Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Bilim, "İnsan da Atomdan Oluşmuştur" Diyor.
 1   2  İleri>>
CEVAP YAZ
mavimser

Üyelik Derecesi:
  


varmak istediğin nokta ne bilmiyorum ama yazını okuyunca kafamda şekillenen şey özde birlik vahdeti vücut kavramı oldu..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 2 Aralık 2007 11:14 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
the_arcturus

Üyelik Derecesi:
  


insanın yapıtaşı atom değildir, hücredir.
hücreler de atomlardan oluşur ama sırf bu yüzden insanın yapıtaşı atom diyemezsin. maddeyle aramızdaki fark budur..  
bi de bize üflenen 21 gram..bu kısmı benim yorumum elbette.

alttaki yorumun özeti gibi olmuş ama sağlık olsun..

(the_arcturus tarafından 22 Kasım 2007 3:20 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 22 Kasım 2007 3:18 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
StummScream

Üyelik Derecesi:
  


Ayrıca,

Canlı (yahut senin metnin icabı "insan") atomdan değil, hücreden oluşmuştur. Hücrelerin en temel birimi atomdur; lakin tanım verilirken, canlının temel biriminin hücre olduğu vurgusu yapılır, atom değil. Atomların içsel devinimi hücre altyapısını, hücreninki de atomunkini bozmaz, örneği dahi yoktur. Ben burada tesadüf değil, tahakküm (ilahi bir kontrol) görüyorum. Atomdan oluşmuş mevcudat (canlı-cansız tüm varlıklar) tekdüzelik değil, çeşitlilik arzediyorsa; ben gene burada tesadüf değil, tahakküm (ilahi bir kontrol) görüyorum. Atom aynıdır. Bütün atomlar aynı iken; varlıklar aynı atomlardan oluşmasına rağmen farklılık arzeder. Örnek: Tavuk, dağ, şelale, palamut, bilgisayar, ayı, silah vb. E bunların tümü aynı şeyden (aynı atomdan) oluşmuş. Bu nasıl açıklanabilir? İşte bunun açıklanamayışını gülerek seyredip, burada tesadüf değil, tahakküm (ilahi bir kontrol) görüyorum. Uzatmayayım ki kimseyi ağlama nöbetleri tutmasın. Kimse hıçkırsın istemem : )))



Not: Bak bu alıntı değil işte : )

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 22 Kasım 2007 1:17 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
StummScream

Üyelik Derecesi:
  


: ))
Seküler bilimin sebep-sonuç ilişkisine dayalı determinist yaklaşım, insanın Allah’ı bildiren ayetlerini görmesini engeller.
Bir elma düşünelim.
Allah’ı insanlara bildiren mucizevi bir meyvedir.
Ancak seküler bilim bu meyveyi alır ve,

Elma ağacından geldiğini, ağacın çekirdekten, çekirdeğin DNA’da ki programdan, DNA’nın moleküllerin farklı dizilişinden ve moleküllerin de atomlardan oluştuğunu açıklayarak sıradanlaştırır.

Seküler bilim her şeyin sebebini araştırarak gizemini çözdüğünü düşünüyor. Yani "aslında bir yaratıcı yoktur, yaratıcı aramayın, onlar şu şu sebeplerden dolayı meydana gelmektedir" diyor.
Oysa elmayı elma ağacından bilmek, elma suyunu içinde bulunduran "akıllı makinelerin" (vending machine) elma suyunu yaptıklarını söylemek gibi birşey..
Akıllı makinelere parayı koyup elma suyu kodunu girdiğimiz zaman, makine bize elma suyu veriyor. Para yerine, elma ağacına su ve gübre verdiğimiz zaman, ağaç bize elma veriyor. Akıllı makineler, elma suyunu yapacak ilme ve kudrete sahip olmadıkları gibi, elma ağacı da, bütün bilim adamlarının bile yapmakta aciz kaldığı elmayı yapamaz. Akıllı makinelere meyve sularını yerleştiren ilim ve kudret sahibi biri olduğu gibi, Allah’ın akıllı makineleri olan meyve ağaçlarına da meyveleri takan sonsuz ilim ve kudret sahibi biri vardır.

Velhasıl kelam, seküler bilim; ya da determinist düşünce, ya da materyalizm, ya da maddecilik her ne karın ağrısıysa,
Bu durumda elmayı ağaca vermekle nasıl bir iş yapar siz kararını verin artık.
Bunun adına, insanı atoma vermek de denebilir..



Kısacası, "Atom" bana Allah’ı hatırlatır : ) İnsan’nın hatırlattığı gibi..




Not: Yazının tamamı bana ait değildir. Dr. Furkan Aydıner’in "11 Eylül’e Rağmen Amerika’da Yükselen İslam" isimli okuduğum eserinden alıntılar mevcuttur..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 22 Kasım 2007 4:04 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
dijinaje

Üyelik Derecesi:
  


bilime göre;
yaşam birzamanlar ilkel dinya üzerinde hüküm süren koşullar altında ve diğer organizmalarla rekabetin yokluğunda cansız maddeden evrimleşmişti.
....
Yaşam ancak hayatın varolmadığı ve çok az oksijenin bulunduğu bir gezegende ortaya çıkabilirdi, çünkü oksijen, yaşamı oluşturmak için gerekli kimyasallarla birleşerek onları parçalayacaktır. Yaşamın oluşum sürecinde, dünyanın atmosferi esasen metan, amonyak ve su buharından oluşuyordu. Laboratuvarlarda gerçekleştirilen deneyler, su, amonyak, metan ve hidrojen karışımının morötesi radyasyona tâbi tutulduğunda iki basit aminoasiti ve az miktarda daha karmaşık aminoasitleri ürettiğini göstermiştir. 1960’ların sonunda, uzaydaki gaz bulutlarında karmaşık moleküller bulunmuştur. Bu nedenle dünyanın oluşumunun çok erken aşamalarında, yaşamın veya yaşama yakın bir şeylerin ortaya çıkması için gerekli elementlerin aminoasitler biçiminde zaten varolması bile mümkündür. Daha yeni deneyler, tüm yaşamın temeli olan proteinlerin ve nükleik asitlerin başlangıçta varolan “çorba” içinde gerçekleşen normal kimyasal ve fiziksel değişimlerden ortaya çıkmış olabileceğini her türlü şüphenin ötesinde ispat etmiştir.
...
Yaşamın kökenini anlamak için, yerkürenin ilk atmosferinin ve çevre koşullarının bileşimini bilmek şarttır. Gezegenin bir toz bulutundan oluştuğu şeklindeki inandırıcı senaryoya bakarsak, bunun bileşenleri esasen hidrojen ve helyum olmalıydı. Günümüzde yerküre, çok miktarda oksijen ve demir gibi daha ağır elementler içermektedir. Aslında atmosfer yaklaşık olarak %80 azot ve %20 oksijenden oluşur. Bunun sebebi, hidrojen ve helyum gibi daha hafif elementlerin, yerçekiminin onları tutmaya yetmemesinden ötürü dünyanın atmosferinden kaçmış olmalarıdır. Jüpiter ve Satürn gibi daha büyük kütleçekime sahip büyük gezegenler, yoğun bir hidrojen ve helyum atmosferini kendi etraflarında tutabilmişlerdir. Daha küçük bir kütleçekime sahip olan bizim küçük Ayımız ise tüm atmosferini yitirmiştir.
...
İlk atmosferi oluşturan volkanik gazlar, metan ve amonyağın yanı sıra su da içermeliydi. Atmosferi doyma noktasına getirmeye hizmet eden ve yağmurların oluşmasını sağlayan bu gazların yerkürenin iç kısımlarından çıktığını sanıyoruz. Yerküre yüzeyinin soğumasıyla birlikte göller ve denizler oluşmaya başladı. Bu denizlerin, güneşten gelen morötesi ışınların etkisiyle kimyasal elementlerin sentezlenerek, aminoasitler gibi karmaşık azotlu organik bileşikler ürettiği bir prebiyotik (yaşam öncesi) “çorba” oluşturduğuna inanılıyor. Atmosferin ozon içermeyişi, morötesi ışınların böyle bir etkide bulunmasını mümkün kılmıştı. Oparin-Haldane hipotezinin temelini oluşturan şey budur.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 20 Kasım 2007 7:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
THeoCRaCY

Üyelik Derecesi:
  


Değerli Arkadaşlar,

mevcut konu incelenip düzenlenmiştir.

İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır.

Sizlerden isteğimiz;forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek,incelenmek üzere’Bu mesaj rahatsız edici’butonunu tıklamanızdır.

Barış dolu günler dileğiyle,

Saygılarımızla
Anatolianrock.com Ekibi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Ekim 2007 5:40 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
madxcan_die

Üyelik Derecesi:
  


unlar bizi nereye  götürüyo   .... bu bilimlerin bulunmasını isteyen allah  bizi   nereye  sevk ediyor....

herşey atomdan olusmamısydı..zaten  

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 1 Temmuz 2007 3:50 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
THeoCRaCY

Üyelik Derecesi:
  


Konu incelendi.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 31 Mayıs 2006 3:04 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
jaguar2704

Üyelik Derecesi:
  


insanın en küçük yapı taşı hücre  dir
hücrenin oluşumunda protein,yağ yapıları wardır
bu yapıların en küçük yapı taşları
azot,karbon,hidrojen atomları wardır

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Mart 2006 2:46 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
husomino

Üyelik Derecesi:
  


Carl SAGAN der ki ;
Yeterince zaman olduğu taktirde şans faktörü mucizeler meydana getirebilir.
ve o atomunda yeterince zamanı vardı...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Mart 2006 12:03 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com