Ana Sayfa

















Anatolianrock.com Forum

Forum Ana Sayfa > Felsefe > Cezalı Erkekler,Dünyaya Kadın Olarak Gelirler.
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11  İleri>>  Son>>
CEVAP YAZ
zanayi

Üyelik Derecesi:
  


felsefeyi erkek yazarsa böyle bir sonuca varır..
erkege benzeyen kadınlar da buna inanır..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 13 Kasım 2008 2:48 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
_citabur_2

Üyelik Derecesi:
  


kadın ekolüne ciddi bir hakaret sezinliyorum. ödüllü bir erkek olmamak , sıradan bir kadın mı olmaktır?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 11 Kasım 2008 2:51 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
Blackshine

Üyelik Derecesi:
  


demek istediğim tam olarak şuydu: karşı cinse sinsice yaklaşan erkegin cezası kadın olmaktan gecse ne güzel olurdu. bizim genelimizin beyni ,karşı cinsle dialogta ,bacaklarımızın arasında oluyor yalanmı söylüyorum.sosyaliteyi bir türlü kadın erkek eşitliğine getiremeyen bir ülkede kadın olmayı keşke hissedebilsek ne değişik olurdu. bak bakalım sonra kadınların değeri ne kadarda artıyor gözünde.kadınları yanlı savundugum yok ama gördüğümü söylüyorum.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Kasım 2008 10:03 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
badmetaboy

Üyelik Derecesi:
  


sadetuzun paylaştığı ece temelkuran ın yazısında her şey çok açık anlatılmış açıkcası.. ekleyecek bir şey bulabildim.. aslında eklemek değilde açıklamak birazda... şu zamana kadarki (tüm) dinlerde kadın 2. plan insan muamelesi görmüştür..bu sözünde çıkış noktası bu olsa gerek..

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 24 Ekim 2008 5:25 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
sadetuz

Üyelik Derecesi:
  


ece temelkuranın 22 Ekim 2008 köşe yazısından alıntıdır.
Bu gazeteler, bu televizyonlar, bu dünya, bu sözler, bu kürsüler hep erkeklerin. Oysa başlangıçta böyle değildi. Bir zamanlar bir yerlerde kadın savaşçılar vardı. Kadın büyücüler, hükümdarlar ve atlarına binip giden kadınlar vardı. İyi ve kötü kalpliydiler, çirkin ve güzel. Sert bakışlı olanları vardı, şefkatle tutanları. Alçak olanları vardı yücelere ağanları.
Ama kadınlar vardılar çok ama çok önceleri ve onlar neyi nasıl yapacaklarını erkeklere sormazlardı. Neye tapacaklarını, ne giyeceklerini, kiminle sevişip nasıl yaşlanacaklarını kendileri bilirdi.
Ellerinde onları hep oldukları gibi gösteren aynaları vardı. Kadınlığın başlangıcından olgunluğuna, olmuşluktan yanmışlığına her şeyi olduğu gibi anlatan kadınlık bilgileri vardı. Bir kız çocuğu doğduğunda bu bilgiye doğar ve ölümüne kadar bu bilgi sayesinde düşe kalka ama hiç şaşkına dönmeden yaşardı.
Âşık olunca ne yapılır, memelerin çıkmaya başlayınca yeni gelen bu gövde nasıl karşılanır, bacaklarının arasında kan sızdığında bu neyin habercisidir ve erkekler hayatın neresinde durmalıdır.

Talan edilmiş kadınlar
Gövdemizle aramıza erkeklerin uydurduğu tanrılar; ruhumuzla aramıza o tanrıların uydurduğu erkekler girmemişti henüz. Tamdık. Korkularımız bizden daha küçüktü. Eksik olmadığımızı, kendi derimiz içinde kendi evrenimiz olduğunu biliyorduk.
Sonra onlar geldiler. Çok zaman önceydi, korkuyla büzüşmüş erkeklikleriyle, sevgisizlikle ekşimiş kadınlıklarıyla dünyamızı talana geldiler. Bizi ne zaman görseler korkuları geliyordu akıllarına. ‘Kapanın!’ dediler.
Kapatmak yetmedi, ‘Susun!’ dediler. Susmamız yetmedi, ‘Gözümüzün içine bakmayın’ dediler. Biz insan değil, onların korkularıydık bu yüzden yetmediler ne yapsalar. İşte o zaman son emri verdiler. Uydurdukları tanrılara tekrar ettirdiler:
‘Utanın!’ dediler.

İkiye böldüler bizi
Ve biz o gün erkek-tanrıların emriyle utandık. Oluşumuzdan utandık. Erkek olmayışımızdan utandık. Sonra o kadar utandık ki kadınlar bile birbiriyle konuşmaz oldu. Böldüler bizi ve bizim gücümüzden ancak böyle kurtulabileceklerini anladılar:
Utançla bölerek memelerimizden ikiye kalbimizi. Tam ortasına o eksiklik zannını koyarak.
Sonra zaman geçti. Kadınlar o ‘Utan!’ emrini hiç unutmadı. Kıtalar bölündü ve seller karaları
değiştirdi ama Kybele’nin içini sıkan tanrılar değişmedi.
Paris sokaklarında barikatlar kuruldu ve Latin Amerika’da dağlardan insanlar aktı şehirlere ama Amazon’un kestiği memesine bakıp alay eden yılışık adamın cahilliği değişmedi.
Çiçek çocuklar dans etti ve aya adamlar gittiler ama Avalon’un büyücülerini kilitlendikleri yerden çıkarmaya kimse cesaret edemedi. Yörük kadınlarının yürüyüp giden, efelenen, erkeği çamurdan yaratan ellerini kimse çivilendikleri yerden çıkarmadı. Ve bizler bunları unuta unuta sustuk.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 24 Ekim 2008 2:06 ÖÖ Bu mesaj rahatsız edici
karamsar4251

Üyelik Derecesi:
  


böyle bi anlayişi olamaz

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Ekim 2008 8:55 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
karamsar4251

Üyelik Derecesi:
  


bu nasil bi anlayiş nasil bi sohbet nasil bi muhabet
gülüp gececeksin
:)
bu nasil bir düşünce anlayişi  puhaaa

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 23 Ekim 2008 8:53 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
sadetuz

Üyelik Derecesi:
  


ilk bakışta gerçekten kadın düşmanı bir söylem gibi görünsede altında kadının soyutlanmasıve soyut olmak zorunda bırakılmasının sebebinin erkekler olduğu ve bu cezayı aynı soyutlanmayı yaşayarak sadece et, mal gibi yaşayarak çekecek olmasından bahsediyor.
kadınlığından utanarak, hayatını kısıtlayarak,yaşayacak olmasından, sadece et olarak görülüp etini saklamasına gerek duyacak, mal gibi satılacak, erkeğin ihtiyacını giderdiği eşya olacak.
o zaman insan değil de kadın olduğunu farkedecek.. oysa erkek iken insandı.

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 22 Ekim 2008 4:07 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
artemisss_88

Üyelik Derecesi:
  


saçma... bi bakış açısıyorumunu das öle yapabilirim  kadın olmak zorr ... belki o yüzden öle bişi demiştr belki anlatmak istedii şeyin altında başka bişi vardır çözemedim:S

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 9 Ekim 2008 6:29 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
gargamel35

Üyelik Derecesi:
  


doğum gücü neden yanlızca kadına ait o zaman?

 

Mesajın Yazıldığı Tarih: 7 Ekim 2008 9:33 ÖS Bu mesaj rahatsız edici
CEVAP YAZ
 <<Geri  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11  İleri>>  Son>>
 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com