|
CEVAP YAZ |
| kontesss_ |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
ortak özelliği yok tamamen zıt kavramlar felsefe soru sorar o sorular cevaplarnırsa bilim olur... her bilim de burdan çıkmıştır...matematik psikoloji coğrafya vs...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 4 Mart 2007 8:50 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| sexwithdevil |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Felsefe başlangıçta bilimden ayrı değil, birlikte doğmuş. İlk filozoflar da doğa bilginleri aynı zamanda. Ama salt bilimden yine de ayrılığı var.
Bilim tek tek olgular üzerinde çalışır, felsefe ise geneli arar, bütünü göz önünde tutar. Bilimin varsaydığı – var olarak kabul ettiği– ve araştırmasını ona dayadığı şeyleri felsefe sorun haline getirir, nasıl var olduğunu sorar.
Özellikle bilimlerin pek çok uzmanlık alanlarına ayrıldığı ve dallararası (interdisipliner) çalışmaların önem kazandığı günümüzde felsefenin görevi daha bir artıyor.
En geniş tanımı ile, her alanda ele alınan konu üzerinde soru sorma, sorgulama, eleştirel düşünme ve bütünü görme de diyebileceğimiz bir kafayı işletme biçimi olan felsefenin salt bilimden ayrılığı özellikle şurada: Bu ayrılık daha felsefenin adında saklı; Philosophia’yı bilgiseverlik diye çeviriyoruz gerçi. Ama sophia, episteme değil, yani yalnızca bilimsel bilgi değil, erdemli bilgibilgelik.
Bilim de felsefe de salt özgürlük içinde yapılır. Bilimsel düşünüşte ve araştırmalarda özgürlüğe sınır konulamaz; sınır konulduğu anda bilimsel çalışma durur. Oysa felsefi düşünce bilimsel çalışmanın sonuçlarının etikle çatışmamasını ister. Nitekim bugün özellikle tıp dünyasında deontoloji önemli bir dal oldu. Bu da felsefi düşünüşün etkisi ile oldu. Felsefi düşünüşten yoksun bir bilim adamı insanlığı hiç hesaba katmayabilir ve sonunda felaketlere neden olabilir.
Burada ünlü filozof ve bilgin Einstein’ın bir sözünü anımsatmak isterim: Felsefi bir görüşü ve tarih bilinci olmadan bir insanın gerçekten yaratıcı olması, yaratıcı olarak bilimde etkin olabilmesi olanaksızdır.
Yalnızca uzman olan insan kullanılmak üzere programlanmış bir tür makine olur, ama değerli bir kişilik oluşturamaz. Bizim de bilim ve teknoloji alanında hala yaratıcı olamayışımızın nedeni felsefenin eksikliğinde yatmıyor mu?
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 20 Ekim 2006 5:25 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| fencisener |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bilimin ulaştığı noktalar felsefenin sorgulamasıyla meydana gelmiştir.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 18 Ekim 2006 1:15 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| Kesmesugar_ |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Felsefe de bilim de insanı,evreni,olguları anlamaya çalısır ama aynı yöntemi kullanmaz...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 17 Ekim 2006 2:27 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
|
|
| fufukara |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Felsefe sağlam bilgiler edinmeyi amaçlar,doğru olanı bulup ortaya çıkarmaya çalışır.Ancak, bütün bilimlerin ortak amacıda budur.Bilimlerde kendi araştırma alnlarında doğruluklara ulaşma amacını güderler.Amaç bakımından felsefe ile bilimler arasında fark yoktur.
Fark,bilimlerin,ele aldıkları olaylar arasındaki ilişki ve bağıntıları belirtmekle yetinmeleri;felsefenin ise, bu ilişkilerin daha derinine;incelenen alanın köküne,temel ilkelerine yönelmesindendir.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Ekim 2006 8:31 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|