Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ndeki Deney Evrenin Şifrelerini Çözecek "Tanrı Parçacığı"nı Açığa Çıkaracak, Ama… Bilim dünyasının "AB"sine de 48 yıldır giremedik! Dan Brown’ın Melekler ve Şeytanlar adlı kitabına da konu olan CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) Eylül 2007’de müthiş bir deneye ev sahipliği yapacak: "Büyük patlama!" Ama insanlığı evrenin sırlarına bir adım daha yaklaştıracak bu tarihi olayda, 48 yıldır "gözlemci" statüsünden "tam üyeliğe" geçemediğinden Türkiye’nin ülke olarak değil ekip olarak adı anılacak. Deneye ODTÜ’den katılacak ekibin lideri fizik bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Meltem Serin’le bilim dünyasının AB’si CERN’i ve "büyük patlama"yı konuştuk. Evrenin oluşumuyla ilgili en genel geçer teori bundan 14 milyar yıl önce meydana gelen büyük patlama üzerine kuruludur. Bu teoriye göre tek bir noktada yoğunlaşmış olan evrendeki tüm madde çok büyük bir güçle patladı ve bütün evreni doldurdu. Bu teori ortaya atıldığından beri bilim adamları çeşitli araştırma ve deneylerle bu teorinin doğruluğunu ispatlamaya ve evrenin sırlarını çözmeye çalışıyor. Bunun için İsviçre’deki CERN’de (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) yapılan çalışmalar bilimin ve teknolojinin ne boyutlara geldiğinin bir göstergesi. Bugüne kadar pek çok bilim kurgu romanına konu olan, son olarak da Dan Brown’ın Melekler ve Şeytanlar adlı kitabında sözü geçen CERN’de Eylül 2007’de yapılması planlanan bir deneyle "büyük patlama" geçekleştirilecek. Ama bunun evreni oluşturduğu söylenen ilk patlama kadar güçlü bir patlama olacağı sanılmasın. CERN’de yerin 100 metre altındaki bir laboratuarda gerçekleştirilecek deney için 27 kilometrelik dairesel bir tünel oluşturulmuş. Deneyin amacı, LHC (Large Hadron Collider) yani Büyük Hadron Çarpıştırıcısı adı verilen bu tünelde zıt yönlerde hızlandırılan atom çekirdeğindeki proton parçacıkların çarpıştırılmasıyla açığa çıkacak olan muazzam enerjiyi incelemek. 36 ülkeden 2 binden fazla fizikçinin hazır bulunacağı deneye ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi fizik bölümlerinden öğretim görevlileri ve doktora öğrencileri de katılacak. Fakat Türkiye CERN’in kuruluşundan beri gözlemci üye olmasına rağmen hâlâ tam üyeliğe geçemediğinden bu deneyde ülke olarak değil ekip olarak yer alacak. ODTÜ’lü ekibin lideri ve ODTÜ Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Meltem Serin’in bu uzatmalı gözlemci üyelik konusunda söyleyecek çok sözü var. "Normalde CERN’de gözlemci bir ülkenin hemen üyeliğe geçmesi beklenir. Eski Demir Perde ülkeleri bile CERN’e Türkiye’den sonra gözlemci üye olarak katılıp tam üyeliğe geçiş yapabilmiş. Fakat Türkiye CERN’in kuruluşundan beri gözlemci üye olmasına rağmen henüz üye statüsüne geçemedi. Bu nedenle de üyelere tanınan her avantajı kullanamıyor. Bununla birlikte, üniversitelerden gruplar CERN’de yapılan deneylere katılıp alınan verileri kullanabiliyor. Gelecekte hükümet politikalarında bilime daha çok önem verilmesini, CERN gibi uluslararası bilimsel organizasyonlarla işbirliği yapılarak evrensel bilimin daha büyük bir parçası olmayı diliyoruz. Bu da bir nevi bilimsel alanda Avrupa Birliği’ne girmek gibi düşünülebilir." Gerçi 1961’ten beri zaman zaman Dışişleri Bakanlığı ve TAEK’in (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) önerileri ile CERN’e asli üye olmak konusu gündeme gelmişti. Bunun bir türlü gerçekleşememesinin başlıca nedeni de TAEK’e göre yıllık katılma payının yüksek oluşu. Zira asli üyeler Gayri Safi Milli Hasıla’larıyla orantılı bir para ödüyor ve buna göre Türkiye’nin ödeyeceği katkı payı 10 milyon dolar. 2001’de TÜBA’nın (Türkiye Bilimler Akademisi) öncülüğünde düzenlenen CERN-Türkiye ilişkileri ile ilgili toplantılardan da sonuç çıkmadı. Prof. Dr. Engin Arık ve Prof. Dr. Saleh Sultansoy İstanbul Üniversitesi’nin internet sitesinde yayımladıkları yazılarında bir sonuç çıkmamasını TÜBİTAK yönetiminin engellemesine bağlıyorlar. 2005’te Türk Fizikçiler Derneği yönetimi önderliğinde tekrar gündeme getirilen Türkiye’nin CERN üyeliği konusu Başbakan Erdoğan’ın gündemine taşındı ve henüz bir sonuç vermiş değil. Oysa asli üyelik gerçekleştiğinde bu merkeze Türkiye’den gidecek öğrenciler burs arama derdinden kurtulup zaman ve kaynak sınırlaması olmadan akademik araştırma yapabilecek. Bu da hem nitelikli insan gücü yetişmesi hem de Türkiye’nin akademik alanda çıtayı yükseltmesi açısından önemli bir fırsat. alıntıdır(aktüel)
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com