Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Güncel > Firik Dede ölümsüzlüğe yürüdü...
CEVAP YAZ
nehirdeniz

Üyelik Derecesi:
  



Güncel bölümümüz belli bir süreliğine kapatılmış ve üyelik sözleşmesi ve forum kurallarına aykırı mesajlardan arındırılarak tekrar açılmıştır.

Nezaketinizi koruyarak fikirlerinizi belirtmeniz, karşı tarafa saygı için değil, karşı tarafında size aynı üslubu göstererek saygı göstermesi için gereklidir. Bu nedenle Türkiye şartlarının sizi olmak zorunda bıraktığı fanatik tutumdan kurtulmanızın, kendi fikrinizi topluma daha iyi anlatmak ve yaymak için şart olduğunu hatırlayınız.

Empati kurarak, öncelikle sizin sevdiğiniz saydığınız kişi, görüş ya da düşüncelere nasıl davranılmasını istiyorsanız bunu karşı fikir yada kişilere uygulamalarınızla gösteriniz; örnek olunuz. Örneğiniz karşı taraf için uygulamaya dönüştürülecektir.

Bu açıklamalarımızın aksinde davranış gösteren üyelerimiz mesajlarının silinmesinden rahatsız olmayacaklarını da göstermiş sayılırlar. Eğer herkesin okuması gerektiğini düşündüğünüz bir yazı yazıyorsanız o yazının forumlarımızda sonsuza  kadar muhafaza edilmesini istiyorsanız açıklamalarımızı dikkate alınız.

Bu açıklamalarımıza uymayan üyelerimize ise aynı üslupla cevap vermek yerine nezaketle, üyelik sözleşmesi ve forum kurallarımıza aykırı davranışlar sergilediğini bildirmekle yetindikten sonra "bu mesaj rahatsız edici" linkine tıklayarak üyelik sözleşmesi ve forum kurallarına aykırı olduğuna inandığınız mesajları bize bildiriniz.

Anatolianrock.com Ekibi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Ekim 2007 11:26 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
eski_beyrut

Üyelik Derecesi:
  


Yaşayan son Derviş Cemal pirlerinden Firik Dede’nin ölümünü Ovacık’a gittiğim gün öğrendim. Dedenin "yedisi çıkana kadar" Ovacık’da düğünler ertelendi, televizyonlar kapalı tutuldu, yüksek sesle müzik dinlenilmedi. İnsanların acıları tarif edilmez durumdaydı. Dersimliler için yaşayan bir tarih bilinci, kültür ve yaşam öğretmeniydi Firik Dede’miz. Şiirleri, beyitleri ve kılamları belki yıllar sonra daha çok gün yüzüne çıkacak, ama sanırım Firik Dede’de değeri kaybedildikten sonra anlaşılacaklardan olacak. Birkaç sanatçı ve gazetecinin dışında onun engin bilgisinden ve insancıl yaşam felsefesinden çok fazla yararlanılmadığını düşünüyorum. Sanatçı Aynur Doğan’ın bir söyleşisinde dinlemiştim. "Ovacık’ta bir Firik Dede var. Ben onu geç tanıdım ama sadece Dersimliler’in değil, bu toprakların özüne ilgi duyan herkesin gidip onu tanıması lazım" diyordu.

Ne acı rastlantıdır ki, genç yönetmen Buket Aydın’ın Firik Dede’nin yaşamından yola çıkarak çektiği "İnsan-ı Kamil" filmi bugünlerde gösterime girdi. Dersim’e gitmeden önce Fransız Kültür Merkezi’nde ilk gösterimini izlediğim filmde Firik Dede’nin yaşamını ve felsefesini daha bir özümsemiş, onu  bu sefer gittiğimde görmek için sabırsızlıkla yüklenmiştim. Ancak onu bir kez daha göremeden kaybetmiş olmanın derin acısını hissettim.

106 yaşında yaşama gözlerini yumarken geriye kutsal bir miras bıraktı. Gençliğinde Seyid Rıza’ya deyişler okumuş, evladı gözünün önünde kurşunlandığı günden beri matem için sakalını yaşamını yitirdiği güne kadar kesmemiş bilgemizin, dedemizin anısı önünde saygıyla eğiliyorum...

Oxur bo tora Qalike Firik...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 17 Temmuz 2007 2:43 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
rojhilat

Üyelik Derecesi:
  


Dersim Ovacık’ta yaşayan, sözlü geleneğin son temsilcilerinden, Dervişcemal pirlerinden Fırik Dede, 106 yaşında, kendi yıkık evinde hayata gözlerini yumdu..

1980 askeri darbe günlerinde; Ovacık’ta abisinin gözleri önünde ağaca bağlanıp, işkence yapılarak Kulaksız yüzbaşı tarafından diri diri yakılan Behzat Fırik’in de babasıdır.. O günden beri, oğlunun acısıyla yas tutan Frik Dede, sakallarını bir daha kesmedi, acısı da gözyaşları da hiç dinmedi ve bir daha hiç konuşmadı..

“Mücevheri yerinde satın, tenekecilere vermeyin, sarrafını bulursanız verin” diyordu bir kaydında. Sözünü anlayacak sarrafa mı rastlamadı yoksa bu bir sessiz protesto muydu kendince, hala merak ederim.

70’lerin sonlarıydı sanırım.. Fırik Dede, Piro Newes, Aydınê Heşi, Qeramanê Mırci, Rızaê Berti gibi Ovacık’ın o dönemki insan-ı kamilleri amcam Weliağa’nın evinde toplanırlardı bazan.. Önce sohbet, muhabbet, sonra saz-söz, ikram derken; uzun bir sessizliğin içinde öylece otururlardı.. 6-7 yaş hafızamdan kalan bu görüntüyü de hala merak ederim.. Bu bilge adamlar niye susuyorlardı, öyle saatlerce.. Bu ve benzeri yanıtlanmamış bir çok soru ve sırlarıyla hepsi çekip gittiler aramızdan..

Firik Dede, Dersim’in yaşayan son ve önemli bilgelerinden de biriydi.. "Yüzü şemsi kamber, gözleri nur” dolu bilge dedemizin hayatını anlatan bir film yapan yönetmen Buket Aydın, izlenimlerini şöyle aktarıyor: “Bir Hızır perşembesinde köhne ama içten hazinesine konuk olmuştum. Bir kat yatak, bir kuzine, bir saz ve dört duvar… Ama içten.. Ama sıcak.. Ama huzur dolu… Ve bütün dünya mallarından arınmış arı bir mekandı. Evden ayrılırken aklımda tek bir düşünce vardı. Değerlerini kaybedenler bir daha asla kendileri olamazlar, kendileriyle olamazlar. Asla geçmişlerini bilmez ve bu günü yaşayamaz ve yarına hazır olamazlardı.”

“ Tam da dört dağ içinde terk edilmiş bir kentte bir asır yaşam… Adımlar ağır ağır, bakışlar tane tane… Ne acelesi var görünürde, ne de geride kalanlara söylenecek son bir sözü… Belki bizim gibilerin aradığı adamdı o… Belki beklediğimiz son klam onun dilinde saklı… Bir sona yaklaşmaktayız hepimiz Sahi kimin sonudur bu? Bizim mi? Yaşlı adamın mı? Yoksa İnsan-ı Kamilin mi…? “ Buket Aydın

Yanıtsız ve muhatapsız sorular akıp giderken, ben yine aynı soruya takılıp kalıyorum: Kederli yazgılarının bize kader olmaması için mi sustular yoksa derin acıların dilsizliği miydi o sessizlik..

Ne yazacağımı ve cümlelerimi nasıl formüle edeceğimi sahiden bilemiyorum.. Ne yazsak hep bir eksik kalacak O’na ve Onlar’a dair.. Onlar susarak, belki bizi korumak adına belleklerimizi de sildiler.. Belki o eksik kalanlar tamamlayacak hikayemizi ya da bilemediklerimizin ızdırabını kuşanıp bizler sorularımızla aşındıracağız “sır”lı dağların ardını..

Firik Dede; “gizli bir sırdır” dediği hafızasını, acısını, suskunluğunu, kesmediği sakallarını alıp giderken aramızdan; bize de ondan geriye miras olarak bir asırlık hayat, halk bilgeliği geleneğinin değerleri ve hoş bir nida olarak sazı-sözü kaldı..

Fırik Dede’den dinlediğimiz, Virani’nin şu dörtlüğünü yine ondan dinleyerek, dindiremeyiz belki sızlayan yerlerimizi ama katlanılır kılarız hiç olmazsa; "seni sevenlerin can içinde canısın/ aşıklar katredir, sen ummanısın/ gönül bir gemidir sen dümenisin/ Yelken açmak ister bu dervişlerin"

Sevgiyi din, aşkı yol eylemiş bir kavmin çocukları; bu bedbaht dünyada eteklerinde hep yolun yükünü ve kırılan dalların hüznünü taşırlar. Yolun yükünü en ağır taşıyanımızı kaybettik.. Birbirinin peşisıra, yitip giden, hakka yürüyen insan-ı kamillerimizin hatırası yolumuzu aydınlatan ’nur’ olsun..

Hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz: "Ölüm ölür biz ölmeyiz."


* EYÜP HANOĞLU’NUN YAZISINDAN ALINTIDIR...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 12 Temmuz 2007 1:05 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com