|
Üyelik Derecesi:

|
artık hakan’la birlikteyken olduğu gibi para bulamıyordum. ya tanıdıkların beşbin, onbinlerini alıyordum ya da tanımadıklarıma sinyal çekiyordum: " afedersiniz efendim, acaba on bin liranız varmı? benim yol param kalmamış da." küfreden de oluyordu, "utanmıyor musun?" diyen de. utanıyordum ama utanmak hastalıktan, krizden daha katlanılır bişeydir demek istiyordum, o karın ağrılarını, kemik ağrılarını siz bilmezsiniz demek istiyordum, tamam bir dahaki sefere çantanızı alır kaçarım demek istiyordum!
ama cevap vermeye hakkım yoktu, çünkü dileniyordum. ve aslında onbin onbin yüzlerce insandan para istemek, aşağılanmayı kabul etmek dünyanın en zor işidir. meslek olarak dilenciliği seçmemişseniz , yapamazsınız. ama eroinmansanız, eroine para yetiştirmenin (topluma ve kendinize en az zarar veren ) tek yoludur bu. çünkü çalışamazsınız, çalışsanız bile paranız hiç bir zaman eroine yetecek kadar olmaz.
her geçen gün bir öncesinden daha fazla maddeye ihtiyaç duyarsınız. çılgın bir girdaptır bu ve işin en kötü yanı, sanıldığı gibi iğneyi çakınca dünya toz pembe olmaz. her şeyi unutup hülyalara dalamazsınız; aksine herşeyi olabildiğince çıplak, bütün çirkinliğiyle farkedersiniz ama kendinizi dışarda, olayları bir camın ardında seyrediyor sanarsınız. sizi pek fazla rahatsız etmez olup bitenler. direkt size sataşan olmadıkça kimseyle alışverişiniz olmaz. ailenize, sevgilinize, hiç kimseye ihtiyacınız kalmaz.
kanat güner - eroin güncesi’nden alıntıdır.
(_whisper tarafından 29 Ekim 2008 1:57 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
|