Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Barışarock 2006 > Barışarock’a Ozanlaşarock Katılalım.. Barış için sözünü söyle (Kilitli)
 <<Geri  1   2   3   4
CEVAP YAZ
UYANIS

Üyelik Derecesi:
  


Uyanışların bomba sesiyle değil bebeğim
barış şarkılarıyla olsun!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Ağustos 2005 11:13 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
kargoman22

Üyelik Derecesi:
  


Gölgesi olmayan bir asker arkasında
Sessizce duruyor ıraklı bir çocuk ...
Masum bakışları silahların gölgesinde kalmış
Aradığı ya annesi ya babası
Sessizce ağlıyor bak ıraklı çocuk ...
Yaşama şansı ellerinden alınmış
Bir günahın tohumu vatanını almaya çalışmış
Sessizce bekliyor bak ıraklı çocuk ...
Duyarsın istesen sesini
Top mermileri,tüfekler,roketler
Bir çocuktan daha fazla ağlayamaz...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Ağustos 2005 10:39 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
ferai

Üyelik Derecesi:
  


Yüzüne düşen gölgeyi tebessümümle yıka!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 4 Ağustos 2005 2:49 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
ferai

Üyelik Derecesi:
  


Hüznün ışıksızlığını umudumun rengiyle boya!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 2 Ağustos 2005 2:38 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
chancer_

Üyelik Derecesi:
  


Yüreğim bu kavganın içinde  
Kazanacak halkım  
Bütün halklar kazanacak bir bir.  
Bu acılar, ıslak bir mendil gibi  
Kumlar arasından  
Şehit duraklarından.  
Süzülüp ortaya çıkaracak her şeyi,  
Şanlı günler yakındır çünkü  
Kinler susacak bir an  
Ceza veren eller titremesin diye,  
Günler tam dolsun diye,  
Halk caddelerde.  
Bir güzel, bir güçlü  
Yerini alsın diye!  
İşte benim günüm bu  
İşte hoşgörürlüğüm  
Başka sancağım yok benim!

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2005 6:23 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
ferai

Üyelik Derecesi:
  


Sağ yanım Hayyam’ın şarap rengi kızıl
Irak’ta gökkızılılığı zulmün iç yanışı..
Düşümde bir akşam vakti,
harabelerde siyah çarçaflı kadınlar ağıtlarda .
Hayalimde sabaha karşı,
Telli duvaklı ,yeşilli morlu kızlar raksetmekte
çöle henüz postal izi kazınmamışken.
Tut elimi çölün kumu bana,
gözümün rengi sana karışsın.
Yüreğim Bağdat’ta...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2005 4:28 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
devrim

Üyelik Derecesi:
  


Sen! müzik çılgını! kus öfkeni, ver sevgini...Barış için bir dizede sen karala!..

Bizimde şiirimiz olsun, tek yürekli, rocker yürekli bir şiir...

Haydi her biriniz buraya barış için bir dize yazsın ve daha sonra bu dizelerin tümünü kurgulayıp birleştirelim; kendi şiirimizi oluşturalım... kimbilir belkide barışarockta okuyacak birisi bulunur...

Önemli Not: Arkadaşlar yazacağın dize (dörtlük değil mısra) sana ait olmalı ki oluşacak şiir bize ait olabilsin :)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2005 2:49 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
devrim

Üyelik Derecesi:
  


(örnek olması açısından)
Körfez savaşı sonrası 81 Türk şairinin birbirinden bağımsız olarak yazdıkları dizelerin kurgulanmasıyla ortaya Barış için bir şiir çıkmıştı;

BARIŞ İçin Dizeler...

Evsiz kapılardan girip çıkıyorum
kalbim dünyanın ortasında bir menekşe
neft ve kan, zambak cesetlerinde çürüyen leke
çakı bile çekemediğim iki karanlık arasındayım
karda bir çiğdem, dikende bir kuş gibi yakıp kavrulan yanıp kavrulan bir akıl
anın sıkı dokusuna sığınan yoksul akıl, alkışların uğultusuyla
büyütür bütün savaşların anasını; ah Asur!
savaş, ah tükenen karanlık
topallayan deli kalbim, böyle başlamak istemezdim
kimdi bana insanlığın soylu bir geleceği olacak diyen
alev gözler alevleri yardı ölü çocukların ak gözlerini anmak için...
duyamam yaprağın sesini orman gümbürderken
olmak veya olmamak, bütün hatırladığım bu
yaşam da kanıyor insan da, ensemizde ölümün soluğu
iyi savaşlar sayın seyirciler, devam edin seyirci kalmaya
naklen cinayet çağı bu, katilin yüzü flu
"derslerinizi sakin ihmal etmeyin"
şiir unutmaz, "canlı yayın " yapsa da ölüm
savaş, içi dışı kül kokar
savaş, iki ağzı kırık bir kama
başkalarının kanıyla da ölebilir insan
şimdi yanlızca adları Savaş ve Zafer olan çocukların dönüşünü düşünüyorum
ölümün adıyla
kan diyorum kan ve fırlıyorum ayağa, tutun şu savaşı
acıların ve düşmanlıkların yıldızlararası dönemi bittiği zaman
Orion’un uyum şarkıları çıkacak aramızdan
hangi savaş yüz akıyla çıkmıştır savaştan
savaşı insanlık kadar eskidir diye haklı çıkarmak isteyen
bilsin ki, barışı insanlık kadar yenidir diye övüyorum ben
kanayan bir Ortadoğu ikindisiyle açıklıyorum gizli güllerimi
Korkusuz kır çiçekleri önünü keser kesmez
Savaşçı diz çökecek göreceksin
ey kin ve kibir bekçileri
şafak; sizin ateşiniz üzerinde doğruluyor şimdi
rüzgarın çarmıhında donardı anılarımız
simdi bir buğusun artık zamanın teninde
rüzgar: Gümüşi bir ırmaktan su içerkenki
yürek zaten biliyor tohumlu ölümleri
1-3 nöbetini ölüm tutuyor askerin gözlerinde
bir aynaya bakakalmış gibi ardında uçup giderken hayat
petrolden tez tutuşur alın teri
ancak akrep zefiri yaraşır mürekkepliğe
kağıt turnam hey, yolların durduğu görülmemiş dağ titreşirse
kör tarih gözümüzü oymak istiyor
neler mi söylüyor ölü asker? öldüğünü söylüyor, naklen söylüyor
lav düşüyor dünyanın bütün ırmaklarına gül yerine
riyadır, ölsem damarlarım boşalır
böler uykuyu o ses; savaş, ah yır!
barış güçlü insanların yapıtıdır
savaş, korkakların cesaretidir
cesetlerdir bu ülkenin rozetleri

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2005 2:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
devrim

Üyelik Derecesi:
  


Devamı ..

marşlarla büyür bir yanım, bir yanım hep çocuk şimdi
çocuklarına ne yaptın diye sormuştu toprak
Barışı üzdüm savaş çıktı
batar kağıttan çocuklar kara karanfilin körfezinde
savaş oldu, süt bardağı kırıldı çocuğun
maviyi kim öldürdü, ilk kuşu onun içinde
acısı en çok çocuklara düşer savaşların
-her çocuk bir çekmece- anneleri boğuluyor içlerinde
ölümcül ışıklar aydınlatacaksa geceyi -karanlık kalsın-
Yanlış mi belledim, insan sorumluluktur
kan saldırır kum saldırır Ortadogudur yüreğim kum’saldır
girmeyin dizelerime gürültülü gölgelerinizle
kemikten zarlarla oynanan kıta kumarı
korkusunu apacı dener kendi yüzünde
"leb emme ma yenfeun - nase fimeksu fil arz" ise
ben bir olabilir insanım, tiksinirim başkan ve generallerden
bumda, orda, Urda
yüzünden düşen harfte gizle beni
Günler geçtikçe TAŞ’la Kitap arasında
debeleniyorum, Fırat’ın kanlı sularında
tadı derinliğimizde uğuldayan gün balı
savası istiyorum Bask’la; savaş baris’sa
okyanus uzunluğunca petrolden bir tabutun örttüğü o karabatakla yan yana
Sevgilim, beni kana koşan dünyadan koru
kurtuluş türküleri gibi insani çarpan
barış kavgamızdır
barış, uzun aşk geceleri gibi yüce dinginlik
sen bozacaksın oyununu bezirganın
savaşı göğüsler yasam
apoletlerim yok. Param var. Bana da silahlar satın;
işgal edeyim geleceğini barisin
Allah Allah ateş geliyor, Allah Allah Barış geliyor
silahları, silahsızlanmaları, silah satanları, can bezirganlarını anlatır bu destan
yazık ki kudurmuş Pentagoncun bir dişi de İncirlik
övmüyorum yiğitliğini senin
inanmıyorum yiğitlik olduğuna insan öldürmenin
cenge ve cengavere hayır, ölüm kusanlara, yeryüzünü karartanlara
insan bitince başlar kavga
yaşamı ateşe vermeyin
insanlar barışa barışa...
benim tanıdığım Savaş’la savaş körfezde rakı içer
ben seni öptüğüm gün istemiştim hiç ölmemeyi, söylemiş miydim?
seni savaş, ne zaman öptüler..
.....


 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 30 Temmuz 2005 2:47 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com