Anatolianrock.com Forum
Üyelik Derecesi:
Değerli Arkadaşlar, mevcut konu incelenip düzenlenmiştir. İnceleme sırasında kurallara aykırı mesajlar ve konu ile alakası olmayan bireysel tartışmalarla karşılaşılmıştır. Sizlerden isteğimiz;forumlara mesaj bırakmadan önce, forum kurallarını bir kez daha gözden geçirmeniz ve kurallara aykırı olduğuna inandığınız mesajlara cevap vermeyerek,incelenmek üzere’Bu mesaj rahatsız edici’butonunu tıklamanızdır. Barış dolu günler dileğiyle, Saygılarımızla Anatolianrock.com Ekibi
çocukken annesi sen adam olmassın demiş, oda kendini sürekli kitaplara vermiş, sonunda kafayı sıyırmış bir filozof olmuş..fakat annesi onun başarısını göremeden ölmüştür..böyle trajik bir hikayeye sahip filozoftur..fazla ailevi mevzulara girdim sanırım..:) ..arthur idealar kurarken gerçekçilikten yanadır., aşkın metafiziğinde buna sıkça rastlanabilir..nietzsche ile kavram olarak uyuşmasalarda epey etkilenmiştir arthurdan..
’’Hayatın birinci yarısı, mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı dolu bir korku duygusuyla kaplıdır’’ ’’İstemek, temeli bakımından acı çekmektir ve yaşamak, istemekten başka bir şey olmadığına göre, hayatın tümü, özü bakımından acıdan başka bir şey değildir. İnsan ne kadar yüceyse, acısı da o ölçüde fazladır. İnsanın hayatı, yenileceğinden hiç şüphe etmeksizin, var olmaya çalışmak için harcanmış bir çabadır.’’
merhameti okuyun sonra intihar edin :D yok be öle degil merhamet aslında bizi mutlu eden şeylerin bir yanılgıdan ibaret oldugunu anlatan bi kitap herşeye inanılmaz muhalefet olan biri olmama ragmen bana eleştirecek kapı bırakmayan bi adam çok karamsar deil çok şeyde değil işte şey o şey işte...
aşkın metafiziği... son zamanlarda en fazla etkilendiğim kitap diyebilirim..ortamlarda yeri geldikçe bahsetmeye çalıştım..okuyanlar biliyordur;kadın-erkek ilişkierini neye dayandırdığını.. yok abi kadınlar anlamıyor.saçma buluyor.ilginç bence tespitler çok yerinide
"Aşkın Metafiziği" dahil birçok felsefe kitaıbın yaazrı, ayrıca nietzsche’nin etkilndiği yazarlardndır kndileri..eserlernde gerçekler doğrultusnda idealar kurmuştr, nietzsche gbi bir felsefeci etkilenmisse "Arthur Schopenhauer" dan fazla söze grekte vrmı?!!
(metaLNdark tarafından 6 Aralık 2006 6:24 ÖS tarihinde degiştirildi.)
Tuhaf… Oturmuş Goethe’nin Faust’u hakkında düşünüyor ve Faust’ta “iyi ve kötü” olanın belirlenişini çözümlemeye çalışan bir yazı kaleme alıyordum. Düşlerin kahve molası gereksindiğini fark ettiğimde sanal dünyanın açmazlarına katıldım ve buradayım. Şimdi-lik. Çünkü biliyorum, gitmek bakidir. Tuhaf… Çünkü Faust üzerine çalışırken, bu çalışmaya iyilik ve kötülük bağlamında bir etik dünya algısı diyebiliriz, Schopenhauer * sayfasını gördüm. Zira çalışmam boyunca kendimce belirlediğim referans noktalarından birisi Nietzsche * idi ve N’nin izlerini Ş’de aramak gerekli ve yerindeydi. Ne de olsa Ş’nin temel idesi bir “irade kuramı” idi. Diyebiliriz ki bir tasarım olarak dünyayı çizen insanın iradesidir. İşte iradeyi merkeze çeken bir paradigmanın “acı çektirici” bir yaşama yönelmesi kaçınılmazdı. N’nin genel olarak buradan etkilenmesini onun güç istenci/iradesi tasarımıyla okuyabiliriz. İki düşünür açısından da ortak öğe iradenin eylemi ve dünyanın biçimini/oluşumunu belirleyen kastik yapısıdır. N, de insan tanrı olmak istemektedir. İnsan önce tanrıyı öldürmüş sonra da onun yerine geçmiştir. Ş’nin iradesi ile bu gerçekleşebilirdi. Ama denilebilir ki Ş’nin edebi ve kahredici dili bize acı’yı bahşetti ve N’nin olamayan insanları gibi kaskatı bir Yokoluş içinde kaldık. Tuhaf… çünkü yaşam bir varoluş bunaltısının iradeler arası savaşına dönüşmüştü: Yalnızlaşmak… daha fazla yalnızlaşmak…. Ş hakkında konuşmak… bu acı halini hisseden her bilinçle konuşmaya devam etmek… mümkünse… Site kuralları benim konu açmama olanak tanımıyor. Benzer acıların gizlendiği bir kadının varoluşu açısından TEZER ÖZLÜ’de incelenmeli, duyumsanmalı diye düşünüyorum. Umarım... ------------------------------------------------------------ * : Us’un yorgunluğu her seferinde Schopenhauer ve Nietzsche diye yazdıkça elin yorgunluğuna dönüşüyor. Bu nedenle yazının geri kalan kısmında, Schopenhauer ve Nietzsche’yi tüm yorgunlukları cezalandırırcasına, onları Blake’in dünyayı çizen pergellerine mahkum edercesine sadece Ş ve N diye ünleyeceğim. (X_degildir_Y tarafından 5 Aralık 2006 9:34 ÖS tarihinde degiştirildi.)
(X_degildir_Y tarafından 5 Aralık 2006 9:37 ÖS tarihinde degiştirildi.)
Arthur Schopenhaur kadınlardan nefret etmesi bir yana felsefe acından o kadar eleştirilere magruz kalsada felsefe acısından tartısılıcak fikirleri ile pepdahlıgını anlatıyordu kısaca dünya ve kadınlardan nefret eden insan sorgulamaları ilede kendine yer ediyordu ama bir cok konuda haklıydı Arzu ve Hayal Olarak Dünya eserlerinden dünya benim hayelimdir diyerek sözlerine basladıgını hatırlıyorum Schopenhaur yaptıgı felsefeyi tek bir cümle anlatıyordu aslımda dünya istegin kendisini tanımlamasıdır.
"Eğer bu asır da beni anlamazsa... Daha çok asır geçmesi gerekecek..." Arthur Schopenhauer (Arthur Schopenhauer’in felsefesi, aforizmaları ve kitapları hakkında; bilgilerinizi ve kendi kişisel düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.)
Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır. Copyright © 2007 Anatolianrock.com