|
CEVAP YAZ |
| eski_beyrut |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Ölüm çığlıkları yükseldi dağlardan
Merhamet kapımıştı kapılarını insanlığa
Anaların feryatları bebelerin lorileri
Dağlıyordu yürekleri ey hewar
Wuy de lori
Kan revan içindeydi Mercan Vadisi
Ve bir kanlı mercan şafağında
Vuruldum tam onyedi yerimden
Mercan Dağları’nda eser bir boran
Yamaçları karlı gezer bir ceylan
Vurulur düşersin soluksuz her an
Gezme dedim bu dağların maralı
Avcı vurmuş sol yanımdan yaralı
Mercan Dağları’nda figan feryadım
Avcılar peşinde pusu her yanın
Uçurumlar seni alır ona yanarım
Mercan dağları’na bakar mor dağı
Kuytuları ceylanımın otağı
Kanlı doğar Mercanların şafağı
Abidin Biter’in son albümünde Dersim Mercan Vadisi’nde yaşamını yitiren 17 kızıl karanfil için seslendirdiği türkü...
Ölümsüzleşmelerinin üzerinden bugün tam bir yıl geçti. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum.
Cafer Cangöz
Aydın Hanbayat
Ali Rıza Sabur
Alaaddin Ataş
Gülnaz Yıldız
Ökkeş Karaoğlu
Cemal Çakmak
Çağdaş Can
İbrahim Akdeniz
Berna Ünsal
Binali Güler
Taylan Yıldız
Kenan Çakıcı
Ahmet Pektaş
Dursun Turgut
Ersin Kantar
Okan Ünsal
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 17 Haziran 2006 12:54 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| kesmebeseker |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Dün gece sen uyurken ismini fısıldadım
Ve hayvanların korkunç öykülerini anlattım
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 10:12 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| PIPER |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Nefesimi...
Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
Cehennem yangınlarından
Ölmeden çıktıysa bedenim; artık
Benim olmalıyım, benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün
Ateşine rehin verdiğim. Ateş artıyı
Değildir karşılığımız. Pusatını dağ
Sisinden alan, firarını mermisine
Emanet eden bir namludur bu
Eşkıya sevda ki; zulasında asılı
Durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
Adem`den beri. Bilir ve intihar
Cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar
Kuruyan umut dallarını. Yanacaksa
Cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak
Değerini kim? Hani ellerine kuşlar
İnerdi, kardan üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
Şahrud.
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum ha...
Aç ellerini.
Geldim mutsuzluğumla
Yürek susuzluğumla
Koynuna al demiyom
Eşikte koyma beni
Koynunda yatır demem
Yeter bağışla beni
Aç ellerin gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Dağlara küs olur mu
Banara yas olur mu
İki can bir bedenken
Ayrı yatmak olur mu
İki yürek bir canken
Ayrı düşmek olur mu
Biliyorum suçluyum
Kentin kirli suyuyum
Sevmesini bilmiyorsam
Geçmişin sonucuyum
Aç kapıyı gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 8:45 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| Sila_ch |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Acıya Gülmek
Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geciyorsam gözlerinin icinden
Sana olan sevdamdandır bilesin
Geciyorsam bir çiçeğin özünden
Sana olan sevdamdandır bilesin.
Meğer ne yanlızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sesziz solmuşsak
Yeri gelmiş acıyda gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin
Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin
-Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun.
Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat
Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını
Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun.
Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta
Ve cırılcıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda..
Apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel.
Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor
İştahla gülüyorsun yaşamaktır aşk
Geceyle gündüzün sesziz gecişimidir bir uyku boyunda.
Delice bir yangın parmaklarının buzulunda
Ah şahrut her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli.
Karşılıksız sevebilmekse sevda
Gercek seven küle dönmüş her cağda
Elim kolum bağlanmışsa kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin
Sevdunayım gebermişsem kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin.......
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 8:39 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| benna24 |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim
Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim
Şarkılar yazdım sana okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa dokunamadım
Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim.
Cevdet Bağca
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 5:37 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| canann |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
ben seni sevdugumi da
dünyalara bildurdum
endurdun kaşlaruni
babani mu eldurdum
en dereya dereya da
al deredan taşlari
bizden geçti sevdaluk
al cebumden saçları
kız evunun onine da
sereceğum kilimi
oldi hayli zamanlar
görmedum sevduğumi
yaz geldi bahar geldi da
açti yeşil yapraklar
ben sana doyamadum
doysun kara topraklar
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 4:11 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| Sila_ch |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
susarak özlüyorum...
sözcüklerim varmiyor uzaklarina
birer birer düsüyor bütün öpmelerim
agir yenilgiler alarak …
adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip …
sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip
sense uzak, çok uzakta
bir deniz gibisin resimlerde
dokunsan dersim olur, göçerim mecburen
duydum çok sonradan, adin önemli degil
acin ayni tadi veriyor …
adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip …
iste buna biçak çekiyorum
simdi adi yok, hiç bir sevgilinin
zaman zaman degil simdi
yalniz benmiyim bu ahir zamanda
dervis mekanina ask ile cagiran
bu ahir zamanda …
Ahmet aslan
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 3:14 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| canann |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Neler Ettin Neler Ettin
Sevdim Amma Neler Ettin
İyi Kötü Kıymetimi
Bildin Amma Neler Ettin
Çevirdin Beni Harmana
Karıştı Tozum Dumana
En Sonunda Sen İmana
Geldin Amma Neler Ettin
Bırak Çınarı’ın Peşini
Belaya Koyma Başımı
En Sonunda Göz Yaşımı
Sildin Amma Neler Ettin
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 2:57 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| canann |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
Bugün Benim Efkarım Var Zarım Var
Değme Felek Değme Telime Benim
Gül Yüzlü Cananı Elden Aldırdın
Ecel Oku Değdi Gülüme Benim
Değeme Felek Değme Gülüme Benim
Lokman Hekim Gelse Sarmaz Yarayı
Hilebaz Dostunan Açtık Arayı
Ne Köşkümü Koydu Ne De Sarayı
Baykuşlar Tünedi Dalıma Benim
Değme Felek Değme Telime Benim
Özlemiyem Başım Dumanlı Dağlar
Gözlerim Yaşlıda İçim Kan Ağlar
Güz Ayları Geldi Bozuldu Bağlar
Hazan Yeli Değdi Gülüme Benim
Değme Felek Değme Gülüme Benim
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 2:56 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|
| canann |
|
|
Üyelik Derecesi:

|
türkü dinledigim zaman ruhum dinleniyor, kendimi bin yıl yaşamış ve bin yıl daha yaşayacakmışım gibi hissediyorum....
Küstürdüm Barışamam
Ayrıldım Kavuşamam
Göz Açtım Seni Gördüm
Yadınan Konuşamam
Dert Bende Yare Bende
Dert Bende Kare Bende
Ey Olmaz Yare Bende
Yuvasız Kuşlar Gibi
Kalmışım Perakende
Bu Dağın Ensesine
Uyandım Yar Sesine
Yarim Keklik Ben Avcı
Düşmüşem Ensesine
Ben Garip Eşim Garip
Eşim Yoldaşım Garip
Öldüğüme Gam Yemem
Mezarda Taşım Garip
Dert Bende Yare Bende
Kaynak: Davut Sulari
Yöre: Erzincan
|
| Mesajın
Yazıldığı Tarih: 16 Haziran 2006 2:50 ÖS |
Bu
mesaj rahatsız edici |
|