|
Üyelik Derecesi:

|
Şöyle bir yargıdan hareket edelim : Felsefe yapmadan bilimle meşgul olmak hatta bir yerde bilim adamı olmak mümkündür. Ama bilimle ilgilenmeden felsefe yapmak imkânsızdır. İnsanlığın düşünce tarihi boyunca hep böyle olmuştur. İlk çağın en eski filozofları da yaşadıkları çağdaki bilgilerle ve bilimlerle ilgilenmişlerdir. Onlara ilk fizikçiler, ilk matematikçiler, ilk hekimler de doğa ve insanla ilgilenen düşünürler ve bilim insanları var olmuşlardır. Arşivimizdeki sorular ve cevapları okuyunuz. Fakat ilk çağdan bu yana felsefe ile ilgilenmeksizin bilim hayatına girenler çok olmuştur. O zaman şu yargıya varacağız : Bütün bilimlerin temeli fizik olduğuna göre bilim, düşünceye, tahmine, gözleme ve deneye dayanır. Felsefe ise bütün bunların evren içindeki yerlerine, değerlerine ilgi duymadan gelişemez. Bir bakıma en büyük bilim adamları aynı zamanda filozofturlar. En büyük filozoflar da bilime en çok ilgi duyanlar olmuşlardır. O zaman ikisinin arasında ortak özellik ararsak şunları bulabiliriz : Bilmeye, öğrenmeye değer vermek, bir eser ortaya koyma çabası hatta bilime ve bilim adamlarına hayranlık duyma, aynı şekilde düşünen insanlara büyük değer vermek kısaca bilmeyi sevmek. Bilim ve felsefe insan aklının ve insan zekâsının ürünleridir.
|