Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
sen gittin... biz şimdi "dara düş" olduk :((( Seni Çok Özleyeceğiz.
Gittigin yerde türkülerin yoktur Amma gidecegin yere ’’türkülerinle’’ gelecegız.. Ali abi :((
Bütün Türkü dostlarının başı sağ olsun. Kendisi artık yanımızda olmayaçak ama ben biliyorum ki türküleriyle ölümsüzleşeçektir. Söyleyeçek çok sözüm var ama sesim çıkmıyor. ;((
halkın türkülerini dinlenilir, yaşamı katlanılır kılan birkaç Pir Sultan evladından biri daha ölümsüzlüğe yürüdü. Sözüm kalmadı sesim çıkmıyor... Saat:14:30’da Kartal Cemevinde cenaze töreni düzenleniyor. Yola çıkıyoruz...
ALİ EKBER ÇİÇEK’İ ve yitirdiğimiz bütün halk ozanlarımızı türkü tadında anıyorum...
saygı ile anılacak büyük bir usta... ’’Gerçekleri göstermek, gerçeğe kavuşmak ve gerçeği olduğu gibi insanlara anlatmak için çalışmış bir insanım. Cahilden uzak, kâmile yakın oldum; büyüklerime saygı ile, küçüklerime sevgiyle yaklaştım. Konuşulan her kelâmı ibadet gibi dinledim, kimseyi acizlik ve bilgisizlikle itham etmedim... Bu icraatım boyunca hiçbir maddi menfaat sağlamadan, insanların duygularını sömürmek gibi bir yanlışlığa meydan vermedim. Ali Ekber ÇİÇEK
Ali Ekber Çiçek 1938’de Erzincan’ın Ulalar köyünde doğdu. 1939’daki Erzincan depreminde babası öldü. Çok küçük yaşlarda bağlama öğrenmeye başladı. Potim İsmail Dede ve Emin Tabak Dede’den ilk bağlama dersleri aldı. İlkokuldan sonra maddi olanaksızlıklar nedeniyle öğrenimi sürdüremedi. Yaşamını sağlayabilmek için değişik işlerde çalıştı. Ancak müzikle bağını hiç koparmadı. İlk gençliğinde İstanbul’a giderek dönemin birçok ünlü halk müziği isimleriyle tanıştı ve kendini geliştirdi. Askerlikten sonra müzik ve bağlama bilgisini pekiştiren Çiçek, 1954 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından beğenilince Ankara Radyosuna girdi. Bir süre burada çalıştıktan sonra, görevini 1960’dan sonra da İstanbul Radyosunda sürdürdü. Radyoda çalıştığı dönemde yaklaşık 400 türküyü seslendiren ve geniş dinleyici topluluklarına ulaşan Ali Ekber Çiçek, kendinden sonra birçok bağlama ve ses sanatçısını etkiledi. Derlediği ya da bestelediği türkülerin birçoğu halk müziğinin klasikleri arasında yeri aldı. Hakkında bir de belgesel hazırlanan Ali Ekber Çiçek, Türkiye ve Türkiye dışında birçok konser ve seminere katıldı, birkaçı Amerika ve Fransa’da olmak üzere onlarca albüm hazırladı. ALBUMLERINDEN BAZILARI: Ali Ekber Çiçek ● Türküler 1 TürküOla, 1971 ● Türküler 2 TürküOla, 1973 ● Türküler Mega, 1995 ● Bektashi Music UNESCO Colection, 1996 ● Anadolu’nun Sesi Anadolu, 2001 ● Bir Nefes Anadolu, 2005 BÜYÜK USTANIN OZANIN BUGÜN ALMIŞ OLDUĞUMUZ ACI ÖLÜM HABERİNDEN DOLAYI TÜRKÜ DOSTLARI OLARAK DERİN BİR ÜZÜNTÜ İÇERİSİNDEYİZ... TÜRKÜLERİMİZİN BAŞI SAOLSUN.. NE MUTLU Kİ ÖLÜMÜNDEN SONRA DA TÜRKÜLERİYLE YAŞATILACAK OZAN...
(kevagozel tarafından 26 Nisan 2006 11:59 ÖÖ tarihinde degiştirildi.)
Ali Ekber Çiçek’ten derlenen bazı türküler : Böyle İkrarınan Böyle Yolunan Bunca Olan Emeğimi Derdim Çoktur Hangisine Yanayım Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma Gurbet Elde Yadellerin Derdini Gül Yüzlü Sevdiğim Hazin Hazin Esen Seher Yelleri İsmini Sevdiğim Saadetli Dostum Nasıl Yar Diyeyim Ben Böyle Yare Ondört Bin Yıl Gezdim Pervanelikte(Haydar Haydar) Ali Ekber Çiçek tarafından derlenen bazı türküler : Bir güzeli methedeyim Çoktan Beri Yollarını Gözlerim El Vurup Yaremi İncitme Tabib Gönül gel varalım gülşen bağına Şepke’nin Kavakları Yolumuz Gurbete Düştü
Ondörtbin Yıl Gezdim Pervanelikte, Sıdkı İsmin Duydum Divanelikte. İçtim Şerabını Mestanelikte, Kırkların Ceminde Dara Düş Oldum. Kırkların Ceminde Haydar,Haydar Haydar Haydar, Haydar Haydar Haydar Haydar, Haydar,Dara Düş Oldum. 1935 Erzincan Ulular Köyü doğumlu Ali Ekber Çiçek, babasını 1939 Erzincan depreminde yitiriyor ve çok küçük yaşlarda rençberlik yapmaya başlıyor. Bu arada bağlamayı öğreniyor ve cem toplantılarında kulağı Alevi deyişleri ve ezgileriyle doluyor. İlkokul öğreniminden sonra maddi olanaksızlıklar sonucu öğrenimini sürdüremiyor, ancak ağır yaşam şartlarına karşın müzikten hiç kopmuyor. Müzik aşkı ağır basınca İstanbul’a göç ediyor ve halk müziğinin önemli isimleriyle tanışyor. Vatani görevi sonrası radyoya giriyor ve 35 yılı aşkın bir sürede 400’den fazla yapıtı yorumlayarak geniş kitlelere ulaştırıyor. Halen TRT arşivlerinde ustanın 54 kaseti olduğu söyleniyor. Birçok ülkede konserler ve üniversitelerdeki sohbetler aracılığıyla bu toprakların sanatını dünyaya taşımaya çabalamış Ali Ekber Çiçek, bir kaynakta yolunu şöyle özetliyor: ’’Gerçekleri göstermek, gerçeğe kavuşmak ve gerçeği olduğu gibi insanlara anlatmak için çalışmış bir insanım. Cahilden uzak, kâmile yakın oldum; büyüklerime saygı ile, küçüklerime sevgiyle yaklaştım. Konuşulan her kelâmı ibadet gibi dinledim, kimseyi acizlik ve bilgisizlikle itham etmedim... Bu icraatım boyunca hiçbir maddi menfaat sağlamadan, insanların duygularını sömürmek gibi bir yanlışlığa meydan vermedim. İŞTE BU SÖZLERİN SAHİBİ TÜRKÜ USTASI ALİ EKBER ÇİÇEK’İ DÜN GECE SAAT 03.00 DE KAYBETTİK...YAPTIĞI BİR ÇOK ESERLE BİRLİKTE ÖZELLİKLE "HAYDAR HAYDAR" ADLI EZGİSİ HALA BİR ÇOK ÜLKE KONSERVATUARINDA RİTM ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN DERS OLARAK OKUTULAN BÜYÜK OZANI SAYGIYLA ANIYORUZ...
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com