Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
I devrimci38 destur demeden hüküm vermişsiniz zaten. Siz ya da bir başkası, kimse kimseye öyle “bilgi sahibi değilsin" gibi laflar edemez sanıyorum ben. Mumcu’nun sözünü gereksiz yere fazla kullanıyormuşsunuz gibime geliyor. Yani artık Uğur Mumcu’ya ait güzel bir söz olmaktan çıkıp size ait bir hakaret cümlesine dönüştürecek kadar oynamışsınız bu sözle. Neyse, madem bana “eminim ki bilgi sahibi değilsin” demek gafletinde bulundunuz, o halde bu yazıyı sizin mantığınıza ve yazı yazma şeklinize göre yazmak zorundayım. Geçiyorum… Fazlasıyla iyimser yaklaşmışsınız konuya. Yazınızı okurken çok safiyane düşündüğünüzü fark ettim. Özellikle şu sorunuz da beni çok eğlendirdi : “Sana sorayım kosinski google arama yapmadan Oxford veya Harvard mezunu çok büyük bir bilim adamı söyleyebilir misin?” Rica ederim siz söyler misiniz. Ben bilmiyorum da? devrimci38, bilmek zorunda değilim zaten, biraz az saçmalayalım. Belli ki saptırmaya niyetlenmişsiniz siz. Sapla samanı karıştıran sizmişsiniz gibi geliyor bana. Peki ben de size şöyle bir soru sorsam;sadece örnek- mesela şimdi internette(iki de bir bana interneti aç araştır diyorsunuz ya,ona istinaden diyorum,birazdan onun da cevabı verilecektir) Vikipedi’ye girip Nobel ödüllerini tıklayıp,şimdiye kadar verilen Nobel fizik ödülü,Nobel kimya ödülü,Nobel tıp(ya da fizyoloji)ödülleri almış bilim adamlarından-ki bunlar Oxford,Cambridge,Victoria,Manchester,Harvard gibi üniversitelerden çıkmadır,neyse bu isimler içerisinde bir tane Türk Üniversitelerinden çıkmış Türk bilim adamının adını bulun çıkarın da heykelinizi dikiyim anatolianrock’a. (bildiğiniz gibi bu alanlarda nobelimiz falan da yoktur zaten)Üniversitelerimizin ilim irfan yuvasından uzaklaştıkları herkesçe aşikarken ve bunu da herkes bilirken ben niye bilmeden konuşuyormuşum da siz biliyormuşsunuz bu konuya açıklık getirirseydiniz sevindirirdiniz beni. (Kuru kuru “bilgi sahibi değilsin”demiş çıkmışsınız.) Üniversitelerin tepesinde YÖK olduğu müddetçe ve daha bir çok sebeple dünyayla yarışamayacağımız muhakkak. Üniversite rektörleri, fakülte dekanları bütün akademik değerlerini yitirmişçesine, Atatürk heykellerinin önünde ya da cümleten Ankara Anıtkabir’e gelip onu bunu Ata’ya şikayet etmekten bilime fazla vakit harcayamıyorlar anlaşılan. Bir zamanlar her gün televizyonda bunları izliyorduk, bunu da inkar edin isterseniz. “Hiçbir bilgi sahibi olmadığınız gibi(sizin, Mumcu’dan gönderme yaparak beni kast ettiğiniz cümlelerinizle karşılık verince ister istemez bu tarz kaba cümleler kurmak zorunda kalıyorum, kusura bakmayın. Yani epey zor oluyor) bir de anlaşılan algılamak istediğiniz gibi okumuşsunuz. Mesela ben öss’den bahsederken, “ kabahat sadece üniversitelerde değil bunu biliyorum; fakat böyle olmasından bakıyorum da hiç rahatsız gözükmüyorlar.”diye yazmama rağmen siz de çok zekice cevap vermiş gibi “o sınavı yapan üniversiteler değil” diye yanıtlamışsınız. Anlamadım ben… O sınavdan üniversiteleri sorumlu tutan mı var da yazmadığım bir şeyden beni sorumlu tutuyorsunuz. Ha şunu da söyleyim,hepimiz biliyoruz ki o sınavı teknik olarak ÖSYM hazırlar, üniversitelere bu şekilde öğrenci alınması uygun görüldüğü için maalesef aslında bal gibi de alan da razıdır,veren de, devlet de,YÖK de,dersaneler de. Ama öğrenciler memnun değildir. Bir tek öğrenciler ve aileleri memnun değildir. Yani BİZLER. Benim orda anlatmaya çalıştığım başka bir şey, sizin anladığınız başka. Kaldı ki ben orada sadece üniversiteleri eleştirmedim, düzenin baştan bozulmuş çarklarıydı itirazım, yani genel bir eleştiriydi. Üniversitelerin de bu durumdan çok da rahatsız gözükmediklerini söyledim. “Onlar yapıyor,onlar ediyor, her şey onlar yüzünden” demedim yani; iyi okuyun! Aç google’u, aç araştır vs,vs.deyip durmayın bana. Neyi nerde araştıracağımı sizden öğrenecek değilim. Ayrıcada google’da yarım yamalak araştırmalar yapmak gibi bir adetim olmadığı gibi iki tane istatiğe kalmış değilim. Ben kütüphane çocuğuyum. Şunu da söyleyim, yazımda da belirttim, Türkiye’de üniversiteler zaman zaman hatırı sayılır işler yapıyor ama bu onların perişanlığını kurtarmıyor. Ben genel olarak konuştukça siz özele indirgemeye çalışıp duruyorsunuz. Tamam, evet, çok saygıdeğer akademisyenlerimizin olduğu doğrudur, zaman zaman helal olsun dedirtecek çalışmaların olduğu da doğrudur, hatta bir iki üniversitemizi alıp özel bir yere de koyuyorum; ama bir çiçekle bahar gelmiyor işte (Devamı var)
(kosinski tarafından 19 Ağustos 2008 6:56 ÖS tarihinde degiştirildi.)
II Şöyle devam etmişsiniz,…….“Sana hasbelkader kazandığın bölümde mutluluklar.Emin ol ki herkes senin gibi hasbelkader kazanmıyor…. (-BURAYA DİKKAT!!!-.Birşeyleri değiştirebilme ümidiyle kazanıyor.!!!!.....En azından bir adım atıyorlar.Oturupta halimize lanet etmeyerek çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakma ümidiyle yaşıyorlar.” demişsiniz. Evvela, hasbelkader kazandığımı nereden çıkardınız bir söyleyin de ben de ona göre yazıyım. Benim onu kendim için söylediğime dair bir cümlem yok, okuduğunuz üzere. Kelime oyunlarıyla lakaytleşmeye niyetli olduğunuz buradan belli. Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden en hatırı sayılır bölümlerinin birinden mezunum.(Şunu yazdığıma inanamıyorum) Kimse yanlış anlamasın,övündüğüm falan yok. Bir daha oku deseler yine aynı üniversite, aynı bölümde okurum. Böyle desteksiz konuşmasaydınız iyi olurdu. Yalnız şu sözünüze takıldım “Birşeyleri değiştirebilme ümidiyle kazanıyor” …Yazdıklarınıza bakılacak olursa, bana sizin gibi düşünen insanların hiçbir şeyi değiştirmeye niyeti yokmuş gibi geliyorken, bir şeyleri bu kadar körü körüne savunurken neyi değiştirmeye niyetlendiniz anlamadık. Bir şeylerin değişmesini istemek bize hastır! (düzene bu kadar bağlı olup da nickin devrimci olması da ilginçtir)Ayrıca da siz, tepenizde YÖK olduğu müddetçe hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Ama biz her zaman her yerde YÖK’ü eleştirdik. Zira öğrenciliğimiz boyunca YÖK karşıtı dövizler açarak yürüdük, siyasi duruşumuz gereği, öyle denize düşen yılana sarılır gibi ucuz hesaplar ya da düşmanımın düşmanı dostumdur gibi alçakça ince hesaplar yapmadık; AKP’yi sevmiyoruz diye daha düne kadar kaldırılsın dediğimiz YÖK’le el ele omuz omuza olmadık ya, ona bakın! ve siz bizi örnek alın da oturup halinize (evet lanet etmeyin ama)isyan etmeyi, karşı gelmeyi öğrenin isterseniz. (Gerçi ben öğrenciyken AKP hükümeti yoktu daha, ama artık bir öğrenci olmayan bizlerin hala YÖK karşısında olduğumuzu söylemek isterim) Ha hangi YÖK? Hemen söyleyim, 28 Şubat’a kadar Anadolu’da bir çok üniversitenin tabandan tarikatlaşmasının baş sorumlusu YÖK; 28 Şubat 1997 ‘den sonra ise birden tepemize Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Laik kesilen YÖK ! Yarın da Allah bilir hangi YÖK? İşte bu YÖK’e bağlı bu üniversiteleri savunup da “bir şeyleri değiştirmek” gibi kendinizle çelişkiye düşecek cümleler kurmayın da ben de kiminle tartıştığımı biliyim. Ha bir de şöyle yazmışsınız….. “Herşey siyasi iktidarların yönlerdimesi sonucunda gelişiyor..Geçtiğimiz yıl sivrilen bütün rektörler bu yıl elendi..Bunun sorumlusu üniversiteler midir siyasi iktidarmıdır?Lütfen sap ile samanı karıştırmayalım.” ………devrimci38 biz bunları biliyoruz zaten, o başka bir konu. Kaldı ki bizim de itiraz ettiğimiz şeyler zaten bunlar. Ayrıldığımız nokta, ben üniversitelerin de masum olduklarını düşünmüyorum,özellikle YÖK’ün siciline ve öğrencilik yıllarımı düşününce. Yazdıklarımdan hiçbir şey aklınızda kalmadıysa da en azından şu anlatacağım olay aklınızda kalsın. En azından neden itiraz ediyorum ya da ülkemizdeki üniversitelere çok da hürmetle yaklaşmıyorum, anlarsınız. Çoğumuz zaten TV’den izledik. Sanırım 2004 ya da 2005 senesi, yok imam hatip liseleri , yok türban gibi gerekçelerle AKP hükümetiyle YÖK arasında yine gergin rüzgarların estiği günlerdi. Üniversite kadrolarının İslamcı AKP’ye inat Anıtkabir ziyaretleri artmıştı. Cüppelenmişler, çocuk gibi Ata’ya hükümeti şikayet ediyorlardı. İşte bu rektörler, dekanlar Anıtkabir’de “ordu göreve” diye dövizler açmışlar, bir de ellerinde çalımla sallıyorlardı. Bilmem hatırlayanlarınız var mı? Evet tablo aynen böyleydi. Bunu da televizyonda görmediğinizi inkar etmeyin. Bana internet araştırmıyorsun gibi laflar ediyorsunuz ama siz de galiba hiç haberleri izlemiyorsunuz. Gerçi sizin bunlara da verilecek cevaplarınız vardır. Belki hoş bile karşılıyorsunuzdur. Şimdi devrimci38, bana şöyle bir örnek verir misiniz ?(ya da bana vermeyin,kendinize saklayın,cevap beklemiyorum ben) Dünyanın neresinde bir üniversitenin rektörü ya da bir fakültenin dekanı asıl işini gücünü bırakıp orduya hükümeti şikayet eder? Nerede vardır bana söyler misiniz? Elbette ki şimdi siz de bana kalkıp “peki dünyanın neresinde öğretim üyelerinin atamalarında bu kadar kadrolaşma olmuştur,objektif kriterler hiçe sayılmıştır” diyeceksiniz.(yani ben olsam bana cevabımı böyle veririm) Ben de o zaman size şunu söylerim : Biz zaten ona da karşıyız; zaten hükümetin politikalarını da eleştiriyoruz. Yani iki ucu alevli değnek olan bu tabloda AKP’li olmamak için /AKP’li olmamak adına YÖK’lü de olmuyoruz. Siyasi tavrımızdan, küçük ve basit oyunlarla taviz vermiyoruz. Biz bu iki ucu alevli değneğin hiçbir tarafından tutmuyoruz. ( Kusura bakmayın söz konusu paragrafınız bana ister istemez bunları da yazdırdı. Gerçi konudan uzaklaşmış sayılmam, neyse. Şimdi gelgelelim yazınızın en can alıcı tarafına : ...“Ama bu sizin yaptığınız Türklüğü aşağılamaktır. Sadece Türklüğü değil bu vatanın bütün evlatlarını küçük görüyorsun.” Tek kelimeyle sıktınız artık ! Aslında yorumsuz deyip çıkmak isterdim ama sabır bırakmıyorsunuz insanda. Ne yani, bu da mı Türklüğü aşağılamak? Üniversiteleri eleştirmek de mi Türklüğü aşağılamak oldu? Ben şimdi ne yazıyım şu lafın üzerine. Ayrıca öyle “bu vatanın evlatları” diyerek beylik laflar etmenize gerek yok. Cevap göndermeyin bana “bilgi sahibi değilim ben”.
(kosinski tarafından 19 Ağustos 2008 6:18 ÖS tarihinde degiştirildi.)
Gördüğümü yazmakta fayda var Sizin malatya doğu dediğiniz yerdeydi benim üniversitem dünyada 2. avrupada 1. ydi karaciğer naklinde. Bu basarı değilde nedir. Soruyorum size.
kosinski şundan çok eminim bilgi sahibi değilsin. İnternette yapılabilecek bir kaç saatlik araştırmada bile çok önemli mevkilerde ve görevlerde Türkiyede eğitim görmüş insanlar bulunabilir. Sen şu noktada büyük bir çelişki yaşıyorsun.Üniversiteler ile siyasi oluşumu(buna YÖK üde dahil edebilirz) karıştırıyorsun. ÖSS sisteminin bu şekilde olmasının sebebi üniversiteler mi? Sana sorayım kosinski google arama yapmadan Oxford veya Harvard mezunu çok büyük bir bilim adamı söyleyebilir misin? çok merak ediyorum.. Ben Türkiyede ki yaşamımdan çokmu memnunum sanıyorusnuz? Ama bu sizin yaptığınız Türklüğü aşağılamaktır.Sadece Türklüğü değil bu vatanın bütün evlatlarını küçük görüyorsun.Bence asıl adam olamayacak olanlar bu tarz düşünenler.. Herşey siyasi iktidarların yönlerdimesi sonucunda gelişiyor..Geçtiğimiz yıl sivrilen bütün rektörler bu yıl elendi..Bunun sorumlusu üniversiteler midir siyasi iktidarmıdır?Lütfen sap ile samanı karıştırmayalım. Yalansa yalan deyin demişsin.güzel..Çok büyük bir yalan..O sınavı yapan üniversiteler değil.Dersaneleri düşünememize neden olan şey onlar değil. Ülkemizde dersanecilik siteminin %90 ının üzerinde bir kesimi cemaatlerin elinde.Bunlara para kazandırmak gerekli değilmi? Sana hasbelkader kazandığın bölümde mutluluklar.Emin ol ki herkes senin gibi hasbelkader kazanmıyor.Birşeyleri değiştirebilme ümidiyle kazanıyor.En azından bir adım atıyorlar.Oturupta halimize lanet etmeyerek çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakma ümidiyle yaşıyorlar. görmek ayrı birşey neyi gördüğünü bilmek ayrı şey... Hayvanlarda bizi görür ama bizim onlardan farkımız düşünebilme yeteneğimiz. saygıyı hak eden herkese ; saygılarımla..
buna şaşıracak biri olduğunu hiç sanmıorum türkiyede olan biten herşey oldukça normal şeyler
sorun iki yönlüdür, biri genel diğeri özgü sorunlar. bu sonradan kapitalistleşen diğer bir deyimle ’’gelişmekte olan ülke(!)’’ aforizması atfedilmiş olan ülkelerdeki eğitim sistemi sorunudur.baktığımızda başarı düzeyi belirlenmiş olan bu üniversitelerde, bu konumdaki ülkelerin hiç biri yok.çünkü kapitalist sistemin çıkmazları sonucu devlet denilen ceberrut organının çeşitli dallarda maddi çıkar ve kazanç elde etme politikaları eğitim alanınada sıçramış bilim ve eğitimde körleşmeye gerilemeye ve en sonunda yok olmaya kadar gitmiştir.bunu örnekleri dünya gnelinde sayıca çoktur.ülkemizin durumu ise eğitimdeki kalitesizlik siyasi/ekonomik oligarşinin müdehaleleri asli sorunların göz önünde bulundurulmaması gerileme evresinde olduğumuzu göstermektedir. bu sorun genel olarak değerlendirilebilinecek bir sorundur. diğeri ise özgü sorundur sadece türkiyeye ait olan bu sorunların başında 12 eylül faşist askeri cuntanın üniversiteye müdehalesinin sembolü olan YÖK olgusunun halen devam eden bir baskıcı/statükocu anlayışla üstüne yeni dönem siyasi alandaki hareketlilikler sonucu ılımlı islam odaklı gerici oligarşinin hegamonyası altına girmeye başlayan yeni dönem YÖK olgusu, üniversitelerde ilerlemenin önünü büsbütünüyle kesmiştir. YÖK olgusunun öne çıkardığı ve 12 eylül faşist darbesinin ideolojisi olarak neo-kemalizmi yeşertme amaçlı ÖSS adındaki yoklama tamamıyla faşist bir düşüncenin ürünü olmuş günümüze kadar değişen sınav uygulama taktikleriyle iyiden iyiye batan ve insanları koyunlaştıran ve buna zorunlu kılan bir düzenek halini almıştır.
Kırk yılın başı başarılmış iki tane örnekle Türkiye’deki üniversiteleri Oxfordlamayalım şimdi. Bir çok şeyi görmezden gelemeyiz. Eğer hala cahil kalmışsak, bunda üniversitelerin hiç mi payı yok. Kimsenin bilgi sahibi olmadan konuştuğu yok zira. Her şey ortada, iki tane istatikle bilgili olunup fikir sahibi olunmuyor. Türkiye’deki üniversiteler zaman zaman hatırı sayılır işler yapsalar da dünya genelinde durumumuz içler acısı. Hangi üniversitelerimize kalkıp methiyeler düzecekmişiz anlamadık. Şimdi istisna örnekler verilecek olursa herkesin kendince vereceği örnekler olacaktır ama bunların hiçbiri üniversitelerimizin kalitesizliğini değiştirmeyecek. Bırakın üniversitelerin halini, daha o üniversitelere girmeden rezalet başlamıyor mu? Girişi böyle olunca çıkışı da pek bir şeye benzemiyor doğal olarak! Üniversite deyince aklımıza bilim-ilim gelmiyor, çocuklarımızı hangi dersaneye göndereceğimiz geliyor. Yalansa yalan deyin. Bu bozuk çapraşık düzenin hep böyle olmasını istiyorlar, bunun değişmesi için hiçbir şey yapmıyorlar. Bu çark ta o zamandan dönmeye başlıyor,yani kabahat sadece üniversitelerde değil bunu biliyorum;fakat böyle olmasından bakıyorumda hiç rahatsız gözükmüyorlar. Öğrenciler üniversitelerin peşinde koşuyor,kim olursa,kim tercihlerini tutturursa..Bu arada hangi tercih tutmuşsa beri gelsin! Hasbelkader kazandığınız bölümde mutsuz mutsuz okurken bu üniversitelerden hangi büyük bilimadamı çıkacak ! Yapmayın.. Görünen köy kılavuz istemez !
(kosinski tarafından 18 Ağustos 2008 11:07 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
Arkadaşlar şöyle bir bilgilendirme yapayım; Amerikada 2500-3000bin üniversite var Japonyada 1500den fazla Türkiyede ise yeni 100 ü geçti.. Yinede bu Türk Üniversştelerinin kalitesiz olduğu anlamına gelmez! Bazıları Bilime hizmet etmeyen üniversiteler diye nitelendirilmiş Türk üniversitelerini... En güncel olayı yazacağım.. Yeditepe üniversitesi Genetik bölümü dünyada ilk e imza attı.Geçmişte spermden üretilen yumurta veya yumurtadan üretilen spermle elde edilen fetüsten alınan kök hücre sistemini tarihe gömecek bir gelişme.. 20lik dişlerden alınan hücrelerin ayrıştırılmasıyla elde edilen kök hücreler tıpta çığır açıcı nitelikte! Erciyes üniversitesinde görev yapan bir profesör; kağıt fabrikası atıklarından yakıt üretmeyi başarmıştı.. Bunların dışında Türk üniversitelerinden mezun olupda dünyada saygın üniversitelerde görev yapan nice insanımız var. Silah teknolojisiyle göz kamaştıran israilin bu konudaki birçok mühendisi "TÜRK" ve Türkiyedeki üniversitelerden mezun... Son olarak bu üniversiterden birinden mezun olmuş ama hunharca katledilmiş birinin sözleriyle bitirmek istiyorum; Bilgi sahibi olunmadan Fikir sahibi olunmaz!!! UĞUR MUMCU! sevgiler.
yanlış hatırlamıyorsam istanbul üniversitesi 495. sırada yer alıyor. istanbul üniversitesi çok köklü ve türkiyede önemli üniversitelerden biridir.peki neden bu kadar geride. sıralamaya bakıldığında ilk sırayı alan üniversiteler araştırma ve geliştirme projeleri içindedirler.yani sıralama anlaşılan araştırma ve gelirtirmeye verilen öneme göre belirleniyor. demek ki türkiyuedeki üniversitelerin araştırma ve geliştirme özellikleri yok.bunun üzerinde durulmalıdır.
gözümüz aydın İstanbuş üniversiresi ilk 500e girmiş nihayet.. belki kışla olarak anılmaktan da sıyrılır bu şekilde..
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com