Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Değerli Arkadaşlar, mevcut konu incelenip düzenlenmiştir. İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır. Sizlerden isteğimiz;forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek,incelenmek üzere’Bu mesaj rahatsız edici’butonunu tıklamanızdır. Barış dolu günler dileğiyle, Saygılarımızla Anatolianrock.com Ekibi
Bektaşilik, Hacı Bektaş-ı Veli’nin adına kurulmuş olan bir tarikat. Bu tarikata mensup kişilere Bektaşi denir. Bektaşilik hümanist esaslı bir öğretidir. Öğretinin odağında "insan" vardır. Amacı, İnsan-ı Kamil olarak tanımlanan, olgun, yetkin insana ulaşmaktır. Bu ise bir eğitim sürecini gerekli kılar. Hacı Bektaş’ın Türk dünyasının felsefesine çok büyük katkıları olmuştur. En önemli ve tasavvufu kısaca anlatan özlü sözü, "Eline, beline, diline hakim ol" sözüdür. Hacı Bektaş-ı Veli’nin halen yaygın olarak kullanılan birçok özlü sözü bulunmaktadır. Bektaşiliği diğer tarikatlardan farklı kılan en önemli özelliği onun düşünen insana, özgür düşünceye verdiği önemdir. Öncelik yol kurallarındadır. "Hatır kalsın, yol kalmasın" diyerek bunu açıklarlar. Bektaşilik Tarikatı’nın kuruluşunda geçirdiği süreç, kurucusunun kim veya kimler olduğu, bu süreçte Hacı Bektaş’ın konumunun ne olduğu, tarikatın Piri mi, yoksa kurucusu mu olduğu, Balım Sultan’ın tarikata nasıl bir yapı kazandırdığı yüzyıllar geçmesine karşın hala tartışmalıdır. Öteden beri bu konuda yazanların çoğunluğu, Hacı Bektaş’ın tarikatın kurulma işlemini gerçekleştirmediği ancak, kurulmasına yol açan süreci başlattığı dolayısıyle de onun ardıllarınca kurulan tarikatın da “Piri”olduğu kanısındadırlar. Bektaşiliğin kurumsallaşma sürecinin tamamlanmasının XVI. y. yılda Balım Sultan tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerler. Jacop, Tschudi, Şemseddin Sami Bey gibi eski yazarlardan tutun, A. Yaşar Ocak, Belkıs Temren gibi günümüz yazarlarına kadar birçok araştırmacı bu görüştedir. Günümüz Bektaşileri Atatürk ve ilkelerine bağlılıklarıyla kendilerini tanımlarlar. Dolayısıyle, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, yaşam tarzı olarak isteklerinin pek çoğu karşılandığı için artık "tarikat" adıyla anılmaktan gönüllü olarak vaz geçmişler ve işin özünde yatan şekilde, "kendi yol ilkelerine bağlı olduklarını" vurgulamak üzere kendilerini "yol ehli" olarak tanımlamayı tercih etmişlerdir. Yapılanmalarını ise, sembolik olarak korumuşlardır. İlkelerine bağlılıkları, yollarına bağlılıkları demektir. İlkelerinin her biri Cumhuriyet’le ve Atatürk ilkeleriyle uyumludur. Özgür ve düşünen beyinler isterler. Bağnazlıktan uzak, incitici olmadan hicvedebilen, Tanrı’ya sevgiyle yaklaşan bir anlayışı benimseyen felsefelerini uzun bir dönem içinde ince ince işlemişlerdir. Bu felsefenin ürünü olan kadınlı erkekli birçok Bektaşi şairi yetişmiştir ve Türk edebiyatı içinde önemli yerleri vardır.
bektaşilik ve alevilik veya caferilik hatta diğer isimleriyle tahtacı,kızılbaş,bedrettinli,amucalı,rafızi,ışık,mulhid,torlak,çepni,amucalı,sıraç; kitabi olmaktan çok sözlü geleneğe dayalı eski inançların islami şekiller altında yaşamaya devam ettiği bir halk islamıdır.(alıntı)
bektaşilik alevi toplumunun degerlerinden birisidir . bunun yorumunu ustasına sormak gerekir. saygılarımla
İncelendi
Bektaşilik Hacı Bektaş Veli’nin düşüncesini benimsemek ve o dergah çatısı altında toplanmaktır.Eski Göktanrı (şamanizm)’den kalıntıları vardır.Amaç ilk önce insan sevgisidir.Tanrı’ya ulaşmanın yolu insandan geçer.Dedelik olayı da bekteşilikte bilinen bir gerçektir.Dede olmak ve halka doğruyu göstermek öyle kolay olmadığı gibi dede seçimi de öyle kolay olmamaktadır.Alevilikte babadan oğula geçen dedelik,bektaşilikte ölen dedenin yerine o halk içersindeki en bilge insanın geçmesidir ve bu yönüyle Bekteşilik, Alevilikten ayrılmaktadır. Bektaşiliğin sade bir dilinin olması,adaleti getirmesi,insanlar arasındaki sevgi bağını güçlendirmesi nedeniyle bu topraklar da hızla yayılan ve benimsenen bir düşünce olmuştur. Bektaşilik Felsefesinin altında ayrımcılığın olmamasıdır.Yukarıda saydıklarımda zaten bu felsefe altında toplanmaktadır. Tabi azınlık olan bir düşünce yapısının,kaderci toplumlarda ne kadar çabuk lekendiğini de görmekteyiz.Bektaşilikte bundan nasibini almıştır diye düşünüyorum.Amaçları aynı olan düşüncelerin bir kenara itilmesi ne kadar doğrudur bilinmez?Gönül ister ki okunsun,bilinsin,eleştirilsin, akla uygun değil ise reddedilsin .Ama kulakta duyma sözlerle haraket etmek, hem karşıdakine,hem kendisine,hem geleceğe büyük zararlar verir.
(siyasiyabend tarafından 21 Mart 2006 7:56 ÖS tarihinde degiştirildi.)
bektaşilik postun altına para sıkıştırmaktan çalıp söylemekten eğlenmekten rakkı ya dem deyip bol bol içmekten başka birşey değildir HADİ GİT ŞİMDİ SANA İKRAR VEREN BABANA BUNLARI SÖYLE
Bilenlerden öğrenip bilmeyenleri bilgilendirelim
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com