Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Müzik (Genel) > Arşivciler Buraya...Bir yerlerde saklı kalmış gruplar hakkında bilgi paylaşma platformu...
 1   2   3   4   5  İleri>>
CEVAP YAZ
mesajmerkezi

Üyelik Derecesi:
  



          SEPULTURA

Brezilyalı bir topluluk Sepultura... Ve tüm dünyaya uzanmış, ismini gittiği, gitmediği her yerde duyurmuş, köklü bir topluluk... Sepultura, Portekizcede mezar anlamına geliyor, ölüm ve yokoluş gibi konularla uğraşan bir müzik türünün temsilcileri için ipucu niteliğinde bir isim bu... İnce düşünülmüş, tıpkı Slayer ya da Venom gibi.
1984’te Belo Horizonte’de Igor - Max Cavalera kardeşlerce kuruldu. Paulo Jnr. ve üç yıl sonra yerini Andreas Kisser’e devredecek Jairo T. de Cavalera kardeşlere eşlik ediyordu. 1985’te yine bir Brezilyalı topluluk Overdose ile birlikte ilk albüm kaydını yapan Sepultura, "Bestial Devastation" isimli, kaliteden yoksun ve dar bir alanda yayılabilen bu çalışmayla dikkatleri üzerine çekemedi. "Morbid Visions", ilk solo denemeleri ertesi sene geldi, "Schizophrenia" ise bir yıl daha bekledi... İkisinde de müzik, dinleyene hız, hırs ve sinirlilik hissettiriyordu. Bunların kökeni ise topluluk üyelerinin daha önceki yaşantılar ve yaşadıkları yerdeki sosyal sıkıntı ve zayıflıklar idi.

Onları farkedip bağrına basan isim ise Monte Conner oldu, 1989’da yapımcı Scott Burns ile Rio’da kaydedilen "Beneath The Remains" ile ülke dışına da adımlarını atmış oldular. Sacred Reich topluluğunun danışmanı Gloria Bujnowski ile 1990’da çaldıkları Dynamo Şenliklerinin düzenlendiği Hollanda’da tanıştılar. Bu tanışma onlar için çok önemliydi, ilişkileri sonucu "Schizophrenia" yeniden raflardaki yerini aldı.

Avrupa ve Amerika’daki başarılara rağmen Sepultura kendi yurdu Brezilya’yı terketmedi. Yine 1990’da Rio’da Rock Şenliklerinde sahne aldılar. 1991’deki "Arise" plak şirketlerinin kısa tarihindeki en yüksek satış rakamlarına ulaştı. Chaos A.D. çalışmaları, topluluğun kendi müziğine olan yaklaşımının değiştiğini ortaya koyuyordu; sanki punkseverlere de bir kapı açılıyordu. Bu tutum özellikle New Model Army’nin parçası "The Hunt"ın yeniden yorumunda öne çıkıyordu.

1994’te Cavalera ikinci işinin, Alex Newport ile Nailbomb adı altında yaptığı kayıt çalışmalarının sonuncunda Point Blank CD’yi yayıma hazırladı. Roots, bir doruk olarak görülüyordu. Onları, aynı yolları dolanıp durmaktan kurtarıp, yaratmaya yönlendiren bir albüm... Brezilya ezgileri de elden geçirilmişti, "Ratamahatta" ve kabilesel "Itsari"de olduğu gibi. Cavalera, 1998’de kendi ismini taşıyan ilk albümü çıkaracak "Soulfly"ı kurmak niyetiyle topluluktan ayrıldığında, tam da 1996’da, zirvede hissettikleri ve hissedildikleri o zamanda, Sepultura’da etkisi uzun sürecek bir soğuk duşa neden oldu.

Amerikalı Derrick Green onun yerine geldiğinde işler biraz daha yoluna girmş gibi gözüküyordu. 1998’in Against albümünde hemen ilk rolünü oynadı. Anayurtları Brezilya’ya dönen topluluk "Nation" çalışmasıyla yeniden yükselişe geçti.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Ocak 2008 3:09 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
AnormaLuye

Üyelik Derecesi:
  


Winds

İlk albümleri olan "Reflections Of The I" 2002 yılının en iyi albümü seçilmiştir..İkinci albümleriylede enaz onun kadar başarı yakalamışlardır..neoclasic, progresif tarzlarında müzikler icra eden grup,  keman kullanımlarıylada bu tarzlarda farklı sound yakalamışlardır..kesinlikle dinlenmesi gereken gruplardan birisi..özellikle farklı şeyler arayanlara tavsiye edilir..

Edit: yeni albümleri geçtiğimiz aylarda çıkmış..myspace lerinde birkaç parça dinlenebilir..

Prominence and Demise 2007

1. Universal Creation Array 08:17  
2. Distorted Dimensions 04:33  
3. The Grand Design 06:19  
4. When the Dream of Paradise Died 05:10  
5. Fall and Rise 07:17  
6. The Darkest Path 05:05  
7. Convictions and Contradictions 03:38  
8. Where the Cold Winds Blow 06:51  
9. The Last Line 08:09


http://www.myspace.com/windsrocks

(AnormaLuye tarafından 19 Ocak 2008 2:32 ÖS tarihinde degiştirildi.)

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 19 Ocak 2008 2:28 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
AnormaLuye

Üyelik Derecesi:
  


Wishbone Ash

70 lerden başarılı bir progresif rock grubu..günümüzde de halen müzik yaşamını sürdürmektedirler..geçtiğimiz yıllarda biri istanbulda diğeri ankarada olmak üzere ülkemizde muhteşem iki konser verdiler..ilk çift gitar kullanan grup olarak ünlendiler o dönemlerde, progresif rock adına çok kaliteli müzikler yapıp kendilerini önemli yerlere taşıdılar, ancak günümüzde fazla bilinmiyorlar..72 yılında çıkardıkları argus albümüyle müzikal anlamda birçok gruba fark atmışlardır..albüm warrior,  sometime world gibi önemli eserleri barındırmaktadır..grubun müzikal anlamdaki başarıları bununlada sınırlı değil daha nice güzel albümlere imza atmışlardır..kesinlikle dinlenmesi gereken gruplardan birisi..

http://www.wishboneash.com/

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 10 Ocak 2008 11:22 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
Xa3Ro

Üyelik Derecesi:
  


anberlin.
axell rudi pell.
haremscarem.
fire warning.
shaw blades.
stan bush.
toto.

iyiler bence...

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Ocak 2008 7:09 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
marduk82

Üyelik Derecesi:
  


arkadaşlar ben size eski bi grupu önermicem ama aynı anda yeni bi grupta sayılmaz
( Walls OF Jericho )
metalcore bi grup bayan vokal özelikle bayan gırdlak sesini sevenler onu çok beğenecek.. onların müziğini indirip yada dinlemek isteyenlere şu adresten tavsiye ederim..
http://www.muziraq.com/artists/427/

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 8 Ocak 2008 2:34 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
manyaqkedi

Üyelik Derecesi:
  


Night Ranger..

 Jack Blades, Jeff Watson, Brad Gillis, Kelly Keagy, Michael Lardie gibi 5 muhteşem yeteneğin buluştuğu Rock grubu.. 80’lerin parmakla gösterilecek gruplarından biri kesinlikle.. Özellikle 80’ler tutkunuysanız grubun web sitesinden çıkmak istemeyeceksiniz eminim:)

Grup elemanlarının tamamının enstrumanları dışında vokal de olması, grubu gözümde kat kat yukarılara taşıyor:)

Night Ranger,

Myspace sayfası:
http://profile.myspace.com/index.cfm?fuseaction=user.viewprofile&friendID=29447467

Resmi web site:http://www.nightranger.com/

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Ocak 2008 3:20 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
demiRbakire

Üyelik Derecesi:
  


Rainbow

ritchie blackmore, önderliğinde ronie james dio, joe lynn turner gibi isimleri kadrosunda barındırmış efsane hardrock grubu..grubun ilk dört albümde dio vokal yapmış bu dönemde çıkardıkları albümlerle efsane olmuşlardır..long Live rock ’n’ roll, ritchie blackmore’s rainbow grubun en iyi çalışmaları diyebilirim..bu süreçten sonra grup heavy metal ve klasik rock’a yoğunlaşarak başlarda deep purple tarzı sezilsede grup sonraları yavaş yavaş kendi tarzını ortaya koymuştur..rainbow için rock müziğinin mihenk taşı diyebiliriz..getirdiği yeniliklerle müziğiyle, başarılarıyla gündeme gelmişlerdir..müziğe farklı bir soluk getirdiler onları efsane yapan nedenlerden biride buydu..ondan sonraki grupların rock ve heavy metale fazla bir yenilik getirdiğini söyleyemeyiz..halen günümüz müziği rainbow etkileri taşımaktadır..80 lerde böyleydi, 90 larda böyle, 2000 durum değişmedi ve bi 50 yıl daha bu etkiyi taşıyacaklarına inanıyorum..rainbow farkı bu!..rock dinleyen bir dinleyicinin kesinlikle dinlemesi gereken gruptur..hatta bütün grupları bir kenara bırakıp sadece rainbow dinlemek makuldur..zaten rainbow dinlediğinizde diğer dinlediğiniz müziklerin size hiçte yabancı olmadığını göreceksiniz..

http://www.myspace.com/blackmorerainbow

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Ocak 2008 10:18 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
manyaqkedi

Üyelik Derecesi:
  


Journey..

70’li yılların en baba rock gruplarından..

Neal Schon gibi enfes bir gitaristin grubu... Anlatılamaz,yaşanmalı:) Neal Schon’un performansı baştan sona gitaristler için bir ziyafet. Stone in Love’daki solosu harika.

Journey’in 2001-Live DVD’sini dinlemeyen varsa şiddetle öneririm!..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Ocak 2008 4:53 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
melike9

Üyelik Derecesi:
  


Ben de bi Türk grup yaziimm bari...
3Hürel;Onur(1948),Haldun(1949) ve Feridun(1951)Hürel kardeşler tarafından 1970 yılında kurulan bir anadolu rock topluluğudur.
Grubun sembollerinden biri olan we günümüze kadar gelen çift saplı saz-gitar diye adlandırdıkları enstrumanı babaları ile yapmışlardır.
İlk 45’likleri Ve Ölüm/Şeytan Bunun Neresinde’dir.

vikipediden yararlanılmıştır.

en bilindik şarkıları da:’bin sewmek bin defa ölmek demekmiş’tir...

bu da benden:p

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 6 Ocak 2008 2:25 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
demiRbakire

Üyelik Derecesi:
  


Blue Oyster Cult

Amerikalı rock grupları içerisinde en iyisi diyebiliriz, ki öyledir..rock müziğini ingilizler iyi kotarıyor ancak bu grubun onlardan hiçbir eksisi yok..deep purple, aerosmith gibi isimlerle karşılaştırılabilir..ülkemizde çokaz bir kitle tarafından bilinirler, grup amerikada hatrı sayılır bir kitle edinmiş ve birçok önemli metal grubunu etkilemiştir..başlıca, metallica, slayer, megadeth ve daha birçok isim örnek gösterilebilir..ayrıca metallicanın garage inc cover albümünde coverladığı astronomy isimli şahaserin yaratıcılarıdır..70 li yıllardan seksenlerin ortalarına kadar aktif olarak müzik yaşamlarını sürdürdüler bu süreçte toplam 10 albümle müzik hayatlarını sonlandırdılar..kesinlikle tavsiye edebileceğim çok önemli bir grup..

http://www.blueoystercult.com

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 5 Ocak 2008 6:15 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 1   2   3   4   5  İleri>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com