bir süre başlalar yaşamaya ,sonra, vasat bir uğraşında( ki filozofların kafaları karışır böyle durumlarda) teslim olur tanrılar, hergün işte bir insan sıfatında devam ederler anlaşılmamaya
iç güdülerin hükmettiği bir böcek rahatlığında bir kır manzarası üzerinde dolaşır kamera, aklı yok edip imgeyi şaşkına çevirerek...gri bir film eriyerek gözlerden yanaklara doğru süzülür..elveda..havada tuzağa düşürdük tanrıları
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com