|
Üyelik Derecesi:

|
Blues
Yoksulların müzigi olarak da tanınan Blues aslen Afrika kokenlidir.ilk önce ABD’de 19. Yüzyılda temelde ırk ayrimina ve zulme karsi ortaya cikan siyahlarin yaptigi bir müzik turudur.Blues Müzigi’nin ilk ortaya cikisinda herhangi bir muzik aleti eslik etmez tek kisilik olarak söylenirdi. Sistemin haksizliklarina ve yoksulluga karsi baskaldiriyi temsil ettigi, siyahlarin sorunlarini dile getirdigi icin dinleyiciler tarafindan ozenle veya aglayarak dinlenirdi.Kelime olarak huzunlu muzik, huzun, dert, keder anlamina gelir.1865 senesinde koleligin kaldirilmasiyla birlikte Amerikan toplumu icinde yanki buldu ve buradan da tum dunyaya yayildi.Ortaya cikis tarihi kesin olmamakla birlikte ilk zenci kolelerin Amerikaya ayak bastigi 1619 senesi, Blue’sun dogum tarihi olarak kabul edilebilir.
Baslangicta zenci kolelerin, 1920?lerin ortalarında, ABD?nde Buyuk Ekonomik Cokuntu ( Great Depression) yillarinda tarim iscilerinin, Mississippi deltasinin yipratici gunluk yasam kosullarinda gun boyu tarlalarda çalisirken soyledikleri sarkilar Blues?un ornekleridir. Blues, yani zencilerin agır yasam kosullari ve somurusu, Amerikalı zenci sair Langston Hughes?un dizelerine de yansimistir:
’’Bir zenci surusu
Tarlalara gonderilir
Yasamlarını topraga gommek
Pamuk uretmek icin’’
Blues’un Gelisimi
Amerikaya getirilen ilk koleler, Mississipi Nehrinin besledigi ve buyuk pirinc tarlalarinin bulundugu New Orleans ve Memphis bolgelerine yerlestirildiler.Koleler tarlalarda calisirken bir yandan da hep bir agizdan sarki soyluyorlardi.Bu sarkilarin sozleri ise ozellikle secilmis, ozgurlugu, birligi, beraberligi ve umidi asilayan, haksizliklari sorgulayan sozlerdi.Boylece ilk blues besteleri ortaya cikiyordu.Ic savasin sona ermesi ve koleligin kaldirilmasiyla birlikte, Amerikada yeniden yapilanma plani ortaya kondu fakat bu plan beyazlarin irkci davranislari nedeniyle bir sonuca ulasamadi.Bunun uzerine zenci halk yeni umutlar icin kuzeye yoneldi.
Bu goc sirasinda Amerikaya gelen gocmenler ile kultur alisverisinde bulundular.Kimi zaman geleneklerinden, kimi zaman yasam bicimlerinden ama ozellikle muziklerinden etkilendiler. Kendi muziklerinde kullandiklari banjonun (ki kokeni Afrikadir) yaninda, Irlanda ve Iskoc gocmenlerden kemani, guneyli gocmenlerden ise mandolin ve gitari ogrendiler. Boylece zenci muziginde etkin hale gelecek gitarin tohumlari da atilmis oluyordu. 1890lara gelindiginde ise gitar uretimi bir sektor haline gelmeye baslamisti.Bu sektorun onculugunu de gitar uretimini halen surduren iki sirket yapmaktaydi: Orville GIBSON ve C.F. MARTIN sirketleri.
1900’lerin basina gelindiginde zenci sarkicilar ve soz yazarlari, ozellikle Memphis sehrinde ortaya cikmaya baslamislardi.Bu donemi izleyen yillarda, belirli bolgelerdeki muzisyenler, o yerlerin kultur ve etnik yasantisindan etkilenerek farkli blues turleri ortaya koymuslardi.Yazilan parcalar esas olarak blues altyapisini kabul ediyor fakat özellikle gitaristlerin tekniklerinde bolgeye has bir farklilik goze carpiyordu.Bir sure sonra ortaya cikan bu yeni turler de bolgelerinin ismiyle anilmaya baslayacakti.Ornegin Memphis Blues, Delta Blues, Texas Blues gibi. Blues ile caz muzigin yakinlasmaya basladigi 1930lu yillarin baslarinda, unu daha sonra tum dunyaya yayilacak olan trompetci Lois Armstrong, King Oliver Bande katiliyor ve gelecek yirmi yila damgasini vuracak bir muzisyen boylece taninmaya basliyordu.40li yillarda Muddy Waters, Howling Wolf, Little Walter ve Willie Dixon gibi isimleri henuz duyulmamis muzisyenler gecimlerini barlarda calarak sagliyorlardi. 1943 yilinda Chicagoda Muddy Waters, Detroitde de John Lee Hooker, muzik kariyerlerinin en buyuk adimlarini atiyorlardi.Gelisen teknoloji ile birlikte blues etkisi de gunden gune artiyor, yeni muzisyenlerin ortaya cikmasiyla tum Amerikaya dalga halinde yayiliyordu.
Kaynak Blues Dünyası.
|