|
Üyelik Derecesi:

|
İlk mesajdaki alıntı; "Kavramlar, beynin en yüksek ürünleridir, beynin kendisi de, maddenin en yüksek ürünüdür". Bunu Lenin geçtiğimiz yüzyılın başında bu şekilde dile getirmiş...
Rusya’da din uzun bir sürecin temelidir. Rusya’da knezlikler kilise sayesinde birleşmiştir(1100’lü yıllar). Uzunca zaman da Çarlık Rusya’sında din etkili bir araç olmuştur. Çarlık Rusya’sını yıkanlar (Bolşevikler-1917) yeni kurdukları devletin ideolojik temeline o anki şartlara uygun olacak şekilde sosyalist düşünceyi koydular. O an kafalarında kurdukları gerçek, şartlardan etkilenmişti; zaman ve mekan olarak şartlardan etkilenen bir gerçekti. Dolayısıyla Lenin’in 30 ciltlik eserinde yazdığı düşünceler gerçeğin sınırlandırılmış bir biçimi olabilir.
Hayatın ve insan bedeninin gerçeğine ilişkin düşüncelerimizi din, felsefe gibi alanlar uzunca zamandır şekillendirmektedir. Bunların haricinde yorumuna girişilen özü ve niteliklerini çok daha farklı tasvir eden mistik spritualistler bulunur. Yine bir felsefe olarak görülen ve pek anlaşılmayan taoizm de gerçeğe ilişkin en sade cevabı verir. Beynin ürünleri insan varlığından düşüktür; çünkü insan beynini, daha net şekilde bedenini dönüştürme gücüne sahiptir. Dolayısıyla kavramlar aşılabilir. Kavramlar düzenler, düzen topluma yöneliktir. Toplum insan için mutlak bir gereklilik değildir.
Beyin maddedir evet; ama madde göründüğü gibi değildir.
Konuyu açan arkadaşın eminim tartışmamıza yönelik, örnek verdiği cümleye güzel yorumları vardır.
(FelsefitepkI tarafından 4 Şubat 2008 6:32 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
|