Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Evrenin Ana Maddesi Nedir?
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
xBilgeKermit

Üyelik Derecesi:
  


Torak olur ise topragı sulayanda sudur su olmaz ise sectiginiz toprak kurak olur o zamanda evren icinde yeşillikler olmaz insanlar susuzlukdan yaşayamaz.!

su dur

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Ağustos 2007 11:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dark_undead

Üyelik Derecesi:
  


tamamen bir enerji enerjiyi ousturann elementler atomlar içlerinde güç barındıran sinerji yaratabilen birden fazla yapı tasları

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Ağustos 2007 4:48 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
munzures

Üyelik Derecesi:
  


sevgılı peygamberımızın guzel bı sozu var...
"ılım cınde de olsa gıdıp alınız"
benım ılıme bılıme bakıs acım budur...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Ağustos 2007 12:29 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
erosbos

Üyelik Derecesi:
  


bu anlayışla bi noktaya varamazsınız biraz bilime inanın bu insanlar boşu boşuna çalışıp çabalamıyolar zaten sen inansanda inanmasanda bu böle kimseyi inandırma fikrinde değilim zaten

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 8:37 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
bazaarlee60

Üyelik Derecesi:
  


Evrenin ana maddesidir merhamet;söyleki...
Belki hiç hatırlatan olmadı sana, belki internet sayfalarının karmaşık menülerinde yer almadığı için hiç duymadın. Aç gözünü sana sılayı rahim’i anlatacağım. Merak etme zamanını almayacak. Seni öyle sözel sayısal telaşlara da koşturmayacak. Sözlüde yahut yazılıda sorulmayacak. Hayatını çoktan seçmeli tercihlerin kıvrımlarına sıkıştıranların da unutturduğu “sılayı rahim” sana aradığın mutluluğu bulduracak.
Üstelik öyküde anlatıyorum, bak:
İki saka, yani sucu, yolda karşılaşırlar. Biri diğerine, “Kardeş, bana kırbandan bir tas su verir misin? Çok susadım.” der. Öteki şaşırır; “Be şaşkın. Bende kırba varsa sendede var. Neden kendi kırbandan doldurup kendi suyunu içmiyorsun?” Cevap dikkat çekicidir: “Haklısın kardeş bende de su var sendeki gibi ama ben kendi suyumu içmekten bıktım.”
Hangi kalp su billurluğunu bile pusta bırakan bu serin çağrıya duyarsız kalabilir ki? Hangi vicdan, içinde biriktirdiği hasret pınarlarını dudağından dupduru döküveren bu dostu karşılıksız bırakır ki?
Sorun su içmek değil; birinin elinden su içmektir aslında. Birinin elinden su içerken, dudağına sudan fazlası dokunur. Sevdiğinin elinde terleyen kadehi dudağına götürürken, damağına su yerine aşk dökülür; boğazında sevdanın en tatlısı düğümlenir, içine muhabbetin denizi taşar.
Öyle değil mi?
Rahmetle vuslat kurmak, merhamete dokunmak demek “sılayı rahim”. Merhamete dokunmanın yolu ana babayı, akrabayı yetimi öksüzü yolda kalmışı fakir fukarayı gözetmekten geçer. Çünkü onları düşünür düşünmez, içinden bir parça kopar, benliğinden bir tuğla düşer, bencilliğinin kabuğu çatlar, kendinden bir şeyler eksilir gibi olur. Öyle vurdumduymaz, öyle sıcak ve yumuşacık akıp gitmez hayatın. Onları dert edinmeyerek, kendinden uzakta tuttuğun şey her ne ise, seni içindeki merhametten de uzak tutuyor olmalı… Yanına usulca utanarak sokulan dilenci seni niye rahatsız eder ki? Sende olup senin de uyutup unuttuğun merhameti hatırlatır sana. Seni sana çağırır dilenci. Kendi içinde susturduğun merhametin sesini taşır kulaklarına…
Bir de şunu oku:
İkinci dünya savaşı sırasında, Ruslar ve almanlar Stalingrad’da çarpışmaktadır. Mikhail Goldstein, yılbaşı gecesi moral olsun diye Rus askerlerine tek kişilik keman konseri verir.
Melodiler hoparlör yoluyla alman askerlerinin siperlerine kadar ulaşır, ateş birden kesilir. O acayip sessizliğe Goldstein’in yayından akan müzik hükmeder. Bitirdiğinde Rus askerlerinin üzerine derin bir sessizlik çöker. Büyüyü, alman bölgesindeki hoparlörden gelen bir ses bozar. Kırık dökük Rusçasıyla şunu rica eder alman subayı: “biraz daha Bach çalın. Ateş açmayacağız!”
Müzikten az önce ve ne yazık ki müzikten hemen sonrada birbirine kurşun yağdıran o askerler o anda, dışlarında olup biten savaş halini kıran bir şeyi fark etmişlerdi. İçlerinde kırılgan olan şeyle temaslarını sağlayan bir deneyimdi bu. O kırılgan şey, elleri tetikteyken unuttukları merhametleri olmalıydı. Sucunun bir başkasının elinden su içmek isterken peşine düştüğü o tatlı serinlik gibi. Aramızdaki farklılıklara hatta düşmanlıklara rağmen, öteki ile aynı olan yanlarımızı arar buluruz böyle zamanlarda. Kırılgan merhametimizle temasımız başlar. İçinde kendin olmadığın içine kalbini koyamadığın mekânlar arasında gidip gelirken, birden, ayakaltında süründürdüğün, telaşla paspasın altına sakladığın o yanını, kırılgan temas noktanı fark edersin.
İçinde akıp duran fakat bir türlü yıkanamadığın şefkat ırmağının kıyısında bulursun kendini. Şaşırırsın! O kadar şaşırırsın ki, şaşırdığına şaşırırsın!
Mutluluğunu kendinin dışında, kendine uzak noktalar üzerinde tanımlamanı isteyenlere söyleyeceğin bir şey olmalı. Sahici olman için içindeki o kırılgan temasını bulmanı bekliyorum.
Mouse’unu avucuna alır gibi avuçla şimdi kalbini… Sol tıkla!  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 5:55 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
erosbos

Üyelik Derecesi:
  


big bang patlaması hala teoride kalmaktadır bi kanun olsun o zaman yorum yapma hakkına sahip olacağız.zaten yavaş yavaş ortaya çıkıyor geçen sene nobel fizik ödülünü alan bilim adamı big bang patlamasındaki fizyolojik bi takım şeyleri araştırmış ve bulmuştu yakındas herşey ortaya çıkacak

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 4:55 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
exi5

Üyelik Derecesi:
  




eskimedi mi bu espri ?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 3:56 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
tuhef

Üyelik Derecesi:
  


aaa niye tartışıyoruz ki?burda ’’ben tanrıyım’’ya da ’’ben yarattım herşeyi’’diyen ya da tanrı adayı arkadaşlarımız var sorun onlara söylesinler onlardan daha iyi mi bilicez?HAŞA!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 15 Ağustos 2007 2:22 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
rockcom

Üyelik Derecesi:
  


hidrojen gazı herşeyin başlangıcıdır..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 14 Ağustos 2007 9:57 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dark_undead

Üyelik Derecesi:
  


Evren çeşitli enerjilerden meydana gelmistir fakat su sudur demek için yeterli bir teknik bilgi bilmemiz gerekir.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 14 Ağustos 2007 5:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com