|
CEVAP YAZ |
| I_know |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
"Aklı bilinci olmayan maddeden ibaret olan Dünya peki nasıl olurda boşlukta denge durup döner!! sen açıkla bakalım bunu dini karıştırmadan.." bu tarz bi soru sormak istemezdim ama senin yaklaşımın bu...
ayrıca kuran-ı kerim’de kızıl denizde tatlı suyla tuzlu suyun ayrıldığından da bahsediyor ta 600 yıl önce...
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:42 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
|
|
| isyan_kar_25 |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
madem dinle bilim çelişmiyo o zaman sopayla deniz nasıl yarılıyo 600 sene bi insan nasıl yaşıyo? hadi dini inancı katmadan bilimsel açıklamasını yapın bakalım?
din gücünü bilinmezlikten doğaüstü güçlerden alır. bilim ise işe doğa üstü güçleri falan katmaz herşeyi sorgulayarak inceler.ama dinde bazı konuları sorgulayamassın.kısacası dinle bilim çelişir.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:30 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| ama_yeter |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
din bilimle çelişmez,bilimadamları dinle çelişir.maymundan geldiğini kabul edecek tek yaratık insandır zaten,hayvandan geldim ben hayvanım diyebiliyor.başka ne var kanıt olarak?bu arada çıtalarında protein yapısı benziyor.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:18 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| helium |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
kutsal kitapların tümünü okudum. içi boş geldi.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:10 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| helium |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
bakın. bilim adamları yanılabilir. ben direk teoriyi okuyun diyorum. bilim adamları paraya yenik düşebilir. gidin teoriyi okuyun. yok böyle birşey. tesadüf anlayışınız garip sizin. reel hayattaki gibi değil herşey. tesadüf te değil ayrıca.maymun ve insanın protein yapısı %96 benzerdir. türden türe geçiş ispatlandı ara formlar milyonlarca hala buradamısınız siz. biraz okusanız ahhh.dinler bilimle çelişir. yahu deniz nasıl yarılır ya bu bilimsel mi? aklımı peynirle yemedim ben.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:09 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| ama_yeter |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
helium garip olan şudur ki evrim teorisini destekleyen bir çok bilim adamı yaradılış tesadüftür derken sen evrimde tesadüf yoktur diyorsun.
bir de şu var bir insan nasıl hayvandan geldiğini kabul edebilir?türler arasında evrim olduğu doğru ama türden türe geçişi ispatlayamadılar hala...en son buldukları bir kuşun vücut yapısının insana benzemesinin insanın kuştan geelebileceğini söylediler.kendi içinde çelişen bir inanış...
dinlerin hiç biri bilimi inkar etmiyor.bilim dinleri inkar ediyor.dediğin kitapların yanında biraz da dinlerle ilgli birşeyler okusaydın hristaynlığın ve islamın bilimi desteklediğini görürdün=)
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 12:06 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| helium |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
tesadüf kelimesi evrimin hiçbir yerinde gezmez. tesadüf yoktur. mutlak ihtimaller vardır. böyle bir dengenin oluşması mutlaktır. kendiliğinden de çok basit oluşur. yahu denizi yarıyor adam mantıklı geliyor. allah bu yapar diyorsunuz. ne garipsiniz ya
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 10:51 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| helium |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
hücrelerinin en basiti bile insanoğlunun yaptığını geçelim hayal edebileceği mekanizmalardan bile çok daha karmaşıktır!
ilkel dünyadaki RNA hangi irade ile böyle bir karar aldı ve hangi yöntemleri kullanarak 50 özel görevli parçacığın işini tek başına yaparak protein üretimini gerçekleştirdi! Evrimciler bu soruyu duymak istemezler.
Canlılığı oluşturan dizilimin tamamını yapsan ve bunu bir tüpe koysan yine canlı oluşmaz! Şimdiye kadar hiçbir teknoloji tek bir hücre üretemedi ve artık dünyada hücre üretmeye kimse çalışmıyor
Heterotrof hipotezi’ni okursan kendiliğinden olduğunun kanıtı olduğunu anlarsın. Git oku.
Bir ara körelmiş organlara mal bulmuş mağribi gibi sarılan evrim bunları literatürden çıkardı. Neden?
Böyle birşey yok.
*Madem karaya çıktıda bu canlı göz suyu salgı hormonu gelişmeden ve göze sıvı salgılanmadan göz milyonlarca yıl nasıl kurumadan kaldı!
Göz komplextir. Salgılar,Göz herşey birlikte gelişir. Sadece gittikçe özelleşir. Bkz: Göz Ve Evrim kitabı
Evrimi savunan bilim adamları neden sahtekarlık yapıyor! Eğer bizi sahtekarlık yapmışsa demekki bir çıkmazı var değil mi? Orangutan çenesine insan kafatasını yapıştırıp işte fosil dedi. (Piltdown adamı) ve bir diş bulup hemen sülaleyi maket olarak çizdiler! Sadece bir dişten baba anne anne kucağında çocuk yarı maymun dolaşıyorlar kırda.doğayı bile çizmişler. Sonra dişin nesli tükenmiş bir domuza ait olduğu anlaşıldı ve literatürden kaldırıldı
Bunlar koca bir yalan. Bilim’de esamesi olmayan adamları toplayıp para yedirip yalan söylettiriyorlar. Sonra da bunlara ""aaa bak yalan söyledi evrim yalandır diyorlar" bkz: Yaratılışçılık Kulübü,BkZ: Hristiyan lobisi
Archaeopterix adlı kuş.jura zamanında ilk öreklerini görüyoruz.jura jeolojik zamanda 195 ile 136 milyon yıl öncesini alan zaman dilimidir ve bu kuşun ilk çıkışı yani bulunan fosillere göre yaşı juranın malm adı verilen katındadır ve 136 ile 154 milyon yıl öncesine tekabul eder.
Bu kuşun 6 kadar fosili bulundu ve bulunan fosillerde göğüsü aşınmadan dolayı eksikti. “Eksik değil yok dediler” ve işte yarı kuş yarı sürüngen diye hemen resimler çizildi ama 7.fosil bulununca resimler geri aldırıldı.7.si iyi korunmuş bir fosildi korunmanın değişik yolları var orasına girmeyelim. Göğüs önündeki kemik aşınmamıştı ve bu kemiğe kuşların uçması için gereken kaslar tutunur. Bu kuş hemde mükemmel uçabilen bir kuş türü idi!
*Ernst haeckel adlı bilim adamı insan embriyosu ile balık embriyosunu neden sahtece çizip bakın işte benzerlik dedi! Niye kandırıyorsun kardeşim insanları.
*Görmediğin Allah’ inanmak ne kadar zor ise bir aynın suya girip çıkarak balinaya dönüşmesine inanmak o kadar zordur. Düşünün ki ayı suya girip çıkarken balinaya dönüşmüş.
*Erimcilere bunu sorsak ne derler. Şu çizdiğiniz soy ağacındaki, yani birbirlerinin atası olarak düşünülen canlıların aynı zamanda aynı yerlerde ayak izleri bulundu. Bunu geçtik fosil bile bulundu.
*Homo rudolfensis adlı atamız homo habilis adlı atamızı oluşturdu tamam bunu kabul ettik diyelim. Neden homo habilis atasından bir milyon yıl önce yaşamış! Bu ne saçmalıktır.
*Ayrıca 4 ayağını kullanan maymun daldan dala atlayabilir ve insandan çok daha hızlı hareket edebilir.2 ayağı üzerine çıkmak avantaj değil dezavantajdır.çita lar saatte 125 km hıza ulaşabilirler ve insan doğadaki en savunmasız canlılardan biridir ve başı çeker! Evrim teorisine göre canlı sürekli kendisini değişen zor şartlara göre değiştirdi ise maymunlar neden dezavantaja doğru gitti! Ayrıca maymun iskeleti bilimsel olarak düzelemez! Bir canlı ya tam dik yada eğik yürür bunun arası yürüyüş enerji kullanımını aşırı derece arttırdığı için mümkün değildir.
*Dünya üzerindeki canlılar birden ortaya çıkmış şimdiki verilere göre.yaşamışlar ve bazıları yok olmuş bazıları ise hala yaşamakta! Bu değişik türdeki canlıları büyükten küçüğe dizerek evrimi iddia etmek hayaldir! Ara geçiş forumunun bulunması gerekirki 230 bin canlının ilk ortaya çıkışından neslinin tükenmesine kadar herşeyi aynıdır!
*Neden maymun canlandırmaları ile insanları kandırılmakta! Fosilmi buldular ki o adamları çizdiler ve alet yapan insansı gibi safsatalarla adlandırdılar.Dine inanmak cahillik ama bilimle ve gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan,tamamen hayal ürünleri ile çizilmiş sahte resimlere inanmak aydın olmaksa! ben cahil olmaya razıyım!
*Sudan karaya geçişle ilgili bir tane tartışılan örneğe dair yüzlerce bilimsel bulgu vardır! Mesela evrim literatüründe 410 milyon yıl öncesinin Coelacanth adlı balık. Ancak 1938’de balıkçılar bu balığı yakaladıklarında evrimciler çok sinirlenmşti. Neden sinirlendilerse! Bilim bu sürekli yinelenebilir birşey .Denizdeki canlıların kendi ağırlıklarını taşıma sorunu yoktur.karadakiler ise enerjilerinin %40’ını bunun için kullanırlar.Sudan karaya çıkan canlı nasıl taşıdı kendini ve milyonlarca yılda buna alıştı.
Yazık sürüne sürüne telef oldu yiyeceği nereden buldu acaba sürünme ile meşgulken. ayrıca karada ısı çabuk değişir ve kara canlıları buna göre tasarlanmıştır ama karaya çıkan balık sıcaklığın böyle hızlı değişmesine alışkın değildir ve yaşama ihtimali gerçekten evrimci bilimadamlarını ve destekleyen köşe yazarlarını sinirlendirir.. Kara canlıları suyu ölçülü kullanmak zorundadır ama balıkların böyle bir ihtiyacı yoktur.dolayısıyla bir balık karaya çıkar çıkmaz evrimleşene kadar kurur ve bizler kıyıda uygun şartlar yakalanmış ise fosilini buluruz.Ayrıca balıklar suda çözünen oksijeni alır.karaya çıkınca 2dak. ölür.ciğerleri oluşuncaya kadar geçen sürede oksijensiz kalmasını ancak aydın(!) bir insan kabullenebilir.
Haa bir de tavus kuşu var ki…Neyse..
Bunların hepsi de sana önerdiğim kitapta var. Merak ediyorsan git oku. Hepsinin cevapları var.
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 10:50 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| KANDlRALl |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Aşağıdakiler de bunlar da kendi fikirlerimdir...Bende editörüm..:D
Nasıl olursa bir atom kendi kendine oluşur.
O atomdan tesadüfen başkaları da oluşur. Tesadüfe bakın bir araya gelip elementleri , aynı şekilde oluşan elementler yine tesadüf eseri….
Tabi her seferinde her bir en küçük parça tesadüfen oluşup tesadüfen diğeri ile birleşip tesadüfen ortaya devam eden birbirini tamamlayan bir bütünü oluşturmaktadır.
Ve şu tesadüfe bakın ki ortamda –öyle ya oksijen ,su ,besin… zinciri de tesadüfen hep tam kıvamında hazır oluşup orada beklemektedirler….
Evet bu elementler tesadüfen başka oluşan elementlerle birleşmekte, şartlar buna müsait olmakta ve moleküller oluşmaktadır. Tesadüfe bakınız ki moleküller öyle böyle oluşan başka moleküllerle birleşip aminiasitleri oluşturmaktadır….
Bu şekilde tesadüf eseir oluşan başka başka amniasitlerle birleşen bu zincir peptit, onlar tesadüfen başkaları ile birleşip polipeptit , onlar tesadüf esei başka oluşanlarla birleşip protein, …. Onlar … hücre ….onlar doku,organ,sistem ve sonuşta organizma –canlıyı-oluşturmaktadır…
Ve her bir en küçük atom tesadüfen oluşup birleşirken ahenk-bütün oluşturmakta birbirini yok etmeden bir uyum içinde birleşirken her parça aynı zamanda çevre şartları da bunu engelleyecek bir konumda oılmayacak özelliklere sahip plmaktadır.
Ve bu organizma tesadüfen hayatını devam ettirecek çevresel şartların tam ortasında –ki tüm bu şartlar da aynı bir tesadüfen oluşma zincirinin sonucudur.- bulunmakta ve kendi gibi ………,uhuuuuhu tesadüfen oluşan başka ir organizma ile uyum içinde üreme özelliklerine sahip olup havadan suya ,oradan toprak,ışık, yeme , barınma….tüm şartların tesadüfen tam olması gerektiği şekilde oluştuğu bir alemde devamlı şansları yaver gidip çoğalıp zamanla da farklı türlere geçebilmiştir….bunlar olmuştur...
:D
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 24 Haziran 2007 10:48 ÖÖ |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|