|
Üyelik Derecesi:

|
Gelişmiş insan, yaşadığı sosyokültürel alanda dili ile zekasını iyi kurgulayan insandır.Sosyokültürel alandan bahsediyorum çünkü delilleri ancak bu noktada tespit ederiz.
Wilhelm Reich’in cinsel kimlik tanımında, gelişmiş insan kapsamında bir kaç kalıntıdan bahsedersek, insanın doğasında bulunan yapaylıklar, hareketleri, doğa uyumunu araması gibi özellikler karşımıza çıkar.
Ülkelerin ve ülke görüşlerinin uygulamaya dökülen bir yönetim sistemi vardır.Yönetimlerin, insan hayatında ki sosyalliği arttırıcı, ekonomik özgürlüğünü kazandırıcı etkileri, daha planlı bir hayat şekli ile alakalıdır.Bunu siyasi çerçeveye dökersek, bir kalıp olan görüşlerin içine gireriz ve az evvel saydığım, daha mutlu bir yaşamın gereklerini yerine getiren bir siyasi görüş peşinde koşma duygusu vardır.Bu yüzdendir ki farklı siyasi görüşlerin gelişmişlik konusunda büyük bir etken olduğu söylenebilir.Bunun yanı sıra demokrasi ve insan haklarının olduğu bir ülkede gelişmişlik düzeyi artmaktadır.
İnançları baz alırsak bu hususta, inançların, insanlar üzerindeki etkisi bir hayli fazladır.Sadece inançlar başlı başına uzun bir kitaptır, insanın gelişme evrelerini tıkayan.Dinlerin yaşadığı yüzyıla ayak uyduramaması, kesin hükümleri, halkın cahiliyeti, dogmatik unsurları tabu olarak beyinlerine yerleştiren ve sorunsallıklar içerisinde irade özgürlüğünü yok sayan inançların olduğu bir ülke de zaten gelişmişlik piramidi kalından inceye doğru sivrilir.İnançlar bu yüzdendir ki, devletlerin ekonomik, sosyal, kültürel kısacası yaşamlarını temel alan tüm noktalarını tıkayan bir unsur teşkil ederler.İnanç özgürlüğünün olması, bu bağlamda düzelmelere meyil vermez.Her ne durum da olursa olsun, yaşadığı yüzyıla ayak uyduramayan bir inanç sistemi her zaman insanlığı karanlığa, yaşadığı tarihin gerilerine götürür.
Gelişmiş insan ve gelişmiş kimliğine bürünmüş insanlar arasındaki farka değinecek olursak; kolayca fark edilecek bir nokta karşımıza çıkar.Akıl yani zeka ile dil arasındaki ilişki çok önemlidir.Bu ikisini sağlam kriterler içerisinde düşünürsek, alt yapının ortaya koyduğu eksiklikleri hemen görürürüz.Erdem ve Kabiliyet kavramları ve Aristo mantığını ele alırsak, bu konuda güzel bir örnekleme ortaya çıkarırız.Erdem ve Kabiliyet yönünden üstün olan kimselerin arkasından gitmek ve onlara uymak doğrudur.Bir kitle de gelişmişlik düzeyi, halkın bakış açısı ile doğru orantılıdır.Mesela, kitleler gelişmişlik açısından gerilerde ise bunun yanında bir bireyin söylediği sözler, bu kitleleri rahatsız ediyor ise ve birey olması gerekenleri dile getiriyor ise burada ters orantılı noktalar ortaya çıkabilir.İşte bu nokta da ileriyi gören bir düşünce sistemi ile pekiştirmek ve düz mantıksal kuramları geri tepmek, olanca hızıyla sosyodinamikliği ortaya çıkarır.
Sevgiler.
|