|
Üyelik Derecesi:

|
Toplumun militarizasyonuna karşı çıkmak:
*Militarizm her ne kadar ünüformalı, silahlı bir kurumu ifade ediyor olsa da, toplumsal yaşamın hemen her noktasında, okulda, ailede, işyerinde hatta politik yapılarda bile militairist kültür ve anlayışın yerleşmiş, sürmekte olduğunu görüyoruz.
Barışı yakalamak, her türlü otoritenin tahakkümüne dur demek, toplumun üzerimizde oluşturduğu gelenek-görenek baskısına karşı çıkmak istiyorsak, çok uzaklara bakmamıza gerek yok; hayır demeli ve direnmeliyiz.
*Militarizmin ideolojisi milliyetçiliktir. Bildiğimiz gibi modern ordular, ulus devletlerle birlikte tarih sahnesinde yerlerini almışlar ve kendilerini sınırların korunması göreviyle ifade etmişlerdir. Bu anlamda kendi varlığını milliyetçiliğe dayandırıp, başka uluslara, hatta aynı sınırlar içindeki azınlık milliyetlere de karşı olmayı ve düşmanlığı körükler. Ulusun varlığının ve sınırların sürekli tehdit altında olduğunu, dışımızdaki hatta içimizdeki herkesin düşman olduğunu vurgular. Şövenizm ve faşizm bu anlayışlardan beslenir.
*Militarizm erkekliği yüceltirken, kadın ve eşcinselleri dışlayıp, aşağılayan erkek egemen anlayışa dayanır.
*Militarizm ölümü kutsallaştırıp, şehadet gibi kavramlarla toplumun dini duygularının da sömürüsünü yapar.
*Militarizm doğa ve çevre ile de barışık değildir. Savaşların yolaçtığı yıkımların yanında, nükleer, biyolojik, kimyasal silahlanmanın ulaştığı boyut, varolan sistemi bir kaç kez yokedecek güce ulaşmış durumdadır
|