Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Öncelikle şunu söylemeliyim, konu çok sapıyor. Olay “hayvanların zevki nasıldır” gibi bir şeye döndü, ben bunu tartışmak istemedim ve daha ilk cevabımda; “Cinsellik (daha çok eylem halinde) varsa estetikten bahsedemezsiniz.” cümlesini kullandım. Dediğim gibi ben sadece bir kesitten bahsediyorum. Birleşen kedilerin o anki hallerinde olduğu gibi insanların sevişme sahneleri de bana sanata dair bir anlam vermiyor. “çiftleşmek” sözcüğünün terminolojisinden kaynaklanan bir sorun yaşadığımızdan gereksiz bir tartışmanın içine giriyoruz; çünkü aynı sözcüklerden aynı anlamı çıkarmıyoruz, dolayısıyla bu konuda da boşu boşuna seni de kendimi de yormak istemiyorum. " Zaten kedi sevişmesinin sonu bir sorun çıkmadığı takdirde her zaman hamilelikle bitmektedir. " bu cümleyi tartışmaya devam edersek yine konu anlamsız yerlere gidecek. Bahsi geçen sorun sadece tıbbi, kısırlıktır, dişinin şartlarıdır… yani uzatmak anlamsız benim için. Hayvanları küçümsediğimi, insanları da küçümsediğimi düşünüyorsun. Bunları da bu konuda uzun uzun tartışmam mümkün değil. Sadece söyleyebileceğim insanlar farklı bir yaşam seçti, hayvanların ise yaşadıkları ortam doğa kanunlarıyla daha iç içe. Dolayısıyla bunca zaman içinde varlıklarının özünde farklılıklar taşımalarını ben doğal karşılıyorum. Bir şeyin düşük ya da yüksek olduğunu söyleyebilmek için karşılaştırma yapmak gerekiyorsa ben insanı uzaylılarla ya da dünyadaki 13000 yıldan önceki medeniyetlerindeki akrabalarıyla karşılaştırdım. Bu benim kişisel fikrimdi elbette, yani bunları dayatmıyorum, sadece benimki bir iddia. Hayvanlar konusuna gelince, bilim dünyasında pek çok araştırma yapılıyor, bu yüzden hayvanları insanlarla karşılaştırmak nispeten daha kolay, en azından dünya dışındaki bir yaşam ile insan yaşamını karşılaştırmaktan. Tartışılması daha kolay olan konuları tercih ederim şahsen; çünkü olay bambaşka yerlere gidiyor. Ben götürüyorum ya da sen götürüyorsun, bunun önemi yok.
"Üreme için çiftleşen" de ki gibi bir çelişki mi ? Sanırım aynı anlamı ifade ediyor iki cümle de... Felsefe bölümünde ki yazında, genel anlamda hayvanların da düşünebileceğinden söz etmişsin. Ben de buna güvenerek, kedilerin zevk için seviştikleri ya da çiftleştikleri kanısına vardım. Düşünebilen bir hayvan yılın her ayı ya da her günü, kendine farklı uğraşlar bulabilir ve cinsel güdülerini, dürtülerini ya da her ne zırvaysa onları bastırmak için dişisiyle çiftleşebilir. Neden aşağılıyorsun hayvanları ?.. İnsanları hayvanlardan aşağı görüyorsun fakat, hayvanları da aşağılamaktan geri kalmıyorsun. Onların senden benden ne farkı var ?.. " Zaten kedi sevişmesinin sonu bir sorun çıkmadığı takdirde her zaman hamilelikle bitmektedir. " Ne tür bir sorundan bahsediyorsun ? Kedi’lerin cinsel yaşamlarıyla yakından ilgilisin sanırım ?.. Yahu kardeşim, hamile kalmak istemeyen kedi, (düşünebildiğine göre) atar bir tane doğum kontrol hapı, olay biter. Ya da erkek prezervatif takar... Sonuç olarak düşünebilen canlılarız. İnsanların giyinik doğduklarını iddia etmedim zaten, böyle birşey zırvalık olur. Eğer söylediğine bakacak olrusak, hayvanlar da doğduklarında çıplak doğarlar, fakat büyüdüklerinde giysi ihtiyacı duymazlar. Giyinmek insanın doğasında vardır, çıplaklık hayvanın doğasında. Buna şöyle örnek verebiliriz, "ben cinsel ilişkiye giremem efendim, bu benim doğama aykırı".. Ya da üzerini çıkaran bir erkeğe, "aman efendim, hayvan mısınız ?" gibi... " Cinselliğini yaşayamayanların " bu ilk mesajında ki cümlen. " Ayrıca ben eylem halini vurgulamamaya özen gösteriyorum farkına varmadığın üzere. " bu altta ki mesajından bir cümle.. "Cinselliği yaşayamamak, ya da yaşamak" ne demektir ? Cinsellik nasıl yaşanır ? Kabul ediyorum, görünüşte eyleme vurgu yapmamış olabilirsin fakat, derinlemesine analiz de (ben elek görevi görüyorum burda, söylemesi ayıptır, kullanılabilir bir yapım vardır) aslında olayın içinde eylemin de bulunduğu ortaya çıkmakta... Yoksa, biri bu eylemi gerçekleştirmiş ya da gerçekleştirmemiş benim için problem değil. Sözün özü, Düşünce farklılıkları olabilir, oluyor da. Buna engel olmamız imkansız.. Sen savunabilirsin, ben savunmam, sen seversin, ben sevmem ya da aksi durumlar. Dolayısıyla hayvanların da düşünce yapıları bizimkilerden farklı olabilir. Seninkinden, benimkinden, onunkinden ya da şununkinden... Önemli olan saygı duymaktır, hayvanları aşağılamamaktır. Kediler de cinselliği zevk için kullanabilir. Zevk için sevişebilir, çiftleşebilir...
(__Stumm__ tarafından 1 Şubat 2008 5:04 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
“Zevk için çiftleşen” derken çelişkili bir cümle kurmuş oluyorsun. Doğrusu “çiftleşirken zevk alan” olmalı. Çiftleşirken zevk alan tek canlının insan olduğunu zaten iddia etmem; çünkü insan düşük bir canlıdır benim için, diğer hayvanların çoğundan yüksek olması düşüklüğünü değiştirmez gözümde. “Konu dışı” adıyla genişlettiğin konuya girmemin nedeni materyale anlamını verenin ruh olduğunu daha iyi gösterebilmekti. Yoksa ruha hiç değinmeden yalnızca cinselliği veya görselliği tartışmak oldukça sığ oluyor. Kedilerin zevk için sevişmeleri mümkün değildir; çünkü kediler uyanmış varlıklar değildir, hayatlarını düşük seviyede yaşarlar. Zaten dişi kedilerin de bir erkek kediye kendilerini bırakmaları çok uzun uğraşlar sonucunda gerçekleşir, bu uzun bir seçim sürecidir, yalnızca en iyi dölü alabilmek için. Zaten kedi sevişmesinin sonu bir sorun çıkmadığı takdirde her zaman hamilelikle bitmektedir. İnsanlar da giyinik doğmazlar, sadece enerji eğitiminden habersiz insanlar giyinmeyi bir şart olarak kabul ederler. Bu yüzden bu insanlar insanın çıplaklığını doğal karşılayamazlar. Ayrıca ben eylem halini vurgulamamaya özen gösteriyorum farkına varmadığın üzere. Benim çıplaklıkta sanat anlayışım daha çok bir kesit, pornografiyi, erotizmi ya da her tür ilgili hareketli sahneyi (bale ve dans hariç) sanat saymıyorum kendi adıma. Çünkü güdülere hitap ediyor daha çok. Sanat sanat için anlayışını savunuyorum. Bu yüzden çıplaklığın olduğu empresyonizm ürünleri ya da heykel gibi çalışmalar benim görüşüme uyuyor.
(FelsefitepkI tarafından 1 Şubat 2008 4:21 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
Zevk için çiftleşen canlı türü sadece insan değildir. Verdiğim örnek bir Yunus Balığı da olabilirdi... Evet insanlar maddeden oluşmaktadır ve ölünce toprağa karışırız. Sonra atomlarımız, nötronlarımız, protonlarımız dalaveralarımız takatukalarımız toprağa karışır; ot oluruz; lahana oluruz; pırasa oluruz; ıspanak oluruz; falan; filan; fasa; füso oluruz. Sonra üremek için çiftleşen hayvanlar bizi yer, onların vücutlarında ki yerimizi alırız. Varsayalım ki bir inek olsun. Biz bu ineğin vücudunda süt olarak bulunabiliriz (eti de olabiliriz de vejeteryanları düşünüyorum işte), sütü de Ahmet, Mehmet, Hasan, Kemal, Kazım, Nadide, Münevver içer, bu sefer onların vücudunda yerimizi alırız. Bu kişi ya da kişilerin vücudunda da yerimizi aldıktan sonra olayı anatomiye dökeriz. Mesela döl olabiliriz, sonra üremek için çiftleşen Ahmet, Hasan, Nadide ya da Münevver bizi başka biri olarak dünyaya getirir... Sonra da, önceki hayatımızı ya da ruhumuzu hatırlamaz oluruz (konu dışı). Herneyse... Gelelim asıl mevzumuza, Evrende ki bütün canlılar yukarıda ki teze bakılırsa bir çift atomdan meydana gelmiştir. Dolayısıyla, kedilerin de Yunus’lardan, hatta insanlardan türediği mümkünleşmiştir. Velhasılkelam, kedilerin sadece üremek için çiftleştirdiklerine dair, garanti ya da kesin bir kanıya varmamız imkansız olup, onları "sanatsal bir yanı olmadığı için" dışlayacak lükse sahip olmadığımızın farkında olmamız, sağlık ve sıhhatimiz açısından iyi olacaktır. Tabi ki çıplaklık sanattır, hiç etek ya da pantolon giyen tavus kuşu görmedim. Yunusların, Kedilerin, köpeklerin, tavus kuşlarının portleri milyon dolarlar edebilir. En azından ben, "çıplaklık sanatı"nda insanların değil de, hayvanların kullanılması taraftarıyım... Olduğu gibi, doğal...
Kedilerin çiftleşmesi üreme amaçlıdır, insanlar da üremek için bir araya gelseydi elbette bu da sanat olmazdı. Dikkat edilirse cinselliğin aşıldığı bir ortamdan bahsettim, bu ortamı aşamayan insandan bahsettim. Cinsellik (daha çok eylem halinde) varsa estetikten bahsedemezsiniz. Oysa yeni ve yakın çağ ressamlarının ve heykeltraşlarının çoğu çıplaklığı eserlerinde kullanmıştır. Bir heykele veya sokakta gördüğü kedi çiftine bakıp da büyük rahatsızlıklar duyan veya içindeki bastırılmış isteği artan birinin sanat yorumuna girişmesi mümkün değildir. Nihayetinde insan bedeni maddedir, öldüğümüzde doğaya karışırız. Bizi biz yapan ruhumuz ise bedenlerimiz elbette sanatın konusu olabilir. Fakat sözde ruha inanan insanlar kendilerini bedenlerine hapsetmişlerdir ve ruhun inceliklerini bilmezler. Onların tüm yaşam görüşleri insanın bedenden ibaret olmasına dayanır. Bu bakış açısıyla estetik adına bir yorum da sunulamaz nihayetinde. Estetik güdülerin aşılmasına bağlıdır. Saplantı konusu haline getirilmeyen nesne veya olay karşısında temaşa edilir. Bu elbette insan bedeni de olabilir. Sürekli bir isteklilik hali yaşayan insan ise çıplak vücut karşısında yalnızca güdüsel hislere kapılır. Dediğim gibi Türk toplumunda cinsellik bir tabu olduğundan etrafımız kendisini kandırıp flört numaralarıyla aşkı kullanıp karşı tarafı sömüren bastırılmış insanlarla doludur, o yüzden insanlar asla derinleşemezler, sadece sinir harbiyle dolu yaşamlara sürüklenirler. Bu kollektif zihniyetin sanatı sevmesi ve ona ışık tutması da imkansızlaşır.
Bu iyi oldu...
Bence Anatolianrock adina yap. Sitemize yüksek bi itibar kazandiralim.
Mart yakın, birçok kez denk geleceğinden eminim. Arzu ederseniz, videoyu sizin adınıza yapmak isterim...
_Stumm_, Böyle sanatsal bir olay herzaman denk gelmez. Video yapmayarak hem bizleri bundan mahrum biraktin hem de kazanabilecegin milyarlari kacirmissin elinden. Ne diyeim, baska sefere artik...
Dün gece sokakta çiftleşen kediler gördüm. Hepsi de çıplaktı fakat, olayın sanatsal boyutunu, aklım ürolojik bölgeme kaçtığı için anlayamadım. Güldüm geçtim... Bilseydim, video çeker youtube’ye büyük harflerle S-A-N-A-T yazar koyardım. Cahilliğimi, enerjimin bulunduğu yere verin...
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com