Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
bildiğim kadarıyla einsteine a rölative ile ilgili fikirleri kız arkadaşı vermiş.kız arkadaşı cidden çok zeki bir bayanmış. o zamanların üniversitelerine pek bayan öğrenci alınmıyormuş ama o bayan kabul edilmiş.adam kızdan fikirleri alınca ayrılma kararı almış öylede olay başlamış işte. şimdi peki neden o kız buluş falan yapmadı diceksiniz.o zamanlar bayanların fikrine saygı duyulmadığı için. şahsen bunu okuyunca baya şaşrdım.ne derece doğru bilmiyorum
aynı bizim gülay’a benziyor.kız fizik soruları çöze çöze einstein olacak yakında.aman aramızda kalsın,sakın duymasın :)
abi bi kere hiç yoktan ’’görelilik’’ diye mükemmel ötesi bi fikirle sınırları zorlamıştır, bi fizikçi olarak biliyorum ki görüşlerinin aksi kanıtlanmadığı sürece einstein mükemmeldir.. idoldür kendisi.. onun da yetersiz kaldığı noktalar olmuştur zamanında tabi, ama o ne yapmıştır? diğer bilim adamlarından yardım alıp devam etmiştir tezine
benim kadar akıllı olmasada akıllı adam...:P
düşüncelerinde sınır tanımayan bırısı...
Einstein aslında E=mc2’ye inanmıyor muydu? Einstein, göreliliği kullanarak kütlenin (m), yüksek değerdeki enerjiye (E) eşitliğini kavradı; kesin değere ışık hızının karesi (c2) ile ulaşılıyordu. Bu uluslararası sistem birimiyle (SI unit), 1017 çok yüksek bir değeri karşılıyordu ve maddenin her kilogramda, nükleer santralin bir yılda ürettiğine eşit enerji yayması anlamına geliyordu. Akıllara durgunluk veren bu fikrin uygulamaya geçirilmesine Einstein bile inanmıyordu. Hatta 1905 yılında yazdığı, buluşunun kökenini oluşturan tezin başlığını soru işaretiyle atmıştı: "İnsan vücudunun ataleti, enerji doygunluğuna mı bağlı?" 1934’ün sonlarında bile, denklemini "atomu ayrıştırarak" enerji elde etmek için kullanma düşüncesini gözden kaçırıyordu. Yanlış yolda olduğu 4 yıl sonra kanıtlandı. Alman bilim adamı Otto Hahn ve meslektaşları uranyumun atomlarını ayrıştırdı. Bu, nükleer güç ve silahlara doğru atılan bir adımdı. Einstein, hatasını anlayınca hemen harekete geçti. 1939’da ABD başkanı Franklin Roosevelt’e bir mektup yazarak, Naziler’in nük-leer silahları geliştirebileceği uyarısında bulundu. Bu mektup, müttefiklerin ilk atom bombasını yapmalarında önemli rol oynadı. Beyniyle ilgili garip hikâye, hakkındaki son bilinmeyen. Einstein öldükten sonra beyni çıkarıldı ve halen ABD, Wichita’daki yaşlı doktorun evinde, bir kavanozda saklanıyor. Dr. Thomas Harvey, 1955 yılındaki otopsi sırasında, dehasıyla ilgili ipuçları bulabilmek amacıyla Einstein’ın beynini çıkarmıştı. Beyniyle ilgili temel bilgiler çok da farklı değil. Beyni, normal koşullarda 1,4 kg. olan insan beyninden yüzde 12 oranında daha hafif. Beyninden alınan örnekleri inceleyen nörologlar, ilgi çekici özelliklere rast-ladılar. Örneğin, düşünce için gerekli sinirleri besleyen "gliyal hücre" sayısının fazla olduğunu belirlediler. 1999 yılında Kanada, McMaster Üniversitesi’nden uzmanların yaptığı araştırmalarda da, Sylvian fisürünün (yarığı) gelişmiş ve alt parietal lobunun normale göre yüzde 15 daha geniş olduğu tespit edildi.
kontak biri oldugunu...
Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar; > -’Var olan herşeyi Tanrı mı yarattı?’ > Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar. > -’Evet her şeyi Tanrı yarattı!’ > Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine ’evet efendim ’ diye yanıtlar. Profesör devam eder; > -’Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ’Kesinleştirme’ prensibine göre de Tanrı şeytandır. Ögrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı’nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur. Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve > -Bir soru sorabilirmiyim profesör? der. Profesörde sorabileceğini söyler. Öğrenci ayağa kalkar ve ’Soğuk var mıdır? diye sorar. > Profesör; > -’Nasıl bir soru bu böyle, tabiki vardır ’ diye yanıtlar. ’Sen hiç soğuktan üşümedin mi?’ > Öğrenci ; > -’Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. yaşamda/realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hic olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir’ der ve devam eder, > - Profesör, karanlık var mıdır? Profesör ; > -’Tabiki vardır’. Öğrenci yanıtlar, > -’Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur. Yaşamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton’un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalısabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından , ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir. Son olarak öğrenci profesöre gene sorar; > -’Efendim şeytan var mıdır? Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar; -’Tabiki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan/kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.’ der. > Öğrenci devam eder; > -’Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir. > Profesör yerine oturur. Genç öğrencinin adı ALBERT EINSTEIN’dır.
darkcreature einstein in daha ne yapmasini istiodun acaba cok merak ettim.
abartıldığı kadar çok iyi olmayan biri.
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com