Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Güncel > Danıştay Üyelerine Silahlı Saldırı(Olayın Güncel Boyutu)
 <<Geri  1   2   3   4  İleri>>
CEVAP YAZ
BeYaZ_ESaReT

Üyelik Derecesi:
  


Olayların bu noktaya geleceği zaten aşikardı.Cumhuriyet gazetesi1-2 Danıştay 3...Umarım 4 ü 5 i yoktur.İnsanlığa yapılmış bir saldırıdır...Yazıklar olsun!!!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 21 Mayıs 2006 4:55 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CIeopatra

Üyelik Derecesi:
  


cok yazık... Türkiye’nin hali cok vahim...  daha bu tür olaylarla cok karsılasırız cünkü Türkiyenin dört bir yanında bu tür insanlar yetismekte... sebeb yine genclere sahip cıkılmaması, öğrencileri bedava yurt bedava yemek diyerek himayelerine alıp bir güzel beyinlerini yıkıyolar sonucta milyonlar bu bilincle yetisiyor ve yetismekte.. ne diyebiliriz ki suan basımızdakiler bile ciddiye almıyor olanları... Millet anıtkabir de sesini duyurmaya calısırken bile basbakanımız baska yerler de daha önemliymis gibi kavsak acılıslarına katılıyor... kulaklarını tıkıyor... biz daha ne yapabiliriz?... hayırlısı....

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 21 Mayıs 2006 4:23 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
metrock3

Üyelik Derecesi:
  


bakın dostlar türbanı kullanan kafiller olabilir ama
türban allahın emri bu o kadar açık ve nettir
 

   türban bir dini sembol değildir islamda semboller yoktur islam her şey açık ve nettir islam şekilci bir din değildir
  islam hem sosyal hayatı hemde manevi hayatı yönlerdiren bir dindir bu bukadar acıktır

bu suikasti yapan cahil bil insan olsa koskocaman avukat  doğruyu yanlışı bilen bir insanlar benim en büyük korkum bu ülkenin gençlerini başkalırı kullanmakta

  islamda masum hiç bir islan öldülürmez açın kitapları islam tarhini okuyun
 bunu organize  edenler de tam anlamıyla müslüman değildir

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Mayıs 2006 5:28 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
gulazer

Üyelik Derecesi:
  


İrtica geldi bile.Bugünkü  gazetelerde gördüyseniz,Erzurum ve Samsun’da 19 Mayıs gösterilerinde kızların kıyafetlerinde  bir
türbanları eksik....

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Mayıs 2006 12:41 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
neeyyy

Üyelik Derecesi:
  


o kopyala yapıstırların ustunde kendi dusuncelerimi ifade etmiştim görmemen enteresan..ki olay acısından da cok dikkate deger yazılar bence onlar herkez arayıp bulabilir ama malesef cogu insan arama zahmetine katlanmıyor o yuzden koydum...herneyse koymayız birdaha..:)
danıstayın kararını eleştirmek suçmudur..ve o beyinsizce kararı bir cok kişi elestirdi..ki eleştirilmicek gibi değildi..inançlı inançsız diye bölen
acaba kim..su laiklik muahbbetini , ikide bir irtica geliyor laik demokratik cumhuriyet tehlikede diye ısıtıp ısıtıp gundeme getiren ama nedense de hiç bi zaman isim isim ahanda sunlar diye gostermeyen cunku gosteremeyen ama dizginler elinde bulunsun diye atıp tutanlar kim..laiklik ve cumhuriyet tehlikde diil ama gercekten demokrasimizi bu baykal ve asker kadar baltalayan yok..
neyse durum umarım en kısa zamanda aydınlığa kavusurda neyin ne oldugu ortaya cıkar...gerci bura turkiye her senaryo hazırdır şimdiden..:)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Mayıs 2006 9:51 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
gulazer

Üyelik Derecesi:
  


Aylardır Danıştay hedef gösteriliyor bizzat BAŞBAKAN tarafından...Halkı BİZ-SİZ;İnançlı-İnançsız diye böldüler.Cumhuriyet gazetesine saldırıldığında *Neolmuş yani bize de saldırıyorlar* diyen BAŞBAKAN;Danıştay 2. dairesinin kararına*efendi bu senin işi değil diyanetin işi bu kararı hukuk ilkelerinden saymıyorum bu böyle biline* diyen de BAŞBAKAN...Daha nasıl bu olaylarda etkisi yok dersiniz?Danıştay üyelerine yapılan saldırıyı da *TASVİP* etmiyormuş hazret...Sevsinler,seçtiği sözcüğe bakın...Sıkılan kurşunlarla yapılan fiili tasvip etmek tasvip etmek ya da etmemek  onun tekelinde...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Mayıs 2006 10:49 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
emrah656

Üyelik Derecesi:
  


Ayrıca arkadaşlar burda karşılıklı fikirlerimizi paylaşmaya çalışıyoruz. Kopyala yapıştır mesajlardansa kendi fikirlerinizi yazmanızı yeğlerim...

BAŞKALARININ FİKİRLERİ ÖNEMLİ, TAMAM, YALNIZ BURDA KENDİ FİKİRLERİMİZİ ANLATIYORUZ. MEHMET BARLAS vs. DEĞİL.

Dileyen bunları zaten bulabilir. Kendi görüşlerinize yer verin lütfen.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Mayıs 2006 10:14 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
emrah656

Üyelik Derecesi:
  


Bu adice eylemi hükümetin bizzat azmettirdiğine inanmak saçmalıktır.

Bu adice olaya provokasyon demek saçmalıktır çünkü provokasyon eyleme iten hareketlere denir, bu adice olay ise eylemin kendisidir provokasyon değildir.

Kişisel bir eylem olmaktan uzak olduğu ise katilin geçmiş yaşamı ve eylemlerine bakıldığında basitçe anlaşılabilir.

Tayyip Erdoğan ve AKP grubu bakan ve vekillerinin, hatırlamaya çalışın Şemdinli olaylarından beri hukuka ve hukukun üstünlüğüne laf etmeleri, gölge düşürmeleri ve baskı kurmaya çalışmaları, durmadan BU GİBİ İNCE KONULARI kaşımaları asıl PROVOKASYONDUR. Güzide(!) bir gazetenin hedef göstermesi provokasyondur.

Kavşak açılışı için Antalya’da olan Tayyip amca katılmadı törene. Ne kadar önemli bir iş. Kavşak açılışı(!) KORKAKLIKTIR SADECE. İyi de yaptı bence. Yürek isterdi orda bulunmak, şerefsizlere göre değildi ve gelemedi.

Olayın en dikkate değer kısmı ise, halkın ve askerin tamamen duygusal sebeplerden yanyana ve tam kadro bulunmasıdır. Gurur duydum. Bütün kuvvet komutanları ordaydı. Gözlerim doldu...

 İYİ Kİ BU ORDU ve ONLARA OMUZ VEREN HALKIMIZ VAR. ONLAR VE BİZLER VAR OLDUĞUMUZ SÜRECE, TÜRKİYE CUMHURİYETİ MOLLALARIN ELLERİNDE ÇÜRÜMEYECEKTİR. İZİN VERMEYİZ BUNA HİÇBİR ZAMAN!..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Mayıs 2006 10:10 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
neeyyy

Üyelik Derecesi:
  


olayda hata 4 se bu hataların üçü kemalizmi laikliği vs baska bi tarafından anlayan baykal asker ..v.s dedir..herzaman bu kafalar bi olay oldugunda hani hani kimin işine yaradı diye komplo teorilerine baslarlar..bu olayda bakalım kimin işine yaradı hiç sorgulayan yok..kimin işine yaradı kim prestij kaybetti..??ki bunca yazıp ciziliyor daha sorusturmadan ne cıktıgı bile belli degil ortada katil ile ilgili binbir ceşit hikaye var..hemen bok atmalara baslayacagımıza sakin kafayla dusunup boyle feci bi olayda tek yumruk tek yurek olacagımıza siyasi cıkar için du bakalım şu olaydan ne kadar prim yaparız diye dusunuyor..yazık..bu arada cumhuriyet kurumlarıda sütten çıkmış ak kaşık değildir..hersey sorgulanabilir..

seyyah_vs kardes senin gibi insanları burda gormek gercekten mutluluk verici...



""Aynı filmi defalarca görmek kaderimiz mi?

Belirli aralarla veya benzer durumlar karşısında hep aynı filmi görmeye başlayınca, Gaziantep’in efsanevi sinemacısı Nakıp Ali’yi hatırlarım.
Nakıp Ali’yi Antepli olmayanlar, Ülkü Tamer’in yazılarından tanır. Onun anlatımıyla Nakıp Ali, Güneydoğu Anadolu’da sinema açan ilk kişiymiş. Ahşap Asri Sinema (sonradan altı beton, üstü beton Nakıp Sineması oldu) açılınca, Antepliler bu yeniliğe büyük ilgi göstermişler.
Gaziantep’in 1940’lı ve 50’li yıllarının bir çeşit "Cinema Paradiso"suydu onun sineması. Nakıp Ali de Philippe Noiret’in canlandırdığı Alfredo gibiydi. Yürekten sinema sever çocuklara, gençlere Alfredo gibi açardı kapılarını.
Ülkü Tamer’in bir anısını, buna örnek olarak aktarayım:
- 12 yaşındaydım. O gece annemle babam sinemaya götürdüler beni. "İki film birden" izledik. Sinemadan çıkarken Nakıp Ali beni gördü. "Nasıl, beğendin mi filmleri?" diye sordu. "Beğendim ama gelecek program çok güzel. Onu kaçıracağım" dedim. "Niye?" dedi Nakıp Ali. "Önümüzdeki hafta oynatacağız." "Ben yarın akşam İstanbul’a gidiyorum" dedim. "Talihine küs" dedi Nakıp Ali. Ertesi sabah dokuzda bizim kapı vuruldu. Açtım. Bir adam. "Nakıp Ali seni istiyor" dedi. Sinemaya gittim hemen. Nakıp Ali kapıdaydı. "Gel otur" dedi. Salonda bir koltuğa oturttu beni. Görmek istediğim filmi 12 yaşındaki o çocuk için, sadece benim için oynattı.

O ÇOCUK GİBİ
Bir başka çocuğun hikayesini de şöyle anlatmışlardı bana.
Nakıp Ali, o hafta oynatılacak filmi bir gece önceden o çocukla birlikte seyredermiş. Ertesi gün film oynatılmaya başlayınca, o çocuk arkadaşlarıyla birlikte sinemaya gidermiş. Ama arkadaşlarına o filmi daha önce gördüğünü hiç söylemezmiş.
Film başlarmış. Mesela filmdeki bir erkekle bir kadın karşılıklı konuşurlarken, bizim çocuk "Bu adam bu kadını öpecek" diye bağırırmış. Biraz sonra adam kadını öpünce arkadaşları da, salondakiler de, "Bu çocuk olacakları nasıl bildi" diye şaşırırlarmış. Mesela polis ve gangster araçları arasında kovalamaca başlayınca bizim çocuk yine "Gangsterin arabası devrilecek" diye bağırırmış. Biraz sonra araba devrilince yine herkes "Bu çocuk olacakları nasıl bildi" diye şaşırırlarmış.
Türk siyasetinin son yarım yüzyılını bir gazeteci olarak izlerken, kendimi hep Nakıp Ali ile oynayacak filmi önceden seyreden bir çocuk gibi hissettiğimi söylemeliyim.
Genç Türk toplumunun yazılı hafızası olmadığı için, geniş kitleler uzak geçmişi de yakın dünü de derinine bilmez. Her gelişme sanki ilk kez oluyormuş gibi algılanır. Oysa ben ve benim gibi gözlemciler, daha önce izlediğimiz filmin yeniden, ama değişik oyuncularla çevrildiğini hep görürüz.
Örneğin demokrasi özellikle "Ankara’nın yerleşikleri"nin pek hoşuna gitmez. "Çevre"nin "Merkez"deki iktidara seçmenin oyu ile sahip kılınması, "Rejim"i rahatsız eder. Hele bu iktidar süresi uzamaya başlayınca, rahatsızlık iyice artar. Ondan sonra iktidar partisini bölme girişimleri başlar. Bu arada rejimin sağdan veya soldan tehdit edildiği söylenilmeye başlar. Bu arada bir takım provokasyona açık eylemlere de tanık olunur ülke çapında.
Yarım yüzyıldır aynı senaryonun değişik versiyonlarının sahnelendiğini gördüğüm için, bu sürece girildiği zaman hep "Ben bu filmi daha önce de görmüştüm" diye geçiririm içimden... Ama koca bir ülkenin kaderi bu çeşit bir kısır döngüye kurban edildiği için hem utanır, hem üzülürüm ve "Bu filmin sonunda şöyle olacak" diye bağıramam.
Bir başka gerçeği de hiç unutmam.
Neticede oynatılan film, bir yerli-yabancı ortak yapımdır. Türkiye dünyadan kopuk uzak bir okyanus adası olmadığı için, tüm senaryolarda global konjonktürün katkısı, iç dinamik katkısından daha fazladır.

""  GERÇEK GÜNDEM Mİ?
Bunu mesela "Güneydoğu Sorunu"nun dış kaynaklı bir bölücü terör hareketine dönüşmesinde de görürüz. Veya içerideki demokrasinin oluşturduğu iktidarın dış konjonktüre ters düşmesi durumunda, oynatılan filmin bir "Korku Sineması" örneğine dönüşmesine de tanık olursunuz.
Veya Türkiye’de iktidar olduklarını zannedenler, dış konjonktürden bağımsız oldukları hayaline kapılıp, Kıbrıs’ı fethederler. Ve sonra Türkiye iç ve dış politikasını kuşaklar boyu ipotek altına alan "Kıbrıs Sorunu" ile yaşamak durumuna düşülür.
Şu anda hepimiz Türkiye’nin gerçek gündeminin "Türban" merkezli bir "Rejim Krizi" olmaması gerektiğini biliyoruz. Ama filmdeki senaryoyu yazanlar belli ki bunu böyle oluşturmaya karar vermiş neticede. Ve bu filmin daha ilerideki planlarında bir cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir genel seçim olması gerekiyor.
Güneydoğu’daki bölücü terör de, Avrupa Birliği yolculuğu da, ekonominin istikrarı da, yapılması gereken reformlar da, şimdi filmin karelerinde yok. İzleyen 70 milyon insan, kendilerine sunulan filmin sahnelerine odaklanmış durumda.
Bakarsınız ilerideki kuşaklar, Cinema Paradiso’daki sinema makinisti Alfredo’nun, o dönemde bir çocuk olan Salvatore’nin büyüdüğü zaman seyretmesi için hazırladığı ve sansür edilip kesilmiş filmlerden oluşturduğu mutluluk sahneleriyle dolu film benzeri bir farklı filmi seyrederler.
Ama bizim kuşak Nakıp Ali’nin yanındaki çocuk gibi, hep "Biz bu filmi kaç kez gördük" diye iç geçirmeye mahkûmuz. ""

(alıntıdır)                            mehmet barlas

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Mayıs 2006 8:30 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
gulazer

Üyelik Derecesi:
  


Bu olay provakatör,meczup işi  ya münferit bir olay  diyerek geçiştirilemez.BU AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞI DUYMAYAN,İKtiDAR OLMAYI   BECEREMİYEN,tabanına mesaj göndereceğim diye cumhuriyet kurumlarına sataşan bir iktidarın fiyaskosudur.  
Halkı hükümete karşı kışkırtan yok bizzat hükümet kendisi gibi düşünmeyenleri kışkırtıyor.
İtalya’da senelerce koalisyonlarla idare edildi ama kimsenin şikayeti yok bu durumdan aman koalisyon olmasın diye bırakalım din siyasete alet edilsin,kaosa sürüklensin ülke öyle mi?Yapılan usulsüzlükleri,yolsuzlukları,görgüsüzce  harcamaları görmiyelim öyle mi?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Mayıs 2006 6:59 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com