Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Felsefe Nedir?
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
anarsist68

Üyelik Derecesi:
  


bukadar fazla detaya girmeye ne gerek var..?
felsefe ; insanı hiç bir zaman kesin doğrulara götüremez ama kendi doğrularını bulması için yol gösterir..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Kasım 2005 9:26 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
BilgeKermit

Üyelik Derecesi:
  


Felsefede Edmund Husserl tarafından kurulmuş olan  20. yüzyılın başlarında pozitivizme ve ampirisizme karşı çıkıyordu. Fenomenoloji, felsefenin bilgi, varlık, değer felsefeleri gibi alanlarıyla uğraştığı için tümel bir nitelik taşıyordu. Bazılarına göre ise bir felsefe akımı olmaktan çok, bir felsefe yöntemiydi. Bu akım da diğer felsefe akımları gibi öz-nesne ilişkisinden yola çıkıyorduFenomenolojiye göre nesne, öznenin dış dünya ile girdiği ilişkiler sonucunda duyu organlarıyla algıladığı bir durum, daha doğrusu bir deney verileriydi. Aslında bu bakımdan pozitivizm ve ampirisizmle bir farklılık göstermiyordu. Ancak tek tek nesnelerin oluşturduğu nesneler dünyası söz konusu olduğunda, pozitivizm ve ampirisizmden farklı bir tavır ortaya çıkıyordu. Husserl’e göre nesneler dünyada ancak ‘rastlantı’ kategorisi ile kavranabilirdi. Yani diğer iki felsefenin iddia ettiği gibi, nesneler dünyasında mutlak geçerliliği olan yasalar, daha doğrusu doğa yasaları egemen değildiler.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 25 Kasım 2005 7:12 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
providence

Üyelik Derecesi:
  


Felsefe kavramının anlamı üzere yapılan tartışmaları hep sıkıcı ve gereksiz bulmuşumdur.

Amaç ne bilgi sınamak mı? Felsefeyi farklı farklı cümlelerle tanımlamak ne kazandıracak yurdum insanına ? Tüm cümlelerin başına şu kelimeler eklenebilir; Bir deyişle, farklı bir deyişle, başka bir tanımla ....vs vs

Felsefe sensin, gözlerinle, kulaklarınla, ellerinle, herşeyinle. O nedenle felsefenin tanımından çok beni ilgilendiren senin sahip olduğun mantıksal ve duygusal algı kefelerin yani SEN.

Sen ve kafandakiler...

Edebiyat felsefenin büyüsüdür fakat amaç olmamalıdır araç olmalıdır.

Felsefenin en güzel tanımı yapmak yerine farklı farklı felsefeleri tartışmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.




 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 12 Ekim 2005 8:01 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Goebbels

Üyelik Derecesi:
  


üniversitedeki derslerde felsefenin tanımının tam olarak yapılamadığını bilgilerinize arz ederim ( çok ciddi oldu galiba )

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Haziran 2005 9:00 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
karararock

Üyelik Derecesi:
  


arayış

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 27 Haziran 2005 12:07 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
bay_iks

Üyelik Derecesi:
  


DSY

Düşünme
Söyleme
Yaşama

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Haziran 2005 8:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
frsn_carmela

Üyelik Derecesi:
  


felsefe;varolanın adını koyma,anlamları anlamlandırma...iç dünyaya yapılan bi yolculuk..bireyci ama topluluk adına konuşmak...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 26 Haziran 2005 8:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
siyasiyabend

Üyelik Derecesi:
  


Felsefe nedir? işte bu felsefenin tanımıdır.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Haziran 2005 8:19 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
NachRuF

Üyelik Derecesi:
  


Felsefe için bu dahil bütün genellemeler yanlıştır.
Nietzsche

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Haziran 2005 8:16 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
medyamen

Üyelik Derecesi:
  


FELSEFE: Neden gurursuz yaşadığınızı, ateşsiz sevdiğinizi, direnmeden öldüğünüzü merak mı ediyorsunuz? Neden her baktığınız yerde cevapsız kalmaya mahkum sorularla karşılaştığınızı, hayatınızın neden imkansız çelişkilerle dolduğunu, neden "ya beden ya ruh" gibi, " ya akıl ya kalp" gibi, "ya güven ya özgürlük" gibi yapay seçimlerden kaçınmak için tüm ömrünüzü mantıksız kararsızlıklarla geçirdiğinizi bilmek mi istiyorsunuz?
Cevap yok diye çığlıklar mı atıyorsunuz? Algılama aletinizi, aklınızı reddetmişsiniz, ondan sonra da evrenin bir esrarengizlik yumağı olduğundan yakınıyorsunuz. Elinizdeki anahtarı fırlatıp atıyor, sonra tüm kapılar yüzüme kilitlendi diye ağlıyorsunuz. Mantıksızı izleyerek yola koyuluyor, sonra varoluş anlamlı değil diyorsunuz.
Aklınızı takip etmedikçe hayatınızı bu sorulardan kaçarak geçirmeye mahkumsunuz. Tercih yapmaktan kaçındıkça başkalarının tercih ettiği bir hayata mahkum olacaksınız. Bu yüzden felsefe bir ihtiyaçtır. Felsefe; hayatı analiz etme, aklı ve mantığı kendi mutluluğunuz için kullanma aracıdır. Entellerin kafanızı karıştırmak için bir araya geldiklerinde yaptığı laf kalabalığı değildir.
Her insanın bir hayat görüşü, doğru-yanlış bir felsefesi vardır. Farkında olmasa da felsefesiz insan olmaz. Herkes, yaşam tecrübelerinden, gördüğü, duyduğu, okuduğu şeylerden, iyi-kötü sonuçlar çıkararak, bir felsefe sahibi olur.
Felsefe: evrenin, insanın ve insanın evrenle ilişkisinin asli tabiatını araştıran düşünce sistemidir.
Felsefeye, genellikle altrüizmin (birey düşmanlığının) egemen olması, altrüizmin en acı abidelerinden biriyle: insanların kendi içlerinde kültürel olarak yarattıkları benliksizlikle sonuçlanmıştır: kendisini, bir bilinmeyen olarak görmekteki istekliliği; kendisiyle, bir yabancıyla birlikte yaşıyor gibi yaşaması ve bundan rahatsızlık duymaması; ruhunun(bilincinin), kişisel (gayri-sosyal) ihtiyaçlarını bilmezden gelmesi, göz ardı etmesi, bastırması; kendisine en gerekli olan şeyleri en az bilmesi; en derin değerlerini, sübjektifliğin iktidarsızlığına teslim ederek, hayatını kronik bir suçluluk duygusunun kasvetli zindanına çevirmesidir
Mistik kahinin mesleğinin püf noktası, anlaşılmazlıktı; bugünün estetiğinde de: anlaşılmazlık, bir değer zannedilmektedir. Nasıl ki, ilkel vahşiler, tabiat fenomenlerini olduğu gibi kabul etmiş; bu fenomenleri, soruşturulmaz, analiz edilmez ve indirgenmez bir birincil zannetmiş; ve, bu fenomenlerin kaynağını: bilinmez cinlere atfetmişdilerse; benzer şekilde, bugünün epistemolojik vahşileri de, sanatı olduğu gibi kabul etmiş; onu, soruşturulmaz, analiz edilmez ve indirgenmez bir birincil zannetmiş; ve, sanatın kaynağını özel bir tür bilinmez cinlere atfetmişlerdir: hissettikleri duygular. Aralarındaki tek fark, tarih-öncesi vahşilerin hatasının masumca yapılmış olmasıydı.
İnsan karakteri -sayısız potansiyelleriyle, erdemleriyle, kötülükleriyle, tutarsızlıklarıyla, çelişkileriyle- o kadar karmaşıktır ki; insan, kendi kendisinin en çetin bilmecesidir.İşte felsefede bu çetin  bilmeyi çözebilmektir...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Haziran 2005 4:37 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com