Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Barış Nedir Sevgilim barış nedir sevgilim biliyor musun bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken halka açılamadan batan bir şirket iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim Einstein’ın Roosevelt’e yazdığı mektup mudur barış Lozan’dan gelen telefon mu Mustafa Kemal’e çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa söyle sevgilimde ki tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melekde ki aptalların türküsü oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde ki sevgilim içine bayat pil konmuş el feneridir barış fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir barış kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın barış halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada bunların hiçbiri hiçbiri değilse barış söyle sevgilim savaşın düş kurduğu yerlerde hangi yüzsüzün uydurduğu bi’ sözcük türşu dillerden düşmeyen barış Akgün Akova
Analardır adam eden adamı aydınlıklardır önümüzde gider. Sizi de bir ana doğurmadı mı? Analara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Gelinler aynada saçını tarar, aynanın içinde birini arar. Elbet böyle sizi de aradılar. Gelinlere kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. İhtiyarlıkta aklına insanın, tatlı anıları gelmeli yalnız. Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın, efendiler, siz de ihtiyarsınız. Bulutlar adam öldürmesin. Nazım Hikmet
Bir kız vardı Japonyada ufacık, tefecik bir kız, Bir bulut vardı dünyada işi: öldürmekti yalnız. Bu bulut bu kızcağızın öldürdü nineciğini, külünü göğe savurdu, sonra, yine apansızın gelip babasını vurdu, sonra da kızın kendisini. Ve doymadı ve doymadı yeni kurbanlar arıyor. Atom ölümüdür adı, karanlıkta bağırıyor. Büyük bir birlik kuralım, canavarı susturalım. Savaş cengine gidelim, canavarı yok edelim. Nazım Hikmet
Çocuğun gördüğü düştür barış, annenin gördüğü düştür barış, ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış; Gözlerinin içinde uçsuz bucaksız bir gülümseme elinde yemiş dolu bir zembil ve alnında ter tomurcukları, Pencerede suyu soğutan testideki damlalar gibi; Akşam üstü eve dönen babadır barış, Dünyanın yüzünde yara izleri kapanırken ağaçlar diktiğimizde havan mermilerinin kazdığı çukurlara; Yangının kavurduğu yüreklerde ilk tomurcuklarını açarken umut ve ölüler kanlarının boşa gitmediğini bilerek yana dönüp içerlemeksizin uyuyabildiklerindedir barış… Barış yemek kokusudur tüten, Aksamlayın arabanın yolda durmasının korkutmadığı, Kapı çalınmasının dost demek olduğu, Ve pencereyi saat başı açmanın renklerinin uzaktaki çanlarıyla gözlerimizin bayram etmesini sağlayan gökyüzü demek olduğu zamandır barış; Barış bir bardak sıcak süt ve bir kitaptır, Uyanan çocuk önünde başaklar birbirlerine eğilip işte ışık ışık ışık dedikleri Ve ufuk çemberi ışıkla dolup taştığı zamandır barış; Hapisaneler onarılıp kitaplıklar yapıldığı zaman, Eşikten eşiğe bir türkü yükseldiği zaman geceleyin, Cumartesi akşamları mahalle berberinden çıkan yeni tıraş olmuş bir işçi gibi baharda ay buluttan çıktığı zamandır barış; Geçmiş gün yitirilmiş bir gün olmadığı, sevinç yapraklarını akşamın içine salan bir kök ve kazanılmış bir gün hak edilen bir uyku olduğu zaman acıyı kovmak için zamanın dört bir bucağından güneşin hemen ayaklarını bağladığını duyduğun zamandır barış....... Barış ışınlar demetidir yaz ovalarında iyilik alfabesin tanın dizlerinde, Kardeşim dediğin yarın kuracağız dediğin zaman kuracağız dediğimizi kurunca türkü çağırdığımız zamandır barış; Ölüm yüreklerde az yer kapladığı ve güvenli parmaklarla mutluluğu gösterdigi zaman bacalar; ikindi vaktinin büyük karanfilini ozan ve proleter aynı şekilde kokladığı zamandır barış; insanların sıkışan elleridir barış, Dünyanın masasındaki ekmektir, Gülümsemesidir annenin Budur yalnızca başka bir şey değildir barış Ve toprakta derin yarıklar açan sabahlar tek bir sözcük yazarlar, Barış başka bir şey değil barış; Dizelerimin rayları üzerinde buğday ve güller yüklenmiş geleceğe doğru yol alan bir trendir barış, Kardeşlerim barış içinde derin derin soluk alıyor tüm dünya bütün düşleriyle verin ellerinizi kardeşlerim işte budur barış... Yannis Ritsos (Özdemir İnce’nin Çevirisi)
Devran Dönüyor Duvarlar yıkıldı Kapı aralandı Işık üzerimize geldi Bizi aydınlattı Balıklar azalırken Sabahtan akşama dek Çalışıp yorulurken Nereden geldiğini bilip Ne olacağını bilemezken Sular azalırken Oysa bizim oralarda "SAVAŞA HAYIR" diyenler var Ne güzel Onları yargılayanlar var Bana farketmez Müslüman, hristiyan, budist Bana faketmez Türk, japon, kürt Ozon delinirken Oysa bizim oralarda Yazılan yasalar, yasaklar Kendi dilinde Şarkı söylememeliydi ozan Zaman geçiyor, devran dönüyor Zaman geçiyor, devran dönüyor Zaman geçiyor, devran dönüyor Zaman geçiyor, devran dönüyor Söz/Müzik:Nejat Yavaşoğulları(Bulutsuzluk Özlemi)
Denizde bir bulutun öldürdüğü Japon balıkçısı genç bir adamdı. Dostlarından dinledim bu türküyü Pasifik’te sapsarı bir akşamdı. Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. Balık tuttuk yiyen ölür, birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür. Tuzla, güneşle yıkanan bu vefalı, bu çalışkan elimize değen ölür. Birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. Elimize değen ölür... Badem gözlüm, beni unut. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. Üstümüzden geçti bulut. Badem gözlüm beni unut. Boynuma sarılma, gülüm, benden sana geçer ölüm. Badem gözlüm beni unut. Bu gemi bir kara tabut. Badem gözlüm beni unut. Çürük yumurtadan çürük, benden yapacağın çocuk. Bu gemi bir kara tabut. Bu deniz bir ölü deniz. İnsanlar ey, nerdesiniz? Nerdesiniz? Nazım Hikmet RAN/Japon Balıkçısı
Savaşa Hiç Gerek Yok hayattayken çocuklar konuşmak gerek çocuklar savaş ne demek, hiç durur mu başlarsa kim kazanacak bu hırstan kim ağlayacak sonunda zamanın ruhu terkediver dünyayı kimlerdensin, onlardan mı petrolden mi hayattan mı kimlerdensin, onlardan mı yok, savaşa hiç gerek yok yok faydası yok durmanın büyük zorbamız durmalı durana dek gerçeği haykırmalı paraya, güce, savaşmaya, ölüme doymuyor, durmuyorlar önce gerçekler solar, sonra masum hayatlar kimlerdensin, onlardan mı petrolden mi hayattan mı kimlerdensin, onlardan mı yok, savaşa hiç gerek yok Harun Tekin - Mor ve Ötesi
Zorbalarin acı zaferiyle izole edilmiş dünyada Bağlılar imparatorluğun soğuk zaferini övüyorlar Ruhsuz bedenleriyle akbaba ve aslanları besliyorlar Gelişi görülen felakete ses çıkartmaya korkuyorlar Yaşamlarınızdan nefret ediyorum Sahte iyilik ve yalanlarınızdan Dünyanızdan nefret ediyorum Sizin cennetiniz doğan kaosta boğulur Anarşist Dünya Anarşist Dünya Krallar yıkıntılar üzerinde boşluk ve teröre hükmediyor Dünyanın tum efendilerine yıkım ve yavaş ölüm gelsin Krallar, hükümdarlar, otokratlar ceset dağları yaratıyor Tüm kültürlerin ürünlerine balta ve kiliçla tecavüz ediyorlar Yaşamlarınızdan nerfret ediyorum Sahte iyilik ve yalanlarınızdan Dünyanızdan nefret ediyorum Sizin cennetiniz doğan kaosta boğuluyor Anarşist Dünya Anarşist Dünya Geliyor Zayıflar kaybolur Sahte bir rüyanın hizmetinde köleler Ruhsuz yaşayanları din kurtaramaz Peygamber ve azizlerle birlikte düş Cehennem son umutlarınıda yakarken Ve onların son görecekleri şey Sembollerinin gözden düşüşü olacak Kara kalabalık doğudan geliyor Eski düzeni mezara götürmeye Kaos şimdi kontrolü ele geçiriyor Sahte iyilik ve yalanlarınızdan nefret ediyorum Rüyalarınızın anarşist dünyada boğulduğunu görüyorum Kreator
Ölüler Altın Takar Mı? Yamaçlarda zeytin büyür Dallarında siyah altın Ovasında tütün uyur Uyanınca sarı altın Buğday eken altın biçer Pamuk desen beyaz altın Çamurunda güzellik var Kleopatra’nın pudrası Bakırçay bu yediveren Almasını bilenlere Ağaç kesip dağ delersen Uyanır uyuyan tanrılar Referandum ettik gari Madenciye güle güle Siyanürü duyduk hele Ölüler altın takar mı? Bergama’ya yolun düşsün siyanürcü şirket duysun Gördüğün dünya cenneti Sahipsiz toprak sanmasın Gittim gördüm bergama’yı Sordum duyduğum belayı Yüzler yere düştü ama Umuduyla birlikteydi siyanürcü güle güle Ölüler altın takar mı? Söz: Mansur Balcı (Müzik: Taner Öngür )
Herşey Bitti Herşey bitti,kötü güçlendi dünyanın sonu geldi,nefret bilendi bu bir plandı,başarıyla uygulandı, dünya sömürüldü,geriye posası kaldı herşey bitti,herşey,bitti zengin daha zengin,fakir daha fakir herşey bitti,herşey bitti Murat Net
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com