|
CEVAP YAZ |
| tabaka |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
kafka dinin felsefesini gayet iyi yapmıştır
bkz. aforizmalar kitabına
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 5 Eylül 2007 10:14 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| hummertrip |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bence din felsefeden uzaktır cunku din tartısılamaz ilahi hayat bıcımıdır felsefe tek basına olur ama dınden ayrı olmalıdır bence!!
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 1 Aralık 2006 11:50 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| badehatun |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bir kere dinsiz felsefe felsefesiz din olmaz olamaz din olmayınca felsefede tartışılacak konu kalmaz felsefe olmayınca dinin insanlar üzerindeki etkisi anlaşılmaz
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 29 Kasım 2006 7:37 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| XiDeRLn |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
dogmatik olan kural deil dinin kendisidir ;)
ve felsefe içinde konular tartısılır sorular cıkarılır cvplar aranır ta kac yuzyıldır cvp bulunamamız sorular hala vardır ama din konusunda özellikle karmasık olgular soz konusudur ki bununla birlikte felsefede metafizik önemle din üzerine değinilerek sorgulama amacı ile tasarlanmıştır
insanlar yaptıkları ve söyledikleri bu dünya üzerinde ne kadar gerçek ve akılcıl,mantıklı ve bilinçli,olumlu ve olumsuz olursa olsun kendisine yapar dinde dogru olanı soyler
sekil olarak soylenende kabataslak zararlı olanlar sunlar bunlar yapılması gereknler bunlar ister yap ister yapma ama kendini unutma
benden bu kadar vr mı sorusu olan :)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 20 Kasım 2006 8:57 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| madxcan_die |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
dinle felsefe bir arada hiç gitmiyor arkadaslar cok zor bişey
ya aklımın bazı tarafları simdiden cürüdü
her şey biter diorum kendi kendime
ozman cennet cehennem denilern yerleer nasıl oluyo cok zor
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 19 Kasım 2006 3:42 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| LEON |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Felsefeyi dinden, ya da dini felsefeden ayırmak olanaksız. Bir elmanın iki yarısından biriler ama bunun farkına varmak bir kurtun yerini seçmesi gibi. Felsefe "neden"dir. Olan olmayan her kavramın her maddenin varlığını ispatlamaya çalışır. Sonsuz nedenler kümesi. Din ise felsefenin mutlak "sonuç"udur. Yani birbirlerinin bağımlı ve bağımsız değişkenleridir. İkisini ayrı ayrı değerlendirmek ve "-sız,-siz ve -maksızın" yapmak pekte olağan değil. Her nedenin bir sonucu, ve her sonucun bir de nedeni var. Bu döngü ise daimi.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 19 Kasım 2006 3:07 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| deathkiss |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
İnsanoglu ne yazık ki dinin dogmatik kuralları geregi Tanrı yı ve dini konuları sorgulamaktan cekinmektedir..Bilmeden inananlar oldugu gibi yine bilmeden Tanrı yoktur diye ateist takılan insanlar da var..Böyle kalıptaki beyinler dini sömürüye maruz kalırlar..Ancak dıkkatinizi cekmek istedıgım nokta sudur ki;biz körü körüne inandıgımız dinde sevap ve gunahları Tanrı ya bi şükür niteliginde mi yoksa öbür taraf korkusuyla mı ele alıyoruz?..
Ne yazık ki korku nedenıyle sorgulamaya kapalı olan ınsanoglunun cogu gene korku nedenıyle ıkıyuzluluge ıtılıyor..Yanarız korkusu olmasa iyilik yapılmaya calısılır mı?Ahiret için bu sahtekarlıktan baska ne olabılır ki?
Sonuc olarak siz bu dinin neresındesiniz?
Felsefe bi sorgulama kültürüdür..Peki siz dininizi yeterince sorguladınız mı?Aslında hepimiz birer mecusi mi yoksa ne reva görulurse ona uyan örümcek kafalı ınsanlar mıyız?
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 19 Kasım 2006 2:39 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| tr_ic |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Çok uyumsuz kelimeler bunlar birbirini hiç tamamlayamadılar tamalayamıycaklar!
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 7 Eylül 2005 2:39 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| karsdeskani |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Dinler felsefenin birikimleridir.
Felsefeyi anlamak için tek tanrılı dinlerle beraber diğer dinleride incelemek gerekir. Şamanizm i örnek olarak verecek olursak şamanizmin içinde barındırdığı bütün düşünceleri doğayla değilde doğanın varlığına katkı olarak yorumlarsak şamanizm din olmaktan cıkar...
Konfüçyüs, öğretilerini fikirsel olarak değilde ainsel ve dolayılıyla dinsel olarak sunmuş olsaydı. Bir din daha ortaya cıkarmış olacaktı insanlık; düşüncelerinin arkasına tinsel bir güç dayamış olsaydı. Yani Muhammed in yaptığı gibi ben düşünmedim tanrı bunları beynime gönderdi demiş olsaydı. Konviçyus cok büyük bir peygamber olabilirdi.
"Kapının eşiği kirliyken komşunun damındaki kardan şikayet etme." Konfüçyüs bu lafı söylemiş ve burada bitirmiş. Şu şekilde devam etmiş olsaydı:
"Kapının eşiği kirliyken komşunun damındaki kardan şikayet etme. Tanrı sana ilk önce kendi kusurlarını görmeyi sonra dostlarına, kusurlarını düzeltmende, öncülük etmeyi bahşetmiş"... demiş olsaydı tanrısını yaratmış olacaktı Konfüçyüs...
Dinleri oluşturan adına peygamber dediğimiz kişiler ile filozofların arasındaki tek fark, filozoflar düşüncelerini kendilerine maaletmişler ve bir akım yaratmışlar. Peygamberler ise düşüncelerini tinsel bir güçle desteklemişler... Ve üzerinde tartışılmasına neden olacak bütün unsurları düşünmüş/ tartışmasız sorgusuz inanç adını verdiğimiz dinleri yaratmışlar.
Bütün dinlerin yaratıcıları, yarattıkları dinlerden dolayı haklın linç eylemine maruz kalmışlar. Taki ezici coğunluğu yakalayana kadar.
Hemen hemen bütün dinleri yaratanlar linç edilmeyle ve toplumdan uzaklaştırılma tehlikesiyle karşılaşmışlardır. Genellikle dinler gelişimini sürdürebilmek için kölelerin haklarını iade etmiş, hayattan hiç bir beklentisi olmayan kölelere onurları iade edilerek, o dönemdeki toplumun karşısına yeniden doğmuş hedefleri ve idealleri olan kaslı güçlerle güçlü bir şekilde çıkılmış... Bütün dinler varlıklarını ezilen coğunluğun haklarını iade etme vaadiyle korumayı başarmışlardır.
Diğer forumlarda yazıdğım bir cümleyi buraya yakıştığı içintekrar etmek istiyorum:
Tanrıları yaratanlara karşı cıkanlar ile son tanrıların yaratıcılarına inanalar arasında sistemasyon açısından hiç bir fark yoktur. Her iki tarafta statükocudur. Son tanrıların yaratıcılarına inanlara saldıran put perestler gibi şimdide son tanrıların yaratıcılarına inanlar çağdaş düşünürlere saldırıyor. Bilimi kendi çıkarlarına göre allayıp pulluyorlar.
Bu açıklamalardan sonra,
Felsefe esnek düşünce sistemidir. Ancak mantıkla açıklanır yada mantıkla çürütülür. Her felsefi düşünce gelişime açıktır. Yada karşı düşünceye...
Dinler ise statükocudur. Gelişime ve karşı düşünceye açık değildir. Ana yasanın 1. maddesinde olduğu gibi her din de 1. maddesinde kendini koruyacak unsurları tabusal olarak yaratmıştır. Tanrıyı sorgulamak tanrıya benzemeye çalışmaktır diyerek tanrının varlığının yada yokluğunun sorgulanmasının önüne en baştan geçilmiştir. Bireyselliği ve zekasını kullanmayı bilen bir birey tanrının olup olmadığını sorgulayabilmektedir. Halbuki tanrının olmama olasığını düşünmek, tanrının varlığına karşı mantık yürütme olasılığını görebilmesini de sağlayabilir... Tanrı var mıdır diye sormaktan korkmak yersizdir. Dinleri sorgulamaktan korkmak gençlerin en yersiz histerik hastalığıdır... Gençler sorgulamayı ve sorguladıktan sonra değerlerine ulaşmayı bilmelidirler....
Saygılarımla.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 4 Mayıs 2005 7:18 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|