Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Hallac-ı Mansur
 
CEVAP YAZ
CANNiBAL__

Üyelik Derecesi:
  


doğu felsefi inançlarının islama girmiş şekli. aslında konuyu panenteizm açıklıyor. hristiyan temsilcisi de giordano Bruno. onu da yakarak idam etmişlerdi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 28 Ağustos 2018 3:09 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
THeoCRaCY

Üyelik Derecesi:
  


Değerli Arkadaşlar,

mevcut konu incelenip düzenlenmiştir.

İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır.

Sizlerden isteğimiz; forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek, incelenmek üzere ’Bu mesaj rahatsız edici’ butonunu tıklamanızdır.

Barış dolu günler dileğiyle,

Saygılarımızla
Anatolianrock.com Ekibi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Ekim 2007 8:50 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
rAkshAs

Üyelik Derecesi:
  


Hallaç Mansur
Hüseyin Mansur... Bağdat... Mansur bir gün tanıdığı bir hallacın dükkanına uğrar. Mansur bir müddet sohbetten sonra, hallac arkadaşından rica da bulunur, arkadaşı kırmaz dükkanı ona emanet eder nasılsa kısa bir müddet içinde geri dönerim diye ayrılır. Ayrılır da iş pek rast gitmez, dönmek de dönemez bayağı gecikir. Darlanmasından dolayı biraz sitem ile Mansur’a:
- Hüseyin, senin işini halledeyim derken, kendi işimdende geri kaldım, müşterilere ne diyeceğim şimdi der?
Mansur, gülümser, bunlar için mi üzülüyorsun der gibi parmağını henüz atılmamış  pamuklara doğru uzatınca pamuklar tel tel olup bir tarafa, süprüntüsü, işe yaramazı bir tarafa ayrılır. Arkadaş hayret içinde kalır ve bunu kısa zamanda işitmeyen kalmaz. Ve Hallaç diye anılmaya başlar.

... Ve dünyayı ayağa kaldıran malum sada:
-" Enelhak!" Hak benim!
Büyük bir sarsıntı. Hayret. Dehşet. İsyan ve itham:
- Küfür.
- Mansur, Hak O’dur de, Hak benim deme.
- Bundan böyle onunla kimse konuşmasın..

Zindanda... İdam fermanı... Halk akın akın ona koşmakta. Gene ölçüye sığmayan sözler.

Halife, iki defa  iki büyük zatı gönderir:
- Sözünden dön, tövbe et, özür dile...
Hallaç.
- Sözü kim söylediyse, özürü de dilesin.

Zindan... Her yerde Mansur’u aradılar. Yok. Ertesi  gece ne zindan ne Mansur. Üçüncü gece herşey yerli yerinde... Sordular ve Mansur cevapladı:
- İlk gece beni aradınız, bulamadınız, ondaydım... Ertesi gece ne ben vardım ne de zindan, O buradaydı... Ve her şeyin yeri yerinde olduğu gece, yerli yerine gelmesi gereken gece. Ta ki, O’nun kanunu korunsun, emri yerine gelsin.

Her gün bin rekat namaz... Soru:
- Hem "Hak benim" diyorsun, hem bu kadar namaz kılıyorsun, söyle namazı kimin için kılyorsun?
Cevap:
- Birbirimizin kadrini yine biz biliriz. Peki sizi zindandan kurtarayım mı?
- Nasıl olur?
Elini kaldırır, parmak uçlarıyla işaret ettiği noktalarda kapılar, kapıların açıldığı yollarda da emin gizli yollar açılır, mahpusların ayaklarındaki zinzirler çözülür.
Sorarlar:
- Ya sen kendini niçin kurtarmıyorsun?
- Biaz Allah’ın esiriyiz, kurtulmak istemeyiz.. Hakkın bize suçlaması vardır, bizi suçlandıran haktır, bize düşen cezamızı beklemektir.

Mahşeri bir gün... Herkes orada... Mansur getiriliyor ve hala aynı nida:
- " Enelhak!" Hak benim!
Bir derviş yaklşır ve sorar:
- Aşk nedir?
- Bugün ve yarın görürsün!
O gün asıldı ve bir gün sonra yakıldı.

Darağacında.... Mansura soruluyor:
- Tasavvuf nedir?
- En aşağı derecesi bende gözüken bu hal.
- Ya ileri derecesi?
- Onu görmeye yol gerek,  o da sizde yok.

Taşlar... Kan... Kanlar içindeki Mansur... Ses yok.. Tebessüm... O esnada bir dost taş yerine bir gül atar. Bir inilti... Bir inilti ki;  yürekler titrer ve sorarlar:
- Taş  yağmuru altında inlemedin de bir güle karşı ne diye böyle inledin?
- Taş atanlar, halden anlamazlarki attıkları taşlar bizi incitsin. Ama ya halden anlayanlar, değil taş gül atsalar dahi o gül incitir, inletir.


Son sözleri:
- Allahım; bana senin için bu işkenceyi reva görenlerden rahmetini esirgeme! Senin aşkın uğruna bana bu işkenceyi yapan ve canımdan ayıran bu kullarını affet affet. Aşkın hürmetine affet...

Gece,  küllerinin  Dicle’ye döküldüğü günün gecesi... Bir derviş Dicle’ye ulaşmak için yürüyor...
Mansur’un vasiyeti aklında:
- Cesedimi yaktıktan sonra küllerim Dicle’ye dökülecek. Korkarım Dicle taşar, Bağdat’ı yutar. İstemem Bağdat’a bir şey olmasın... O gece hırkamı nehrin kenarına getir ve sulara at..

Derviş acele acele yürüyor. Dizle kabarıyor kabarıyor.. Sular tam Bağdatı almak üzereyken, hırka sulara kavuşuyor....

Öldürüldüğü  gece talebelerinden İbrahim Hatekoğlu rüyasında Allah’a  soruyor:
- Allahım, ne sırdır ki, kulun Hüseyin Mansur’u bu hale getirdin?
Cevap:
- Kendi sırrımı ona açtım, o, herkese gösterdi. Ben, ona bahşettim; o halkı kendi nefsine davet etti.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Mayıs 2007 5:59 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
bend_baby

Üyelik Derecesi:
  


tüm kainat AllahtandIr ve Allah her yerdedir. ben de bu kainatin bir parçasIysam Allah benim de içimdedir, bende de Allahtan bir parça vardır. bu durumda ben AllahIn bir parçasıyım..

hallac enel hak derken kendisini güneşin üzerine vurup suretini gösterdiği bir cam parçası olarak telakki ediyor. cama bakan güneşi görebilir. sıcaklığını hissedebilir. bu ben günesim demekten ziyade ben günesi gösteriyorum demektir...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Mayıs 2007 10:49 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
lalemendi

Üyelik Derecesi:
  


fena fillah makamı.. Allah’ta yok olmak..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Ekim 2006 3:18 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
Alkollica

Üyelik Derecesi:
  


Konu incelendi.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Haziran 2006 7:13 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Libitina

Üyelik Derecesi:
  


"ben yaratıcı gerçeğim"diye başladı el hallacın yargılanma süreci.ve kanlı et yığınına dönüşüp küçücük bir bebek boyutunda kalana dek sürdürdü fikrini.ve açıklamaya devam etti:"onu sevdiğim zaman,o içimi tamamen kaplıyor,onun ruhu benim ruhum oluyor.benliğim onun benliğiyle yer değiştiriyor.başka bir benliğin daha yoğun olarak yaşayabilmesi için kendi benliğimizi,o kara zalimi geçici olarak öldürmek,aşkın gerçek anlamıdır.yaratılmış bir varlık olmamı sebebi o olduğu için ben yaratıcı gerçeğim!!!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Ağustos 2005 6:31 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
tanricaLethe

Üyelik Derecesi:
  


bir fikri körükörüne savunan bi insanin yine ayni fikri savunurbi sekilde ölmesi...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Ağustos 2005 5:24 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Libitina

Üyelik Derecesi:
  


ben yaratıcı gerçeğim

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Ağustos 2005 4:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com