|
Üyelik Derecesi:

|
Gelişmelerde kökleşmeyi hedef aldılar. Her alanda, her yerde. Düzenin karşısına halkın demokratik kültürünü ve sosyalist tarihsel birikimini, kuramlarını dayanak alarak yeni bir müzik, yeni bir tarz yaratmayı amaçladılar. Üretimlerinin, halkı içinde bulunduğu dönemin karamsarlığından kurtarıp, onlara mücadele bilinci taşımasını istediler. Statükoları ve kalıpları yıkmayı amaçladılar. Ticari kaygılardan uzak olmalıydılar. Özellikle o dönemde yaşanan arabesk furyası, zaten çeşitli sıkıntılarla savrulan insanları kaderine mahkum olmayı öğütlüyordu. Grup yorum, oturduğu yerden kaldıran, silken, coşku veren, motive eden şarkıların üreticisi olmayı hedeflediler. Geçen bunca zaman içerisinde bunları başardılar diyebiliriz.
Ekmekten aşka ve kavgaya kadar halkın bütün sorunlarını müziğe katmaya çalıştılar. Düzen, bireyciliği dayattıkça onlar kolektivizmi ve paylaşmanın erdemini savundular. Bugüne kadar yüceltilen burjuva sanatçı kişiliğine darbeler vurdular. İşe doğal olarak kendilerinden başladıar. İsimleri, kişileri değil Grup Yorum’u öne çıkardılar. Kendi alanlarının koşullarını yorumlayarak populizm, elitizm türünden her türlü sapmaya tavır aldılar.
Egemenlerin bizlerden çaldığı tarihsel mirasımızın peşine düştüler. Onların ışığında yeniyi yaratmaya yöneldiler. Hep bizim olan ama hep gelişen türkülerin sevdasını güden ama kuşkusuz bunu tek başına bir "müzik grubu" olarak yapsaydılar bugüne kadar yaşadığıkları baskıların zerresini yaşamazdılar. Yada ilk zorlukta parçalara ayrılırdılar. Biz bu görevi devrimci mücadelenin bir alan faaliyeti olarak kavradılar. Müziklerini sınıfsal olarak ele alıp, onu, ezilen sınıfların mücadelesine sundular.
İşte Grup Yorum’un düzen açısından tehlikesi bundandır. Sözleriyle , tek tek her notada ezilenleri devrime çağırdılar. Yani uyuyan devi uyandırma aşamasında tartışılmaz bir pay sahibi oldular. "Tehlikeli" oluşları bundandır.
Düşüncelerinin, söylediklerinin ardında durdukları için.
|