Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Müzik (Genel) > Bazen Bir Türkü Bizi Alıp Uzaklara Götürür..., Geçmişe, o yaşanılmaması gereken geçmişe...
 <<İlk  <<Geri  17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
vabene

Üyelik Derecesi:
  


yaf baştan söliim böle bi konu açtıın için saol cidden , kültürümüsün önmli parçalarından biri türkülerimis, bende çok severek dinnerim sölerim. bi tanecik yaziim son günlerde hep bunu dinniyorum türkü adına:)

YAĞMUR YÜREKLİM

içimde kırılır kalır ağlayan sesin
susar yğreğimde yüzün soluğun susar

sarılıp yarame gitsem çare değil ki
yüreğimde yangın cıkar bu şehir yanar

oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim
oy çiçek bakışlı yarim rüsgarım benm

sensiz yaralıdır zaman yıllar yaralı
sararır içimde hüznün ömrüm sararır

belki kavuşamam sana ölüm de gelir
bulutlara yazdım seni yağmur yüreklim

oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim
oy çiçek bakışlı yarim rüsgarım benm.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Temmuz 2006 3:03 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
IraZ44

Üyelik Derecesi:
  


deli gönül feryat etme boşuna
hal bilmez kişiye yar olamazsın
bir mürşide bağlamazsan özünü
Hakk’ın huzurunda var olamazsın
 medet sevdiğim
vefasız güzelden olur mu çare
yandım hasretinden öldüm bin kere
düşme bir zalıma göz göre göre
sen insanoğlusun kör olamazsın
  medet sevdiğim...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Temmuz 2006 7:05 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
asi2000

Üyelik Derecesi:
  


GÖKTE UÇAN HUMA KUŞU
TOZLUDUR HAYAT YOKUŞU OYY
FELEĞİN BİZE BAKIŞI
HOŞMUDUR HOŞ DEĞİLMİDİR
ÇINAR GÖKYÜZÜNÜ DELER
YAPRAĞINI YELE SALAR OY
SÖYLE DERDİNİ DESELER
HOŞMUDUR HOŞ DEĞİLMİDİR

yavuz bingöl den hoş bi parça tavsiye ederim dinlemenizi içinde kendinizden bişeyler bulacaksınız

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 10:05 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
kabus86

Üyelik Derecesi:
  


     -  GURBET YOLLARI -
GURBET YOLLARINDA SOLMUŞ BAHARIM
NERESİDİR ONUN YURDU KİMBİLİR
ÜSTÜNE YAZMIŞLAR GARİP MEZARI
BAŞUCUNA GELEN VAR MI KİMBİLİR

GEÇTİ ZAMAN GEÇTİ BOŞU BOŞUNA
EL KOYDULAR EKMEĞİME AŞIMA
EN SONUNDA VARDIN ÖMRÜN KIŞINA
AHİRETTE DOSTUN VAR MI KİMBİLİR


ben içtiğim zamanlar özellikle bu türküyü bağıara bağıra yüreğimin sesiyle öle bi sölerimki öyle bi severimki en yakın dostlarım çok iyi bilirler ...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 7:39 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
hosca_kall

Üyelik Derecesi:
  


Etek Sarı..

Etek sarı sen etekden sarısan sarısan
Kurban olam beydoğanın karısan karısan
Kurban olam beydoğanın karısan karısan
Vay

Sordum soruşturdum kimin yarisen lele yarisen
Sordum sual ettim kimin yarisen yarisen
Ben sormadan dolu gibi dökili dökili
Ben sordukca gözlerinden yaş geli yaş geli
Vay

Bir gömlek diktirdim golu düğmeli düğmeli
Bir gömlek diktirdim golu düğmeli düğmeli
Herkes kaderine boyun eymeli lele eymeli
Herkes kaderine boyun eymeli anam eymeli
Vay

Deli gönlüm çirkine bel bağlama bağlama
Soyka gönlüm çirkine bel bağlama bağlama
Sevdiyim yar malatyaya deymeli lele deymeli
Sevdiyim yar arguvana deymeli deymeli
Vay

Gönül Yarasından Meltem Cumbul’un sesiyle..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 6:14 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
tijita

Üyelik Derecesi:
  



Etme Kurban Olayım Dost
Ağlatma Gelem Gelem
Tutup Elim Kollarımı
Bağlatma Gelem Gelem
Ağlatma Gelem Gelem
Yarama Boşa Melhem
Sürme Kar Etmez Dost Dost

Bir De Sen Çektirme Yeter
Sevdan Bende Yanar Tüter
Cehennem Narından Beter
Dağlatma Gelem Gelem
Ağlatma Gelem Gelem
Yarama Boşa Melhem
Sürme Kar Etmez Dost Dost

Nurşeniyem Bu Töremi
Yakanlar Yaktı Çıramı
Sinemde Gizli Yaramı
Kanatma Gelem Gelem
Ağlatma Gelem Gelem
Yarama Boşa Melhem
 Sürme Kar Etmez Dost Dost



Nurşani

(Gülay’ın yorumuyla)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 5:17 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
meryemdogru

Üyelik Derecesi:
  


ADIYAMAN
Düz Dara yar düz dara
Yar zülüfün düz dara
Doksandokuz yarem var
Sen açtırdın yüz yara
Oy aman aman aman
Burası Adıyaman
Alem Düşman Kesilir
Seni sevdiğim zaman
Düzdedir yar düzdedir
Yar zülüfün dizdedir
Nice güzeller sevdim
Hala gönlüm sendedir
                                          OĞUZ AKSAÇ

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 4:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dewrano

Üyelik Derecesi:
  


Dusunde Istanbul gurbeti. Tasi topragi altindandi Istanbul gurbetininAli’sini aramaga gitmisti dusunde. Bulmustu da. Guzellerin arasindaydi. Bir kiyidan bakiyordu. Guzellerden biri dizine basini koyup uzanmisti boylu boyunca. Bir baskasi gumus bir kupayla sarap veriyor, daha bir baskasi da dudagindan opmege uzatiyordu dudaklarini.
O zaman, o zaman iste, gizlendigi kiyidan cikivermisti. Ali sasirmis, birakip guzellerini, kosmustu yanina. Acmisti agzini Ali’sine, yummustu gozunu:
- Istanbul’u mesken mi tuttun? Bu guzelleri gordun beni unuttun mu? Silasina gelmege yemin mi ettin yoksa?
Yarim Istanbul’u mesken mi tuttun aman
Gordun guzelleri ben unuttun aman
Beni evinize kole mi tuttun aman
Gayri dayanacak ozum kalmadi aman
Mektuba yazacak sozum kalmadi aman
Yarim sen gideli yedi yil oldu aman
Diktigin fidanlar meyveye dondu aman
Seninle gidenler silaci oldu aman
Gayri dayanacak ozum kalmadi aman
Mektuba yazacak sozum kalmadi aman

                                 2

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 12:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
dewrano

Üyelik Derecesi:
  


Yarim Istanbul’u Mesken Mi Tuttun?

Guz gunesi sari sari devriliyordu o ikindi uzeri de uzaklardaki mor daglarin ardina. Elinde su testisi, koyun cesme basinda, siraya girmisti. Yedi yil once bes alti yasindaki kizlar simdi varmislardi on iki , on uclerine. Dugun davullari ayni gun birlikte dogulen Hatca’yla Zalha’nin ucuncu cocuklari kosup oynuyorlardi.

Derin bir ic gecirdi.

Bir cocugu olsaydi bari. Oglan degil, kizi. O zaman olsaydi simdiye yedi yasinda. Cesmeden su getirmese bile, evde asa musa el atar, ortaligi toplar, anasina can yoldasi olurdu. Ama Istanbul gurbetinde yedi yildir eylenen eri, istemezdi kiz evlat. Erkek olmaliydi cocugu. Erkek olmali babasi gibi bilekli, kocaman kocaman elli, ayakli, kasi gozu kudretten surmeli. On yasina varmadan, cifte cubuga el atmaliydi. Yedi yildir Istanbul gurbetinde eylesen boyle isterdi oglunu. Babasinin soyunu surdurmeli, koy cocuklariyla dere kiyisinda gules tutup, kendi akranlarini yere kabak gibi vurmaliydi:
Gene derin bir ic gecirdi.

Yedi yil, yedi koca yildir Istanbul dedikleri guzeli bol, seyrani renkli Istanbul’da ne bekliyor da gelmek bilmiyordu? Sakin orda gul yuzlu, bal dudakli, kara kas kara gozlu bir guvercin gogsu topukluya... Agliyasi geldi birden. Dusunmek istemiyordu bunu. O penceli, o tuttugunu koparan, o boylu poslu erkeginin bir Istanbul kizina tutulup ondan dolayi silasini unuttugunu ogrense oldururdu kendini. "Vallaha oldururum!" dedi icinden sert sert. "Gunahi, vebali varsa ona. Kaba sakal hoca tevatur gunah dediydi vaazda. Hele boyle bir sey olsun...."

Yaninda bir karalti. Kendine gelerek gozlerinin yasardigina dikkat etti, sildi elinin tersiyle gozlerini.

Resullarin Emine anaydi gelen:

- Ne o kinali kekligim benim? dedi. Oksuzum, yavrum. Ne agliyon? Telaslandi:
- Yoook, aglamiyorum nene...

Gun gormus, umur surmus kiris kiris nene inanmadi:
- Agliyon kinali kekligim, surmelim agliyon. Ben bilmem mi ne diye agladigini? Vefasizin diktigi fidanlar meyveye geldi. Onunla gurbete gidenler yedinci sefer donuyorlar silaya. O nerde? Hani?

"Kinali keklik" gene derinden bir cekti. Gunesin yari yariya derildigi mor daglara bakti. Gozlerinden yuvarlananlara dur diyemiyordu gayri. Varsin aksinlardi Nene’nin dedigi gibi, oksuze bu dunyada gulmek yoktu. Keten yelekli, burma biyiklisi Istanbul gurbetinde belki de bembeyaz bir istanbul kiziyla unutmustu silasini. Dili de varmiyordu ama, unutmasa ne diye yedi yildir donup gelmesin? Donup gelmedi diyelim, insan iki satir bir seyler de mi yazamazdi? Ilk gittigi aylar nasil yaziyordu? Demek unutmustu? Unutmustu demek ha? Hickirdi. Genc, yasli kadinlar, ellerinin kinasiyla cicegi burnunda kizlar toplandilar basina. Sormadilar hicbir sey. Biliyorlardi. Sorup da ne diye yuregini bustubun kaldirsinlar? Biri:
- Sus bacim, dedi. Sus! Bir baskasi:
- Gozlerinden doktugune yazik!

Sagdan soldan herkes bir sey soyluyordu:
- El oglu degil mi? En iyisinin kokune kibrit!
-Vallaha Amasyanin bardagi, biri olmazsa biri daha bence..
- En dogrusu bu ama....
- Dinlemiyor ki!
- Bu genclik, bu tazelik...
- Yedi yil, yedi yil anam. Dile kolay. Insan eksik etegini yedi yil silasinda unutur mu?

Sikildi, bunaldi. Aglamiyordu artik. Zaman zaman bu: Madem erkegi Istanbul gurbetinde yedi yildir unutmustu onu, o da varsin istidayi bosansin bir guzel, varsindi bir baskasina. Elini sallasa ellisi, basini sallasa...

Duramadi karilarin arasinda. Onucunde bulup yitirdigi, yirmisine vardigi halde bir turlu geri donemiyeni icinden bir sizi bir gecti. Testisini koydu cesmenin iplik gibi akan suyunun altina. Testi dola dursun, gittiyse keyfinden mi gitmisti. Istanbul’a? Gozu kor olasica yokluk. Dusmanina avuc actiran yokluk yuzunden, birkac para kazanip okuzu ikilestirmek, birkac donum tarla daha alip babadan kalan bir kac donumune eklemek icin. O gece, o gece iste, nasil yatirmisti koluna! Nasil oksamisti saclarini, neler demisti? Istanbul gurbetine gidecek, cok degil yazi orda gecirip, guze, olmazsa kisa koynunda desteyle para, donecek. O zamana kadar bir de oglu olmus olursa, eh gayri, keyfine son olmiyacakti!.

Basindaki beyat ortuyu cenesinin altinda cozup yeniden bagladi.
Yedi yil, yedi koca yil!
Kocasinin istegince bir oglu olaydi bari..

Testisinin dolup tasmakta oldugunun farkina bile varmadi: Bir oglu olsa o zamandan bu zamana, alti yasinda mi olurdu? Bosboyuk, palazlanmis delikanli. Akranlariyla dere kenarinda gules mi tutardi? Babasi gibi penceli olur da akranlarini yere kapak gibi mi vururdu? Ekimde tarlaya birlikte mi giderler, hasat vakti duveni birlikte mi surerlerdi? Babasinin kokusunu mu tasirdi?
- Kinali keklik kaldin gene. Bak testin doldu, tasiyor!

Kendine geldi. Insanoglunun aklina sasti. Gozleri testisindeydi guya. Testisinde oldugu halde, gorememisti doldugunu.

Cekti lulenin altindan. Guldu aci aci.

Tuttu evinin yolunu. Tuttu ya, simdi de aklindan koyun yaslilari, gencleri kaynasmaga baslamisti. Her kafadan bir ses:
- Deli anam deli bu!
- Dogru bacim, deli..
- Beni yedi yildir silamda unutacak da..
- Ben de hala yolunu bekliyecegim onu ha?

Sonra kafa kafaya, fisil fisil bir konusma. Ah bu konusma, ah bu konusmalar... Evden iceri girerken, Dursunlarin Haci’yi hatirladi elinde olmiyarak. Ince, kapkara kaslari yikildi sinirli sinirli. Testiyi birakti kapinin yanina, gecti pencerenin onunde dayandi duvara sag omzuyla. Odada kimse yoktu, tek basinaydi ya, deminki karilar, kizlar, orta yaslilarin hayalleri doldurmustu odayi. Alev sacan bakislariyla sanki topuna haykirdi:
- Dursunlarin Haci, Kara Haci basinizda parcalansin. Atin yerine esegi baglamiyacagim iste, baglamiyacagim!

Kara Haci da neydi ki sirma biyikli Ali’sinin yaninda? Degil yedi yil, on yil donmese silasina, onu gene unutamazdi iste!

Guz gunesi coktaan devrilip gitmisti mor daglarin ardina. Gece iniyordu koye agir agir. Los oda farkina varilmaksizin karariyor, derinlesiyordu. Derken bu yandaki kapkara daglarin ardindan bakir kizili kocaman bir ayin tekeri gozuktu. Sonra agir agir yukseldi goklere, ufaldi, bakir kizilini yitirdi, piril piril yanmaga, saz ortulu dumanlariyla kerpic evleri suslemege basladi.

Cani ne yemek istiyordu, ne de su.

Gel desen gelmez miydim? Su guzellerin doldurdugu elmastan kadehleri ben dolduramaz miydim?

Ali bakiyordu, sadece bakiyordu.

Oysa hem agliyor, hem soyluyordu:
- Ketenden yelegini bile ben dikmedim miydi? Benim gibi bir oksuze dunyayi haram etmege nasil kiydin? Yigitligine yakisir miydi gurbette beklemek dayanacak ozumun tukendigini anlamadm mi?

Ali susuyor, boyuna susuyordu. Tastan ses cikiyor, Ali’den cikiniyordu. Sozlerinin ardini getirdi agliya agliya:
- Insafsiz yedi yil oldu sen gideli, diktigin fidanlar meyvaya geldi tekmil. Birlikte gittiklerinizin tumu yediser sefer geldiler silalarina. Buralarin guzelleri coktur ama sana yaramaz. Durmadin sozunde Ali’m. Sozunde durmayana erkek demezler biliyor musun? Kavlimizde gidip de donmemek varmiydi vefasiz?

Fakat Ali hic ses vermeden bakmis bakmis, sonra cekip giderken duman olmustu adeta. Bagirmisti ardindan, bagirmis, bagirmis... Fakat Ali...

Uyandi. Gunes bir mizrak boyu yukselmisti Kalkti yaslandigi yerden:
- Hayirdir insallah, dedi.

Kalkti usulcak, gitti kapiya, orttu, kalin tahta surgusunu itti. Ne olur ne olmazdi. Kara, kuru Haci kotu dadanmisti cunku. Koy bakkalinda kafayi cekip elinde saz, dusuyordu tek gozden ibaret evininin yakinlarina. Daha bir gunden bir gune ne kapisina dayanip boyle boyle demis, ne de cesmeye giderken, yahut da tarlanin yolunu tek basina tuttugunda yolunu kesmisti. Kesmemis, laf da atmamisti ama, koyun cadi karilari pek yakistirmislar onu Kara Haci’ya! Yedi yildir Istanbul’u mesken tutan vefasizini dusune dusune uykuya variverdi. Dunya coktan silinmis, ay devrini tamamlayip elini etegini cekmisti dunyanin goklerinden.

Devrile kaldigi yerde misil misil uyuyordu.
Uykusunda dus.


                                  1

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Temmuz 2006 12:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
bluegirl20

Üyelik Derecesi:
  


Türküler Yanmaz

Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
Bir türkü çığlıkla ateşe düştü
Kuytu bir köşede bir çiçek küstü
Döktü yaprağını boynunu büktü

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz
Güllerim yandı yüreğim dayanmaz

Kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
Bilmezmisin ki türküler yanmaz
Gün gelir sanma hesap sorulmaz
Dayanır kapına Pir Sultan ölmez

Edip Akbayram

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Temmuz 2006 2:49 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<İlk  <<Geri  17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com