Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
beyini kullanabilecek alanlar yaratmakla
türban ile başörtüsü aynı anlama geldiği zaman
NaylomBranda şaka yaptı galiba. Tabiki o insanlara istediklerini vermekle önlenebilir. Bugün dünyanın sayılı universitelerinde ki hocalara baktığımızda kesinlikle bir Türk profesör çıkıyor. Örneğin çok yeni bi haber : Türk bilim adamları dünyanın her tarafında Türkiye’nin adını duyurmaya devam ediyor. Bunlardan biri de Oxford Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ayhan Çelik. Dünyanın her yerinden başvuru yapan 69 öğretim üyesi arasından en yetkin isim olarak Oxford’a çağrılan Çelik, biyolojik sistemler yardımıyla ilaçları çevreye zarar vermeyecek şekilde sentezleyen bir proje geliştirdi. Doç. Dr. Çelik’in başarı hikayesi de oldukça ilginç. 1993 yılında KTÜ Kimya Öğretmenliği Bölümü’nü birincilikle bitiren Çelik, okuduğu üniversitede araştırma görevlisi olmak istemiş, ancak torpili olmadığı için bunu başaramamış. Çelik, o dönem yaşadığı sıkıntıyı şöyle anlatıyor: "Bölüm birincisi olduğum için üniversiteye araştırma görevlisi olabileceğimi düşünüyordum. Benim yerime 4 yıllık bölümü 6 yılda bitiren birini aldılar. Onun torpili vardı, benim yoktu." Başarılı akademisyen Türkiye’deki sistemin kaliteli öğretim üyelerinin yetişmesine engel olduğunu söylüyor. Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Çamışlı köyünde doğan Ayhan Çelik’in başarı hikayesi ibretlik olaylarla dolu. İlkokulu doğduğu köyde tamamlayan Çelik, Kötek nahiyesindeki ortaokula gidebilmek için her gün 30 kilometre yürüdüklerini ve zor şartlarda eğitim gördüklerini dile getiriyor. “Ortaokul birinci sınıfta zaman zaman kış günleri çok kar yağdığında nahiyede 1 odalı ev tutar 2 arkadaş bu evde kalırdık.” diyerek anlatıyor zorlukları. Okuduğu üniversiteye araştırma görevlisi olarak giremeyen Ayhan Çelik, daha sonra Kırşehir’de öğretmenliğe başlamış. Kısa süreli öğretmenliği sırasında yurtdışına öğretim üyesi yetiştirilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav yaptığını duyunca, bu sınava girerek başarılı olmuş. Sınav sonrası İngiltere’ye gelen Çelik, Leeds Üniversitesi’nde yabancı dil eğitiminden sonra Hull Üniversitesi’nde 1 yıl gibi kısa sürede lisans üstü eğitimini tamamlamış. Daha sonra biyoorganik kimya alanında Leicester Üniversitesi’nde 3,5 yıl doktorasını tamamlayan Doç. Dr. Çelik Edinburg Üniversitesi’nde 4 yıl araştırma görevlisi olarak çalışmış. Bu yıl dünyanın önde gelen üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak kabul edilen Çelik kendisi için hazırlanan laboratuvarında bilimsel çalışmalar yapıyor. Başarılı öğretim üyesinin kendi alanında dünyanın en iyi bilimsel dergilerinde yayınlanmış onlarca makalesi bulunuyor. Ayhan Çelik, Türkiye’de son 15 yıl içinde güzel gelişmelerin yaşandığına ve ilerlemenin olduğuna da dikkat çekiyor. Türkiye’de öğrenci yetiştirmek istiyorum Tek hedefinin Türkiye’nin adının duyulması ve Türk bilimine katkı yapmak olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çelik, “Oxford gibi üniversitelerde gerekli altyapıyı aldıktan sonra Türkiye’de araştırma laboratuvarı kurmak istiyorum. Buralardaki ilişkileri kullanarak Türk bilimine hizmet etmek ve öğrenci yetiştirmek istiyorum.” diyor. Üniversite sınavına hazırlanan veya üniversiteyi kazanamayan öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Ayhan Çelik, “İnsanların ufkunun açılması çok önemli. Türkiye’de en büyük eksiklik insanlara rehberlik yapılmaması ve hedef gösterilmemesi. Üniversite okumak sadece Türkiye ile sınırlı değil. İnsanımız mutlaka yurtdışını görmeli. İngiltere bu açıdan önemli bir ülke, en büyük avantajı dil. Ayrıca üniversitelerin 3 yıl olması önemli bir avantaj. Eğer öğrenciler üniversitenin ilk yılını finanse edebilirlerse diğer sınıfları çok rahat okuyabiliyorlar. Çünkü burada hem çalışma hem de burs bulma imkanları yüksek. Gençlerimiz bütün yolları denemeli.” diye konuşuyor. 18.09.2006 Tuncer Çetinkaya
Türkiyede beyin göcümü var
Beyin e değer vermeye başlarsak çözülür!
Beyin göçü önlenemez bizim ülkemizde bunun nedeni de bilime verilen önem. Ama bilimi başka yerde öğrenip kendi ülkesi için kullanabilir bu da olur.Zaten yurt dışına bu yüzden cumhuriyet döneminde öğrenciler gönderilmiştir.
Beyin göçü; eğitimli ve nitelikli işgücünün beşeri sermayenin getirisi daha yüksek olduğundan yoksul ülkelerden zengin ülkelere göçülür. Uluslararası beyin göçü konusunda ABD en fazla göç alan ülkedir. Beyin göçünün engellenebilmesi için bence bazı mesleklerin iş sahası genişletilmeli yada düzenleme yoluna gidilmeli.Örneğin Türkiye’de astronomi bölümü mezunları burada iş sahası olmadığı için yabancı ülkelere gitmeyi tercih etmektedir.
Gelişmiş ülkelerde genç ve gelişmiş beyinlere sunulan imkanlar bizde sunulmadığı sürece bu göç engellenemez... ama ben burda bir rekabet olduğunu düşünüyor ve dış ülkelere bişi demiyorum. bir TÜRK evladı bu vatanda bazı şeyleri öğrenip sadece kendi vatanına hizmet eder. Bu ülke onu beslediyse, geliştirdiyse ve o bunun karşılığını vermiyorsa gerisini siz tamamlayın arkadaşlarım
(By_YaSaK tarafından 13 Eylül 2006 9:21 ÖS tarihinde degiştirildi.)
Üniversitelerde durmadan çok farklı bölümler açılıyor. Ve her yıl yığınla insan bu bölümlere yerleştiriliyor. Bir kısmının çalışma alanı bile yok... Hatta çalışma alanı olan bölümlerde bile bu sorun var. Örneğin türkiye tarım açısından çok geniş bir coğrafyada. Ama hala öğretmenlik yapan ziraat mühendisleri var. Beyin göçünün önüne geçebilmek için yapılması gereken ilk şey altyapıyı hazırlamak. Altyapı hazırlandıktan sonra insanlar yönlendirilmeli. Bu gün Ankara Üniversitesi’ nde Astronomi bölümü var. Peki buradan mezun olan insanlar ne yapabilecek? Burada insanın aklına şu soru da gelmiyor değil: ’Bu insanlar nasıl yetiştiriliyor bu bölümde? Yeterliler mi?’ İşte yine altyapı sorunu... Bu bölümden mezun olanların yeterli olmadığı ihtimalini düşünürsek; bu bölüm neden var?
abimin bu sene üniversiteye başlayacak olması dolayısıyla öğrendiğim bir bilgi... tübitak türkiyede ÖSS sınavında her alanda(eşit ağırlık, sözel, sayısal) ilk 5000 e giren öğrencilere belirteceğim bilim bölümlerini seçip, kazanıp, yerleşmeleri suretiyle aylık 250 YTLlik burs verecektir. Ayrıca lisans öğrenimini normal süresinde başarıyla tamamlayan öğrenciler ilgili alanlarda lisansüstü programlarına devam ederlerse(yurt içinde) burs sürecektir.(yüksek lisans; 1.250 ytl ve doktora 1.500 ytl) sözel-tarih eşit ağırlık-iktisat, felsefe, pisikoloji, sosyoloji sayısal- biyoloji, fizik, kimya, matematik, moleküler biyoloji ve genetik işte böyle engellenir...bu da bir yöntemi tabi ki...
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com