Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Bektaşilik Felsefesi
 1   2  İleri>>
CEVAP YAZ
isynli_sukut

Üyelik Derecesi:
  


bektaşilik geleneği yozlaştırılmıştır. insanlık ve hümanist olrak tanımlanan gelenek osmanlı döneminde yeniçeri ocagı betaşilikle yönetiliyordu ve yozlaştı o dönemden başlayıp...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 16 Nisan 2010 2:08 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
doctorow

Üyelik Derecesi:
  


insan değerli midir?
insan olgusuna ait olan değerler nelerdir?
bu değerler somut mudur soyut mudur?
insanı birer dünya olarak kabul etmek doğru mudur?
mutlak huzur neredir?
insan mutlak huzurun neresindedir?
barış kardeşlik eşitlik gibi durumlar insan için önemli midir?
gibi sorulara verilmiş cevaplardan oluşan bir felsefedir bektaşilik.

bektaşi tarikatının önde gelen isimlerinin vecizeleride bu soruların cevabı durumundadır.nitekim diğer kullanıcılar belirtmişler bunları ancak bir vecizeyide ben aktarayım

’’kanı,kan ile değil,su ile temizle.’’

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Eylül 2008 7:12 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Skoll

Üyelik Derecesi:
  


KIZILOZAN sözlerim sana canım
bilmediğin konular hakkında yorum yapma istersen hayatında kactane bektaşi ile konustunda öyle sacma bir yorum yapmaya kalktın anlamıyorum ! bir adam içer bundan sana ne 1.si 2.si jetskiye binmiyor adam bırak ki postunun altına 3-5 kurus sıkıstırsın :) ki böyle bi durum da yok zaten sen duydugun laflara inanma bak git araştır olmadı ortamlarına gir öğren gizli kamera koy bişey yap ama böyle abuk subuk yorumlar yapma okey ;) bu arada yaşını da merak ettim

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Eylül 2008 4:25 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
eylul_17

Üyelik Derecesi:
  


YAŞAM FELSEFESİ, İNANÇ VE ÖĞRETİSİ:

Hacı Bektaş Veli’nin 13.yüzyılda temellerini attığı ve günümüzde de geçerliliğini koruyan düşüncelerinin ışığını; O’nun (yada O’na atfedilen) şiirleri ve özdeyişlerinde; hakkında anlatılan söylencelerin satır aralarında buluyoruz. Bu şiir ve özdeyişlerle, söylencelerin satır aralarında; Hacı Bektaş Veli’nin, sevgi, eşitlik, tanrı, din, paylaşım, hoşgörü, bilim, eğitim gibi kavramlara bakışını yakalıyoruz. Felsefesini insan sevgisi, hoşgörü, paylaşım ve toplumsal eşitlik ilkeleri üzerine oluşturduğunu görüyoruz.

Hacı Bektaş Veli’nin, Hoca Ahmed Yesevi Dergahı’ndaki eğitim ve öğrenimini tamamladıktan sonra; 12. ve 13. yüzyılın savaş ve kargaşa ortamında, barışın simgesi olan bir güvercin donuyla Anadolu’ya geldiği söylencesi oldukça anlamlıdır. (Velayetname’de her ne kadar Hacı Bektaş Veli’nin Hoca Ahmed Yesevi’den emanetlerini aldığı ifade edilerek, Hacı Bektaş Veli onun çağdaşıymış gibi gösterilmekte ise de, aslında ikisinin yaşamı arasında bir asırlık fark vardır. Bu ilişki, sadece manevi bir ilişkidir.) Anadolu’ya geldiğinde, mazlumun ve yoksul Anadolu halkının safında yerini alan, bir süre Amasya’da Baba İlyas’la birlikte hizmet veren Hacı Bektaş Veli; daha sonra güvercin donunda Sulucakarahöyük’e, bugünkü Hacıbektaş ilçesine yerleşerek, Anadolu insanının yaşam biçimleri, inançları ve kültürel değerlerinin sentezinden oluşturduğu, Anadolu Alevi ve Bektaşi inancını ve yaşam felsefesini burada yeşertmiştir.

Hacı Bektaş Veli’nin, savaş yerine barışı; düşmanlık yerine dostluğu; kin yerine sevgiyi ve hoşgörüyü benimseyen, hümanist bir anlayışa sahip olduğunu görmekteyiz.

Bir çok medeniyetlere evsahipliği yapmış olan Anadolu; 13.yüzyıldan itibaren, Hacı Bektaş Veli’nin "düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu", "nefsine ağır geleni kimseye uygulamayınız" , "eline, beline, diline sahip ol" , "yetmişiki milleti bir gör" anlayışı ile yoğurulur. "Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur" diyen Hacı Bektaş Veli; öğretisinin temel ilkelerini oluşturan bu dizeleriyle, günümüz insanının ulaşmaya çalıştığı hedeflere işaret ettiği anlaşılmaktadır.

Hararet nardadır, sac’da değildir,
Keramet baştadır, tac’da değildir,
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.

diyen Hacı Bektaş Veli, her şeyi insanda arayan; Hakk’ı kendi özünde, kendi özünü Hakk’ta bulan anlayışıyla, sevgiyi ve bilimi kendisine rehber kılmıştır. Hacı Bektaş Veli’ye duyulan ilgi, saygı ve sevgi, Alevi-Bektaşi öğretisinin temelini oluşturan İnsan-Tanrı-Doğa sevgisine dayanan hümanist yaşam felsefesi ve öğretisinden kaynaklanmaktadır. O’nun anlayışında dinin kaynağı tanrı korkusuna değil, tanrı sevgisine dayanır.

"Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır", " kadınları okutunuz", " okunacak en büyük kitap insandır" diyen Hacı Bektaş Veli, inancı hurafelerden arındıran; akla, mantığa ve sevgi temeline dayandıran; kadın ve erkek eşitliğini savunan ve döneminde Hatun Ana (Kadıncık Ana) önderliğinde kurulan Anadolu Bacıları teşkilatına büyük destek veren bir düşünce adamıdır. Halk kültürüne ve eğitimine önem veren; üretimde ve paylaşımda sosyal adalet ilkesini benimseyen; "insanın alnı açık ve cesur dolaşması için her şeyden önce adaletli olması gerektiğini" savunan bir düşünürdür.

Hacı Bektaş Veli Dergahı, Alevi-Bektaşi inancının bir merkezi olduğu gibi; sosyoekonomik, kültürel ve politik dayanışmanın da bir merkezi olmuştur. Bir kültür merkezi olan bu dergahta, halkı aydınlatacak ve halkın sorunlarıyla ilgilenecek dervişler, mürşitler, dedeler, dede-babalar yetişmiştir. Ahi kurumlarıyla (meslek loncalarıyla) birlikte, çeşitli meslek dallarında eğitim verilmiştir.

"Hiç bir milleti ve insanı ayıplamayınız!" diyen Hacı Bektaş Veli; Anadolu’nun sosyal, siyasal, ekonomik, etnik ve dinsel yapısını dikkate alarak, sevgi ve hoşgörü kültürünün temellerini atmıştır. Uygarlıklar beşiği Anadolu’nun zengin kültür mozaiğini, bozmadan; parçalamadan; farklılıklarıyla; sevgi ve hoşgörü temelinde biraraya getirerek ve tasavvufla yoğurarak, Anadolu Alevi ve Bektaşiliği’nin doğmasına öncülük etmiştir. Farklı dillerden, farklı kökenlerden ve kültürlerden gelen insanları bir bilen; ceylanla arslanı dost olarak kucaklayan, bu anlayıştır. Bu anlayışın, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde ifade edilen düşüncelerin temeli olduğu; günümüz insanının, hala bu anlayışa ulaşma çabası içinde olduğu yadsınamaz.







     



 


Teşekkürler  @erdal

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Eylül 2008 8:31 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
MuMcuuu

Üyelik Derecesi:
  


Hararet nârdadır, sacda değildir
Keramet baştadır, tacda değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.


kıble kapında insandır hacda mekkede değildir...

bektaşilik felsefesi aleviliğin temel felsefesidir ve dini imanı insan sevgisi ve insana saygıdır....

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Eylül 2008 7:32 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
THeoCRaCY

Üyelik Derecesi:
  


Değerli Arkadaşlar,

mevcut konu incelenip düzenlenmiştir.

İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır.

Sizlerden isteğimiz;forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek,incelenmek üzere’Bu mesaj rahatsız edici’butonunu tıklamanızdır.

Barış dolu günler dileğiyle,

Saygılarımızla
Anatolianrock.com Ekibi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Ekim 2007 6:17 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
s_e_v_d_a

Üyelik Derecesi:
  


Bektaşilik, Hacı Bektaş-ı Veli’nin adına kurulmuş olan bir tarikat. Bu tarikata mensup kişilere Bektaşi denir. Bektaşilik hümanist esaslı bir öğretidir. Öğretinin odağında "insan" vardır. Amacı, İnsan-ı Kamil olarak tanımlanan, olgun, yetkin insana ulaşmaktır. Bu ise bir eğitim sürecini gerekli kılar. Hacı Bektaş’ın Türk dünyasının felsefesine çok büyük katkıları olmuştur. En önemli ve tasavvufu kısaca anlatan özlü sözü, "Eline, beline, diline hakim ol" sözüdür. Hacı Bektaş-ı Veli’nin halen yaygın olarak kullanılan birçok özlü sözü bulunmaktadır. Bektaşiliği diğer tarikatlardan farklı kılan en önemli özelliği onun düşünen insana, özgür düşünceye verdiği önemdir. Öncelik yol kurallarındadır. "Hatır kalsın, yol kalmasın" diyerek bunu açıklarlar.
Bektaşilik Tarikatı’nın kuruluşunda geçirdiği süreç, kurucusunun kim veya kimler olduğu, bu süreçte Hacı Bektaş’ın konumunun ne olduğu, tarikatın Piri mi, yoksa kurucusu mu olduğu, Balım Sultan’ın tarikata nasıl bir yapı kazandırdığı yüzyıllar geçmesine karşın hala tartışmalıdır. Öteden beri bu konuda yazanların çoğunluğu, Hacı Bektaş’ın tarikatın kurulma işlemini gerçekleştirmediği ancak, kurulmasına yol açan süreci başlattığı dolayısıyle de onun ardıllarınca kurulan tarikatın da “Piri”olduğu kanısındadırlar. Bektaşiliğin kurumsallaşma sürecinin tamamlanmasının XVI. y. yılda Balım Sultan tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerler. Jacop, Tschudi, Şemseddin Sami Bey gibi eski yazarlardan tutun, A. Yaşar Ocak, Belkıs Temren gibi günümüz yazarlarına kadar birçok araştırmacı bu görüştedir.
Günümüz Bektaşileri Atatürk ve ilkelerine bağlılıklarıyla kendilerini tanımlarlar. Dolayısıyle, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, yaşam tarzı olarak isteklerinin pek çoğu karşılandığı için artık "tarikat" adıyla anılmaktan gönüllü olarak vaz geçmişler ve işin özünde yatan şekilde, "kendi yol ilkelerine bağlı olduklarını" vurgulamak üzere kendilerini "yol ehli" olarak tanımlamayı tercih etmişlerdir. Yapılanmalarını ise, sembolik olarak korumuşlardır. İlkelerine bağlılıkları, yollarına bağlılıkları demektir. İlkelerinin her biri Cumhuriyet’le ve Atatürk ilkeleriyle uyumludur. Özgür ve düşünen beyinler isterler. Bağnazlıktan uzak, incitici olmadan hicvedebilen, Tanrı’ya sevgiyle yaklaşan bir anlayışı benimseyen felsefelerini uzun bir dönem içinde ince ince işlemişlerdir. Bu felsefenin ürünü olan kadınlı erkekli birçok Bektaşi şairi yetişmiştir ve Türk edebiyatı içinde önemli yerleri vardır.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 12 Haziran 2007 11:33 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
kornmania_

Üyelik Derecesi:
  


bektaşilik ve alevilik veya caferilik hatta diğer isimleriyle tahtacı,kızılbaş,bedrettinli,amucalı,rafızi,ışık,mulhid,torlak,çepni,amucalı,sıraç;
kitabi olmaktan çok sözlü geleneğe dayalı eski inançların islami şekiller altında yaşamaya devam ettiği bir halk islamıdır.(alıntı)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 8 Haziran 2007 2:56 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
devrimci_22

Üyelik Derecesi:
  


bektaşilik alevi toplumunun degerlerinden birisidir .
bunun yorumunu ustasına sormak gerekir.
saygılarımla

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 8 Haziran 2007 12:15 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
ferai

Üyelik Derecesi:
  


İncelendi

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 2 Haziran 2006 10:32 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com